Erdoğan: Bütün Mesele Birbirimizin Hukukunu Korumaktır

Erdoğan: Bütün Mesele Birbirimizin Hukukunu Korumaktır

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Bütün Mesele; Birbirimize Kendi Doğrularımızı Dayatmadan, Medeni Bir Ülkenin Vatandaşları Olarak Birbirimizin Hukukunu Korumaktır. Bütün Mesele; Cumhuriyetimizin Şimdiye Kadarki Bütün Kazanımlarını Koruyarak, Birlikte Medeniyet Yolunda Yürümektir' Dedi.

Erdoğan: Bütün Mesele Birbirimizin Hukukunu Korumaktır

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bütün mesele; birbirimize kendi doğrularımızı dayatmadan, medeni bir ülkenin vatandaşları olarak birbirimizin hukukunu korumaktır. Bütün mesele; Cumhuriyetimizin şimdiye kadarki bütün kazanımlarını koruyarak, birlikte medeniyet yolunda yürümektir'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Muharrem ayı iftar yemeğindeki konuşmasında, vatandaşları birbirine düşürmek için, vatandaşların aralarına girip, birbirlerini duydukları muhabbeti zedelemek isteyenlerin olduğunu belirtti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimiz, bütün inanç gruplarına, mezheplere, dini anlayışlara eşit mesafede durmak, hepsinin din ve vicdan özgürlüğünü garanti altına almak durumundadır'' dedi.

Erdoğan şunları söyledi:

''Biliyoruz ki Alevi-Bektaşi Kültürü; Anadolumuz'un eşsiz zenginliklerinden biridir, bu toprakların özünde, mayasında vardır. Bu öz, bu maya, hepimize çalınmıştır. Yolumuz birdir, istikametimiz birdir, rehberimiz birdir, dolayısıyla menzilimiz birdir. Zira, asıl olan istikamettir, yoldur. 'Yol' kavramının, bu zengin kültür haritamız içindeki özel manasını çok iyi biliyorsunuz. Bu yolda 'öfke', bu yolda 'ayrılık-gayrılık', bu yolda 'senlik-benlik' davası yoktur, sadece 'Biz' vardır.

Aziz milletimizin asırlarca bozulmayan kimyasının, kardeşlikle yoğrulan hamurumuzun; bugünkü meselelerimizi de aşacak kadar kudretli bir öze sahip olduğundan hiç kimsenin şüphesi, endişesi olmamalıdır.

Ne politik mülahazalar, ne ideolojik analizler, ne hariçten yapılan kasıtlı müdahaleler; birbirinde erimiş yüreklerimizi ayrıştırmaya muktedir olur.

Siyasetin görevi; halkın bir bütün olarak ihtiyaç ve beklentilerini karşılamak, temel hak ve hürriyetlerini koruma altına almaktır. Devletin görevi; toplumun bir parçası olan farklılıkları tanımlamak değil, bu farklılıkları tanımak ve anlamaya çalışmaktır.''

Erdoğan, ''Bizim zaafa düşmemizden kendilerine güç devşirmek için bu bereket sofralarımızı, bu gönül meclislerimizi çok gördüler, ama buna muvaffak olamadılar, olamayacaklar.

Yetmiş milyon insanımız adına açık ve net olarak söylüyorum ki asırlardır bir kalp gibi aynı bedeni ve aynı ruhu canlı tutan bu milletin ahengi asla bozulmayacaktır.

Kalplerimizi soğutmaya, 'senlik- benlik' davasıyla gönüllerimizin ayrışmasına,hoyratı deyişten, nefesi ilahiden, mersiyeyi kasideden, horonu halaydan ayrı gayrı düşürmeye kimse muvaffak olamadı, olamayacaktır'' şeklinde konuştu.

Bin yıldır sözle aktarılan bu konudaki bilgilerin yazıya dökülerek gelecek nesillere taşınması için bilim adamlarına çok iş düştüğünü vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''Alevi kültürünün klasik eserlerini yayınlayarak önemli bir görevi ifa ettiğini ve kültürümüzü referans kaybına uğramaktan korumaya çalıştığını'' söylediği Diyanet İşleri Başkanlığını kutladı.

Davetlilere ''Can dostlarım'' şeklinde hitap eden Başbakan Erdoğan, konuşmasında Hazreti Ali'yi 'İlmin kapısı', Hacı Bektaş-ı Veli'yi de ''Hünkar'' olarak niteledi.

Hacı Bektaş-ı Veli'nin ''Bilimin yolundan gidilmeyen her yol karanlıktır'' sözlerini hatırlatan Başbakan Erdoğan, ''Evet, her toplum için, her millet için, 'Tarih keşke başka bir mecrada aksaydı', 'keşke şu acılar yaşanmasaydı' dediğimiz gerçekler vardır. Hatta bırakın tarihi, kendi kişisel maceralarımızda bile keşke şu yanlışı yapmasaydım dediğimiz çok olmuştur.'' şeklinde konuştu.

Konuşmasının sonunda ''Can kardeşlerini yürekten selamladığını'' belirten Başbakan Erdoğan, ''Allah'ın, Türk milletinin sabır ve metanetini arttırarak birlik, beraberlik ve kardeşliği ebedî kılması'' temennisinde bulundu.

Erdoğan, sözlerini, ''Gelin canlar, bir olalım, diri olalım, iri olalım'' sözleriyle tamamladı.