Erdoğan: İdlib Bize Sınır Tedbirimizi Almak Durumundayız Kimse Bize 'Niye Bunu Böyle Yapıyorsunuz?'...

Erdoğan: İdlib Bize Sınır Tedbirimizi Almak Durumundayız Kimse Bize 'Niye Bunu Böyle Yapıyorsunuz?'...

"'BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİZ' DEDİK.

Erdoğan: İdlib Bize Sınır Tedbirimizi Almak Durumundayız Kimse Bize 'Niye Bunu Böyle Yapıyorsunuz?'...

"'BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİZ' DEDİK. BU GECE TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİMİZ, ÖSO İLE İDLİB İLE İLGİLİ ŞU ANDA OPERASYONUNU BAŞLATTI" 

"MÜTTEFİK DEDİĞİMİZ KİMİ DEVLETLERİN ÜLKEMİZE KARŞI SERGİLEDİKLERİ BU İKİ YÜZLÜ TUTUMDAN BİZ ÇOK RAHATSIZIZ" 

"TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİMİZ, ÖSO İLE İDLİB İLE İLGİLİ ŞU ANDA OPERASYONUNU BAŞLATTI" 

"EĞER DÜRÜSTSENİZ YAPIN AÇIKLAMANIZI, BİTİRELİM BU İŞİ. BİZİM SİZE BİR İHTİYACIMIZ YOK" 

"DÜNYADAKİ EN SORUMSUZ EN TUTARSIZ EN ANAKRONİK ANA MUHALEFET PARTİSİNE SAHİBİZ MAALESEF" 

"GÖNDERDİĞİN BİR BÜYÜKELÇİ VAR Kİ ADETA AMERİKA'YI YÖNETİYOR. 'HÜKÜMETİM ADINA BURADAYIM' DİYOR" 

"BU BELEDİYE BAŞKANI'NI 18 MART'TA ÇANAKKALE TÖRENLERİNDE KONUŞTURTMAYACAKSINIZ" 

(MÜFTÜLERE NİKAH KIYMA YETKİSİ) "İSTESENİZ DE İSTEMESENİZ DE BU MECLİS'TEN GEÇECEK" 

(MÜFTÜLERE NİKAH KIYMA YETKİSİ) "İSTESENİZ DE İSTEMESENİZ DE BU MECLİS'TEN GEÇECEK" 

Hakime TORUN/ ANKARA  - CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan,Türk askerinin İdlib'te olmasına ilişkin, "Bir Astana süreci başlattık. Rusya, Türkiye, İran olarak üçlü bir karara vardık. Nitekim, 'Bir gece ansızın gelebiliriz' dedik. Bu gece Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ÖSO ile İdlib ile ilgili şu anda operasyonunu başlattı. İdlib'te şu anda Halep'ten kaçan, kovulanlar var. Yaşam hakları sona erdirilenler var. Onlar şimdi büyük oranda İdlib'teler. İdlib bize sınır. Dolayısıyla tedbirimizi almak durumundayız. Kimse bize 'Niye bunu böyle yapıyorsunuz?' diyemez. Suriye'ye 911 kilometre sınırı olan biziz. Her an taciz ve tehdit altında olan biziz. Kimse bize 'Niye bunu böyle yaptınız?' diyemez" dedi. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında konuştu. 

"TÜM ANLAŞMALAR VE TEKAÜTTÜLER YOK SAYILARAK AB'DEKİ SERBEST DOLAŞIM HAKKIMIZI SÜREKLİ ENGELLİYORLAR" 

Erdoğan, "Sizlerin de takip ettiği gibi, her gün yeni bir durum, saldırı, taktik bir atakla karşılaşıyoruz. Bu saldırıların bir kısmını bizim dikkatimizi ve enerjimizi bölgemizdeki kritik gelişmelerden uzaklaştırmaya yönelik olarak görüyorum. Türkiye'yi PKK ve FETÖ gibi terör örgütleriyle köşeye sıkıştıramayanlar kendileri sahaya girmeye başladılar. Bunun için tüm anlaşmalar ve taahhütler yok sayılarak AB'deki serbest dolaşım hakkımızı sürekli engelliyorlar. Bizleri oyalıyorlar. Göçmenler için yapacakları yardımlar fiilen yapılmıyor. ABD'ye vize başvuruları askıya alınıyor. Ekonomimizle ilgili sürekli olumsuz spekülasyonlar üretiliyor. PKK terör örgütünü tekrar devreye soktular. Saldırı sürecini bölgedeki insanlarımızın feraseti sayesinde başarısızlığa uğrattık" diye konuştu. 

"EĞER DÜRÜSTSENİZ YAPIN AÇIKLAMANIZI, BİTİRELİM BU İŞİ. BİZİM SİZE BİR İHTİYACIMIZ YOK" 

Erdoğan, "Artık sadece direnmekle, savunmakla kalmıyor kendi oyun planımızı adım adım uyguluyoruz. Savunmamızı güçlendirirken taarruzu da ihmal etmiyoruz. Türkiye'yi batıdan ve mümkünse tüm dünyadan tecrit etmek için ellerinden geleni yapanlar beyhude yere uğraşıyorlar. Türkiye siyasi, sosyal, diplomatik, askeri, tüm alanlarda diz çöktüremeyenler yeni bir oyunla karşımıza çıkıyor. Avrupa Birliği serbest dolaşım vermedi de dünya başımıza mı yıkıldı? 54 yıl resmi olarak söylüyorum. İşin aslı 59 yıl. Almadılar. Bitirdiler mi bizi? Hayır. Hala oyalıyorlar, fakat biz sabrediyoruz. Bu minderden biz değil siz kaçacaksınız. Eğer dürüstseniz yapın açıklamanızı, bitirelim bu işi. Bizim size bir ihtiyacımız yok. Karşılıklı bir ihtiyaç var burada. Türkiye yine yoluna devam ediyor, hiç endişe etmeyin yine yoluna devam edecek. Yaşadığımız bu zor dönemde yanımızda olanları unutmayacağımız gibi sürekli ayağımıza çelme takanları da unutmayacağız" ifadelerini kullandı. 

"MÜTTEFİK DEDİĞİMİZ KİMİ DEVLETLERİN ÜLKEMİZE KARŞI SERGİLEDİKLERİ BU İKİ YÜZLÜ TUTUMDAN BİZ ÇOK RAHATSIZIZ" 

Türk askerinin İdlib'te olmasına ilişkin Erdoğan şöyle konuştu: "Müttefik dediğimiz kimi devletlerin ülkemize karşı sergiledikleri bu iki yüzlü tutumdan biz çok rahatsızız. Yüz yüze geldiğimizde bize her türlü sözü her türlü teminatı verenlerin arkamızdan oynadıkları oyunların çirkinliği artık gizlenemez saklanamaz hale gelmiştir. Artık bu mızrak bu çuvala sığmıyor. Bunları görüyoruz. Demokrasi, hukuk devleti dersi verenlerin işlerine gelmediğinde  bu kavramlardan ne kadar çabuk vazgeçebildiğini görüyoruz. Dünyada kendilerine terörle mücadelede DEAŞ'ı en büyük hedef olarak gösterenler şu anda DEAŞ'a karşı,  PYD, YPG terör örgütleri ile beraber mücadele ediyorlar. 3 bin 300'ü aşkın tır ile Kuzey Suriye'de bir terör örgütü veya devleti oluşturmaya çalışanların niyeti nedir? Biz paramızla silah alamazken onlara parasız silah vermenin hedefi gayesi ne olabilir? Bunların ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz.  

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİMİZ, ÖSO İLE İDLİB İLE İLGİLİ ŞU ANDA OPERASYONUNU BAŞLATTI

Bir Astana süreci başlattık. Rusya, Türkiye, İran olarak üçlü bir karara vardık. Nitekim, 'Bir gece ansızın gelebiliriz' dedik. Bu gece Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ÖSO ile İdlib ile ilgili şu anda operasyonunu başlattı.  

İDLİB BİZE SINIR TEDBİRİMİZİ ALMAK DURUMUNDAYIZ. KİMSE BİZE 'NİYE BUNU BÖYLE YAPIYORSUNUZ?' DİYEMEZ

İdlib'te şu anda Halep'ten kaçan, kovulanlar var. Yaşam hakları sona erdirilenler var. Onlar şimdi büyük oranda İdlib'teler. İdlib bize sınır. Dolayısıyla tedbirimizi almak durumundayız. Kimse bize 'Niye bunu böyle yapıyorsunuz?' diyemez. Suriye'ye 911 kilometre sınırı olan biziz. Her an taciz ve tehdit altında olan biziz. Kimse bize 'Niye bunu böyle yaptınız?' diyemez." 

"BU ÜLKEDE DEĞİL ÜLKENİN DIŞINDA DA KILIÇDAROĞULLARININ ADETİ ÇOK FAZLA"

Erdoğan, "Şunu da unutmayın, bu ülkede değil ülkenin dışında da Kılıçdaroğullarının adeti çok fazla. Bir taraftan TSK'nın sınır ötesine çıkmasına evet diyeceksin, aynı konuşmada 'İdlib'de ölenlerin sorumlusu Erdoğan'dır' diyeceksin. Sen ne cahil bir adamsın. Böyle bir mantık olur mu? Yanındaki adamların her biri bir alem. Çanakkale'de şehitliklerin olduğu bölgede içmeyin de sabredin. Bunu bile yapamadılar. Şehitler bunlar için mi şehadet şerbetini içtiler. Kahrediyorlar arkamızdan böyle bir nesil gelecek diye" ifadelerini kullandı. 

"ŞU ANDA BU STRATEJİ UYGUN BİR ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR. TEMENNİM ODUR Kİ KISA SÜREDE BİTER" 

Erdoğan, "İdlib'de oradaki kardeşlerimizin de özellikle Türkmen, Arap, Kürt ayırt etmeden mağduriyetlerini giderme gayreti içerisindeyiz. Afrin'de PYD ve YPG var. Bu mücadelenin altında o da var. Bu işleri gidermemiz lazım. O rejimden herhangi bir şey bekleyemeyiz. Böyle bir dertleri yok. Şu anda bu strateji uygun bir şekilde devam ediyor. Temennim odur ki kısa sürede biter. Kuzey Irak'ın da bu hale gelmesinin failleri bellidir. Amirleri de bellidir. Zamanla onları da inşallah gündeme getiririz" açıklamasında bulundu. 

"İDLİB'DEKİ HER ŞEHİDİN HESABINI VERECEĞİMİ SÖYLEYECEK KADAR GAFİL, CAHİL OLAN İNSANLARLA ..." 

Erdoğan, "Bize ne diyemeyiz. Biz Kılıçdaroğlu zihniyeti taşımıyoruz, bunu böyle bilelim. Onların böyle bir derdi yok. Onlar varsınlar Esed'in yanına gitsinler, onunla dertleşsinler ama biz farklıyız ve İdlib'deki her şehidin hesabını benim vereceğimi söyleyecek kadar gafil, cahil olan bu insanlarla konuşacak bir şeyimiz yok. Teröristler öldürüldü kimler gitti oraya. Sözde siyasi parti milletvekilleri teslim aldılar. Demek ki bunlar terör örgütüyle iç içe. Bunları göremiyorsak kusura bakmayın. Terör örgütü desteğiyle parlamentoya girenler biz demokratik mücadele veriyoruz diyemezler. Biz asla etnik milliyetçilik yapmayacağız. Irkçılık notasında asla böyle bir yaklaşım içerisinde olmayacağız. Biz yaradanın bize çizdiği istikamette yürüyeceğiz. Zira biz rabbimin bize vermiş olduğu istikamette yürüyeceğiz" açıklamasında bulundu. 

"BU BİR TASFİYE DEĞİL İHTİYAÇTAN DOĞAN GÖREV DEĞİŞİMİDİR" 

Erdoğan, "Aksi takdirde çok şamar yeriz. Kim ki kavimiyetçilik yolunda devam ediyorsa Sevgili Peygamberimizin veda hutbesini okusun. Teşkilatlılarımız ile birlikte belediyelerde de şimdiden bir takım düzenlemeler yapmaya başladık. Özellikle kritik gördüğümüz bazı yerlerde yeni döneme daha ciddi hazırlık yapabilmek için mevcut isimlerin çekilmesi konusundaki kararımızı adım adım hayata geçiyoruz. Görevlerinden feragat eden arkadaşlarımız, elbette partimizde çalışmayı sürdürecektir. Bu bir tasfiye değil ihtiyaçtan doğan görev değişimidir. Hiç kimsenin gerek teşkilatlarda gerekse belediyelerde görevini devir eden arkadaşlarımız ile ilgili en küçük olumsuz bir söz söylemesine, incitici tutum sergilemesine kusura bakmasınlar izin veremeyiz. Pazar kadar değil mezara kadar yol arkadaşlığı dava arkadaşlığı yapmaya kasem etmiş bir kadroyuz" ifadelerini kullandı. 

"DÜNYADAKİ EN SORUMSUZ EN TUTARSIZ EN ANAKRONİK ANA MUHALEFET PARTİSİNE SAHİBİZ MAALESEF" 

Erdoğan, "Dünyadaki en sorumsuz en tutarsız en anakronik ana muhalefet partisine sahibiz maalesef. Ana muhalefetin tüm kadroları yabancı devletler ve terör örgütlerinin yanındadır. Türkiye bir ülke ile sorun yaşar hemen hükümetin karşısında yer alır. Hemen hesap yapmışlar. 50 milyar zarara girdik bu aradaki krizde. Nasıl da yaptılar bu hesabı? Baya da hesapları iyi. Bugün gazetelere bakıyorum, sıfırlandı diyor. Tekrar iş başına dönmüş. Bunlar dürüst değil hasta ayakta duracak mecali yok. Cezaevinden bu gerekçe ile çınalar bunlarla yürüyüş yapabiliyor. Nasıl hastaymış. Türkiye haksız uygulamalara karşı sesini yükseltince ana muhalefet hemen karşımızda oluyor. Başımıza adeta FETÖ'nün şakirti, PKK'nın yoldaşı, AB'nin beşinci kolu kesildiler" diye konuştu. 

"BU GECE PENSİLVENYA'DAN TEHDİTLERİ ALDIK. UÇAKLAR BURAYA SALDIRABİLİR" 

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:  "Bu gece Pensilvenya'dan tehditleri aldık. Uçaklar buraya saldırabilir. Helikopterler ile bize saldırabilirler. Arkadaşlarımızın herhangi birine karşı bir terör eylemi yapabilirler. Dua yapıyor. Nasıl dua ise beddua ile karışık. Ey Amerika şunlara bir bak be. Kimi beslediğinin farkında değilsin. Senin ülkende 400 dönüm arazide böyle bir kişiyi besliyorsun. Sonra belge istiyorsun. Alsana belge. 

GÖNDERDİĞİN BİR BÜYÜKELÇİ VAR Kİ ADETA AMERİKA'YI YÖNETİYOR

Gönderdiğin bir büyükelçi var ki adeta Amerika'yı yönetiyor. 'Hükümetim adına buradayım' diyor. 'Bize bunların belgesi verilmedi' diyor. Bu belgeleri yargı verir. 4'ünden evelsi güne kadar tutuklu ile görüşme talebinde bulunmadı." 

"'ECEVİT'E SATAŞMA' DİYOR. BEN ECEVİT'İN ANLAYIŞINA SATAŞIYORUM" 

Erdoğan, "Ülkemizde kendisine sosyal demokrat diyenlere saygı duyuyoruz başkanına değil. Kimsenin kökenine inancına meşrebine bakmadığımız gibi katılmasak da siyasi kökenine bakmıyoruz. Cevabına cevapsız kalamam 'Ecevit'e sataşma' diyor. Ben Ecevit'in anlayışına sataşıyorum. Bu milletin temsilcilerinin Amerika'nın Başkanları'nın trabzana oturup kendisinin de el pençe durmasını kabul edemiyorum. Mesele budur.  Bu milletin genlerinde bu yok. Sosyal demokratlar için de büyük üzüntü duyuyorum. Siz ülkenin çıkarlarını siyaset uğruna çiğner geçerseniz millet de sizi çiğner, yok sayar. Ölmüş gitmiş olabilirler geçmişin muhasebesini yapmayacak mıyız?" diye konuştu. 

"BU BELEDİYE BAŞKANI'NI 18 MART'TA ÇANAKKALE TÖRENLERİNDE KONUŞTURTMAYACAKSINIZ" 

Erdoğan, "Çanakkale'de bir olay oldu. Ciddi bir terbiyesizlik yaptı. Orada bizim meclis üyemize bir bayan. Hani bunlar kadın hakları savunucusuydu. 'Sesini kes, çık, konuşma' nasıl dersin? Sen bunu mu yaptın? 18 Mart geliyor. Bu Belediye Başkanı'nı 18 Mart'ta Çanakkale törenlerinde konuşturtmayacaksınız. Çünkü oradaki düzenlemenin faili hükümettir, validir. Onun orada konuşma hakkı bir lütuftur. Seçilmişe saygısızlık yaptı, bunun hesabını verecek. Öyle havaalanına gelip bizi karşılayacak. Gelme yav karşılama bizi. Gelme, karşılama bizi. Önce demokrasi terbiyesini bilmen lazım. Öyle saygısızlık yaparsan biz de sizi kovulması gereken yerden kovarız. Ana muhalefet lideri bu belediye başkanı için bir söz söyledi mi? Söylemedi. Men dakka dukka. Kim kötülük yaparsa ona da duk edilir. Vurdun bedelini ödeyeceksin" ifadelerini kullandı. 

(MÜFTÜLERE NİKAH KIYMA YETKİSİ) "İSTESENİZ DE İSTEMESENİZ DE BU MECLİS'TEN GEÇECEK"

Müftülere nikah kıyma yetkisine ilişkin Erdoğan şöyle konuştu: "Ana muhalefet partisinin çapsızlığının en çarpıcı örneği Meclis'te görüşülen müftülere nikah kıyma yetkisinin verilmesine yönelik düzenlemedir. Bunlar milleti tanımadıkları gibi kanun da bilmiyorlar. Şu anda nikahları kim kıyıyor? Müftü kim? O da bir devlet memuru. İlahiyat mezunları. Bizim kendi değerlerimizde inancımızın mensubu olarak resmi nikah kıyıldığı zaman kayıt dışı bir nikah da hocaefendiye giderek kıydırılıyor. Kılıçdaroğlu ne yaptı onu bilemem. Bir defa bu gerçekleri göz önüne almak lazım. Batı laik kilise bu işi yapıyor mu yapıyor. Orada olunca laikliğe aykırı olmuyor da bizde neden aykırı olsun? Hiçbir zaman kişiler Laik olmaz. Devlet Laiktir. Bunlar bunu da bilmiyor. İsteseniz de istemeseniz de bu Meclis'ten geçecek. Bu çocuk yaşta evlilikleri tamamıyla ortadan kaldırmaya yönelik bir adımdır. Senin memurlarının lafını o Anadolu'daki kız, genç dinlemez ama bir hocaefendinin lafını bu noktada Anadolu'daki kız da erkek de dinler. Kıyılan nikahlarla ilgili belgeler işlemi kim yaparsa yapsın nüfus dairesine gönderiliyor. Nikahı belediye memurunun kıymasıyla müftünün kıymasının ne farkı var? Tek rahatsızlık nikahı kıyacak olanın din görevlisi olması. Bulunduğu yere nasıl geldiği malum olan bu partinin başındaki zatı orada tutup tutmamak CHP'lilerin bileceği iştir bizi ilgilendirmez." 

Erdoğan konuşmasına, "Birbirimizle uğraşmayalım omuz omuza vereceğiz" diyerek son verdi.