"Dünyadaki mazlumlar gözünü Türkiye'ye dikti"

"Dünyadaki mazlumlar gözünü Türkiye'ye dikti"

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bugün dünyadaki tüm mazlumların gözünü Türkiye'ye diktiğini belirterek, "Dünyada, Türkiye kadar mazlumların sesi olan başka bir ülke yok.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bugün dünyadaki tüm mazlumların gözünü Türkiye'ye diktiğini belirterek, "Dünyada, Türkiye kadar mazlumların sesi olan başka bir ülke yok. Onların sorunlarını, G20 Zirvesi dahil tüm platformlarda güçlü bir şekilde savunan, uluslararası örgütlerin gündemine getiren başka bir ülke yok." dedi.

Bakan Çavuşoğlu, Dünya Ahıska Türkleri Birliği tarafından İstanbul'da bir otelde düzenlenen "Birlik ve Dayanışma Şöleni"ne katıldı.

Çavuşoğlu, buradaki konuşmasında, Türkiye'nin tarih boyunca gelmek ve sığınmak isteyen tüm mazlum insanlara ev sahipliği yaptığını, bugün de savaştan ve terörden kaçmak isteyen Suriyelilere kucak açtığını ifade etti.

Bu milletin Suriyelilerin neden Türkiye'ye kaçmak zorunda kaldığını unutmadığını dile getiren Çavuşoğlu, "Tarih boyunca da Abhazya'dan, Güney Osetya'dan, Kuzey Kafkasya'dan, Kafkasya'dan, Balkanlar'dan ve Orta Asya'dan dostlarımızın neden Anadolu topraklarına gelmek istediğini hiçbir zaman unutmadılar ve tarih boyunca tüm bu kardeşlerimize yurdumuzu açtık." ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, 330 binden fazla Suriyeli'nin Türkiye'nin terörden arındırdığı iki bölgeye, toplam 4 bin kilometrekarelik alana dönmeye başladığını aktardı.

Çavuşoğlu, siyasi çözüme ulaşıldığı zaman Suriyeli mültecilerin, vatanlarına döneceğini, onları orada da desteklemeye devam edeceklerini kaydetti.

"Gönül coğrafyalarımıza ulaşmaya çalışıyoruz"

Yıllar önce Türkiye'ye gelen Ahıska Türklerinin, ülkenin kalkınmasına, büyümesine, istikrarına, ekonomik büyümesine kültürünün zenginleşmesine çok katkı sağladığını dile getiren Çavuşoğlu, "Bugün burada buluşarak dernekler ve değişik topluluklar arasındaki dayanışmayı güçlendirme çalışmanız da arzu ettiğimiz şeydir." dedi.

Bakan Çavuşoğlu, ülkenin birliği ve beraberliği için "tek millet" derken bunun içinde bu salonda olan herkesin bu anlayışın içinde yer aldığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

"Sizler bugün, Türkiye Cumhuriyeti'nin kalkınmasına katkı sağlarken, geçmişe göre çok güçlü olan ülkemiz, değişik kurumlarıyla da sizin geçmişte ve yakın zamanda geldiğiniz bu gönül coğrafyalarımıza ulaşmaya çalışıyoruz.

TİKA, sizlerin geldiği gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimize ister soydaş olsun, ister akraba topluluğu olsun isterse hiç bir bağımız olmadan ayrım yapmaksızın çok önemli projeleri hayata geçirdi. İnsani ve kalkınma yardımlarımızı bugün tüm dünyaya ulaştırıyoruz. Dünyada insani yardımlarda birinci ülkeyiz. Ama sadece insani ve kalkınma yardımları yetmez, o ülkelerle ve coğrafyalarla bizler Yurt Dışı Türkler Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüleri, şimdi kurduğumuz Maarif Vakfımız ve de Müslümanların yaşadığı bölgelerde Diyanet Vakfımız ile oralarla gönül bağımızı güçlendirmeye çalışıyoruz."

"Türkiye tüm mazlumların umudu"

Bakan Çavuşoğlu, Türkiye'nin, dünyanın neresinde olursa olsun zor şartlarda olan tüm mazlum insanların umudu olduğunu ve umudu olmaya da devam edeceğini, onların umudunu boşa çıkarma gibi bir lükslerinin olmadığını söyledi.

Bugün dünyadaki tüm mazlumların, gözünü Türkiye'ye diktiğini ifade eden Çavuşoğlu, "Dünyada, Türkiye kadar mazlumların sesi olan başka bir ülke yok. Onların sorunlarını, G20 Zirvesi dahil tüm platformlarda güçlü bir şekilde savunan, uluslararası örgütlerin gündemine getiren başka bir ülke yok. Afet durumlarında, acil durumlarda, açlık ve kıtlığın, salgın hastalıkların olduğu yerdeki mazlum insanlara da ilk yardım elini uzatan Kızılay'ımız ve AFAD'ımızla Türkiye Cumhuriyetidir."

Sovyetler Birliği'nin, acılarla dolu bir miras bırakmış olabileceğini ama bugün Rusya Federasyonu ve o Sovyetler Birliği içinde olup da bağımsızlığını kazanan ülkelerle de ikili ilişkileri her alanda güçlendirmeye çalıştıklarını aktaran Çavuşoğlu, "Komşu ülkelerle ilişkilerimizi güçlendirmekte dış politikasının özelliklerinden birisidir. Sizlerinde o dost ülkelerle Türkiye arasında sağlam köprüler kurduğunuz için çok teşekkür ediyoruz. Türkiye'ye yakın zamanda yerleşip vatandaşlık alanlarda, almayanlar da var, oturumu olan var olmayan var." diye konuştu.

Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün çok güzel işler çıkardığına değinen Çavuşoğlu, "Biz göç konusundaki hassasiyetlerini biliyoruz, yapılan çalışmaları anlatırken kendisine de en çok Dışişleri Bakanlığı olarak, biz destek veriyoruz." ifadelerini kullanarak, şöyle devam etti:

"Ülkemizin birliği ve beraberliği, bu Türkiye'nin geleceği için önemli. Biz gücümüzü önce Rabbimizden, sonra milletimizden alıyoruz. 82 milyon vatandaşımızdan alıyoruz. Aynı şekilde gücünü değişik vesilelerle özellikle zor şartlarda olduğu zaman gücünü ve desteğini gösteriyor. Bugün de dünya kolay bir süreçten geçmiyor, çok çetrefilli konular var. Değişen dünya fırsatlar da getiriyor ama beraberinde önemli sınavlarla bizleri karşı karşıya bırakabiliyor. İşte bu zor zamanlarda bir, birlik beraberlik içinde olmamız gerekiyor, iki bu zorlukları birlikte göğüsleme başarısını da göstermemiz gerekiyor.

Bir de en çok ne zaman gücünü ve desteğini gösterir, sandık yoluyla yani seçimler aracılığıyla millet var olan iktidara ülkeyi yönetenlere desteğini gösterir.

Biz 17 senedir, vatandaşlarımız oy versin, vermesin iç ve dış politikada, ülkemizin ve milletimizin desteğini hissediyoruz. Arkanızda ülkenizin ve milletinizin desteğini hissettiğiniz zaman kendinizi çok güçlü hissediyorsunuz.

Aynı şekilde bir ülkenin istikrarı da çok önemlidir ve her seçimde ülkenin istikrarının güçlenmesi bakımından önemlidir."

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Türkiye'deki istikrarın daha da güçlü bir hale geldiğini söyleyen Çavuşoğlu, ekonomik saldırılar ve döviz kuru dalgalanmalarının olabileceğini, bütün bunların gelip-geçici şeyler olduğunu anlattı.

"Türkiye saldırılardan güçlenerek çıkıyor"

Çavuşoğlu, Türkiye'nin bu saldırılardan daha da güçlenerek çıktığını söyledi.

Türkiye'nin geçmişte de ekonomik sıkıntılar yaşadığını, her defasında güçlenerek yoluna devam ettiğini dile getiren Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Bu süreçten de Türkiye Cumhuriyeti çok daha güçlenerek çıkacaktır. Sizler geldiniz Antalya'yı tercih ettiniz, Bursa'yı tercih ettiniz, Yalova'yı tercih ettiniz. Ama bir çoğunuz da İstanbul'da yaşamayı tercih etti. bu güzel kadim İstanbul, medeniyetler şehri İstanbul, Peygamber Efendimizin müjdesine nail olmuş bir İstanbul, hepimize çok önemli fırsatlar sunuyor. ve her gün büyüyen bir şehirden bahsediyoruz.

16 milyonluk bir şehir ki bazılarınızın geldiği ülkelerin nüfusundan daha fazla büyük bir şehirden bahsediyoruz. Bu şehri yönetmek kolay değildir. Bu şehre projeler üretmek de her kişinin de harcı değildir. Her şeyden önce dertli olmak lazım. Vizyon sahibi olmak lazım. Projelerinizin hazır olması gerekiyor. İstanbul sevdalısı olmanız da tabii ki bu şehre hizmet etmek için çok önemli bir kriter."

İstanbul'da yenilenen seçimleri de değerlendiren Çavuşoğlu, 31 Mart seçimlerine şaibe karıştırıldığını anlattı.

Binali Yıldırım'ın daha önce bulunduğu görevleri anımsatan Çavuşoğlu,"Binali Bey Cumhurbaşkanımız liderliğinde çok önemli projeleri hayata geçirmiştir. Bugün dünyanın en uzun tünellerini Akdeniz'de, Karadeniz'de hayata geçirdik. 20 yılda bitemeyen Bolu Tünelini 1,5 yılda bitirdik. Son 10 yıl içinde dünyadaki 10 önemli projesinin 6 tanesi Türkiye'de gerçekleştirildi. Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Marmaray... Şimdi Çanakkale Köprüsü yapılıyor. İstanbul-İzmir otobanından tutun da hızlı trene kadar birçok projeyi Türkiye'de hayata geçirdik. Bunların Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sahadaki mimarı Binali Yıldırım." diye konuştu.

Bakan Çavuşoğlu, diğer adaylar hakkında yorum yapmak istemediğini dile getirerek, "Zaten iki gündür televizyonda millet gördü, değerlendirdi. Bugün başka bir skandal ortaya çıktı. Meğer o programın sunucusu, bu aday ile buluşmuş, soruları vermiş ama bu belgesi ortaya çıkmasaydı bile vatandaşlarımız yazdıkları yorumlarda en çok şunu söylediler; 'Nasıl oluyor da daha adam soruyu bitirmeden, Ekrem İmamoğlu yazılı bir şekilde cevapları ortaya koyuyor. Bunu vatandaşımız daha bu deliller ortaya çıkmadan sorgulamaya başladı. Milletimiz çok akıllı. Bu insanlara İstanbul'u emanet edersek, 1994 öncesi İstanbul'a döneriz. Bugün, bu zihniyetin yönettiği şehirlerde görüyoruz. İstanbul herkesin yönetebileceği bir şehir değildir." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: AA