F-35 Projesi Sanayi Katılım Planı Anlaşması İmzalandı

F-35 Projesi Sanayi Katılım Planı Anlaşması İmzalandı

Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Amerikan Lockheed Martin Firması Arasında F-35 Uçaklarının Üretiminde İş Paylaşımını Öngören Sanayi Katılım Planı Anlaşması İmzalandı. Anlaşma Kapsamında Taı, Müşterek Taarruz Uçağı Projesinin Üretimine Katılarak F-35a Uçaklarının Orta Gövdesini Üretecek. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Türk Savunma Sanayii ve Türkiye-abd İlişkilerinde Tarihi Bir Gün Yaşadıkla...

F-35 Projesi Sanayi Katılım Planı Anlaşması İmzalandı

Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Amerikan Lockheed Martin firması arasında F-35 uçaklarının üretiminde iş paylaşımını öngören sanayi katılım planı anlaşması imzalandı. Anlaşma kapsamında TAI, Müşterek Taarruz Uçağı projesinin üretimine katılarak F-35A uçaklarının orta gövdesini üretecek. Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Türk savunma sanayii ve Türkiye-ABD ilişkilerinde tarihi bir gün yaşadıklarını söyledi.

Müşterek Taarruz Uçağı (JFS) projesi kapsamında Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Lockheed Martin firması arasında Sanayi Katılım Planı anlaşması, TAI ile Northrop Grumman firması arasında ise TAI'nin üretime katılmasına ilişkin anlaşma imzalandı. Hilton Oteli'ndeki imza törenine Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Ross Wilson, Lockheed Martin Başkan Yardımcısı Bob Bolz, TAI Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Peker Günal, TAI Genel Müdürü Muharrem Dörtkaşlı ve savunma sanayii firmalarının temsilcileri katıldı.

Törende bir konuşma yapan Milli Savunma Bakanı Gönül, törende atılacak imzaların Türk savunma sanayiinin, son 20 yılda geldiği noktadan daha ileri gitmesini sağlayacağını belirtti. 12 Aralık 2006'da gerçekleşen Savunma Sanayii İcra Komitesi Toplantısı sonucunda TSK'nın yeni nesil savaş uçağı olarak F-35'in seçildiğini ve Türkiye'nin JFS projesinin bundan sonraki aşaması olan üretim, destek ve sürekli iyileştirme evresine toplam 100 F-35A modeli uçak almak üzere katılım sağlamasına karar verildiğini anlatan Gönül, bu karar doğrultusunda JFS projesine ilişkin uluslararası mutabakat muhtırasının 25 Ocak'ta ABD'de imzalandığını kaydetti. Gönül, "Böylece Türkiye 1999 yılında kavram gösterim, 2002 yılından bu yana ise sistem geliştirme aşamalarında yer aldığı JFS projesinin bundan sonraki üretim, destek ve sürekli iyileştirme evresine tam olarak katılan 9 ülkeden biri olmuştur" diye konuştu. Projenin üretim evresinde yer alacak 9 ülke arasına girmenin gerek harekat etkinliği, gerek ülkeler arası işbirliği ve gerekse savunma sanayii alanlarında Türkiye'ye çok önemli avantaj ve ayrıcalıklar getireceğini kaydeden Gönül, F-35 uçağının sahip olacağı üstün teknoloji ve gelişmiş yetenekler sayesinde TSK'nın harekat etkinliği ve caydırıcılığının önemli ölçüde artacağını ve bugün olduğu gibi 2010 yılından sonra da bölge barışı için bir istikrar unsuru olmaya devam edeceğini dile getirdi.

Önümüzdeki 50 yıl boyunca küresel savunma ve güvenlik politikalarına yön vermeye ve buna bağlı olarak dünyadaki askeri stratejileri şekillendirmeye aday, gelişmiş ülkelerden oluşan bir ortaklığın tam üyesi olmanın, alınacak kararlarda Türkiye'ye söz hakkı sağlayacağını vurgulayan Gönül, böylece Türkiye'nin ulusal çıkarlarını ortak kazanımlar ile örtüştürme fırsatı yakalayacağını kaydetti. Ortaya çıkacak sinerjinin JSF projesinde maliyet-etkinlik hedefine katkı yapmakla kalmayıp aynı zamanda uzun soluklu stratejik ortaklıkların da temellerini atacağına inandığını dile getiren Bakan Gönül, bugün imzalanacak sanayi katılım planının, Türk ulusal savunma sanayiinin JSF projesine katılımı için bir yol haritası oluşturacağını bildirdi. Gönül, "Bugün tarihi bir gündür. Türk savunma sanayiinde ve Türk-ABD ilişkilerinde tarihi bir günü yaşıyoruz" şeklinde konuştu.

"İLK TESLİMAT 2014 YILINDA YAPILACAK"

Törende bir konuşma yapan Savunma Sanayii Müsteşarı Bayar ise, Müşterek Taarruz Uçağı projesinin 1999 yılında başladığına işaret ederek, proje kapsamında Türkiye'ye ilk teslimatın 2014 yılında yapılacağını açıkladı. F-16 projesine Türkiye'nin bir alıcı olarak katıldığını hatırlatan Bayar, bu projede ortaklığın avantajlarından yararlanamadığını belirtti. Artık Türk sanayisinin ABD, İngiltere, İtalya, Hollanda, Kanada, Avustralya, Norveç, Danimarka sanayileriyle aynı masaya oturabildiğini vurgulayan Bayar, hedeflerinin bu projedeki iş payını artırmak ve bugün için 4.3 milyar dolar olarak öngörülen rakamı 5-6 milyar dolar seviyesine çıkarmak olduğunu ifade etti. Bu uçakların üretiminden sonra lojistik destek aşamasında da yeni bir konsept geliştirileceğine dikkat çeken Bayar, bu aşamada Türk savunma sanayii şirketlerinin projeye katılımının devamını amaçladıklarını kaydetti. Bayar, bu anlaşmanın basit bir sipariş anlaşması olmadığını, 20-30 yıllık dönemi kapsayan bir mutabakat olduğunu bildirdi.

Törende konuşan TAI Yönetim Kurulu Başkanı Günal, bugün TAI'nın Avrupa ve ABD'nin önde gelen savunma ve havacılık firmaları nezdinde güvenilir bir iş ortağı konumunda olduğunu ve sektörde dikkatle izlenen oyunculardan biri haline geldiğini söyledi.

TAI Genel Müdürü Dörtkaşlı ise, Türkiye'nin 21. yüzyılın en önemli havacılık ve savunma programı olan JSF uçağının geliştirme fazına Temmuz 2002'den itibaren girdiğini, ABD, İngiltere, İtalya, Hollanda, Kanada, Avustralya, Norveç, Danimarka ile birlikte projeye katılan Türkiye'nin, üretim aşamasına da resme katılmış olduğunu kaydetti. Bugün imzalanacak anlaşma ile TAI ve Northrop Grumman arasında en az 20 yıl sürecek stratejik işbirliğinin temellerinin atılacağını vurgulayan Dörtkaşlı, JSF uçağının en karmaşık yapısal bölümlerinden biri olan Orta Gövdenin Üretim Anlaşması'nın imzalanmasıyla TAI'nin altyapı çalışmalarını tamamlayarak, ilk orta gövde teslimatını 2012 yılında gerçekleştireceğini, 2027 yılına kadar yaklaşık 400 adet JSF Orta Gövde ile alt ünitelerini üreteceğini söyledi. Orta gövde ve alt ünitelerin üretiminin parasal değerinin 2.7 milyar dolar olduğunu anlatan Dörtkaşlı, gerek kompozit parçalar, gerekse dünyadaki her iki JSF uçağından biri için üretecekleri pylonlarla, JSF programında TAI'nin taahhütlerinin altına alınanlar toplamının 3.7 milyar dolar olacağını açıkladı.

ABD Büyükelçisi Wilson da, hem Türkiye için hem de özgürlüğün korunması alanında Türkiye'nin ABD ve diğer ülkelerle işbirliği açısından önemli bir adım atılacağını dile getirdi. Türk ve Amerikan firmalarının birlikte çalışarak ne çok şey başardıklarına bakılmasını isteyen Wilson, şimdi yeni bir işbirliğine başlanacağını ve 250 milyar dolar değerindeki Müşterek Taarruz Uçağı projesinde beraber çalışılacağını kaydetti.

Lockheed Martin Başkan Yardımcısı Bolz, Türkiye'nin 2014 yılında ilk F-35 uçağını teslim aldığı zaman tamamen gelişmiş bir silah sistemine kavuşacağını belirtti.

Konuşmaların ardından imza törenine geçildi. Savunma Sanayi Müsteşarlığı ile Lockheed Martin arasında Sanayi Katılım Planı Anlaşması'na Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar ve Lockheed Martin Başkan Yardımcısı Bolz imza attı. TAI ile Northrop Grumman arasında TAI'nin üretime katılmasına ilişkin anlaşmaya ise TAI Yönetim Kurulu Başkanı Günal, TAI Genel Müdürü Dörtkaşlı ve Northrop Grumman Başkan Yardımcısı Janis Pamiljans imza koydu. İmza töreninin ardından TAI yöneticileri, Milli Savunma Bakanı Gönül ve diğer firma temsilcilerine şilt takdim etti. Lockheed Martin Başkan Yardımcısı Bolz da Bakan Gönül'e bir plaket verdi. Gönül daha sonra firma temsilcileriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Müşterek Taarruz Uçağı Projesi'nde Lockheed Martin, BAE Systems ve Northrop Grumman firmaları ana yüklenici olarak görev alıyor. 9 ülkenin üretim safhasına katılacağı F-35 savaş uçaklarından 3 bin 173 adet tedarik edilecek. Üretilecek uçakların 100'ünü Türkiye satın alacak. İlk F-35 uçağı 2014 yılında TSK envanterine girecek ve bu uçaklar 2050 yılına kadar Türkiye'nin en önemli silah sistemi olacak. F-35 savaş uçakları, F-16 ve F-4 uçaklarının yerine kullanılacak. İleriki aşamalarda F-16'ların TSK tarafından eğitim uçağı olarak kullanılması planlanıyor.

(ZÇ-OK-OK-Y)