Eşten Gizli Kredi Çekmek Boşanma Sebebi Sayıldı

Eşten Gizli Kredi Çekmek Boşanma Sebebi Sayıldı

Eşten gizli borçlanmak, boşanma sebebi sayıldı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşinden habersiz banka kredisi çeken kişiyi, boşanma davasında kusurlu saydı.

Eşinden gizli bankadan kredi çekenlere Yargıtay'dan kötü haber geldi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşinden habersiz kredi çeken kocanın bu gizli hareketini 'güven sarsıcı' olay olarak değerlendirip, bu kusurlu davranışı boşanma sebebi saydı. Emsal kararla birlikte, eşinden habersiz banka kredisi çeken taraf, boşanma davalarında kusurlu sayılacak.

'GÜVEN SARSICI' DAVRANIŞ

Balıkesir'in Edremit ilçesinde ikamet eden çift boşanmaya karar verdi. Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davaya karşılıklı suçlamalar damga vurdu. Tarafları dinleyen mahkeme, davalı kocaya yönelik; eşine hakaret edip, onu aşağıladığı yönündeki suçlamaları 'duyuma dayalı' olduğu gerekçesiyle reddetti. Davalı kocanın eşine haber vermeden bankadan kredi çekmesini 'güven sarsıcı davranış' olarak nitelendiren Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, tarafları boşadı. Davacı kadına nafaka ödenmesi gerektiğine karar veren Mahkeme, davalı kocanın mağdur kadına manevi tazminat ödemesi gerektiğine hükmetti. Kararı davalı koca temyiz etti.

MAHKEME BOŞANMA SEBEBİ SAYDI

Dava dosyasını inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi emsal nitelikte bir karara imza attı. Mahkemenin boşanma sebebi olarak saydığı 'eşten habersiz kredi çekmenin güven sarsıcı davranış olduğuna dikkat çekilen Yargıtay kararında şöyle denildi:

"Boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilmesi için, tazminat talep eden tarafın kusursuz veya az kusurlu olmasının yanında, boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde olması da gerekir. Somut olayda, davalı erkeğin eşinden habersiz kredi çekmek suretiyle güven sarsıcı davranışta bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece erkeğe yüklenen hakaret ve aşağılama eylemlerine yönelik tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu, yine mahkemece erkeğe yüklenen diğer kusurlu davranışların ise evlilik birliğinin devam etmiş olması nedeniyle affedildiği veya en azından hoş görüldüğü, bu nedenle de bu eylemlerin erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir kusuru ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında kadının manevi tazminat talebinin reddedilmesi gerekir. Yetersiz gerekçeyle davacı kadın yararına tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir"