Erdoğan: Bir Takım Kuruyorum

Erdoğan: Bir Takım Kuruyorum

Başbakan Erdoğan, 'Bir Takım Kuruyorum. Kurduğum Takımla Bir Oyun Ortaya Koymam Lazım. Bu Kolektif Oyunu da Başarıyla Sürdürebilmem İçin Kimi Nereye Monte Edeceğimi En İyi Benim Bilmem Gerekir' Dedi.

Erdoğan: Bir Takım Kuruyorum

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 60. Hükümet'in kurulmasıyla ilgili olarak, "Bir takım kuruyorum. Kurduğum takımla bir oyun ortaya koymam lazım. Bu kolektif oyunu da başarıyla sürdürebilmem için kimi nereye monte edeceğimi en iyi benim bilmem gerekir" dedi. Erdoğan, "Eğer onu başaramazsam zaten, daha baştan yanlış adım atmış olurum. İnanıyorum ki, bunları Sayın Cumhurbaşkanımız da anlayışla karşılayacaktır" diye konuştu.

AKP'nin MYK toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, "Abdullah Gül'ün 'Cumhurbaşkanı adaylığı sizin hakkınızdı' sözlerine yanıtınız ne oldu?" şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı:

"Hani bizim son gece dediğimiz olayda, orada da sayın Gül aynı şeyi söylemişti. 'Sizin hakkınız, oraya siz layıksınız' demişti. Ben de kendilerine, bu yola çıkarken bazı ilkelerim var. Bu ilkelerin birincisi, bir defa partimizi bir dünya markası haline getirmek ve partimizle beraber bu hizmet sürecini süratle sürdürebilmek...

Şu anda ilk sınavdayız. İnşallah bu sınavı da başarıyla vermek istiyoruz. Zaten tüzüğümüzde genel başkanın, milletvekilliği bütün bunların süresi belli. 'Bu süreç içerisinde biz ne kadar milletimize hizmet edersek o kadar mutlu oluruz. Baki kalan bu kubbede hoş bir seda' demiştik. Yaptığım müzakereler neticesinde arkadaşlarım, eğer 'siz olmayacaksanız, biz Abdullah Gül beyi görmek istiyoruz' demişlerdi geçen dönemde. Gerek tüm milletvekili arkadaşlarım, gerek teşkilatımız, hepsiyle görüşmeler yaptım ve bundan dolayı 'hayırlı olsun' dedik kendilerine. Böylece süreci başlatmıştım.

Şimdi bu dönemde de bu sürece başlarken zaten kamuoyunda oluşan bir hava var. Kamuoyunda oluşan bu havayı da bütün milletvekili arkadaşlarım gördüler, yaşadılar, yaşıyorlar. Teşkilatım aynı şekilde yaşadı, yaşıyor. Dolayısıyla, herkes, eğer demokratik bir anlayış içinde hareket edeceksek ve Cumhurbaşkanlığı makamını da çok güçlü bir tabana dayanmasını, oturmasını istiyorsak ve burada da demokrat davranacaksak o zaman tabii hakkı da sahibine teslim etmemiz gerekirdi. Onun için tekrar hayırlı olsun..."

Erdoğan, daha sonraki bir dönemde Cumhurbaşkanlığını düşünüp düşünmeyeceği sorusunu, ''Şu anda gündemimizde bu dönem var. Bu dönemi hayırlısıyla bir aşalım ama ondan sonraki süreçte bizim tüzüğün bağlayıcı bazı kuralları var. O bağlayıcı kurallar ne getirir ne götürür onu zaman içinde göreceğiz. Şu anda bizim atacağımız adım sadece, inşallah, yeni kabine ve Sayın Cumhurbaşkanımızı parlamentoda seçmek... Ondan sonraki süreçte de 5 seneyi götürmek" diye yanıtladı.

Başbakan Erdoğan, ayrıca diğer bir hedefin de yerel ve genel seçimlerden başarıyla çıkmak olduğunu kaydetti.

Yabancı liderlerle yaptığı telefon görüşmelerinde Gül'ün adaylığıyla ilgili ne tür yaklaşımlar gösterildiğinin sorulması üzerine, Erdoğan, seçimlerden sonra kendisini tebrik için arayan liderlerin, bu konuyu da gündeme getirdiklerini söyledi. İster istemez görüşmelerde bu konunun da gündeme geldiğini anlatan Erdoğan, Abdullah Gül'ün yurtdışında tanındığı için Cumhurbaşkanlığı'na ilişkin temenni görmenin kendisini mutlu ettiğini belirtti. Erdoğan, "Bunlar süreci hızlandıracak. Türkiye'nin dünya ülkeleri arasındaki konumunu güçlendiriyor. Yani AB sürecinde çok daha etkin çalışma yapabileceğiz. Bu süreç içindeki çalışmalarımızın kat be kat artmasına bu vesile olacaktır" diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde liderleri ziyaret edip etmeyeceği sorusuna Erdoğan, "Bizim, yani siyasi partiler arasındaki ziyaretlerle alakalı olanı söylüyorum. Bu süreçle ilgili değil" dedi.

Erdoğan, ''Cumhurbaşkanı'nın, sunulacak kabinede bazı isimlere itirazı olursa nasıl bir tavır alacakları'' sorusunu da şöyle yanıtladı:

''Şu anda Cumhurbaşkanı seçiminin tam gündemde olduğu bir sırada biz kabineyi Sayın Cumhurbaşkanımıza sunacağız. Tabii, Cumhurbaşkanımızın tavrı ne olur ne olmaz, kestiremem, bilemem. Fakat seçilmişlerden oluşan bir kadro sunacağım. İnanıyorum ki, Sayın Cumhurbaşkanımız da sunacağım kabineyi, onlar da zaten bu noktada bizim haklı bir talebimiz olarak, çünkü onlarla biz çalışacağız. Bunlar atanmış memur değil, seçilmiş insanlar ve bu seçilmişlerden oluşan insanlar olduğu için burada bir takım kuruyorum. Kurduğum takımla bir oyun ortaya koymam lazım. Bu kolektif oyunu da başarıyla sürdürebilmem için kimi nereye monte edeceğim noktasında herhalde bunu da en iyi benim bilmem gerekir. Eğer onu başaramazsam, zaten, daha baştan yanlış adım atmış olurum. İnanıyorum ki, bunları Sayın Cumhurbaşkanımız da anlayışla karşılayacaktır."

Erdoğan, bir başka soru üzerine Anayasa değişikliği paketiyle ilgili referandum sürecinin işlediğini söyledi.

Demokratikleşme konusunda atılacak adımlara yönelik bir soru üzerine Erdoğan, her şeyin atbaşı gideceğini ifade ederek, ''Onun için her zaman şunu söylüyoruz. Daha ileri demokrasi...'' dedi. ''Daha ileri demokrasi gerçekleştiği oranda ekonominin daha güçlü olacağını'' ifade eden Erdoğan, ''Eğer demokrasiden taviz verecek olursak, demokraside geri kayma ve patinaj olacak olursa, bu ekonomiye sirayet eder. Ekonomide bunun bedelini ağır öderiz. Onun için buradaki hassasiyetimiz çok önemli. Atbaşı bunların götürülmesi lazım ki şu andaki demokrasideki kazanımlarımız daha ileri olsun'' diye konuştu.

-Ankara'daki su sıkıntısı-

Ankara'da yaşanan su sıkıntısına ilişkin soruyu yanıtlarken de Erdoğan, burada stratejik bir yanlışın yapıldığını söyledi. ''Duruma el koymak'' gibi bir değerlendirmenin yanlış olacağını belirten Erdoğan, bir belediyeci olarak, aslında Ankara'nın su sıkıntısı olmadığını düşündüğünü ifade etti.

Geleceğe yönelik dünyadaki kuraklık sürecinin sürmesi halinde bunun altından kalkmanın, belediye başkanı ya da devletin anında halledeceği bir iş olmadığını belirten Erdoğan, ''Sayın Gökçek ile oturduk, konuştuk. Bütün rezervleri kendisinden istedim. Asgari 4-5 aylık, şu anda Ankara'nın su rezervi var. Yani burada belki de kesinti uygulamasına girilmemiş olsa bu panikleme olmayacaktı. İşte bunu tabii Melih Bey de kabul etti. Yani 'orada bir hata yaptık' dedi'' şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, su konusunda ilgililerle bir zirve yapmayı planladığını kaydetti.