Fetö'nün Bolu'daki Emniyet Yapılanması Davası

Fetö'nün Bolu'daki Emniyet Yapılanması Davası

Bolu'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) emniyet yapılanmasına ilişkin 73 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Fetö'nün Bolu'daki Emniyet Yapılanması Davası

Bolu'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) emniyet yapılanmasına ilişkin 73 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Bolu Adliyesi'ndeki mahkeme salonlarının yeterli olmaması nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesi'nce özel olarak hazırlanan Belediye Nikah Salonu'nda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları ile yakınları katıldı.

Tutuklu 30 sanık, polis ekiplerinin güvenlik önlemleri altında salona getirildi. Duruşmada, tutuksuz yargılanan bazı sanıklar da hazır bulundu.

Duruşma, tanıkların dinlenilmesiyle devam etti.

Tutuklu sanık Ahmet Sürel ile ilgili tanıklığına başvurulan R.K. duruşmaya Ankara'dan SEGBİS ile katıldı.

Sürel'in eniştesi olduğunu dile getiren R.K, kendisinin TRT'de yayın ve yapım biriminde çalıştığı esnada 2017 yılının Şubat ayında açığa alındığını belirterek, "Neden açığa alındığımı araştırdığımda benim üzerime olan fakat eniştem tarafından kullanılan telefon hattında ByLock tespit edildiğini öğrendim. ByLock tespit edilen hattım eniştem tarafından kullanılıyordu, ben hattı ona vermiştim. O dönemde bir GSM şirketinde çalışıyordum hattı almak daha kolay oldu. Bu yüzden böyle bir yönteme başvurduk." şeklinde konuştu.

Tanık R.K'nin ifadelerinin doğru olup olmadığı sorulan sanık Sürel, "Bu ifadeler doğrudur. Hattı ben kullanıyordum." dedi.

Duruşmaya SEGBİS ile İstanbul'dan katılan tanık S.Z. ise tutuksuz sanık C.S. hakkında beyanda bulundu.

Silvan İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli olduğu dönemde, 2014 yılı bahar aylarında komiserlik sınavı yapıldığını anlatan S.Z, "Bu sınavda fazla çalışmadığını gözlemlediğim şahıs 83 gibi yüksek bir puan almıştı. Bu dikkatimi çekti. C.S'ye çalışmadığı halde komiserlik sınavından nasıl 83 puan aldığını, abilerinin soruları verip vermediğini sordum. Kızarak beni 'Bizim hakkımızda çok konuşuyorsun. Haddini bil. Seni bitiririz. Ekmek yiyecek yer bulamazsın.' diye tehdit etti." diye konuştu.

S.Z. o tarihlerde C.S'nin M.D. isimli polisle birlikte bu yapının içinde olduğunun hemen herkes tarafından bilindiğini de belirterek, "Ancak o tarihlerde cemaat olarak adlandırılıyordu. C.S. 2014 yılının yaz aylarında Bolu'ya tayin oldu. Ondan sonra bir faaliyeti olup olmadığımı bilemiyorum." dedi.

Tanığın sözlerine itiraz eden C.S, "Bizim hakkımızda çok konuşuyorsun. Haddini bil. Seni bitiririz. Ekmek yiyecek yer bulamazsın." sözlerini kendisinin değil, M.D'nin söylediğini ileri sürdü.

Bunun üzerine tanık S.Z. bu sözleri M.D'nin söylemesine rağmen C.S'nin de hem fiziki hem de diğer hal ve hareketleriyle onu onayladığını ifade etti.

Daha sonra dinlenilen tanık O.C. ise FETÖ/PDY'nin darbe girişimi teşebbüsünde bulunduğu 15 Temmuz akşamı Bolu İl Emniyet Müdürlüğü'nde nöbetçi emniyet müdürünün şoförlüğünü yaptığını ifade ederek, "15 Temmuz saat 20.00 sıralarında nöbetçi müdür olan firari sanık Ümit Namlı ile resmi araçla emniyet müdürlüğüne geldik. Aynı gece bu davada tutuksuz yargılanan U.Y.G. de nöbetçi müdürdü. Ümit Namlı müdürlükte iken yanıma gelerek U.Y.G'yi evden almamızı söyledi. Ben şoför olarak araca bindim. Ümit Namlı da benimle birlikte ön koltuğa oturdu. Hareket etmeden önce 'Sarayın etrafını askerler çevirmiş.' dedi. Ben anlam veremedim. Bu olduğunda saat 20.00'den sonraydı." şeklinde konuştu.

Ümit Namlı'nın "Sarayın etrafını askerler çevirmiş." sözü üzerine yola çıkmadan önce telefon ile internetten haber sitelerine baktığını anlatan O.C, "Birkaç farklı haber sitesine baktım. Fakat bu tarz bir haber yoktu. Ümit Namlı sürekli facebook benzeri bir programdan bir şeylere bakıyordu. Tekrar müdürlüğe geldiğimizde Ümit müdürün bahsettiği şekilde sarayın askerler tarafından çevrildiğine dair bir haber hala haber sitelerinde yoktu. Ben 'Müdürüm siz darbeyi ima ediyorsunuz. Ama buna kimse müsaade etmez.' dedim. Bunun üzerine bana 'Ne yapabilirsin ki?' diye bir şeyler söyledi." dedi.

O.C, normal şartlarda 01.00 sıralarında yaptıkları akşam devriyesini, o akşam saat 20.30'da yaptıktan sonra Bahçelievler Polis Merkezi'nin önüne gittiklerini de sözlerine ekleyerek, şunları söyledi:

"Biz daha araç içindeyken İl Emniyet Müdürü Mustafa Kızılkaya'nın polis merkezi önünde beklediğini gördük. Daha sonra içeriye girdi. Ben de içeriye girdiğimde İl Emniyet Müdürü Mustafa Kızılkaya'nın asker kıyafetli teröristleri kastederek, 'Ben sıkın dediğimde kafalarına sıkacaksınız. Ben sıkın dediğimde sıkmayalım kafasına ben sıkarım.' şeklinde telefon görüşmeleri yapıyordu. Bu sırada İstanbul'dan da köprünün kapatıldığı yönünde haberler gelmeye başlamıştı."

İlerleyen saatlerde MP-5 makineli tabanları alarak hazırlık yaptıklarını belirten O.C, "Polis merkezinin bahçesine çıktığımda tutuksuz sanık M.B. ile Ümit Namlı konuşuyorlardı. Ümit Namlı'nın o akşamki hareketleri ve rahatlığı bende darbe girişiminden memnun olduğu yönünde bir intiba yarattı. M.B. ile ilgili böyle bir kanattım yoktur. Fakat onda da rahat hareketler gözlemledim. İstanbul'daki polislerin silahlarını alındığı, tankların çıktığı yönünde yalan yanlış bilgiler geliyordu. Olaylar ile ilgili sohbet ederken 'Asker gelecek. Tanklar gelecek.' şeklinde konuşmalar da geçti. Bu esnada M.B. rahat bir şekilde 'Tanklar gelsin.' dedi. Ben ona sinirlenerek oradan ayrıldım." ifadesini kullandı.

Duruşma, diğer tanıkların da dinlenilmesi için 26 Ocak Cuma gününe ertelendi.

İddianameden

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan 77 sayfalık iddianamede, 36'sı tutuklu, 3'ü firari 73 sanığın "terör örgütüne üye olmak" suçundan beşer yıldan onar yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.