"Ekonomiyi Soğutmayalım"

'Ekonomiyi Soğutmayalım'
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Iaa ve Türkiye Reklam Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, "Ekonomi Sanayideki Yüksek Fırınlar Gibidir. Soğumaya Başladı mı, Yeniden Isıtılması Ciddi Zaman ve Kaynak Kaybı Gerektirir" Dedi.

IAA ve Türkiye Reklam Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, "Ekonomi sanayideki yüksek fırınlar gibidir. Soğumaya başladı mı, yeniden ısıtılması ciddi zaman ve kaynak kaybı gerektirir" dedi. Yalçındağ, hükümetin öncelikli görevinin ekonomideki canlılığı korumak olması gerektiğini söyledi.

TÜRKİYE’deki reklam sektöründeki derneklerin üst düzey yöneticilerinden oluşan Türkiye Reklam Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, "Krize bakışımızı kökünden değiştirmeliyiz" çağrısı yaptı. Mehmet Ali Yalçındağ, Uluslararası Reklamcılık Derneği, Reklamcılar Derneği, Reklamverenler Derneği, Televizyon Yayıncıları Derneği ve Reklamcılık Vakfı’nın oluşturduğu Türkiye Reklam Konseyi adına yaptığı açıklamada, "Hükümetin önlemlerini iç pazarı canlandırmaya odaklaması" gereğine dikkat çekti.

Tüketici fırsatı değerlendirsin

Aynı zamanda Uluslararası Reklamcılık Derneği’nin de (IAA) Başkanlığını yürüten Mehmet Ali Yalçındağ, "Ekonomiyi soğutmanın maliyeti çok yüksektir. Hükümet önlemlerini iç pazarı canlandırmaya odaklanmalıdır. Şirketler heyecan verici kampanyalarla pazarlama yatırımlarını sürdürmelidir. Tüketiciler olarak, ihtiyaçlarımızı krizin yarattığı fırsatlardan yararlanarak temin etmenin tam zamanıdır" diye konuştu.

Hepimiz aynı gemideyiz

Yalçındağ, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tüm dünyayı saran mali krizin ülkemize etkilerini tartışıp, bireysel veya kurumsal önlemler alırken, zaman zaman yaşadığımız anın biraz ötesine bakmayı unutuyoruz. Gerçek tasarrufun, ihtiyaçları en elverişli koşullarda sağlamak olduğunu, riskleri fırsatlarla dengelemek gerektiğini gözönüne almıyoruz. Her şeyden önce sağlıklı ve gerçekçi bir durum tespiti yapmalıyız. Ardından da, ’hepimizin aynı gemide olduğu’ bilinciyle, olası hasarları elbirliğiyle en aza indirecek ve esas olarak çarkın dönmesini sürdürecek önlemlere odaklanmalıyız."

Fırını ısıtmak maliyetlidir

Ekonominin soğumasının maliyetinin çok yüksek olduğuna işaret eden Yalçındağ, şunları söyledi: "Tıpkı bir yüksek fırın gibi, ekonomi de bir kez soğumaya başladı mı, onu yeniden eski ısısına kavuşturmak ciddi bir zaman ve kaynak kaybı gerektirir. Bu yüksek maliyetin hepimiz için gelir ve refah kaybı anlamına geleceği açıktır. Mevcut olumsuz etkileri dengelemeye, olası risklere karşı önlem almaya çalışırken, davranışlarımıza sağduyunun, kararlarımıza orta ve uzun vadeli bir bakış açısının egemen olmasını sağlamalıyız. Gelir düzeyimizi korumaya ve düzlüğe çıktığımızda refah artışını sürdürmeye devam etmek istiyorsak, ortamdaki riskleri dengeleyecek fırsatlar da yaratabilmeli, mevcut fırsatlardan yararlanarak bireysel, kurumsal ve ulusal dengelerimizi korumaya ve geliştirmeye çalışmalıyız."

Hükümet canlılığı korumalı

Büyümenin sürekliliğini sağlamanın kredisinin öncelikle hükümetlere yazıldığını hatırlatan Mehmet Ali Yalçındağ, "Hükümetin birincil görevi ekonominin canlılığını korumak olmalı" dedi. Yalçındağ, şöyle konuştu: "Hükümetler, yalnızca sözleriyle değil, attıkları adımlarla ve eylemleriyle ekonominin aktörlerine ve tüketicilere güven vererek, bu ortamı yaratmada başrolü oynar. Küresel krizin ülkemize etkili biçimde yansıyan sonuçlarına anında ve kararlı tepkiler verilmeli. Yeni dalgaların muhtemel risklerini önceden karşılamak için finansmanın, üretimin ve tüketimin maliyetini azaltarak, talebi, büyümeyi ve istihdamı korumaya çalışmak gerekir."

Pazarlama yatırımını ertelemek zarar etmektir

KRİZ riski karşısında savunmaya geçmek ve tasarrufa yönelmenin ilk refleks olarak ortaya çıktığını belirten Mehmet Ali Yalçındağ, şöyle konuştu: "Gerçek tasarruf, ihtiyacı karşılamayı ertelemek değil, elverişli fırsatları kullanarak ihtiyaçları gidermenin maliyetini azaltmaktır. Pazarlama yatırımlarını ertelemek tasarruf değil, kaybedilen müşteri ve pazar payı nedeniyle zarar etmek demektir. Böyle bir ortamda, şirketlerin de heyecan verici kampanyalarla, pazarlama yatırımlarını sürdürmesi gerekir. Bu hareketliliğin piyasalara talep olarak geri dönmesini sağlayabilmek için, reklam, PR, doğrudan pazarlama gibi araçlar etkin biçimde kullanılmalı. Bu hizmetleri sağlayan kurumlardan, mecralardan da her zamankinden daha fazla yararlanmalı. Büyümemizi, üretimimizi, gelişmemizi, gelirimizi, refahımızı ve hayat standardımızı içe kapama değil, dışa açma zamanıdır."

Reklam sektöründe büyüme beklemiyoruz

TÜRKİYE Reklam Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, "2009 yılında reklam sektöründe büyüme beklemiyoruz" diyerek, şunları söyledi: "Türkiye reklam pastası, 2007’de 3.3 milyar YTL olarak gerçekleşti. 2008 yılı ilk 9 aylık dönemde yüzde 11 artış gösteren reklam yatırımları, global krizin Türkiye’de hissedilmeye başlamasıyla, son çeyrekte belirgin bir durgunluk yaşıyor. Bu durgunluğun neticesinde, toplam mecra reklam yatırımları, 6 yıldan beri ilk defa bu yıl büyümeyecek. Krizin boyutuna bağlı olarak yüzde 3-5 oranında küçük bir daralma ihtimalinden bile bahsetmek mümkün. Son 6 yıldır sürekli büyüyen pazarın durgunluğa girmesindeki en önemli etken reklam sektörünün her kriz döneminde olduğu gibi bu dönemde de tepkisel davranmasıdır."

Krizi fırsat gören reklama yatırımı sürdürür

ÖNCEKİ yıllarda olduğu gibi, bu kriz döneminde de reklam pazarının durgunluğu kısa sürede aşacak güce sahip olduğunu söyleyen Mehmet Ali Yalçındağ, şöyle konuştu: "Reklam ve pazarlama faaliyetleri, özellikle kriz dönemlerinde yeni fırsatları yakalamak ve yaymak için önemli bir araç. 2009 yılında da, bu önemli güçten yararlanmak isteyen bilinçli firmaların gerçekleştireceği kampanyalar, hem Türkiye ekonomisi hem reklam sektörü için canlandırıcı rol oynayacak. Krizi fırsat olarak görüp reklam yatırımlarına devam eden reklamverenlerin katkısıyla, önümüzdeki yıl reklam yatırımlarının, büyümese de, en azından 2008 rakamlarına yakın bir performans göstererek, 3 milyar YTL seviyesinde kalacağını öngörüyoruz."

Kaynak: Demirören Haber Ajansı