23. Türkiye Maliye Sempozyumu
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Dünyada Ekonomik Dalgalanmanın İçine Girdiği İçin Türkiye'nin de Bundan Etkilenmemesinin Mümkün Olmadığını, Akaryakıt Fiyatlarının Artmasının, Enerji Fiyatlarının, Gıda Fiyatlarının Artmasının Tüm Dünyada Enflasyonu Azdırdığını Söyledi.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, dünyada ekonomik dalgalanmanın içine girdiği için Türkiye'nin de bundan etkilenmemesinin mümkün olmadığını, akaryakıt fiyatlarının artmasının, enerji fiyatlarının, gıda fiyatlarının artmasının tüm dünyada enflasyonu azdırdığını söyledi.
Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından Belek Xanadu Resort Otel'de düzenlenen 23. Türkiye Maliye Sempozyumu'nun açılışına Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Müsteşarı Hasan Basri Aktan ile birlikte katıldı. 4 gün serecek sempozyumun açılış konuşmasını yapan Maliye Bakanı Kemal Unakatın, ekonomi hakkında bilgi verirken, basını ekonomi konusunda doğru yazmamakla suçladı. Unakıtan, kendini eleştiren köşe yazarlarına "köşe takıları" derken, "Avrupalı, yılın maliye bakanı bu adam dediler. Bizimkilere dönüp bakıyoruz, ya kardeşim ya Avrupalılar anlamıyor bu işi, ya siz anlamıyorsunuz. Medyada köşe takıları var yazıyorlar, her biri sanki maliye bakanı, yazıyorlar, adam ne bütçeden doğru düzgün anlıyor, ne bütçeyi doğru düzgün okuyabiliyor" diye konuştu.
Küreselleşmenin artık bir olgu olduğunu ve bundan kaçınmanın mümkün olmadığını ifade eden Bakan Unakıtan, "Nasıl yağmur yağarken, yağmasın diyemezsiniz, kar yağmasın diyemezseniz, güneş açmasın diyemezsiniz, küreselleşmeden de öyle kaçınmanın imkanı yok. Böyle bir olgu. Peki ne yapmamız lazım, küreselleşme olgusuna karşın nasıl hareket etmemiz lazım, bu küreselleşme olgusuna karşı vergi sistemimizi, maliye politikamızı nasıl ayarlamamız lazım?" Türkiye'nin küreselleşmenin gerektirdiği kriterleri iyi yakalayabilmesi halinde küreselleşmeden müspet şekilde etkileneceğini belirten Unakıtan, "Eğer küreselleşmenin getirdiği birtakım kriterlere sırtımızı döner, 'biz kendi bildiğimizi yapalım' dersek o zaman da oradan öyle bir şamar yeriz ki, bir daha zor ayağa kalkarız. Küreselleşme olgusu ve onun getirdiği standart ve kriterler fevkalade önemli. Küreselleşmenin nimetlerinden istifade etmek istiyorsak ülkemizi küresel ekonomi ile daha fazla entegre etme mecburiyetindeyiz. Bunun için bir defa şeffaflaşma mecburiyetindeyiz. Bütün ekonomimizi hesap verebilir hale getirmemiz lazım. Öngörülebilir bir maliye politikası takip etmek zorundayız. Borç yapımızı düzeltmek, bütçe disipline riayet etme mecburiyetindeyiz. Öyle kendi bildiğimiz gibi har bulup harman savurmak yok. Kendi bildiğiniz gibi ben istediğim yerden vergiyi toplarım, istediğim yerde harcarım, bulamazsam borç alırım yok öyle şey. O bakımdan onların gerektirdiği şekilde hareket etmemiz lazım" diye konuştu.
Yatırım ortamının iyileştirilmesi gerektiğini kaydeden Unakıtan, "Bir taraftan rekabet gücünü artıracağız, maliyetlerimizi düşürmemiz lazım, diğer yandan ülkemiz kendi ayakları üzerinde durması icap ediyor. Harcamaları yaparken kaynağı olmayan harcama yapması mümkün değil. En sağlam kaynak vergilerdir. Vergiyi tabana yaymak gerekiyor, vergi adaletini sağlamak icap ediyor. Vergiyi alırken üretime mani olucu vergilerden daha ziyade tüketimle ilgili vergileri almaya bakacağız. Üretimin önündeki vergileri kaldırmamız icap ediyor.
2001 krizinden sonra Türk ekonomisinin büyük ölçüde küçüldüğünü belirten Bakan Kemal Unakıtan, ekonomik büyümenin önemini vurguladı. Unakıtan, "Bütün dünya ülkelerinin hedef ekonomik büyümeyi daha fazla nasıl sağlarız. ABD 'de büyük ekonomik dalgalanma başladığında ekonomi yönetiminin en fazla üzerinde durduğu husus aman resesyona aman ekonomik küçülmeye gitmeyelim, ekonomik büyümeden taviz vermeye kimsenin işine gelmiyor. Vergi yapısını da buna göre ayarlamamız icap ediyor, buna yönelik birtakım adımlar atmamız lazım. Türkiye olarak en önemli adımımız kurumlar vergisini yüzde 30'dan yüzde 20'ye çekmemiz oldu. Böyle olunca dışarıdaki yatırımcı aman vergi avantajı var diğer durumları da tamamsa enflasyon düşüyorsa biz orada yatırım yapalım diyorlar. Bu, Türkiye'ye yabancı sermaye gelmesinde çok büyük bir faktör oldu. Türkiye her yıl giderek bu aldığı önlemlerle küresel ekonomi ile daha fazla entegre olmaya başladı. Bunun faydalarından istifade etmeye başladı. Türkiye'ye eskiden 1 milyar dolar yabancı sermaye ancak gelirken, yılda 20-22 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye geldi. Bu fevkalade önemli bir ölçektir. Bir ülke 1 milyar dolardan sıçrayıp 22 milyar dolar yabancı sermaye almaya başlamışsa o ülke iyi yoldadır, doğru yoldadır" diye konuştu.
Artık Türkiye'de ikinci bir dönemin başladığını ifade eden Unakıtan, "Türkiye'de artık mikro ekonomik tedbirler alınmaya başladı. Türkiye'nin rekabet gücünü artırıcı, ülkenin cazibesini artırıcı birtakım önlemler daha alındı. Bunların başında da ARGE Kanunu geliyor. Bir ülke eğer gelişmek istiyorsa, bir ülke geleceği kazanmak istiyorsa araştırma, geliştirmeye çok kaynak ayırması lazım. Avrupa ortalamasına bakıldığında ARGE'ye ayrılan kaynak Gayri Safi Milli Yurtiçi Hasıla'nın yüzde 2'si civarında. Bizde 0.7 yani bizde 1'e doğru yaklaşıyor. ARGE'de teşvikler var. ARGE'yle uğraşan adam vergi dairesinin adresini bilmeyecek. Oradaki çalışandan vergi almayacağız, sigortasının bir kısmını devlet ödeyecek. Türkiye bir ARGE cenneti olacak. Bu Türkiye'ye hakikaten büyük adım attıracak, Türkiye'nin çehresini değiştirecek" dedi.
EKONOMİYİ DEĞERLENDİRİRKEN SİYASET GÖZLÜĞÜNÜ ÇIKARIN Vergiyi daha fazla tabana yayarak Türkiye'nin topladığı vergi gelirinin arttığını söyleyen Bakan Unakıtan, gıdada, turizmde, KDV indirmelerine karşın toplanan vergilerde artış olduğunu kaydetti. Yılın ilk 4 aylık verilerinin hedeflenen vergi gelirinin üzerinde olduğunu kaydeden Kemal Unakıtan, "Bazı arkadaşlar yazılarla, 'vergiler düştü, şu oldu bu oldu' karşı çıkabilirsiniz, sevmeyebilirsiniz veya siyasi yelpazenin başka bir tarafında olabilirsiniz. Ama bu ekonomik hadiselere bakarken siyaset gözlüğünü çıkarmanız gerekiyor. Ekonomik hadiselere bakarken siyaset gözlüğü ile bakarsanız, bu adam sizin muhalifiniz ne yapsa ben o adamı kötülerim dediğiniz zaman siz o zaman ekonomist olmaktan, objektif değerlendirmekten uzak birisi olursunuz" diye konuştu.
Faiz dışı fazlayı yüzde 3.5 olarak ifade ettiklerinde mali disiplinde gevşeme olduğu eleştirilerinin geldiğini söyleyen Kemal Unakıtan, "Ya arkadaş hesap mı bilmiyorsun, dayak mı yemedin? Yani Türkiye'nin kamu borcunun Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'na oranı şimdi yüzde 39'a düşmüş, Fransa'da bu rakam yüzde 60'ın üzerinde, Yunanistan'da yüzde 100'lere yakın. Kamu borcunun GSYH'ya oranı yüzde 39'a inmişse aman ne güzel, çok şükür borçların düştüğünü gördük deyip bilimsel bakmak icap ediyor". Faiz dışı fazlada ne icap ediyorsa ona göre hareket edildiğini kaydeden Unakıtan, "Türkiye'nin şartları yüzde 3.5 faiz dışı fazlayı gerektiriyor, biz de onu aldık" dedi. Faiz dışı fazlanın İngiltere'de eksilerde, Fransa'da 0, Japonya'da eksi 2.4, Yunanistan'da 2.6 olduğunu kaydeden Unakıtan, "Bu ülkelerde faiz dışı fazla bu kadar, bizde 3.5 olmuş. Bizde yer yerinden oynuyor. Efendim maliyede gevşeme var. Ne gevşeme arkadaşım, dünyaya bak, hesaplara bak, Türkiye'nin yeni durumuna bak, borç yapısına bak, bak ama o çalışma ister, onda o çalışma yok, atsın o, sallasın. Takmış siyaset gözlüğünü nasıl çamur atayım oraya. Olmaz, bu çok çok yanlış. Bu ne maliye ilmine, ne ekonomi ilmine sığıyor, bu hiçbir şeye sığmıyor. Olsa olsa kara mizah siyasete sığıyor, başka bir şeye sığdığı yok. Onun için herkes yağını denk alsın, buna göne değerlendirmeler yapsın" şeklinde açıkladı.
AB 4.5 BÜYÜMEYİ GÖRSE GÖBEK ATAR Dünyanın ekonomik krize girdiği için Türkiye'nin bundan etkilenmemesinin mümkün olmadığını kaydeden Unakıtan, "Bu durumda yüksek büyüme olmaz, Dünyanın her yerinde ekonomik büyümede küçülme yaşanıyor. Bütün dünya ülkelerindeki büyüme, tahminleri azaldı, azaltıldı. IMF, Dünya Bankası, eskiden 4.8 büyüyeceksen, şimdi 3.5 ancak büyüyebiliyorsun diyor" dedi. ABD'de, İngiltere'de, İtalya'da büyüme oranlarının düştüğünü aktaran Unakıtan, "Her ülkede bir düşme var. Bütün dünyada gidişat buyken bizim ekonomimiz küresel ekonomiyle daha fazla entegre olmuşken biz nasıl çıkacağız. Bizde de yüksek büyüme olmaz. Ne olur 4.5, 4.5 büyüme bu ülkeler arasında çok iyi bir büyümedir, bu şartlar arasında çok iyi büyümedir. Eğer AB ülkeleri 4.5 büyümeyi görseler sevinçlerinden göbek atarlar. Ama olmaz, bizim ekonomimiz dinamik bir yapıya sahip ekonomidir" diye konuştu.
Petrol ve enerji fiyatının artması gıda fiyatlarının artmasının enflasyonu azdırdığını belirten Kemal Unakıtan, "Türkiye'de enerji fiyatlarında bir dolar artış ülkeye 530 milyon dolara mal oluyor. Çünkü Türkiye enerji ithal eden bir ülke. Bunlar enflasyona haliyle yansıyor. Diğer ülkelerde de yansıyor. O zaman ben dedim ki enflasyon yüzde 4'lere falan düşmez açıkça söyleyelim dedim. Maliye Bakanı başarısızlığı itiraf etti, ne başarısızlığı, dünyaya bak dünyaya, bütün dünyada artmış bu. Petrol çıkmış 100 dolardan 120 dolara. Buna can mı dayanır. Türkiye'de bir dönem benzin, tüp kuyrukları vardı. Türkiye bunları yaşadı, yağ yok, şu yok, bu yok. Şimdi efendim, pirincin fiyatı arttı. Hiç bakkala gittiğinizde pirinç yok dendi mi size. Geçici olarak fiyat artışı olur, düşüşü olur. Ama bir ülkede birşey bulunabiliyorsa bunun nimetini bilmemiz lazım. Bizim petrol kuyularımız yok, adam su arıyor petrol çıkıyor. Bizde öyle yok ki. Enerji Bakanlığı'na dedim iyi delin şunları, ya çıkacak dedim. Irık'ta Suriye'de Azarbeycan'da, hatta Romanya'da petrol çıkıyor. Bizde o kadar yok. Burada bir enayilik var. Hiçbir şey yapamazsanız sınırlara gidin, o tarafa doğru delin. Çünkü 200 dolara çıkabilir diye tahminler yapılıyor fevkalade rahatsız oluyorum " diye konuştu.
ÜLKEYE YABANCI SERMAYE ÇEKMENİN YOLLARINI BULACAKSIN Bazı çevrelerin yabancı yatırımcıyı eleştirdiğini kaydeden Maliye Bakanı Unakıtan, "Yabancı sermayeyi getirmek için biz bu kadar gayret sarf ediyoruz. Bunda da başarılı oluyoruz. Bazı kesimler var bu yabancı sermaye niye geliyor diyor. Arkadaş sen Türkiye'nin gerçeğini bilmiyor musun? Bundan 5-10 sene önce yabancı sermaye bize niçin gelmiyor diye gazetelerde yazılar okuyorduk. Türkiye'de sermaye birikimi az. Az olduğu için dışardan mutlaka yabancı sermaye gelmesi lazım" dedi. Türkiye'deki ihracatın büyük kısmının yabancı sermayeye ait olduğunu belirten Unakıtan, yabancı sermayede 4.5 milyon nüfusla 225 milyar dolarlık ihracat yapan İrlanda örneğini. "İrlanda'da ihracatın yüzde 90'ını yabancı sermaye yapıyor, çekmişler yabancı sermayeyi. 20 sene önce bizden beterdiler. O zaman kafayı çalıştıracağız. Türkiye'yi düşünüyorsan yabancı sermayeyi ülkeye çekmenin yollarını bulacaksın. Kolay gelmedik bugünlere. Kimsenin elinde sihirli çubuk yok, kimse şapkadan tavşan çıkaracak hali de yok" dedi.
Ülkeleri tek tek gezerek yatırımları Türkiye'ye davet ettiğini söyleyen Unakıtan, "Falanca ile görüştün mü? Görüştüm arkadaş, ne o otel odasında görüşmüşüm. Lan Davos'ta her yer eksi 20, otel bahçesinde mi görüşeyim. Gelin Türkiye'ye yatırım yapın, dediğimiz de bu. Beni ondan dolayı tenkit etmeye başladılar. Herkes işine baksın. Biz ne yaptığımızı biliyoruz, ne yapacağımızı da biliyoruz. Türkiye'yi nerelerden nerelere getirdik" şeklinde konuştu.
Maliye Bakanı Unakıtan, mali disipline devam edileceğini, yapısal reformların da devam edeceğini, Türkiye'nin de başka yolu olmadığını söyledi.
(ŞT-HE-ÖK-E)



















