Ekonomi Değerlendirme Toplantısı Açıklaması

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Başkanlığında Gerçekleştirilen Ekonomi Değerlendirme Toplantısı'nın Ardından Yapılan Açıklamada, Arz Yönlü Şokların Varlığını Sürdürmesi ve Süregelen Belirsizlik Algılamalarının Enflasyon Üzerinde Risk Unsuru Oluşturmaya Devam Ettiği Kaydedildi.

Ekonomi Değerlendirme Toplantısı Açıklaması

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Ekonomi Değerlendirme Toplantısı'nın ardından yapılan açıklamada, arz yönlü şokların varlığını sürdürmesi ve süregelen belirsizlik algılamalarının enflasyon üzerinde risk unsuru oluşturmaya devam ettiği kaydedildi.

Başbakanlık Yeni Bina'da Başbakan Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Ekonomi Değerlendirme Toplantısı'nın ardından yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, toplantıda dünya ekonomisi ile Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentiler ile orta vadeli programın ele alındığı belirtildi. Dünya ekonomisine ilişkin risklerin devam ettiği kaydedilen açıklamada, özellikle ABD ekonomisine ilişkin açıklanan son göstergelerin genel olarak beklentilerden daha kötü gerçekleşmesi nedeniyle yatırımcıların risk algılamalarının olumsuz yönde etkilendiği, bunun sonucunda gelişmekte olan piyasalarda da risk priminin bir miktar yükseldiği ifade edildi. Türkiye ekonomisinin, küresel ortamda yaşanan belirsizliklere ve arz şoklarına rağmen uygulanan sıkı para ve maliye politikaları ile bunları destekleyen yapısal reformlar neticesinde bu olumsuz dış koşullardan sınırlı ölçüde etkilendiği bildirilen açıklamada, yılın ilk çeyreğinde sanayi üretimi endeksi artış oranının, global piyasalardaki belirsizliklere ve uluslararası emtia fiyatlarındaki yüksek oranlı artışlara rağmen yüzde 6.9 olarak gerçekleştiği belirtildi. Sanayi üretimi endeksinin Nisan ayında da hız kesmediği ve güçlü seyreden ihracat performansına paralel olarak yüzde 6.3 oranında artış gösterdiği kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"2008 yılının ilk çeyreğinde imalat sanayinde üretimde çalışan saat endeksi yüzde 2.5 oranında artış göstermiş ve böylece imalat sanayiinde saat başına verimlilik yüzde 3.7 oranında artmıştır. Geçen yıl yaşanan ağır kuraklık nedeniyle düşen tarımsal üretimin bu yıl toparlanacağı ve ekonomimizin büyümesini destekleyeceği beklenmektedir. Küresel dalgalanma nedeniyle dünya ekonomilerinde yavaşlama olacağına dair beklentilere paralel olarak uluslararası piyasalardaki likidite koşullarının daralması ve dış talebin azalması sonucunda 2008 yılında ülkemizde reel GSYH büyümesinin 2007 yılı seviyesine yakın düzeyde gerçekleşmesi beklenmektedir. Küresel risklerin gerilemesi ile birlikte 2009-2011 döneminde büyümenin kademeli olarak artacağı öngörülmektedir." Yılın ilk 4 ayında katma değeri yüksek fasıllarda devam eden güçlü ihracat performansı neticesinde ihracatın yüzde 41,4 oranında artış kaydettiği ifade edilen açıklamada, ithalat artış oranının da aynı dönemde 39.3 olarak gerçekleştiği bildirildi. Rekor düzeylere ulaşan petrol fiyatlarının, enerji ithalatının aynı dönemde yüzde 59.8 oranında artmasına neden olduğu ifade edilen açıklamada, yüksek seyreden enerji fiyatlarının 2008 yılında cari işlemler açığına eşdeğer bir enerji ithalatı faturası ortaya çıkardığı vurgulandı. Toplantıda cari açığı oluşturan kalemler ile cari açığın finansman yapısının da ele alındığı bildirildi.

Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye'de de enerji ve temel gıda ürünleri fiyatlarının yüksek oranlı artışının enflasyonu olumsuz yönde etkileyen temel faktör olduğu bildirilen açıklamada, arz yönlü şokların varlığını sürdürmesi ve süregelen belirsizlik algılamalarının enflasyon üzerinde risk unsuru oluşturmaya devam ettiği kaydedildi. Fiyatlama davranışlarındaki olası bozulmayı engellemek amacıyla Mayıs ve Haziran aylarında parasal sıkılaşma gerçekleştirildiği bildirilen açıklamada şöyle denildi:

"Önümüzdeki dönemde de genel olarak tüm dünyada görülen enflasyonist baskıları en aza indirmek amacıyla maliye ve para politikaları ihtiyatlı ve koordineli bir şekilde uygulanmaya devam edecektir. GAP Eylem Planı, DAP, KOP ve diğer bölgelerde ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmenin iyileştirilmesi için yapılması gerekli çalışmalar masaya yatırıldı. Bu bölgelerdeki öncelikli projelerin hayata geçirilmesi için 2.3 milyar YTL'lik kaynağın harcama alanları gözden geçirildi. Yılın ilk 5 ayında başta vergi tahsilatı olmak üzere bütçe performansı yüksek seyretmiş ve mali disipline riayet edilmiştir. Kamu borç düzeyi ve yapısında meydana gelen iyileşme ve güçlü rezerv pozisyonu sayesinde dışsal şoklara karşı ekonominin kırılganlığı önemli ölçüde azalmıştır. Daha güçlü bir mali sistem ekonomik istikrar açısından önemli bir güvence unsuru olmuştur. Son yıllarda uygulanan kararlı ve istikrarlı ekonomi politikaları ve hükümetimizin birçok alanda reform niteliğindeki çalışmaları titizlikle sürdürülmesi sonucu makro ekonomik temellerin iyileşmesi ile yatırımcıların ekonomiye ilişkin olumlu beklentilerinin artması, özelleştirme programında sağlanan ilerlemeler ve özel sektörde gerçekleşen satın alma ve birleşme işlemleri Türkiye'de doğrudan yatırım girişlerinin devam edeceğini göstermektedir. Yatırım ortamını daha da iyileştirici adımlar Bakanlar Kurulu'nun sürekli gündem maddeleri arasında yer almakta ve bu alanda en üst düzeyde izleme ve koordinasyon yapılmaktadır." Mali disiplinden taviz vermeden orta vadede hükümetin önümüzdeki dönemde uygulayacağı ekonomi politikalarının bir yol haritası niteliğinde olan Orta Vadeli Program'ın da kısa bir sürede yayınlanacağı vurgulanan açıklamada, Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükmü gereği bu yıl 4.'sü yayınlanacak olan Orta Vadeli Program'ın, Bakanlar Kurulu kararı olarak bütçe sürecini başlatan önemli bir doküman olduğuna işaret edildi. Açıklamada, "Ekonomide güven ve istikrarın korunmasını sağlamayı amaçlayan Orta Vadeli Plan'ın yayınlanmasının ardından ekonomik öncelikler ve makro hedeflerle tutarlı olmak üzere Maliye Bakanlığı tarafından da Orta Vadeli Mali Plan açıklanacaktır. Orta Vadeli Mali Plan, önümüzdeki 3 yıla ilişkin toplam gelir ve gider tahminleri ile birlikte borçlanma durumu ve kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını içerecektir" denildi.

(ZÇ-NÇ-Y)