Burka Deli Gömleği

Fransa'nın Müslüman Kadın Bakanı Fadela Amara, "Burka Bir Hapishanedir, Bir Deli Gömleğidir" Dedi.
Fransa’nın Müslüman kadın bakanı Fadela Amara, "Burka bir hapishanedir, bir deli gömleğidir" dedi.
Türban ile burka arasında bir ayrım yapmadığını söyleyen Amara, "Tek fark birkaç santimetre kumaştır" diyerek ikisinin de kadını bastırmaya yönelik olduğunu öne sürdü.
ŞEHİR ve Konut Politikasından sorumlu Devlet Bakanı Fadela Amara, burka giyen Faslı kadına Fransız vatandaşlığı vermeyi reddeden Danıştay’ın kararına destek çıktı. Cezayir asıllı bakan, "Le Parisien" gazetesine verdiği demeçte, bu kararla cinsiyetler arasındaki eşitliğe vurgu yapıldığını söyledi. Kararın, "kadının özgürleşmesi yolunda atılmış adım" olduğunu savunan Amara, "Bu karar, bazı yobazları, eşlerine zorla burka giydirmekten alıkoyabilir" diye konuştu.
Amara, burkayı yasaklayacak yasa çıkarılmasına ise karşı olduğunu belirtti ve "Mevcut yasalar bence yeterli" dedi. Burkalı kadınları kargaya benzeten kadın müsteşar, "kadın-erkek eşitliğini tehlikeye atan bu karanlık uygulamayla mücadelenin gerekli olduğunu" da söyledi. Amara, "tesettürün kadına yönelik baskının göstergesi" olduğu görüşünü dile getirdi. Amara, "Bu dini bir simge değil, tamamen demokrasi dışı, kadın erkek arasında eşitsizliği savunan baskıcı siyasi bir simgedir" diye konuştu.
Burkalıya vatandaşlık yok
"Faiza M." olarak adı geçen 32 yaşındaki Faslı kadının vatandaşlık başvurusu, laiklik ve kadın-erkek eşitliği gibi temel Fransız değerleriyle uyuşmayan "radikal" bir yaşam biçimi olduğu gerekçesiyle 27 Haziran’da Danıştay tarafından reddedilmişti. 2000 yılında Fransa’ya gelen, bir Fransa vatandaşıyla evli olan ve çok iyi Fransızca konuşan kadının başvurusu 2005 yılında yerel bir mahkemede "yetersiz asimilasyon" gerekçesiyle onay alamamıştı. Faslı kadının sadece gözlerini gösteren burka giydiği ve kocasına ve erkek akrabalarına "tam itaat" kuralıyla yaşadığı belirtiliyor.
Le Monde gazetesine göre Danıştay’ın kararı tarihte bir ilke işaret ediyor. Çünkü ilk defa Müslüman birinin vatandaşlık başvurusu "kişisel dinsel tercihler" nedeniyle geri çevrilmiş oluyor. Daha önce radikal örgütlerle ilişkisi olan ya da radikalizmi açıkça savunanların vatandaşlık alamadığına dikkat çeken uzmanlar bu durumun ise tamamen farklı olduğuna işaret ediyor.
Dindar feminist
Cezayirli aileden Fransa’da dünyaya gelen Amara, Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin kabinesine geçen yıl katılan sıkı bir kadın hakları savunucusu ve aynı zamanda ibadetlerini yerine getiren inançlı bir Müslüman olarak tanınıyor.










