Erhan Tuncel, Yasin Hayal'i Suçladı

Erhan Tuncel, Yasin Hayal'i Suçladı

Gazeteci Hrant Dink'in Öldürülmesinin Ardından Yürütülen Soruşturmada 'Büyük Ağabey' Olarak Tanımlanan Erhan Tuncel, Savcılık Sorgusunda Verdiği Şifahi İfadesinde Yasin Hayal'i Suçladı.

Erhan Tuncel, Yasin Hayal'i Suçladı

Gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesinin ardından yürütülen soruşturmada 'büyük ağabey' olarak tanımlanan Erhan Tuncel, savcılık sorgusunda verdiği şifahi ifadesinde Yasin Hayal'i suçladı. Hayal konusunda emniyete bilgi aktarabilmek için onun istekleri ve taleplerine 'evet' demek zorunda olduğunu savunan Tuncel, "Kişilik itibariyle yardım görmediği kişilerden derhal uzaklaşırdı. Ben de onun taleplerine imkan ölçüsünde karşılık vermeye çalıştım" dedi.

Verdiği şifahi bilgilerinde ev arkadaşı Tuncay U.'yu da suçlayan Tuncel, genelde evde olmadığından Yasin Hayal ile daha çok Tuncay U.'nun muhatap olduğunu ve Dink suikastinin tamamına vakıf olduğunu öne sürdü. Tuncel, ifadesinin devamında ise, "Tuncay U., O.S. ile çok samimiydi. Eylemden sonra emniyete bu konuyu ihbar edip etmemek konusunda Tuncay'a sordum. O da, 'Boşver, şimdiye kadar ne yardım ettiler, bırak kendileri bulsunlar' dedi. Bu olayda benden fazla bilgisi var. Yasin, Tuncay'a sürekli bir

örgüt kuralım, bu örgüte isim bul diyordu" dedi.

Soruşturma kapsamında MİT üyeleri ile ilişkisi olduğu iddia edilen İhsan Kasap ise, adli makamlara verdiği ifadesinde Yasin Hayal'in ifadelerinde söylediklerinin doğru olmadığını savunarak, Erhan Tuncel ve Yasin Hayal'i 2006 yılının Aralık ayında Salih Hacı Salihoğlu'nun otelinin lobisinde konuştukları sırada gördüğünü söyledi. Emekli olduğunu, şu anda düzenli bir işi olmadığını ve 1980 yılında işyerine gelen MİT üyeleri ile tanıştığını ifadesinde belirten ve bundan sonra da artan bir şekilde MİT

üyeleri ile ilişkisinin devam ettiğini öne süren İhsan Kasap, "Bu ilişki daha ziyade arkadaşlık, dostluk niteliğindeydi. Zaman zaman bilebileceğim bazı konuları sorduklarında, kendilerine yardımcı olmaya çalışırdım. Ama bunlar sohbet arasında geçen konuşmalardı. Onun dışında düzenli olarak MİT'le bir ilişkim yoktu" dedi. İlişkilerinin arkadaşlık çerçevesinde devam ettiğini dile getiren Kasap, MİT üyelerinin kendisini devamlı olarak iş için aramadıklarını, devamlı onlarla çalışmadığını da ifade etti.

MİT personeli ile yakın arkadaşlık ilişkisi olduğu için kendisinin MİT mensubu olarak bilindiğini savunan Kasap, Dink soruşturması kapsamında tutuklanan Salih Hacısalihoğlu ile 5 yıl önce iş için tanıştığını, kendisiyle çok samimiyeti olmadığını kaydetti. Erhan Tuncel ve Yasin Hayal'i Hacısalihoğlu'nun otelinin lobisinde 2006 yılı Aralık ayında gördüğüne, bu kişilerle muhabbetinin olmadığına ifadesinde değinen Kasap, "Hayal'in ifadesinde söyledikleri doğru değildir" diye konuştu.

Tuncel'in muhbir olmasına yardım ettiği kaydedilen Trabzon Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şubesi'nde görevli polis memuru M.Z. ise, ifadesinde McDonalds'ın bombalanması olayının faillerini araştırırken, Yasin Hayal'in olay yerinden ayağı yaralı olarak kaçtığını öğrendiklerini anlattı. Hayal'in çevresinde bulunan kişilerin genelde uyuşturucu kullanan ve suça karışmış insanlar olduğunu, Ramazan ayında geceleri davul çaldığını öğrendiğini ifade eden M.Z., "Erhan Tuncel ile irtibatlı olduğunu belirledim.

Tuncel'le Trabzon merkezindeki meydanda buluştuk. Yanımda bir memur arkadaşımla onu araca bindirdik. Benim çocuğumun da Ağrı'da görev yaparken öldüğünü, evlat acısının kötü bir şey olduğunu, bombalama olayında yaralananların anne ve babaları olduğunu söyleyerek onu konuşturmaya çalıştım" dedi. Tuncel'in suça karışmadığını düşündüklerini söyleyen M.Z., bu konuşmalarda Tuncel'in çok duygusallaştığını, kendilerini Hayal ile ilgili bilgi verdiğini iddia etti. M.Z. şöyle devam etti:

"Tuncel'i elemanlık sürecine hazırlamaya başladık. Erhan ile ilgili olumsuz bir durum tespit edemeyince müdürlüğe eleman olması yönünde bir rapor sundum. İstihbarat Daire Başkanlığı'ndan da çalıştırabileceğimiz yönünde yazı geldi. Ona hiçbir suçun içinde olmamasını söyledim. Bulunduğu siyasal yapı, Yasin ve bağlantılı olabileceği grubu ile ilgili bilgiler almaya çalıştık."

Hayal'in cezaevinden çıktıktan sonra belirli kesimler tarafından kahraman olarak karşılandığını kaydeden M.Z., "Özellikle Ermeniler'e yönelik daha büyük bir eylem yapacağını duyduk. Erhan, Yasin'in Hrant Dink'in öldürmek istediğini söyledi. Ciddiyetini anlayınca durumu iki kez rapor ederek daire başkanlığına bildirmek üzere şube müdürlüğüne bildirdim, Erhan aracılığı ile Yasin'i bu fikrinden vazgeçirmeye çalıştım. Yasin'e bu eylemin ülkeye zarar vereceğini, Dink'in ülkeye zararlı insan olmadığını

söylemesini istedim. Erhan sürekli bize birkaç isim veriyordu. Ben de üstlerime bildiriyordum. Erhan'ın da kontrol edilerek telefonunun dinlenmesi gerektiğini de rapor etmiştim" ifadelerini kullandı. Şube müdürünün de Tuncel ile konuştuğunu söyleyen M.Z., 2006 yılı Haziran ayında tayini çıkarak Bayburt'a gitmesi üzerine bu görevinin sona erdiğini, Tuncel'i başka bir istihbarat görevlisine teslim ettiğini anlattı. M.Z., Tuncel'in kendisine O.S. ile ilgili herhangi bir bildiriminin olmadığını da kaydetti.

(YM-CİN-OK-Y)