Londra: Avrupa Basınında Bugün
Avrupa Basınında Bugün, Lüksemburg'da Avrupa Birliği (AB) Troykasıyla Türkiye Arasında Yapılan Toplantı, Paris Banliyölerinde Gençlerden Oluşan Çetelerle Polis Arasında Yaşanan Çatışmalar ve Şarkıcı Madonna'nın Afrika Ülkesi Malavi'den Bir Erkek Çocuk Evlat Edinmesi Başlıkları Öne Çıktı.
Avrupa basınında bugün, Lüksemburg'da Avrupa Birliği (AB) troykasıyla Türkiye arasında yapılan toplantı, Paris banliyölerinde gençlerden oluşan çetelerle polis arasında yaşanan çatışmalar ve şarkıcı Madonna'nın Afrika ülkesi Malavi'den bir erkek çocuk evlat edinmesi başlıkları öne çıktı.
BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish/" adresinde yer alan basın özetlerine göre, Financial Times gazetesi, dün Lüksemburg'da AB troykasıyla Türkiye arasında yapılan toplantıyı "Türkiye'ye ifade özgürlüğünün öncelikli olduğu söylendi" başlığıyla verdi. Üyelik sürecinin tıkanmış olduğunu öne süren gazete, bunun canlandırılabileceğine dair beklentilerin giderek azalmakta olduğunu belirterek, "Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Ollie Rehn, Türk heyetiyle bu yıl yapacağı son resmi görüşmede sadece Türk yargıçların karar almasını beklemenin yeterli olmadığını, meclisin de harekete geçmesi gerektiğini söyledi. Toplantı, üyelik görüşmelerinde önümüzdeki aylarda kriz noktasına ulaşılması ve belki de sürecin toparlanamayacak hale gelmesi beklentilerinin yoğun olduğu bir döneme rastladı" ifadelerine yer verdi.
Financial Times bu karamsar satırların ardından "Avrupa Komisyonu'nun Türkiye'yi reformlara devam etme konusunda ikna etme umutları, Fransa yüzünden ciddi şekilde zora girdi" diye ekliyor.
Aynı konuya Independent gazetesi de farklı bir vurguyla değindi:
"AB, Türkiye'yi, birliğe katılmak istiyorsa limanlarını Kıbrıs'a kullandırması konusunda uyardı. Türkiye'ye görüşmeleri kurtarmak için zamanın tükenmekte olduğuna dair sert bir uyarı yapıldı."
Gazeteye göre Ollie Rehn, "Kıbrıs konusunda bir daha uzun süre, belki de yıllarca görülmeyecek bir fırsat penceresini kullanmak için haftalar, ya da aylar kaldı" dedi.
Independent, Türkiye konusunda yorum sayfalarında da "Elimizden kaçmakta olan ödül" başlığı altında şu yorumu yaptı:
"Eğer Türkiye hakkında gelecek ay açıklanacak ilerleme raporu beklendiği gibi Ankara'nın Türk limanlarını Kıbrıs gemi ve uçaklarına açmamasını eleştirirse, AB liderleri bir sonraki zirvelerinde üyelik müzakerelerini toptan askıya alabilir. Bir kere askıya alınırsa, görüşmeleri yeniden başlatmak zor olacaktır. Büyük bir ödül elimizden kaçabilir. Çoğunluğu Müslüman olan bir ülkeyi sınırlarına katmak Avrupa için ideolojik açıdan ve madden büyük bir başarı olur. Avrupa, Ortadoğu'ya sınırı olan bir ülkede insan hakları, ifade özgürlüğü ve liberal ekonomiyi desteklemek için değerli bir fırsat yakalar. Redciler hem Avrupa'da hem de Türkiye'de güçleniyor. Bu da yalnızca Türkiye'nin çabasının değil, Avrupa'nın ilerici ve kapsayıcı bir siyasi güç olarak geleceğinin de tehlikeye girmesi demek."
"FRANSA'DA İSYAN"
Paris'in banliyölerinde gençlerden oluşan çetelerle polis arasında son zamanlarda yaşanan üç çatışma ve bu çatışmalarda polis memurlarının ciddi şekilde yaralanması ardından Le Monde, geçen yılki isyanlardan ders alınıp alınmadığını sorguluyor.
"Yoksul banliyölerde güveni yavaş yavaş sağlayacak kapsamlı bir politika üretildi mi? Bu mahallelerdeki polis sayısını artırmanın dışında, yanıt 'hayır' gibi görünüyor."
Paris'in bir banliyösünde cuma günü 30 kadar genç, devriye gezen bir polis arabasını taş yağmuruna tutmuş, polis çetenin kendilerine tuzak kurduğunu söylemişti.
Avusturya'dan Der Standard, bu son olayları İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'nin başarısızlığı olarak yorumladı. Gazeteye göre "Sarkozy bu mahallelerdeki yaygın yoksulluk ve işsizliği giderecek sosyal önlemleri, 'önce devlet otoritesinin yeniden kurulması gerektiğini' söyleyerek reddetti. Ancak şimdi Sarkozy'nin polis operasyonu da başarısızlığa uğramış görünüyor. Bu arada banliyölerdeki yoksulluk ve İslamcıların nüfuzu büyüyor. Durum ne yazık ki Fransa'nın Amerika'nın güvenlik operasyonlarını büyük bir hevesle eleştirdiği Irak'a biraz benziyor."
Almanya'dan Der Tagesspiegel ise ülkede Yahudilere yönelik saldırıların arttığı haberleri ardından, aşırı sağa karşı ortak kampanya çağrısı yaptı. Sözkonusu saldırılar, ülkenin ekonomik açıdan zorluklar çeken eski komünist doğusunda yaşandı. Aşırı sağ Ulusal Demokrat Parti de geçen ayki yerel seçimlerde buradaki bir eyaletin meclisine girdi.
İngiltere'deyse gazetelerin ortak konularının başında, nükleer kaygılar var. Daily Telegraph, "Sellafield nükleer tesisinde kırık bir borudan 83 bin litre radyoaktif asidin sızdığının anlaşılması üzerine, tesisi işleten şirkete 500 bin sterlin para cezası kesildi. Mahkemede verilen bilgiye göre bilimadamları, 'birkaç günde' keşfetmeleri gereken sızıntıyı aylarca fark etmedi. Sızan asitte 20 ton uranyum ve 160 kilo plutonyum bulunuyordu. Yaralanan olmadı, radyasyon dışarı sızmadı. Ancak Sellafield tesisi kapatıldı" yazdı.
Daily Telegraph'daki yazının devamında, günün ikinci nükleer kaza haberine de yer veriliyor: Elektrik üreten British Energy şirketinin, en az üç tesisinde nükleer reaktörlerin kazanlarında çatlaklar olduğunu keşfederek, bu reaktörleri kapatması.
Aynı haberi Financial Times gazetesi manşetten şöyle verdi:
"Sekiz nükleer enerji tesisinden sadece birinin normal çalıştığını itiraf eden British Energy, özelleştirme kampanyasının yeni adımında gecikmeler yaşayabilir. Haberin duyulması üzerine şirketin hisse senetleri yüzde 24 değer kaybetti. Arzın azalacağı beklentileri yüzünden elektriğin fiyatı da arttı. Ülke ihtiyacının beşte birini karşılayan British Energy, kullanıcılarını güç durumda bırakmamak için piyasadan elektrik almak zorunda kalacağını açıkladı."
Afrika ülkesi Malavi'den bir erkek çocuk evlat edinen şarkıcı Madonna'yla ilgili yorumlara da dikkat çekti.
Times gazetesi, yoksul üçüncü dünya ülkelerinden çocuk alan zenginler kervanında Madonna'dan önce yer alan isimleri sıralıyor: 1973'ten beri Uzakdoğu'dan 10 çocuk evlat edinen Mia Farrow, Etiyopya ve Kamboçya'dan birer çocuk alan Angelina Jolie, Çin'den bir kız çocuk evlat edinen Meg Ryan.
Guardian, bir moda rüzgarı gibi görünen bu evlat edinmelerin zengin ünlüler, Batı'nın kibri ve modaya uygun şirin bebeklerle ilgili pek çok soruyu da beraberinde getirdiğini söylüyor, ama ardından da ekliyor: "Herhalde çocukların mutluluğu, bu eleştirilerden daha önemli?"
Madonna'ya Independent gazetesi de başyazısında destek vermiş; gazete zengin şarkıcının Malavi'de 4 bin çocuğa bakacak bir bakımevi kurmayı planladığını hatırlattı.













