Dünya Markası Süt Mamülleri Üretimi İçin Manavgat'ta Camış Sayısı Artırılıyor

Turizmci Yılmaz Sezer, süt ve süt mamülleri üretimi amacıyla kurduğu çiftlikte, sayıları her geçen gün azalan Asya mandasını (Bubalus bubalis) sayılarını çoğaltıyor.

Dünya Markası Süt Mamülleri Üretimi İçin Manavgat'ta Camış Sayısı Artırılıyor

Turizmci Yılmaz Sezer, süt ve süt mamülleri üretimi amacıyla kurduğu çiftlikte, sayıları her geçen gün azalan Asya mandasını (Bubalus bubalis) sayılarını çoğaltıyor. Sezer, Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı Evrenseki beldesinde 18 yıl önce 180 dönüm üzerine kurduğu Rani Çiftiliği'nde Hollanda'nın dünya markası olmuş 20'ye yakın peynirini üretiyor.

Yılmaz Sezer,'in Evrenseki'deki çiftiliğinde 2 bin 700 küçükbaş ve büyükbaş hayvanın yanı sıra azalan manda sayısını çoğaltmak için özel olarak Camış Yetiştirme Bölümü bulunuyor. Rani Çiftliği'nde 170 manda bulunuyor. Sezer, yurt genelinde manda yetiştiriciliğine öncü olmak için önümüzdeki günlerde yeni bir alan daha yaparak, 170 sayısını 2 katına çıkarmayı hedefliyor. Manavgatlı turizmci Sezer, çiftiliği kurmasının esas gayesinin, Türkiye'nin de dünyada markası olmuş süt ve süt mamüllerini ürettiğini göstermek olduğunu söyledi.

Türkiye'de el değmeden sisteme bağlı mandadan süt sağımı yapan ilk çiftlik olduklarını belirten Sezer, camış sütü vitamin deposu olduğu için azalan sayının acilen çoğaltılması için ülke geleninde, başta sulak alanlarda yetiştiriciliğin yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti. Sezer, "Çiftliğimizde yavruları ile birlikte 170 camış var. Camışın sütü çok değerli. İtalya, camış üretiminde farklı bir uygulamaya giderek bitirme noktasına getirdi. İtalya, daha fazla süt almak için yeni doğan camış yavrusu malakları yeni doğum yapan ineklerin altına verdi. İnekler bir nevi malakların süt annesi oldu. Böyle olunca camışın kendine has sütü değişime uğradı. Biz çiftliğimizde camışları doğal ortamda yetiştirdiğimiz için ürettiğimiz bütün süt ve süt mamülleri aranan marka oldu. Başta İtalyan peyniri olmak üzere dünyada Hollanda'nın aranan markası olan 20'nin üzerinde peynirini üretiyoruz. Hedefimiz, çiftliğimizde camış sayısını 2 katına çıkarmak. Benim gayem para kazanmak değil. Ben zaten turizmden para kazanıyorum. Benim gayem, tarım ve hayvancılıkta 'Biz başaramayız, biz yapamayız, onlar yapmışsa mutlaka kalitelidir' algısını yıkmak. Kendi insanımıza fırsat tanıma ve fırsat tanınınca da dünya markası ürün sunabildiğini gösterme. Biz bunu Manavgat'ta başardık. Ürettiğimiz tüm süt ve süt mamülleri dünyada aranan marka. İtalyan ve Hollanda peynirleri üretiminde dünyada elle gösterilen firmayız. Biz çok büyük bir ülkeyiz." diye konuştu. Sezer, çiftliklerinde yıllık bin ton dünya markası peynir üretimini yaptıklarını kaydetti.

Manda yetiştiriciliğinin sığır yetiştiriciliğinden farklı olduğunu anlatan Sezer, camışların hava sıcaklığı 30 santigrad derecenin üzerine çıktığında ter bezlerinin sığırınkine göre yüzde 10 daha az çalıştığını söyledi. Mandaların ter bezlerinin az çalışmasına bağlı olarak vucüt ısılarını ter yoluyla atamadıklarını aktaran Sezer, bu durumumun da metabolizmalarının bozulmasına neden olduğunu söyledi. Sezer, "Bu olumsuzluğu önlemek ve serinlemek için günde birkaç kez suya girmeleri gerekir. Bu yüzden fazla kurak iklimli bölgelerde, yapay bir göl ya da duş sistemi yapılmazsa manda yetiştirilemez. Bizim çiftliğimizde de yapay su alanları var. Yeni yapay su alanları ile buharlı serinletme sistemlerimiz var." diye konuştu. Sezer, vitamin, mineral ve protein miktarı inek sütüne kıyasla fazla olan manda sütünün bir bardağının vücudun günlük besin ihtiyacını karşıladığını kaydetti.

Manavgat Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Birol Tuncel de Rani çiftliğinde doğal ortamda yetiştirilen ürünlerin dünya markası ürünler olduğunu söyledi. Tuncel, çiftlikte küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştirilmesinin yanısıra organik meyve ve sebze de yetiştirildiğini kaydetti.

Kaynak: CHA