Evliliğe Soğuk Bakıyor

Evliliğe Soğuk Bakıyor

Armağan Çağlayan, Bir Dönem Kiralık Anneden Çocuk Sahibi Olmayı Düşündüğünü Açıkladı.

Evliliğe Soğuk Bakıyor

ARMAĞAN ÇAĞLAYAN, BİR DÖNEM KİRALIK ANNEDEN ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI DÜŞÜNDÜĞÜNÜ AÇIKLADI.

Ekranların sivri dilli, yaramaz çocuğu Armağan Çağlayan, çocuk hasreti nedeniyle bir dönem Amerika'ya gidip kiralık anneden çocuk sahibi olmayı düşündüğünü açıkladı....

* İmaj değişikliği görüyoruz. Saçınızı neden kestirdiniz? Bunun iki nedeni var. Birincisi, uzun saçlarımdan sıkılmıştım. İkincisi, yakında başlayacağım stand-up gösterisi için. Uzun saçlar yüzümü kapattığından mimiklerim kayboluyordu.

* Stand-up yapmak nereden aklınıza geldi? Bu işin temeli üç ay önce atıldı. Organizatör Ali Temiz beni arayıp, 'Stand-up yapacak birisini arıyoruz. Mehmet Ali Erbil bu iş için sizi önerdi. Ne diyorsunuz?' dedi. İki ay düşündüm. Beni Mehmet Ali Erbil ve Ali Poyrazoğlu ikna etti.

* Kendinizi 'stand-up'çı olarak görüyor musunuz? Hayır, henüz değil. Daha işin başındayım.

* Sizce nasıl 'stand-up'çı olunur? Evde her gün prova yapıyorum. Nasıl olduğunu da bilmiyorum. Üstünde çalışıyorum.

* Popüler olduğunuz için mi bu teklif size yapıldı? Öyle diyebiliriz. Ünlü olmanın meyvelerini topluyorum. Ben televizyoncu olmasaydım bana kim bu teklifi yapardı? Aslında böyle bir yeteneğimin olup olmadığını hep birlikte göreceğiz.

* Bu teklifi kabul etmek biraz deli işi değil mi? Biraz delilik, biraz cesaret. Gülben Ergen, Deniz Akkaya, Mehmet Ali Erbil, Fatih Aksoy ve Ali Poyrazoğlu'na danıştım. Olumlu konuştular.Dünyaya bir kez gelmiyor muyuz? Proje beni gerçekten heyecanlandırıyor. Hayatıma yeni bir anlam kattı.

* Yapacağınız gösterinin içeriği nasıl olacak? Popüler kültürle ilgili olacak. Mesela Hülya Avşar ile ilgili haber olduğunda onu da gösteriye koyacağız. Türkiye'de 200, yurtdışında 35 gösteri yapacağız.

* Ya başarısız olursanız? Dünyanın sonu değil. Stand-up ödülü almayacağım. Ömür boyu hayatımı bu işten kazanmayacağım. Ama başarılı olacağıma inanıyorum.

* Hangi 'stand-up'çıları örnek alıyorsunuz? Mesela Ata Demirer'i asla örnek almıyorum. Çünkü taklit üzerine kuruyor her şeyi. Cem Yılmaz'ı taklit etmek isterdim; ama o bu işin duayeni. Engin Günaydın başarılı. Ama o farklı mecradan besleniyor. Örnek aldığım biri yok.

* Gösterinizde popüler kültürü konu edeceğinizi söylediniz. Siz de popüler kültürün dayattığı bir insan değil misiniz? Kesinlikle doğru. Benim yaptığım sanat işi değil. Üç-beş yıl sonra beni sokakta kimse tanımayacak. Kimse 'Çocukluğumda Armağan Çağlayan diye birisi vardı' demeyecek. Çünkü ben, ne bir Hamiyet Yüceses'im; ne de Shakespeare...

* Bu sizi rahatsız etmiyor mu? Hayır. Çünkü sanatçı yönüm yok. Rahatsızlık duymuyorum. Pop kültürü bu.

* Nereye kadar pop kültürünün bir parçası olacaksınız? Ekranda üç yıl ömrüm var. Sonra her şeyi bırakacağım. İstanbul'u arkamda bırakıp gitmeyi düşünüyorum. Bir gün hepimiz sıradan insanlar olacağız. Bu gerçeği kabul ettiğimiz zaman ne alkolik oluruz, ne kumarbaz. Bence her ünlü insanın bunu kabul etmesi gerekiyor.

* Siz köşeli bir insan mısınız? Tutucuyum. Alışkanlıklarıma bağlıyım. Kolay değişmem. Programlıyım.

* Rahat mısınız? Alanım olan yerde rahatım. Durumu kontrol edemediğimde huzursuzum.

* Geriye baktığınızda yapmadığınız bir şey kaldı mı? Üç yıl sonra bu işleri bırakıp üniversite sınavına gireceğim. Psikoloji okumak istiyorum.

* Niye psikoloji? Babam yüzünden okuyamadım. Hukuk okudum. Şimdi ise psikoloji okuyup psikologluk yapmak istiyorum.

* Bülent Ersoy'a evlenme teklif ettiniz. Ama bekarsınız. Sizce bu bir çelişki değil mi? Bülent Hanım'a evlilik teklifi yapmam, şovumuzun bir parçasıydı. Yıllarca evliliğe soğuk baktım. Kimseye eziyet etmeye hakkım yok diye düşünüyorum. Kendime bile vakit ayıramıyorum.

* Baba olmayı istemediniz mi? Çok istedim. Evlat edinmeyi düşündüm. Çocuğuma ilgi gösteremeyeceğim için vazgeçtim. Amerika'ya gidip kiralık anneden çocuk sahibi olmayı düşündüm. Ama cesaret edemedim.

* Yaşlandığınızda yalnız olmak sizi korkutmuyor mu? Hiç korkutmaz mı! 'Yahu be adam! İşin yaşlılığı var!' diyorum. Ünlü olunca etrafınızda bir sürü insan var. Ama o zaman kimse olmayacak. Beni sevindiren gerçek, iki yeğenimin bana bakacağını düşünmem...

* On parmağınızda on marifet mi var? Hayır. Mesela, sinema oyuncusu değilim. Film tekliflerini bu yüzden geri çevirdim.

* Hangi filmlerden bahsediyorsunuz? 'Kadere Karşı Koy A.Ş.' ve 'Amerikalılar Karadeniz'de.' 'Kadere Karşı Koy A.Ş.' filminde başrol oyuncusu Demet Akbağ, beni nasıl kabul etti anlamadım. Demet Hanım'ın yerinde olsam, beni kabul etmezdim.

* En çok neyi özlüyorsunuz? Vapura binmeyi... Ama bırakın vapura binmeyi sokakta yürüyemiyorum. Türkiye'de tatil yapamıyorum. Dostlarımdan koptum. Onlara dönmeye çalışsanız bile onlar sizden keyif almıyor. Şimdiki dünyadan çıktığımda nereye aitim bilemeyeceğim. Orada yalnızlık başlıyor.

* Ünlü yaptığınız insanlar bir psikopat olarak aramızda dolaşıyor. Vicdan azabı çekmiyor musunuz? Kimseyi zorla çağırmıyorum. Önce rahatsız oldum. Jüri üyesiyim. Onların kaderinden sorumlu değilim. Son elemelerde onbinlerce insan sıraya girdi. Onlara 'Bundan önce dört yarışma izlediniz. Buradan çıkanlara ne olduğunu biliyorsunuz. Neden buradasınız?' dedim.

* Ne cevap verdiler size? 'Umut' dediler. Onlar bu yarışmaları Milli Piyango gibi görüyor. İlk yarışmada üç gün uyuyamadım. Gözümü kapattığımda yarışmacı Aydan'ı görüyordum. Sabahları Bayhan'la uyanıyordum. Şimdi alıştım.

* Köşe yazarlığınız neden sona erdi? Köşe yazmak için hayatınızı o işe adamanız gerekiyor. Bir de yazdıklarınız ile can acıtmak zorundasınız. Kimseyi kırmamak için yazmayı bıraktım.

* Sizi ekranda izlediğimiz zaman biraz efemine gibi duruyorsunuz. Bu bir oyun mu? Hayır, değil.