Erdoğan'dan Kabataş Tepkisi: Eyy Bahçeli Sana Mı Kaldı! - Haberler
Haberi Paylaş

Erdoğan'dan Kabataş Tepkisi: Eyy Bahçeli Sana Mı Kaldı!

Haberler.Com - Haberler | Politika

Kabataş görüntüleri ile ilgili "Başbakan özür dilesin" diyen MHP lideri Bahçeli'ye Erdoğan'dan tepki geldi: Gezicileri savunmak sana mı kaldı Bahçeli!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,"AK Parti Seçim Beyannamesi" ile belediye başkan adaylarının açıklanması dolayısıyla Ankara Arena'da düzenlenen toplantıya katıldı ve gündeme dair öemli açıklamalarda bulundu.

BAHÇELİ'NİN "BAŞBAKAN ÖZÜR DİLEYECEK Mİ?" SÖZÜNE TEPKİ

Başbakan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dünkü grup toplantısında Kabataş tacizi görüntüleri ile ilgili "Başbakan bu olayı sakız gibi ağzında çiğnedi ve sanki başörtülü kardeşlerimze karşı sistmeatik bir saldırı varmış gibi gösterdi. Kamera götüntüleri ortaya çıkardı ki, söylendiği gibi bir saldırı olmamıştır. Başbakan konuyu incelemeden, bir yalanın üzerine atlamış ve insanımızı birbirine düşman etmek için insafsızca bu yalanı kullanmıştır. Saldırı olmadığı sabitleştiğine göre, Başbakan çıkıp özür dileme erdemi gösterebilecek midir? Yoksa muamma olan adli tıp raporuna sarılacak kadar küçülecek midir?.." sözlerine de sert tepki gösterdi.

"EYY BAHÇELİ, SANA MI KALDI?"

Başbakan, "Eyy Bahçeli Gezicileri savunmak sana mı kaldı? Başörtüsüyle yanında 6 aylık çocuğuyla linç girişiminde bulunan Gezi vandallarını savunmak sana mı kaldı? Ecdat düşmanlarını, Türkiye düşmanlarını savunmak sana mı kaldı? Terör örgütlerini, sokakları ateşe veren, camileri işgal edenleri savunmak sana mı kaldı? Bira şişeleriyle TC yazan, Ankara’da Türk bayrağını yakan militanları savunmak eyyy Bahçeli sana mı kaldı?" dedi.

Başbakan, partisinin seçim beyannamesini de açıkladı.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

Bugün seçim beyannamemizi açıklayarak kampanyamızı başlatıyor, 30 Mart'a giden muhteşem yolculuğun kapılarını aralıyoruz. Allah yar ve yardımcımız olsun. Yolumuz bahtımız açık olsun. 30 Mart seçimleri Türkiye için milletimiz için, şehirlerimiz ilçe belde köylerimiz tüm bölgemiz için dünya ve insanlık için inşallah hayırlara vesile olsun diyorum. Rabbim bizleri utandırmasın. Rabbim bu kutlu yolculukta bizleri korusun her türlü tehditten tehlikeden esirgesin diye dualar ediyorum.

Bugün yeni Türkiye için medeniyet yolculuğumuzda farklı bir güçle devam ediyoruz. Bundan yaklaşık 20 yıl önce 27 Mart 1994'te rabbim bize nasip etti. İstanbul belediye başkanlığına seçildik. Seçileceğimizi beklemiyorlardı. 28 Mart sabahına kadar bizim seçilmiş olduğumuza ihtimal vermiyor, kendilerince zaferleri ilan ediyorlardı.

Hiçbir tartışmaya mahal bırakmayacak bir neticeyle, İstanbul büyükşehir başkanlığına seçildik. Çok farklı şeyler ifade ettiler. Kalktılar, yapamayacağımızı, beceremeyeceğimizi iddia ettiler. Köşelerinden manşetlerinden bu şekilde yazdılar çizdiler. Her türlü tuzağı kurdular. Hükümet gücünü kullanarak başarısız olmamız için ellerinden geleni yaptılar. Ama biz İstanbul için aşkla çalıştık.

"SARIGÜL, BİZİM TEMİZLEDİĞİMİZ HALİÇ'TE BALIK TUTUYOR"

CHP'nin İstanbul'daki belediye başkan adayı bizim temizlediğimiz Haliç'te geçen gün baktım balık avlıyor. Biz göreve geldiğimizde İSKİ yolsuzluğu ile CHP vardı. Haliç'te balık yoktu. İstanbul'a bunca yeşil alanı kazandıran biz olduk. İstanbul'u raylı sistemle buluşturan biz olduk. Beyaz Masa uygulamasını, Kentsel Dönüşümleri başlatan, köprüler inşa eden biz olduk. Sosyal kültürel belediyeciliği İstanbul'a Türkiye'ye tanıtan biz olduk.

"İSKİ YOLSUZLUĞUNUN ÖNÜNE BİZ GEÇTİK"

Bizim başarısız olacağımızı zannedenler hayal kırıklığı yaşadılar. İstanbul'un güzelleşmesinden, İstanbul'un sorunlarının çözülmesinden rahatsız oldular. Rantın önüne geçtiğimiz için, yetimin hakkını koruduğumuz için rahatsız oldular. CHP'nin genel müdürü araştır. İSKi yolsuzluğunun önüne de biz geçtik. Yolsuzlukların içinde olan İSKİ'yi Sayın Eroğlu oraya genel müdür olduktan sonra orası da farklı şekilde gelişti. Zannetmeyin ki bizi mahkum ettiler. Bizi milletin gönlünde yer edindiğimiz için, milletle aynı yöne baktığımız için mahkum ettiler.

Bugün karşımızda olanlar o gün yine ne diyorlardı. Gazetelerinin başlıkları şuydu. 'Muhtar bile olamaz' diye başlık attılar. 'İşi bitti' dediler. Bir daha siyaset yapamaz dediler. Biz bugün milletimizle buradayız.

"AK PARTİ ESER SİYASETİDİR"

AK Parti hizmet, eser siyasetidir. 12 yıl önce Şırnak'a havalimanı olacak deseler kim inanırdı? Ağrı da, Iğdır'da, Kars'ta var mı? Var. Şimdi 52 havaalanı, havalimanı var.

Biz 17000 kilometre bölünmüş yol yaptık. Hastanesi olmayan ilimiz kalmadı. Hastanelerimiz eskisi gibi ilkel değil. Yolsuzlukların olduğu yerde bunlar yapılır mıydı? Artık 76 üniversite ile girdiğimiz yolda 175 üniversiteye çıktık. Bunları bu iktidar yaptı.

"CHP, GAZİ MUSTAFA KEMAL'İN ÖLÜMÜNDEN SONRA BU ÜLKEYE NE YAPTI?"

Tüm adımlar atılırken bakın CHP'ye. Ne diyor. Ben 90 yaşında partiyim. 90 yaşında olmakla avunuyor. 1938'de Gazi Mustafa Kemal'in vefatından sonra bu ülke için ne yaptınız? Hangi eseriniz, hizmetiniz var? Gazi Mustafa Kemal'in resimlerini Türk Lirası üzerinden çıkarmaktan başka bir şey yok. Oraya İnönü'nün resmini koydular. Devlet dairelerinden Gazi Mustafa Kemal'in portrelerini indirdiler İnönü'nün portrelerini koydular.

CHP'nin arkasında Dersim katliamı, tarihinde 27 Mayıs var. Tarihinde merhum Menderes ve arkadaşları var. Tarihinde zulüm, baskılar var. Susuzluk var. Tarihinde yolsuzluk var.

"DİĞER SES KAYITLARINI DA DİNLETİN"

17 Aralık'ta da CHP kendisine rol kaptı. Eğer darbe girişimi varsa CHP oradadır. Sorgusuz sualsiz destek verir. Eğer cesaretiniz varsa diğer ses kayıtlarını da dinletin dedim. Buyursun CHP bunları da dinlesin MHP bunları da dinlesin.

Benim ofisimi dinlemek için koyulmuş böceği Amerika üzerine atmayı dinlesinler, CHP içinde yapılan operasyonları dinlesinler. Bunları dinleyemezler dinletemezler.

"CHP'NİN İPLERİ HAŞHAŞİLER ÖRGÜTÜNÜN ELİNE GEÇMİŞ"

CHP'nin ipleri bu Haşhaşiler örgütünün eline geçmiştir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu 90 yaşındaki parti beceriksiz ellerdedir. CHP, paralel örgütün kasetleri ile esaret altına alınmıştır. CHP'nin genel müdürü çıkıp nerede bu örgüt gidip üye olacağım derse kimse şaşırmasın.

"CHP'NİN SON 2 AYDIR ERGENEKON'DAN BAHSETTİĞİNİ DUYAN VAR MI?"

CHP'nin son 2 aydır Ergenekon'dan bahsettiğini duyan var mı? CHP'nin Silivri'den Silivri hakimlerinden bahsettiğini duyan var mı? CHP'de hiç mi aday yoktu da sağdan aday gösterdiler. CHP, kasetlerin bedelini ödüyor. Kasetle gelirsen kasetlerin esiri olursun son kullanma tarihin geçince kasetle gidersin.

"EYY BAHÇELİ! GEZİ VANDALLARINI SAVUNMAK SANA MI KALDI?"

MHP genel başkanının da farkı yok. Dün çıkmış. Kabataş olayından dolayı Başbakan özür dilesin diyor. şu hale bak. Eyy Bahçeli Gezicileri savunmak sana mı kaldı? Başörtüsüyle yanında 6 aylık çocuğuyla linç girişiminde bulunan Gezi vandallarını savunmak sana mı kaldı? Ecdat düşmanlarını, Türkiye düşmanlarını savunmak sana mı kaldı? Terör örgütlerini, sokakları ateşe veren, camileri işgal edenleri savunmak sana mı kaldı? Bira şişeleriyle TC yazan, Ankara’da Türk bayrağını yakan militanları savunmak eyyy Bahçeli sana mı kaldı? 

Buradan soruyorum. Sizi CHP ile aynı çizgiye getiren ne? Sizi ulusalcılarla, paralel örgütle, marjinal gruplarla aynı çizgiye getiren ne? Tehditleri çıkın söyleyin. 

"BİZ KORKMADIK, SİZ DE KORKMAYIN"

İçişleri bakanımız da ben de Mersin'de bütün siyasi partilerin il başkanlıklarının dinlendiğini söyledik. Bir tane CHP’li, bir tane MHP’li çıkıp da bizi kim dinledi, niye dinledi diye sordu mu? Niye bu kadar ilgisizler? Ne diyecekler biliyor musunuz? Siz iktidarsınız bu işin sorumluluğu sizde. Peki o zaman HSYK yasasına hem de şiddet kullanarak neden karşı çıktınız? İnternet yasasına niye karşı çıkıyorsunuz?

Dinleme skandallarını dile getirdiğimizde neden karşı çıkıyorsunuz. Korkmayın, tedirgin olmayın. Bizimle ilgili ses kaydı ortaya çıkıyor. Her gün servis ediliyor. Ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakan'ı dinlenmiş. Biz korkmadık. Ses kayıtları ile gelmedik ki biz, ses kayıtlarıyla gidelim.

"BİR KEZ DAHA HODRİ MEYDAN DİYORUM"

Bir kez daha söylüyorum. Hodri meydan elinizde ne varsa yayınlayın. O namus timsali geçinen gazetelere, gazetecilere sesleniyorum. Köşe yazarlarına, yorumculara sesleniyorum. İstediğiniz ses kaydını yayınlayın, istediğiniz gibi tepinin. Sel gider kumu kalır. Devran döner, keser döner, sap döner, gün gelir, hesap döner. Bunu böyle bilesiniz.

28 Şubat’ta bunlar yaptıklarının altında kaldılar, inanın bugün yaptıklarının da altında kalacaklar. Kabataş’ta linç edilen başörtülü kızımızı tekrar manşetlerde linç etmenin bedelini ödeyecekler.

"BEDELİNİ ÖDEYECEKLER"

Yayınladıkları tamamen hukuksuz ses kayıtlarının bedelini ödeyecekler. Bürokrasidekiler de bedelini ödeyecek. Bunlara susanlar, destekleyenler de aynı şekilde bedelini ödeyecekler.

Bu ülke tankla topla tüfekle alınamadı ki ses kayıtlarıyla teslim alınabilsin. Şuna bakar mısınız Allah aşkına, şuna bakın ya. Ziraat Bankası Bosna Hersek’te faizsiz kredi veriyor, paralel yapı bundan rahatsız oluyor. Boşnaklara nasıl faizsiz kredi verirsiniz diye manşet yapıyor. MİT mensuplarına saldırıyorlar. Mavi Marmara’da, Suriye Mısır meselesinde aynı tutum. Çözüm sürecinde milli birlik ve kardeşlik projesinde aynı tutum. Yeminli Türkiye düşmanları bunların yaptıklarını yapmaz yapamaz. Dün söyledim, bugün yine söylüyorum. Bu ses kayıtlarının gündemi esir almasına izin vermeyeceğiz.

"DÜNYANIN HER YERİNDE TÜRKİYE VAR"

Gençler biz kendi işimize bakacağız. Bizim gündemimizde savaş gemilerimiz, deniz altılarımız, uçaklarımız füzelerimiz var. Bizim gündemimizde Türkiye’nin sorunları var. Suriye var, Filistin var, Mısır var, Myanmar var, Tunus var. biz bütün bunlarla beraber dünyanın her yerinde evet Türkiye var. Ekonomiyi daha da büyüteceğiz. Dış politikada daha da aktif olacağız. Bizim 2023 hedeflerimiz var. O hedefleri tutturmanın mücadelesi içinde olacağız. Bizim gündemimizde büyük medeniyet yolunda insan demokrasi var.

"DURMAK YOK, YOLA DEVAM EDECEĞİZ"

Onlar bırakın ses  kayıtlarını konuşsun, esaret altında önlerine atılan kırıntıları dinlesinler. Biz işimize bakacağız. Durmak yok yola devam diyecek, durmadan dinlenmeden bu kutlu yolda yürüyeceğiz. AK Parti yerel yönetimlerle elde ettiği tecrübeyi genele yaymış, yerelden başlayarak Türkiye’yi kucaklamış bir partidir. Bazılarınız bir veya iki dönemi tamamladınız. Üçüncü döneme gireceksiniz. Bazılarınız ilk defa seçileceksiniz. Seçilen kardeşlerimiz artık çok farklı bir anlayışla ilçelerimizi şehirlerimizi idare edecekler.

"ŞİMDİ ARTIK İNCE İŞÇİLİK YAPACAĞIZ"

30 Mart’tan itibaren artık medeniyet tasavvurumuzla örtüşen şehirler inşa etmeye başlayacağız. Ama şimdi artık ince işçiliğe geçiyoruz. Tarihte nasıl güzel şehirlerimiz varsa, yaşanabilir şehirlerimiz varsa işte o muhteşem şehirleri günümüz şartlarına uygun anlayışla yeniden imar etme süreci yaşıyoruz.

AK PARTİ'NİN SEÇİM BEYANNAMESİ

Bugün bir ilk gerçekleştiriyor ve seçim beyannamemizi açıklıyoruz. Sizlerde bu beyanname var. 100 sayfalık bu kitapta, AK Parti’nin şehir ve insan anlayışını, özellikle de önümüzdeki dönemde izleyeceğimiz politikaları bulacaksınız. Bütün aday arkadaşlarımın bu beyannameyi okumalarını özellikle rica ediyorum.

Önümüzdeki dönem yeniden diriliş dönemi olacaktır. Öyle temeller  atalım ki bizden sonra gelecek belediye başkanları o yoldan yürüsün. Bir yıllık beş yıllık planlar değil 50 yıllık hayallerimiz olsun.

Seçim beyannamesi 5 ana başlık altında.

Birincisi katılımcı belediyecilik diyoruz. Yerel yönetim demokrasinin ilk basamağıdır. Her şehir yerleşim birimi mutlaka orada yaşayanların süreçlere katılmasıyla, halk ile STK’larla kanaat önderleriyle istişare içinde olmak görevleri olacaktır.

İkinci adım kültürel belediyecilik diyoruz. Kültür sanat merkezlerinden tarihi eser çalışmalarına, konser sinema tiyatroya kadar, genç ve çocuklarımızın hayata bakışlarını derinleştirecek adımlar atacağız.

Üçüncüsü sosyal belediyecilik diyoruz. AK Partili belediyeler bugüne kadar bu konuda ilkleri başardılar. Sosyal yatırımlarımıza, yardım ve faaliyetlerimize daha da ağırlık vereceğiz. Bir şehrin yoksulları kimsesizleri engellileri çocuk ve yaşlıları, özellikle gazilerimiz şehitlerimizin yakınları o şehrin belediye başkanlarına emanettir. Şehirdeki herkese ulaşılacak.

Dördüncüsü çevre dostu belediyecilik. Bugüne kadar çevre konusunda çok büyük hassasiyet içinde olduk. Hem Türkiye genelinde hem de görevde bulunduğumuz belediyelerde, parkları bahçeleri kat kat artırdık. Yeşile en fazla öneme veren parti olduk. Yeşili insanımızla buluşturmaya devam edeceğiz.

Beşincisi hizmet belediyeciliği diyoruz. Sudan çevre temizliğine, ulaşımdan hava kirliliğine kadar her soruna akılcı çözümler üretecek, projelerle şehirlerimizin alt yapısını imar etmeye devam edeceğiz.

Haberler.Com - Son Dakika Haberleri

Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bahçeli, Gezi Parkı, Kabataş, Politika, Haber

title