Ebso Meclis Toplantısı

Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin Piyasaları Tedirgin Ettiğini İfade Eden Ankara Sanayi Odası (Aso) Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Çağlayan, Bu Tedirginlik Nedeniyle İnsanların Birbirine Para Ödemediğini, Piyasalarda Likidite Sıkıntısı Yaşandığını Savundu.

Ebso Meclis Toplantısı

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin piyasaları tedirgin ettiğini ifade eden Ankara Sanayi Odası (ASO) Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Çağlayan, bu tedirginlik nedeniyle insanların birbirine para ödemediğini, piyasalarda likidite sıkıntısı yaşandığını savundu.

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) meclis toplantısına ASO Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Çağlayan, Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Temel Kotil ve Türk Standartları Enstitüsü Başkanı Kenan Malatyalı katıldı. Toplantıda konuşan ASO Yönetim Kurulu Başkanı Çağlayan, ekonomide çeşitli sorunların bulunmasına karşın kriz havası oluşturacak büyüklükte bir sıkıntı görmediğini, sanayicinin kriz söyleminde bulunmasının kendi ayağına kurşun sıkmasıyla eşdeğer olduğunu belirterek, "Bizler ortaya çıkıp, 'yandık, bittik, öldük, battık' veya 'yarın kriz var' dersek kırmızı çizgilerle altını çiziyorum kendimize kötülük ederiz. Mayıs ayında yapılacak seçimden dolayı hepimiz likidite sıkıntısı yaşıyoruz. Yılbaşından önce Merkez Bankası ve Hazine para akışını kesmişti. Enflasyonu tutturmak istiyorlardı, bu bir psikolojik meseledir, tutsun. Şu anda bir para kıtlığı var. Kendi bünyemizde de gerek ahlaki gerek diğer taraftan acaba mayıs ayında Türkiye'de kriz çıkar mı, bir ihtilal olur mu endişesinden dolayı insanlar birbirine para ödemiyor" diye konuştu.

Bankaların gelirinin yüzde 12.5'ini hizmet bedellerinden karşıladığını ve giderlerinin yüzde 60'ını da bu kaynaklarla ödediğini ifade eden Çağlayan ''Böyle ahlaksızlık olmaz. Bankaların daha adil, ahlaklı ve edepli davranması gerekiyor" şeklinde konuştu.

Bankaların vatandaşa cep telefonu mesajlarıyla kredi vermeye çalıştığını ancak sanayici kredi isterken aynı isteklilikte davranmadığını söyleyen Çağlayan, bankacılıktaki yabancı sermaye payındaki yükselmenin de endişe verici olduğunu dile getirdi. Yabancıya karşı olmadığını, kaynakların ülkeye girişini desteklediğini ancak ülke kaynaklarının bir anda gidişini engelleyecek bir garantinin olmadığını ileri süren Çağlayan, yeni yasal düzenlemeyle banka sahibi yerli girişimcinin bankası batarsa 'mezardaki babasına kadar' hacze gidildiğini, yabancı girişimcidense nasıl haciz yapılabileceğinin belirlenmediğini söyledi. Çağlayan, "Hangi babayiğit o bankaların İngiltere'deki ABD'deki genel merkezine gidip hesap soracak" ifadesini kaydetti.

Çağlayan işveren üzerindeki istihdam yüklerine dikkat çekerek, istihdam dostu politikalara ihtiyaç duyduklarını dile getirdi. Bu konuda işçi sendikalarından hiçbir proje getirmediğini savunan Çağlayan, sadece ücret sendikacılığı yapmanın işçi düşmanlığı olduğunu ileri sürdü. İşsizlik fonunda biriken paranın 25 milyar YTL'ye ulaştığını ve bunun kullanılamadığını savunan Çağlayan, fonun kıdem tazminatı fonuyla birleştirilmesinin işçinin de çıkarına olacağını kaydetti. Çağlayan, 301. maddenin değiştirilmesi konusundaki girişimleri de eleştirerek, Avrupa ülkelerinde benzeri yasalar bulunurken Türkiye'de yasanın kaldırılması isteminin kasıtlı olarak ortaya atıldığını kaydetti. Enerji maliyetlerinin yüksekliğine de değinen Çağlayan, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı'nın enerji fiyatlarının düşüklüğü nedeniyle hükümete teşekkür etmesini eleştirdi. Sabancı Grubu'nun Halk Bankası'na talip olduğu iddialarına ise Çağlayan, "Sabancı Grubu istiyorsa halka açılma esnasında Halk Bankası'nın yüzde 25'ini alabilir. Türkiye'nin çok büyük şirketlerinden birinin alması bana da memnuniyet verir. İnşallah geri kalanı da halka arz şeklinde yapılır. Önemli olan en iyi parayı kim verecekse onun alması" dedi.

THY Genel Müdürü Temel Kotil ise, yılbaşından şubat ayı ortasına kadar yüzde 24 kapasite artırdıklarını bunun yüzde 31 yolcu artışı olarak geri döndüğünü belirterek, en büyük gelişmenin Uzakdoğu pazarında yaşandığını belirtti. Kotil, THY'nin yolcu sayısını hızla artırdığını belirterek, ocak ayında yarısı yurtdışı olmak üzere 1.5 milyon yolcu taşıdıklarını ifade etti. THY'nin Avrupa'nın en hızlı büyüyen havayolu şirketi olma unvanını 2006 yılında da devam ettirdiğini bildiren Kotil, THY'nin 5 yıldızlı bir havayolu şirketi olma yolunda ilerlediğini, bunun için ikram konusunda

çeşitli çalışmalar yaptıklarını dile getirdi. Kotil, ''Bu yıl korkunç bir büyüme ve taleple karşı karşıyayız. En büyük büyümeyi Uzakdoğu pazarında yaşıyoruz. Uzakdoğu pazarı için yaptığımız kapasite artışı yüzde 30, yolcu olarak bunun bize geri dönüşü ise yüzde 50 oldu. Bu rakamlardan, THY daha çok işadamı taşıdığından Uzakdoğu ticaretinin büyüdüğünü çıkarabiliriz. Yolcu sayısında Körfez bölgesi, Rusya ve Ukrayna'da da önemli gelişme yaşanıyor. Geçen yıl yüzde 19 büyüdük, bu yıl yüzde 20 büyümeyle 20 milyon yolcu hedefliyoruz. Yılın ilk haftalarını baz alırsak bunu yakalamış durumdayız" şeklinde konuştu.

İzmir, Ankara, Adana ve Antalya'nın yurtdışına direkt uçuş imkanını sağlamak amacıyla mart ayından itibaren dış hattan gelecek uçakları yarım saat bekletmek suretiyle iç hatta yönelteceklerini dile getiren Kotil, bunu İstanbul-Adana-Cidde seferinde denediklerini ve başarı sağladıklarını ifade etti.

(EY-EY-RO-E)