Erzurum: Türkiye'de Karım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı

Erzurum: Türkiye'de Karım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı

Özellikle Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere Türkiye'nin birçok ilini tehdit eden ve her geçen gün vaka sayısı artan keneler aracılığı ile bulaşan Karım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı hakkında Erzurum'da teknik içerikli bir toplantı yapıldı.

Erzurum: Türkiye'de Karım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı

Özellikle Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere Türkiye'nin birçok ilini tehdit eden ve her geçen gün vaka sayısı artan keneler aracılığı ile bulaşan Karım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı hakkında Erzurum'da teknik içerikli bir toplantı yapıldı.

Veteriner Kontrol Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Toplantı Salonu'nda kurumun teknik personeli ve Tarım İl Müdürlüğü yetkililerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda hastalıkla mücadelede birinci derecede önemli olan keneyle mücadele yolları ve mücadele ederken alınması gereken önlemler üzerinde duruldu. Katılımcılara kenenin biyolojisi, türleri, yaşama ve üreme şekilleri ile KKKA hastalığı hakkında sunu destekli bir brifing veren Veteriner Hekim Erhan Yalçın, hastalığın ilk olarak 1944 yılında Batı Kırım Stepleri'nde görüldüğü daha sonra 1956 yılında Kongo'da aynı hastalığın görüldüğü ve bu sebeple hastalığa Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı adının verildiğini söyledi. Kenenin tanımlanmış 866 türünün olduğunu vurgulayan Yalçın, yetişkin bir kenenin bir seferde 2-15 bin yumurta bırakabildiğini ve her yumurtanın da 30 gün içerisinde yetişkin kene vasfına kavuştuğunu ifade etti. Kenenin özellikle sıcak mevsimlerde aktivite göstermesine bağlı olarak Türkiye'de Mayıs ve Eylül aylarında hastalık riskinin arttığını söyleyen Yalçın, bu sebeple tarım ve hayvancılıkla uğraşanların, veteriner hekimlerin, mezbaha çalışanlarının, piknikçilerin ve açık arazide çalışanların risk grubunda bulunduğunu anlattı. Yalçın, bu kişilerin kene riskine karşı giyim kuşamlarına dikkat etmeleri gerektiğini ve vatandaşların hayvanlarının bakımını iyi yapmaları, sık sık vücutlarını kontrol etmeleri ve kene hakkında bilgi sahibi olmaları gerektiğini belirtti. Yalçın, eğer vatandaşların vücutlarında kene tespit ederler ise dokunmadan en yakın sağlık kuruluşlarına başvurmalarının gerekli olduğunu da söyledi.

Yalçın, hastalıkla mücadelede kırılma noktasını oluşturan enfekte kene ile mücadelenin çok da kolay olmadığını söyleyerek, üzerinde titizlikle durulması gereken konu olduğunu vurguladı. Kene ile mücadele ederken kurum personellerinin almaları gereken tedbirler hakkında da bilgiler veren Yalçın, çalışanların bu tür olaylara müdahale ederken koruyucu elbise giymelerinin önemli olduğuna dikkat çekti.

Toplantıda ayrıca karşılıklı görüş alışverişinde de bulunularak kene ile mücadelede yapılması gereken yollar tartışılarak stratejiler belirlendi.