Ergenekon" Davası Temyiz Duruşması - Haberler
Haberi Paylaş

Ergenekon" Davası Temyiz Duruşması

AA - Güncel
Ergenekon

"Ergenekon" davasının temyiz duruşmasında beşinci gün, sanık savunmalarıyla devam ediyor.

"Ergenekon" davasının temyiz duruşmasında beşinci gün, sanık savunmalarıyla devam ediyor.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'ndeki duruşmaya, emekli Orgeneraller Hurşit Tolon, Nusret Taşdeler, Yalçın Küçük, Kemal Kerinçsiz, Nusret Senem ve Hikmet Çiçek'in de aralarında bulunduğu bazı sanıklar, avukatları ve yakınları katıldı.

Nusret Taşdeler'in Avukatı Metin Güçlü, Taşdeler'in "Bilgi Destek Planı" adlı doküman nedeniyle suçlandığını söyledi.

Bu belgenin bir yerde ele geçirilmediğini, imzasız ihbar mektubunun ekinde gönderildiğini belirten Güçlü, belgenin ihbar mektubuyla aynı bilgisayarda yazıldığının ve sahte olduğunun tespit edildiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlık görevini yürüttüğü dönemde eşi Emine Erdoğan'ın başörtüsü nedeniyle GATA'da tedavi gören tiyatro sanatçısı Nejat Uygur'u ziyaretine izin verilmemesine değinen Güçlü, geçerli kıyafet yönetmeliğinin bunu gerektirdiğini ancak yönetmeliğin daha sonra değiştiğini aktardı.

Güçlü, bir başka olayda 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, havaalanından uğurlanırken, Garnizon Komutanının Hayrünnisa Gül'ün elini sıkmamak için yer değiştirdiğinin iddia edildiğini ancak komutanın protokol kuralı gereği durması gereken yere geçtiği için böyle bir durum yaşandığını anlattı.

Bu iki olayın "Bilgi Destek Planı"nda anlatılan türbana tepkinin kanıtı olarak gösterildiğini belirten Güçlü, "Askerin türbana tepkisi 2008'de mi başladı? Tepkinin bu belgeyle başladığını söylemek Türkiye'yi tanımıyor olmaktır" dedi.

Güçlü, belgede imza dahi olmadığını belirterek, "Böyle bir belgeyle hukuk davalarında 10 bin liralık alacağınızı alamazsınız ama bu, bir insanın müebbetle cezalandırılmasına yeter bir belge olmuş" diye konuştu.

Müvekkiliyle ilgili başka hiçbir belge olmadığını ifade eden Güçlü, heyetin belgeyi incelediğinde suç unsuru olmadığını göreceğini söyledi.

"İnternet siteleri faaliyeti"

Müvekkilinin suçlandığı ikinci konunun, Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde 1999 ve 2009 yılları arasında rutin devam eden "internet siteleri faaliyeti" olduğunu aktaran Güçlü, Taşdeler'in 2007-2008 yıllarında Genelkurmay Harekat Başkanlığı görevini yürüttüğünü, söz konusu faaliyetin de buraya bağlı Bilgi Destek Daire Başkanlığınca yapıldığını anlattı.

Bu internet sitelerinde hükümet aleyhine yayınlar yapıldığının iddia edildiğini belirten Güçlü, buna ilişkin hiçbir yasal delil ortaya konulamadığını, ABD'den alınan ve yasal olmayan bir takım dokümanlar getirildiğini söyledi.

Güçlü, burada köşe yazıları, bazı haberlerin yayınlandığını, bunu Taşdeler'in günü gününe takip etmesinin mümkün olmadığını dile getirdi. Taşdeler'in bir yıl görevde bulunduğu harekat başkanı olarak 10 yıl süren internet siteleri faaliyetinden suçlanan tek kişi olduğunu anlatan Güçlü, diğer harekat başkanlarının suçlanmadığını ifade etti.

Güçlü, "Diyelim ki o dönemde suç işlendi. Bir astı konumunda bulunan ve bizatihi Bilgi Destek Dairesinin başındaki kişi suçlanmamış, üstündeki ikinci başkan suçlanmamış. Hiyerarşik olarak oraya geldiğini kabul etsek bile alttaki suçlanmamış. O ikisi Balyoz'a takılmış çünkü. Buraya takma gereği duymamışlar" diye konuştu.

AK Parti hakkındaki kapatma davası

Bu internet sitelerindeki haberlerin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından alınarak AK Parti'nin kapatma davasında delil olarak kullanıldığının yerel mahkeme kararına yansıdığını aktaran Güçlü, "Bu mahkeme neredeyse Yargıtay Cumhuriyet Savcısını ve Anayasa Mahkemesini de Ergenekon'un ayağı olarak kabul edecekti, ramak kalmıştı, neyse ki bitti dava. Çünkü bu anlamda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına doküman vermek ya da yardımcı olmak nasıl suç olabilir. Burada irticayla mücadele ediliyor. Bunun suç olmadığı açık" ifadelerini kullandı.

Anayasa Mahkemesinin AK Parti hakkındaki kapatma davası kararını çok önemsediğini belirten Güçlü, "Anayasa Mahkemesinin 11 üyesinden 10'u AKP'nin laikliğe karşı faaliyetlerin odağı olduğunu kabul etmiştir. Bu karar halen geçerlidir, ortadan kalkmış değildir. İrticai faaliyetlerin odağı olan partinin irticayla mücadele eden internet sitelerinden rahatsız olmasından daha doğal ne olabilir? Anayasa Mahkemesinin kararını doğru değerlendirmek lazım. İnternet sitelerinde hiçbir şekilde suç işlenmemiştir" değerlendirmesinde bulundu.

Yerel mahkeme kararının hukuki olmadığını savunan avukat Güçlü, şunları söyledi:

"Özetle zamanın ruhu müvekkilim ile diğer sanıkların cezalandırılmasını gerektirdi. Zamanın ruhu değişti bu kez buradaki sanıkların beraatiyle soruşturmanın bazı aktörlerinin cezalandırılması gerekiyor ki öyle olacak gibi. Bu gelişmelere hukuk neden olmadı. Keşke hukuk neden olsaydı. Hukukçular emir ve talimat yerine hukuku esas alsalardı ve buradan hukukla çıkılsaydı ne güzel olurdu. Hukuku savunmak bizim işimiz. Hukuk varsa varız, aksi halde gereksiz oluruz. Bu hukuksuz kararın esastan bozulmasını arz ve talep ederim."

"Apronda namaz şovu" haberi

Bu arada söz alan Nusret Taşdeler, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kapatma davasıyla ilgili iddianamesini hazırlarken, gazete, televizyon haberleri, resmi kurumlardan alınan belgeler, dilekçeleri delil olarak gösterdiğini anlattı.

Delil olarak gösterilen 2 bin 514 unsurun sadece bir tanesinin "irtica.org" isimli siteden alındığını aktaran Taşdeler, şunları kaydetti:

"Bu haber de 'Apronda namaz şovu' isimli resimli bir haber. İstanbul Atatürk Havalimanında apronda uçaktan inen bir yolcu ki yanlış hatırlamıyorsam Iraklıydı, namaz kılıyor. Bu, Cumhuriyet Gazetesi tarafından haber yapılmış. Sanıyorum iki gün sonra bizim sitemizde haber olarak yayınlanmış. O sırada Atatürk Havalimanının mülki amiri olan kişiye 'neden bu emniyetsiz duruma müsaade ettin?' diye dava açılmış ve görevden alınmış. Bu gazetelerde de bazı yazarlar tarafından çok konu edildi, televizyonlarda da söylendi 'Genelkurmay'ın internet siteleri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına dava için belge üretti' diye. Arz ettiğim gibi savcının kullandığı 2 bin 514 belgeden biridir ki bunu Cumhuriyet'ten de alabilirdi. Ayrıca haberde AKP'nin ismi de geçmiyor."

AA - Güncel

Amerika Birleşik Devletleri, Nusret Taşdeler, Ak Parti, Yargıtay, Politika, Güncel, Haber

title