Ebru Güzelliğini Neye Borçlu?

Ebru Güzelliğini Neye Borçlu?

Güzelliğiyle Bütün Kadınları Kıskandıran Sunucu Ebru Akel Güzelliğinin Sırlarını Anlattı

Ebru Güzelliğini Neye Borçlu?

GÜZELLİĞİYLE BÜTÜN KADINLARI KISKANDIRAN SUNUCU EBRU AKEL GÜZELLİĞİNİN SIRLARINI ANLATTI

1.72 boyunda, 55 kilo. Gün içinde litrelerce su içiyor. Yüzünü her zaman soğuk suyla yıkıyor. Güneş koruyucusu sürmeden dışarıya adımını atmıyor, asla sir ağda yaptırmıyor. Estetik ameliyat yaptırmaktan da çok korkuyor!..

* Saçlarım benim için çok önemli... Saçlarım için yaptığım en iyi şey onları hep temiz tutmak. Saçımı her gün yıkamamaya özen gösteriyorum. Saçta jöle ve sprey gibi kalıcı maddeleri bırakmak çok kötü... Bu yüzden çekimlerden sonra mutlaka saçımı yıkarım. İşimin olmadığı günlerde ise saçımı gün aşırı yıkıyorum. Bunu yaptığımdan beri saçımın daha az yağlandığını görüyorum. Bir de saçla çok fazla oynamamak gerekiyor. Sürekli ellerimizi saçımıza sürmemiz doğru değil. Çünkü bütün gün elimizde biriken kir bu hareketimizle saçımıza yapışıyor.

* Saç tipim normal... Ancak yıllar içinde hemen hemen her kadında olduğu gibi bende de uçlara doğru kuruluk başladı. Saçlarım, yıllardır hep çok uzundur. Saçımın renginde değişiklik yapmayı çok seviyorum. Daha çok kumral tonlarda kullanıyorum. İşim gereği her zaman saçlarımın sağlıklı ve güzel olması gerekiyor. Artık bir saç bakım markasının (Rejoice) modelliğini yaptığım için saçıma daha da özen gösteriyorum.

* Saçımın daha sağlıklı olması için bazı vitaminler alıyorum. Onun dışında saçlarımı duştayken mutlaka kremlerim. Ama sadece kremi saçlarımın ucuna uyguluyorum. 10 günde bir saçıma kuaförde bakım yaptırıyorum. Ağlayarak da olsa, kuaförüm gerekli gördüğü zamanlarda saçımdaki kırıkları aldırıyorum.

* İnce telli, düz ve sık saçlarım var. Saçımın en iyi yanı, her şekle girip kalabilmesi... Saçlarıma kendimde şekil verebiliyorum. Dans ettiğim zamanlarda yıllarca saçıma şekil vermem gerektiği için, bu konuda ustalaştım. Zaman zaman televizyona kendi topladığım saçlarla bile çıkabiliyorum. Maşayla doğal dalgalar yaparım ya da hemen toparlayıp güzel bir şekil veririm.

* Saçım iyi olduğunda kendimi iyi hissediyorum... Altın sırmadan ceket giysem de, saçım kötüyse beni hiçbir şey güzel gösteremez. İnsanın tipinin düzgün durabilmesi için temiz ve bakımlı saçlarının olması lazım. Ben önce insanların saçına ve dişlerine bakarım. Ne giydiğinin çok önemi yok!

* Her duştan sonra mutlaka saçlarımın ucuna yağlı bir serum sürüyorum. Bu ürün, fön çekerken saçtaki kırılma ve yıpranmayı en aza indiriyor. Özellikle yaz aylarında güneş ve denizden saçlar çok fazla kuruyor. Bunun için yazın mutlaka koruyucu ürünler kullanıyorum. Yaz aylarında kışa oranla daha yoğun bakım kremleri kullanıyorum. Bunları haftada iki kere uyguluyorum.

* Geçenlerde kaşıma ek yaptırdığım söylendi. Bir insan nasıl kaşına ek yaptırabilir ki! Sadece kaşlarımı kalınlaştırdım. Yıllardır benim kaşlarımı dövme zannederler. Ama değil... Önceden daha kavisli ve uzun kaşlarım vardı. Ben onu biraz daha kısalttım ve alttan biraz daha bırakarak kaşlarımın şeklini değiştirdim. Bu da bana Uzakdoğulu tipi verdi. Bu da hoşuma gitti. Bu sene de kalın kaş çok moda!

* Kaşları mutlaka bir uzmanın alması gerektiğini düşünüyorum. Yüze yön verebilecek bir makyöz çok iyi kaş alabilir. Kaşlar, alındıktan 2-3 hafta sonra da şekil verilebilecek uzunluğa geliyor zaten.

* Kaş ve kirpik için badem yağı kullanılmasını öneriyorum. Çok besleyici. Aklıma geldikçe pamuklu çubuğun ucuyla kaş ve kirpiklerime sürerim. Özellikle çok yoğun makyajdan çıktıktan sonra haftada iki üç defa bunu yaptığımda çok iyi geliyor. Bazıları kaşım, kirpiğim çıkmıyor der ama başka sağlıksal bir problem yoksa badem yağıyla kesinlikle çıkar.

* Kaşlarımı cımbızla aldırıyorum. Asla sir ağda kullanmıyorum. Çünkü göz çevresi çok hassas, yumuşak ve yıpranmaya müsait bir yer. Sir ağda hiç kullanmadım. Yüzde sir ağdanın leke yapma ihtimali de var. Dudak üzerinde lekeler oluşabilir. Onun yerine herkese lazer epilasyon tavsiye ederim.

* Karma bir cilt tipim var. Normalden yağlıya dönük... Dönem dönem yediklerimle bağlantılı olarak yüzümde sivilceler çıkabiliyor. Ergenliğimde hiç sivilce problemim olmadı. Çene bölgemde zaman zaman hareketlenmeler oluyor. Lekeler oluşuyor. Yoğun makyaj yapmamız ve ışıkların altında çalışmamız cildimizi olumsuz etkiliyor. Onun için ekstra bir korumaya ihtiyacımız var. Yıllardır düzenli olarak yaklaşık 40 günde bir cilt bakımı yaptırıyorum. Küçük parmağımdan topuğuma kadar her yerimi kremlerim; hepsine ayrı ürün kullanırım. Kremlerimi sürmem yaklaşık 20 dakikamı alıyor.

* Güneş koruyucu kremleri yaz-kış kullanıyorum. En az 30 faktör kullanıyorum. Çok açık tenli olmama rağmen yüzüme de 50 faktörlü krem kullanıyorum. Ancak çok yandığımı hissedersem 15 korumalı kremler kullanırım ama çok tercih etmiyorum. Yapay bronzlaştırıcı kremler de kullanmıyorum. Ama sahneye çıkarken kullandığım, ışığı güzel yansıtan kremlerim de var. Vücuda pırıltı ve doğal bir bronzluk veriyorlar.

* Solaryuma ister istemez giriyoruz. Ama ben en az şekilde girmeye çalışıyorum. Yılda 1-2 defayı geçmez. Ve bunu yaparken de özellikle yüzümü havluyla kapatıyorum.

* Kirpik kıvırıcım hep yanımdadır. Günlük hayatımda sadece allık, rimel, dudak parlatıcısı ve siyah göz kalemi kullanıyorum. Günlük hayatımda hiç fondöten kullanmam.

* Herhangi bir yerimde estetik yok. Aslında biraz korkağım. Yıllar önce burnuma estetik yaptırmayı düşünmüştüm ama vazgeçtim. Çok zorunlu olmadıkça yaptırmayı da düşünmem. Açıkçası doğallığımı da bozmak bana garip geliyor. Uzman ellerin yaptıklarını çok beğeniyorum. Ama onun dışında gencecik yaşlarında yüzlerine aşırı yüklemeler yaptıranlara üzülüyorum. Belki ileride ihtiyacım olursa, dolgu veya botoks yaptırabilirim.

* Halimden memnunum ama belki 5 cm daha uzun olmayı ve saçlarımın kıvırcık ya da hafif dalgalı olmasını isteyebilirdim.

* Yaz aylarına girerken selülit kremi kullanıyorum. LPG de (Selülit tedavisinde kullanılan bir yöntem) yaptırdım. Çok memnun kaldım. Sürekli spor yapıyorum. Özellikle yürüyüş çok faydalı. Pilates yapıyorum. 55 kiloyum, boyum 1.72... Çok ince kemikliyim. Vücudumdaki yağ oranını düşürmeye çalışıyorum. Hedefim 52-53 kilo olmak. Dans ederken 47 kiloydum.

* Güne mutlaka su içerek başlıyorum. Düzenli bir kahvaltı yapıyorum. Mısır gevreği ve bir bardak süt içerim ya da bir dilim kızarmış ekmek, peynir, reçel, salatalık ve domatesten oluşan bir kahvaltı yaparım. Ara öğünlerde meyve yiyorum. Çok spor yaptığım günlerde karbonhidrat ve protein almaya çalışıyorum. Et tüketiyorum. Öğlen makarna yiyorsam, akşam daha hafif bir şeyler yerim. Akşama doğru eğer çok açsam kepekli tost yerim. Arada ödül olarak tatlı da yiyorum. Ama her şeyin yarısını yiyorum. Ayva tatlısı ve künefe çok severim onların da yarısını yiyorum. Tatlı yemediğim zaman kendimi mutsuz hissediyorum.

* Sürekli makyaj yaptığımız için göz altlarımda kuruma oluyor. Bunun için göz çevremin yorgunluğunu alacak ürünler kullanıyorum. Bazen tüm yüzümde bir küp buzu eriyene kadar gezdiriyorum. Yüzümü çok soğuk suyla yıkıyorum. Yüzüme asla çok sıcak bir şey koymuyorum.

* El ve ayak SPA'ları yaptırıyorum. Topuklu ayakkabıların üzerinde 7 saat boyunca işimi yapmaya çalıştığım da oluyor. Ayaklarımın biraz şımartılmaya ihtiyacı var.