Erdoğan: Farklılıklarımız Zenginlik Kaynağıdır

Erdoğan: Farklılıklarımız Zenginlik Kaynağıdır

Başbakan Erdoğan, Yaşam Biçimleri, Etnik Kökenler, İnanç ya da Mezheplerin Farklı Olabileceğini İfade Ederek, 'Farklılıklarımız Bizi Zayıflatmak Yerine Aslında Güçlendiren Zenginlik Kaynağıdır' Dedi.

Erdoğan: Farklılıklarımız Zenginlik Kaynağıdır

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yaşam biçimleri, etnik kökenler, inanç ya da mezheplerin farklı olabileceğini ifade ederek, ''Bu farklılıklarımız bizi zayıflatmak yerine aslında güçlendiren bir zenginlik kaynağıdır. Yeter ki biz bu şuura sahip olalım. Hiçbir farklılığımız, ortak hedefler etrafında kenetlenmemize, Cumhuriyetimizin nitelikleri ve milletimizin değerlerinde buluşup birleşmemize engel değildir, olamaz, olmamalıdır'' dedi.

Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında, bu yıl da 18 Martta Çanakkale Deniz Zaferi'nin yıl dönümünün milletçe aynı duyguda buluşarak, gururla, heyecanla kutlandığını söyledi.

Bu zaferi armağan eden kahramanların, vatan topraklarının dört bir yanından gelerek Çanakkale'de işgal kuvvetlerine geçit vermediğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

''Çanakkale ruhunda ifadesini bulan şehitlerimizin aziz hatırası göstermektedir ki en büyük sermayemiz, en büyük zenginliğimiz, birlik ve beraberlik içinde var olma irademizdir. Bu bir millet olma iradesidir, sarsılmaz bir kardeşlik ruhudur, bizi ebediyen birbirimize bağlayan yüksek bir şuurdur. Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizi medeni milletler camiasında hak ettiği konuma taşırken en büyük ilham kaynağımız, inanıyorum ki bu kardeşlik ruhu olmaya devam edecektir.''

Erdoğan, milleti birbirine düşürmeye, hissiyatıyla oynamaya, ülkenin çok ağır sıkıntıları geride bırakarak kazandığı atılım gücünü, kalkınma iradesini baltalamaya çalışanlara da asla izin verilmeyeceğini söyledi. Erdoğan, ' 'Türkiye Cumhuriyeti'ni demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak muasır medeniyet seviyesinin ötelerine taşıma azmimizi asla kaybetmeyeceğiz'' dedi.

Konuşmasında Nevruz Bayramı'na da değinen Erdoğan, 21 Martta ve takip eden günlerde, bu bahar neşesinin büyük ölçüde olgunlukla kutladığını anlatarak, şöyle devam etti:

"Nevruz'u bayram yerine kavga gününe dönüştürmeye çalışanlara lütfen iyi bakınız. Her fırsatta barış çağrıları yapanların, hem de böyle bir günde kin ve nefreti yücelten, masum insanların can ve mallarına kast eden bir vandalizme zemin hazırlamaları büyük bir çelişki değil midir?Unutmamalıyız ki bu günler, birliğin, beraberliğin, kardeşliğin her zamankinden daha çok öne çıkması gereken günlerdir. Gelecek nevruzlarda, asla hak etmediğimiz bu vandalizm görüntülerini bir daha hiç yaşamamayı diliyorum."

Geçen beş yıllık dönemin Türkiye'ye neler kazandırdığına yeniden bakılmasını rica eden Erdoğan, ''Ayrıştırıcı değil birleştirici olmaya gayret ettik, demokrasi içinde her insanımızın hakkını hukukunu korumanın mücadelesini verdik. Milletimizden uzak olmadık, insanlarımızın beklentilerine yabancı kalmadık, ülkemizin sıkıntılarına gözlerimizi kapatmadık. Yolumuz uzun olsa da Türkiye'nin önü açıktır, yarınları aydınlıktır, bizi bu medeniyet yolculuğundan hiçbir güç geri çeviremeyecektir'' dedi.

Erdoğan, konuşmasında kamuoyunda gündeme gelen ve çeşitli tartışmalara konu olan Sosyal Güvenlik Yasası ile ilgili bazı konulara da değinmek istediğini belirtti. Erdoğan, Türkiye'nin geleceğini ipotek altına alan ve çalışanlara da layık oldukları seviyede bir sosyal güvenlik standardı kazandıramayan bir yapıyı sürdürmenin Türkiye'ye ihanet olduğunu ifade ederek, ''Açık ve net olarak ifade ediyorum ki ne çalışanlarımızın, ne emeklilerimizin durumlarında asla bir geriye gidiş olmayacaktır'' diye konuştu.