El Kaide Davasının Sanıklarıyla İlgili Gerekçeli Karar Hazırlandı

El Kaide Davasının Sanıklarıyla İlgili Gerekçeli Karar Hazırlandı

İstanbul'da 15 ve 20 Kasım 2003 Tarihlerinde Meydana Gelen Patlamalarla İlgili Görülen Dava Kapsamında, Louai Sakka'nın da Aralarında Bulunduğu 5 Sanığa Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezasıyla İlgili Olarak İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Gerekçeli Kararını Tamamladı.

El Kaide Davasının Sanıklarıyla İlgili Gerekçeli Karar Hazırlandı

İstanbul'da 15 ve 20 Kasım 2003 tarihlerinde meydana gelen patlamalarla ilgili görülen dava kapsamında, Louai Sakka'nın da aralarında bulunduğu 5 sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla ilgili olarak İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçeli kararını tamamladı.

İngiltere İstanbul Başkonsolosluğu ve HSBC Bank başta olmak üzere 49 müdahil, 647 yaralı ve patlamalarda hayatını kaybeden 57 kişi ye yer verilen 506 sayfalık gerekçeli kararda 75 sanığın ifadelerine değinildi. Louai Sakka'nın da ifadelerine yer verilen gerekçeli kararda, "yasadışı El Kaide isimli terör örgütünün genele yapısı", "yasadışı El Kaide isimli terör örgütünün Türkiye yapılanması", "saldırının plan ve koordinasyon aşamaları", "patlayıcıların hazırlaması", "yargılamanın duruşma safhası"

başlıkları altında bazı konulara ayrıntılı bir şekilde değinildi.

Türkiye yapılanmasının da detaylı bir şekilde anlatıldığı gerekçeli kararda, eylemleri gerçekleştirmek için kurulan temizlik şirketinde 2 bin 350 kilo patlayıcı imal edildiği anlatıldı. Beth Israel Sinegog'una yapılan saldırının ise "yengeyi al gel" ve "bir milyar" şifrelerini kullanarak start verildiği ve patlamalardan sonra yetkililer tarafından verilen raporda ise kimyasal karışımın oransız olması nedeniyle etkisinin daha az olduğu anlatıldı.

Yaklaşık 3 bin kişinin hayatını yitirdiği 11 Eylül saldırılarına ilişkin operasyonda, militan İslamcı birliği gönüllülerinin ve alt yapının Afganistan'da yoğunlaşmasına son verildiğinin anlatıldığı kararda, o dönemde Afganistan kamplarından üst düzey yöneticisi konumunda olan Baki Yiğit ve Habib Akdaş'ın da güvenlik açısından Türkiye'ye geri döndükleri, Adnan Ersöz'ün de Pakistan'da kalmak suretiyle örgütün Türkiye ile irtibatını sağlayarak kurye vazifesini üstlendiği belirtildi.

Gerekçeli kararda El Kaide örgütünün yapılanması hücreler, mücahitler ve dünyadaki değişik İslam ülkelerinde faaliyet gösteren radikal İslamcı örgütlerden oluşan 3 bölümde ele alındı. Bu hücrelerin bir kısmının El Kaide çatısı altında çalışmalar yürüttüğü bir kısmının ise örgütle doğrudan veya dolaylı bağlantılarının bulunduğunun belirtildiği kararda, örgütün kumanda merkezi olarak da anılan danışma kurulun, büyük kararları ve faaliyetleri, geniş çaplı tartışmalar akabinde onaylayarak karar verdiği,

örgütte ayrıca askeri komite, ticari komite, dini komite, medya komitesi, seyahat bürosu mevcut olduğu ifade edildi.

Yasadışı El Kaide örgütün amaçlarının da ayrıntılı bir şekilde anlatıldığı kararda örgütün Türkiye'deki anayasal düzeni silah zoruyla değiştirerek Türkiye de dini esaslara bağlı devlet oluşturmayı nihai amaç olarak hedeflediğinden İstanbul'daki saldırıları gerçekleştirdiği belirtildi.

Örgütün istişare şurası üyeleri ve bütün hücre yapılanmasının 1997-2001 yılları arasında Afganistan'ın Kabil ve Kardahan kentlerinde bulunan örgüt kamplarında siyasi ve askeri eğitimden geçtiğine değinilen kararda, bu kamplarda tüm örgüt üyelerinin bomba eğitimi de aldığını iddia edildi.

Örgütün Türkiye emiri Habib Akdaş, eylemin koordine ve planlanması, fizibilite alt yapısının hazırlanması için, El Kaide örgütünden 150 bin doların finansmanının sağlanmasını istediği, kurye vazifesini üstlenen Adnan Ersöz aracılığıyla örgütün çekirdek yapıya iletilmesi üzerine Loui Sakka aracılığıyla parça parça Avrupa üzerinden 60 bin dolar aktarıldığı belirtildi.

Türkiye'den, Afganistan'daki örgüt kampına gelenlere verilen eğitim sonucu yaptıkları mülakatla seçtikleri gönüllü gençlerden örgütün Türkiye'deki hücre yapılanmasında yer alacak olanların bir kısmını belirledikleri ifade edilen kararda, Habib Akdaş'ın Türkiye'de kurulan hücrenin alt yapısını genişletmekte zorlanmadığı kaydedildi.

Almanya-Berlin'de yapılan kara para sempozyumuna ilişkin verilere de değinilen gerekçeli karar örgütün uyuşturucu ticaretinden yüzde 30-40 şahıs ve bazı gruplardan alınan bağış ile hediyelerden yüzde 20-30, bilinmeyen diğer finansman kaynakları (legal-illegal) yüzde 10-30 gelirinin bulunduğunun anlatıldığı kaydedilerek genelde para akımının ticaret organizasyonları aracılığı ile kamufle edildiği, bu nedenle söz konusu faaliyetlere normal bir ticari işlem intibahının verildiği vurgulandı.

Sanıklardan Harun İlhan'ın dosya içerisinde suçunu kabul eden ve İstanbul'da meydana gelen bombalama olaylarına katılan sanık olduğuna yer verilen kararda, İlhan'ın yer gösterici olarak olaya dahil olduğunu ifade eden tek sanık olduğu belirtildi. Sanık ve müdafilerin her şeye rağmen esas hakkındaki savunmalarını yapmadıklarının anlatıldığı kararda sanıkların duruşma sırasında yargılanmayı uzatmak ve yargılanmayı sürüncemede kalmasını sağlamak için uygunsuz davranışlarda bulunulduğuna bu nedenle de

duruşma salonundan çıkarıldığı anlatıldı.

(YM-RA-MEF-Y)