Erzincan Üniversitesi'nden Bakan Yıldırım' A Fahri Doktora Ünvanı

Erzincan Üniversitesi'nden Bakan Yıldırım' A Fahri Doktora Ünvanı

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a, Erzincan Üniversitesi'nin 2011-2012 Akademik Yılı açılış töreninde üniversite senatosu tarafından fahri doktora ünvanı verildi.

Erzincan Üniversitesi'nden Bakan Yıldırım' A Fahri Doktora Ünvanı

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a, Erzincan Üniversitesi'nin 2011-2012 Akademik Yılı açılış töreninde üniversite senatosu tarafından fahri doktora ünvanı verildi.

Erzincan Üniversitesi Başöğretmen Salonu'nda yapılan 2011-2012 Akademik Yılı açılışına Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İzmir Valisi Mustafa Cahit Kıraç, Erzincan Valisi Selman Yenigün, Erzincan Belediye Başkanı Yüksel Çakır, AK Parti Erzincan Milletvekili Sebahattin Karakelle, Kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile davetliler katıldı. Erzincan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlyas Çapoğlu, "Küreselleşme, kimine göre uluslararası sömürü, kimine göre ise uluslararası iletişim ve kalkınmadır. Yorum ne olursa olsun, bir gerçek vardır, o da uluslararası rekabettir, her zaman var olmuştur ve olacaktır. Bunun için de ulusal bilinç, bilim ve teknoloji üretimi (ve bunun kullanımı) en önemli unsurlardır. Üniversitelerin gelişme sürecine baktığımızda, öncelikli hedef olarak eğitim öğretim yapması, daha sonra bilimsel araştırma yapması olmuşken, bugün gelinen noktada özellikle disiplinler arası bilimsel araştırmalara bağlı olarak teknoloji üretmesi ve bu teknolojinin kullanımına da öncülük yapması, takip etmesi olmaktadır. Çalışmadan üretmek, üretmeden tüketmek mümkün değildir." dedi.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Erzincan Üniversitesi'nin gelişmesi ve kalkınması için artık daha çok çalışacağını vurguladı. Yıldırım, "Erzincan Üniversitesi'nin 2011-2012 Akademik yılı açılış töreninde bugün sizlerle olmaktan büyük bir onur ve mutluluk duymaktayım. Bugün bana tevdi edilen bu fahri doktora ünvanı dolayısıyla Erzincan Üniversitesi Senatosuna şükranlarımı sunuyor teşekkür ediyorum. Bu benim 6. fahri doktora törenim ama bugünkü çok farklı beni çok fazla duygulandırdı. Sebebi de bu memlekette bu topraklarda doğan, büyüyen buranın havasını suyunu teneffüs eden içen bir kardeşiniz olarak bir hemşeriniz olarak memleketimin parlayan yıldızı Erzincan Üniversitesi'nde böyle bir taltife layık görülmem beni ziyadesiyle heyecanlandırdı memnun etti." diye konuştu.

Üniversitelerin, etkilenen değil, etkileyen, tanımlanan değil tanımlayan, yol gösterilen değil, yol gösteren kurumlar olduğunu anlatan Yıldırım, şöyle devam etti: "Ancak üniversitelerde sakın toplumdan soyut, kopuk bir kurum olarak algılamayalım. Evrenselliklerinin yanı sıra günümüz üniversitelerinden beklenen ait oldukları ülkeleri ve o ülkelerin sorunları ile ilgili çözüm üretmeleri, sivil toplum örgütleri, yerel yönetimler tüm devlet kurumlarıyla bilgi deneyim paylaşımı içinde olmalıdır. Üniversitede ölçü olan yüksek öğrenim çağında bulunan gençlerin ne kadarının 4 yıllık üniversite eğitimi gördüğüdür. İşte bu ölçüye göre ülkeler kalkınmış, kalkınmakta olan veya geri kalmış ülkeler olarak sınıflandırılır. Birkaç örnek vermek gerekirse Güney Kore' de bu oran yüzde 50'dir. Avrupa Birliği ve Amerika da yüzde 50 civarlarındadır. Japonya da yüzde 60'lara kadar çıkmaktadır. Sınır yüzde 30. Yüzde 30'un üzerinde üniversite mezunu verebiliyorsanız o zaman kalkınmış ülke konumuna gelirsiniz."

"KISA VADEDE EN AZ 30 BİN YENİ ÖĞRETİM ELEMANINA İHTİYACIMIZ VAR"

Bugün ülke çapında 165 üniversiteye ulaşıldığını kaydeden Bakan Yıldırım, "Her ilimizde artık üniversitemiz var. Erzincan Üniversitesi de bunlardan bir tanesi. Oldukça genç bir üniversite. Bu 165 üniversitenin 89 tanesi son 9 yıl içerisinde açıldı. Bugün iftiharla söyleyebiliriz ki yüksek öğrenimdeki öğrenci sayımız 3, 5 milyonu aştı. Öğretim elemanı sayımız 110 bini aştı. Ama bu konuda daha eksiğimiz var. Kısa vadede en az 30 bin yeni öğretim elemanına ihtiyacımız var. Üniversitelerimizdeki bu gelişme aynı hızla devam ederse 2010 yılı ve sonrası yıllar için Türkiye de artık üniversite kapılarında bekleme sona erecek. Bunu da birlikte göreceğiz. Esasında bu sene mezun olanların üniversiteye yerleştirilmesi bir sorunumuz yok iki katı kontenjanımız var. Ancak geçmişten gelen birikimleri eritme gayreti içerisindeyiz. Çok değil 5 yıl içerisinde artık üniversiteye giriş problemi diye bir problemimiz kalmayacak." değerlendirmesinde bulundu.