Eskişehir - Emekliye Ayrılan Ağrı Valisi Çetin, Kızı Beyza´Y

Eskişehir - Emekliye Ayrılan Ağrı Valisi Çetin, Kızı Beyza´Y

Ağrı Valiliği Görevini Bırakarak Emekliye Ayrılan Mehmet Çetin, Eskişehir'e Gelerek Anadolu Üniversitesi Dil ve Konuşma Bozuklulukları Eğitim, Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde (dilkom) Eğitim Gören 4.5 Yaşındaki Kızı Beyza Çetin'le Kucaklaştı.

Eskişehir - Emekliye Ayrılan Ağrı Valisi Çetin, Kızı Beyza´Y

Ağrı Valiliği görevini bırakarak emekliye ayrılan Mehmet Çetin, Eskişehir'e gelerek Anadolu Üniversitesi Dil ve Konuşma Bozuklulukları Eğitim, Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde (DİLKOM) eğitim gören 4.5 yaşındaki kızı Beyza Çetin'le kucaklaştı.
Mehmet Çetin bugün akşam saatlerinde geldiği Eskişehir'de eşi Nezihe çetin ile konuşma rahatsızlığı olan kızı Beyza'nın kaldığı Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü'ndeki logmanlara gitti. Lojmandan kızı Beyza'nın elini tutup eşi Nezihe Çetin ile birlikte dışarı çıkan Mehmet Çetin bir süre lojmanların arkasındaki parkta dolaştı.

KIZIM, BABA SEVGİSİNDEN VE ŞEFKATİNDEN MAHRUMDU
Kızınının yanağını okşayıp öpen Çetin gazetecilere açıklamada bulundu. Ağrı'yı çık sevdiğini ifade eden Çetin şöyle devametti: "Ağrı'yı sevdik, sevildik, benimsedik, huzurlu yaşadık. Ama insanın ailesi yanında olmayınca
çalışma azmi ve motivasyonu azalıyor, verimliliği düşüyor ve idari yönetim hayatında yaşanan olumsuzluklara direnme gücü zayıflıyor. Bu benim açımdan yani yöneticilik açısından çok olumsuz bir durum. Çünkü moral, motivazyon yeterli değilse çalışma azmi yeterli değilse, verimlilik söz konusu olmaz. Ağrı gibi bir yerde yeterince verimli olamayacaksam bu valilik makamında oturmam kesinlikle doğru birşey olamaz. Ağrı'nın zamanını çalmaya hiç kimsenin hakkı yok, Vali olarak benim hiç yoktu. Dolayısıyla kararımızın bir yönü bu oldu, başka boyutu da duygusallık boyutuydu. Haliyle kız çoçukları babaya çok düşkün. Benim de kızlarımla diyaloğum çok iyi. Kızlarım da bana düşkün. Küçük kızım burada terapi görüyor, haliyle baba sevgisinden ve şefkatinden mahrum. Diğer yönden ablasını çok sever. Ablası onu çok şımartır ve onunla boğuşur. Ablası ona anne şefkati ve sevgisiyle yaklaşır çok şımartır. Abla sevgisinden mahrum. Anne şefkati ve sevgisi apayrı ancak bunu tamamlayan baba sevgisi ve şevkatidir. Bunları yokluğu içinde terapi olunca istenilen düzende sonuç vermeyeceği kanati hasıl oldu. Dolayısıyla bütün bu sebeplerle dedik ki ülkemize ve halkımıza hizmet etmek güzel. Hele hele Ağrı'daki uyum ve dayanışma ortamında görev yapmak, olumlu birşeyler yapmak çok çok güzel. Ama insan hayatta karar vermek zorunda kalıyor. Tercih yapmak zorunda kalıyor. Eşimle oturup konuştuk zor da olsa böyle bir karar aldık."
BU BİZİM HAYATIMIZ, BİZİM AİLEMİZ
Aldıkları kararını gizli tutuklarını, sadece bakan ve müsteşera bildirdiklerini ifade eden Mehmet Çetin şöyle konuştu:'Bu olay duyulduktan sonra meslektaşlarımdan abilerden ve arkadaşlarımdan büyüklerimizden yoğun bir baskı diyecem baskı geldi üzerimize. Başka altarnatifler bulalım, çözelim, mesleğe devam etme yönünde istekler oldu. Ondan öncesinde de bakanlıktan da onayını almakta epey zorlandığımıda itiraf etmeleyim. Ama bu bizim hayatımız, bizim ailemizin hayatı. Hayatta çalışmak üretmek güzel. Ülkemizi seviyorum, halkımızı, insanımızı seviyoruz. Ağrı'da benim bir tane değil bir sürü kızım var. Onlardan ayrılmak beni çok üzdü .Herşey çok güzeldi zerre kadar da şikayetimiz olmadı yakınmadık. Ağrı'da yaşadığımız, çalıştığımız için kendimizi çok şanslı hissettik. Bunun içtenlikle söylüyorum. Oradan ayrılmak bizi çok üzdü ailece yaraladı. Meslekten ayrılmanın daha ötesinde üzdü. Aması şu bu bizim hayatımız ,biz bir aileyiz üçe bölünmüş aileyiz. Düşünebiliyormuzsunuz bu koşullarda nasıl bir aile yaşar, neye değer, insanın ailesinden evldından daha önemli ne olabilir? Kendi içimizde huzurumuz yoksa, yani bu koşallarda yaşamanın da bir şeyler üretmenin de zorluğunu sizler takdir edersiniz."