Erdoğan: 'AB, Kıbrıs'ta Çözüme Adil Yaklaşmamıştır'

Erdoğan: 'AB, Kıbrıs'ta Çözüme Adil Yaklaşmamıştır'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs'ta Adil, Kapsamlı Bir Çözümün BM Zemininde Olması Gerektiğini Belirterek, 'AB, Kıbrıs'ta Çözüme Şu Ana Kadar Adil Şekilde Yaklaşmamıştır. Zira Kendi Verdiği Sözü Tutmamıştır' Dedi.

Erdoğan: 'AB, Kıbrıs'ta Çözüme Adil Yaklaşmamıştır'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs'ta adil, kapsamlı bir çözümün BM zemininde olması gerektiğini belirterek, ''AB, Kıbrıs'ta çözüme şu ana kadar adil şekilde yaklaşmamıştır. Zira kendi verdiği sözü tutmamıştır'' dedi.

New York'taki temaslarının ilk gününde BM binasında basın toplantısı düzenleyen Başbakan Erdoğan, İspanya ile Türkiye'nin birlikte eşbaşkanlığını yaptığı Medeniyetler İttifakı Projesi'nin BM çatısı altında düzenlenecek etkinliklerine katılmak üzere ABD'ye geldiğini belirtti.

Erdoğan bir gazetecinin ''Kıbrıs konusunda, AB Türkiye'ye adil şekilde davranıyor mu? Kıbrıs konusundaki çözüm için Türkiye daha ne yapabilir?'' sorusuna karşılık Erdoğan, Annan'ın raporunun sümen altında bekletildiğini, bunun Türkiye'yi üzdüğünü dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''2.5 sene bir rapor bekliyorsa hepimizde soru işaretleri belirir, güven kaybını getirir. Bu soruya hala cevap bekliyoruz. Ama hala alamadık. Biz diyoruz ki adil, kapsamlı bir çözüm BM zemininde olmalıdır. AB ise Kıbrıs'ta çözüme şu ana kadar adil şekilde yaklaşmamıştır. Zira kendi verdiği sözü tutmamıştır. İzolasyonların serbest ticaret olarak kaldırılması, onun karşılığında bizim de gereğini yapmamız, olay budur.''

Erdoğan, bir başka gazetecinin, ''Buradaki ziyaretiniz sırasında Amerikalı yetkililerle Irak konusunu görüşecek misiniz ve burada devam etmekte olan ABD askerlerini çeksin mi çekmesin mi tartışması konusundaki görüşleriniz nelerdir?'' soruna şu yanıtı verdi:

''Bu konu, ilgili son İran, Suriye seyahatlerimizde de yoğun bir şekilde gündemimizde oldu. Biz Irak'ta toprak bütünlüğünden kesinlikle yanayız. Bu tezimiz İran ve Suriye tarafından da aynen paylaşılıyor. Kaldı ki Amerika'nın da işin başından itibaren Irak'ın bölünmesine yönelik olumlu bakışı söz konusu olmamıştır. Şu anda ise bizler bazı olumsuz haberler duyuyoruz. Yani Irak'ın bölünmesine yönelik. Bu, şu andaki sürecin çok daha ötesinde Irak'ta iç savaşı körükler, tahrik eder. Bunun beklentisi içinde olanlar da 'buradan bizler güzel şeyler elde ederiz' diye beklemesinler. Çok daha zor durumun içerisine girerler. Biz bunların da kimler olabileceğini çok iyi biliyoruz. Ama Irak kesinlikle bölünmemelidir, parçalanmamalıdır. Biz sınırımızda komşumuz olan bir ülkenin böyle bir ameliyata, böyle bir operasyona tahammül edemeyeceğinin inancı içerisindeyiz.''

Eski ABD Dışişleri Bakanı James Baker başkanlığındaki Irak Çalışma Grubu'nun (IÇG) hazırladığı raporuyla ilgili olarak da Erdoğan, ''İsabetli bir rapor olmuştur. Bu rapor istikametinde adımlar atılırsa çok çok yerinde olur diye düşünüyoruz'' dedi.

Erdoğan, ''Türkiye'nin AB'ye üyeliğinin Batı-İslam yaklaşımına katkısı nedir? Ortaya çıkan yavaşlamaların olumsuz etkileri nedir?'' sorusuna verdiği cevapta, 17 Aralık ve 3 Ekim süreci içinde AB'den çıkan olumlu kararların Türkiye'nin, İslam ve Batı dünyası arasında nasıl bir köprü olacağının en açık ifadesi olduğunu vurguladı, Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bunu bozmak isteyenler yok değil, var ama her geçen gün daha olumlu gelişmeler oluyor. Son 14-15 Aralık Zirvesi'nden çıkan karar, 8 fasıl aç-kapa yapılamayacak, diğer fasılların açma noktasında önü açık. Bizler olumlu yaklaşım tarzımızı devam ettiriyoruz, ettireceğiz.''

Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin, ''Kıbrıslı Türklerin haklarının verilmesinden söz ediyorsunuz. Siz Kıbrıslı Türklere istediğiniz hakların aynısını Kürtlere vermeye hazır mısınız?'' sorusu üzerine, ''Kürtler'in Türkiye'de hak diye bir sorunu yok ki. Aynen Türkiye'nin batısındaki veya diğer etnik unsurlar hangi haklara sahipse aynı haklara sahipler'' dedi.

Kendisinin Rizeli, Doğu Karadenizli, eşi Emine Erdoğan'ın ise Siirtli olduğunu belirten Erdoğan, ''Ben Türküm, eşim Arap, 29 yıldır evliyiz, bir sıkıntı yok. Türkiye'de böyle bir sıkıntı olmaz. Bunu Kıbrıs'ta uygularsanız bütün işler biter. Etnik, dinsel, bölgesel milliyetçiliğe son. Biz Türkiye'de bunu yapıyoruz. Kıbrıs'ta da bu yapıldı mı, zaten her şey biter'' dedi.

Erdoğan, Filistin'de yeni yapılmış bir seçimin hemen arkasından bir seçim kararının alınmasını ''demokratik sürece ilişkin olumsuz bir yaklaşım'' olarak değerlendirirken, ''Eğer demokrasiye inanıyorsak, sandıktan çıkan neticeye saygılı olmak zorundayız. Ama maalesef Filistin'deki seçimlerin başından itibaren bu saygı Filistin'e gösterilmemiştir. Bu en önemli yanlıştır'' dedi.

Başbakan Erdoğan Kurban Bayramı'nda Lübnan'a giderek yetkililerle görüşeceğini ve UNIFIL'de görev yapan Türk Birliğini ziyaret edeceğini bildirdi.

Erdoğan ayrıca Yunanistan Başbakanı Karamanlis'in 2007 baharında Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştirmesini beklediğini söyledi.