Duayen Büyükelçinin Favorisi Oltu Kebabı

Duayen Büyükelçinin Favorisi Oltu Kebabı

Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Faig Bağırov, Türkiye'de gezdiği kentlerin yöresel mutfağına duyduğu merak nedeniyle Türk mutfağını anlatan kitaplar aldığını belirterek, "Bazen bu kitaplardan istifade ederek Türk mutfağının bazı örneklerini kendimiz de yapıyoruz.

Duayen Büyükelçinin Favorisi Oltu Kebabı

MELTEM BULUR - Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Faig Bağırov, Türkiye'de gezdiği kentlerin yöresel mutfağına duyduğu merak nedeniyle Türk mutfağını anlatan kitaplar aldığını belirterek, "Bazen bu kitaplardan istifade ederek Türk mutfağının bazı örneklerini kendimiz de yapıyoruz. En çok sevdiğim yemek Erzurum'un meşhur Oltu Kebabı. Bence onun pişirme yöntemi ve takdimine sahip başka bir yemek yok." dedi.

Türkiye'de bulunan en deneyimli büyükelçi olması nedeniyle "duayen" olarak adlandırılan Bağırov, AA muhabirinin sorularını yanıtladı. Azerbaycan Büyükelçisi olarak 2010 yılından bu yana görev yaptığı Ankara'da daha önce de 1996-2000 döneminde konsolos olarak çalıştığını belirten Bağırov, "Azerbaycan Cumhuriyeti temsilcisi için Türkiye'de görev yapmanın çok onur verici bir yanı olsa da bir taraftan da büyük bir mesuliyeti var. Çünkü bir millet iki devlet anlayışıyla ilişkilerini yürüten her iki ülke için de daha fazla çalışmam talep edilir. Ben bu görevde hem Türkiye'yi hem de Azerbaycan'ı temsil ediyorum." diye konuştu.

Türkiye'de bulunduğu süre içinde hem sevinçli hem de üzüntülü birçok ana tanıklık etme fırsatı bulduğunu belirten Bağırov, konsolosluk görevini tamamlayarak ayrıldığı 2000'den 10 yıl sonra büyükelçi olarak döndüğünde çok farklı bir Türkiye ile karşılaştığını vurgulayarak "10 yıl içinde Türkiye büyük adımlar atmıştı. Ben Ankara'yı tanıyamadım. Şehir farklı bir çehre kazanmıştı." dedi.

Geçen yılın yaşanan olaylar nedeniyle çok stresli geçtiğini ifade eden Bağırov, 15 Temmuz'da yaşanan darbe girişimini endişe ile izlediklerini belirtti. Bağırov, şöyle devam etti:

"14 Temmuz'da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, resmi bir ziyaret dolayısıyla Azerbaycan'daydı. Ben de kendisine refakat ediyordum. 15'inde kendisini Türkiye'ye uğurladık. Benim de 2 gün sonra Türkiye'ye dönmem icap ediyordu. Ama bu havadisi Bakü'de duydum ve o gün Azerbaycan'da hiç kimse sabaha kadar uyumadı. Azerbaycan halkı, o günü bu olay kendi ülkelerinde olmuş gibi tedirgin bir şekilde geçirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısının ardından halkın sokaklara çıkmasıyla herkes bu girişimin başarısızlıkla sonuçlandığını görerek sakinleşti. Türk halkı sokaklara, tankların, helikopterlerin, askerlerin karşısına geçti.

Geçen aralık ayında Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un öldürülmesi de beni çok üzen bir olay oldu. Bunların yankıları hala devam ediyor. Komşu ülkelerde cereyan eden olayların Türkiye'ye de büyük zarar verdiği bir dönemden geçiyoruz."

"Türk mutfağına ilişkin kitaplara sahibim"

Faig Bağırov, Türkiye'nin çabuk değişen gündemi nedeniyle çok yoğun bir tempoda çalıştıklarını söyledi. Nadiren olsa da stres atmak, moral depolamak için sevdiği konulara zaman ayırma şansı bulduğunu kaydeden Bağırov, tenis oynamaktan çok keyif aldığını ifade etti. Çalışırken de müzik dinlemeyi tercih ettiğini dile getiren büyükelçi, özellikle klasik müzik ve Azerbaycan bestekarlarının yazdıkları eserleri dinlediğinin anlattı.

Türkiye ve Azerbaycan'ın adetleri, kültürü birbirine çok yakın, tarihi köklerle bağlı iki ülke olduğuna dikkati çeken Bağırov, şunları söyledi:

"Türkiye'de ikamet eden bir Azerbaycan vatandaşı yabancılık hissetmeden, alıştığı ortamda, dilde yaşayabilir. Mutfağımızın da büyük bir farklılığı yok. Fakat her dilde olduğu gibi bazı belirli farklılıklar mevcut. Türkiye'de her bir mekanın, ilin kendine özgü yemekleri var. Özellikle Türkiye'de çeşitli illere giderken ilk önce oradaki yöresel mutfağı merak ederim. Hatta Türk mutfağını anlatan kitaplarım da var. Bazen bu kitaplardan istifade ederek Türk mutfağının bazı örneklerini kendimiz de yapıyoruz. En çok sevdiğim, Erzurum'un meşhur Oltu kebabı. Bence onun pişirme yöntemi ve takdimine sahip başka bir yemek yok. Yozgat'ın da meşhur testi kaplarda kebapları var. Testiyi kırıp uzun süre tandırda pişen yemeği servis etmelerini unutmam mümkün değil.

"Azerbaycan'dan Türkiye'ye geçen yıl 700 bin turist geldi"

Türkiye'deki illerin yarısını görevi nedeniyle gördüğünü ancak çoğunu gezme fırsatı bulamadığını belirten Bağırov, "Tatil yapmak için en güzel yer Türkiye. Bunu Azerbaycan'daki dostlarımıza da söylüyorum her zaman. Herkes bundan da istifade ediyor." dedi.

Büyükelçi Bağırov, geçen yıl Azerbaycan'dan Türkiye'ye gelenlerin turistlerinin sayısının 700 bine ulaştığına ancak bu rakamın potansiyeli yansıtmadığına işaret etti. "Türkiye 80 milyon nüfusuyla büyük bir ülke ve herkesin Azerbaycan'a gitmesi mümkün değil ama buradaki arkadaşlara Azerbaycan'a gidip gitmediklerini sorduğumuzda maalesef "hayır" cevabını alıyoruz. Bu hakikaten bizi üzüyor." diye konuşan Bağırov, geçen yıl İstanbul'da Azerbaycan'ın turizm potansiyelini tanıtan bir ofis açtıklarını ve yaptıkları etkinlikler, bastırdıkları afişlerle sadece Bakü'nün değil ülkenin diğer şehirlerinin de turizme hazır olduğunu anlattıklarını söyledi.

Zengin bir kütüphanesi olduğunu ve tarihi kitaplar okumaktan keyif aldığını kaydeden Bağırov, halihazırda Churchill'in yaşamını okuduğunu ifade etti.

"İlişkilerimizin değerini gelecek nesiller bilmeli"

İki ülke halkının dillerini üçüncü bir vasıta aracılığıyla anlamak zorunda olmaması, ortak tarih ve gelenekleri dolayısıyla Azerbaycan ile Türkiye arasında olan ilişkilerin dünyada ikinci bir örneği olmadığını vurgulayan Bağırov, sözlerine şöyle son verdi:

"Dünyada çok ülke var ki aynı dilde konuşuyor, aynı medeniyete ve yaşam tarzına mensuplar, fakat ilişkiler bu kadar yakın değil. Bu ilişkilerin değerini özellikle gelecek nesillerimizin bilmesi ve daha da ileriye taşıması lazım. Bizim de görevimiz bu ilişkilerin her aşamada daha yüksek seviyelere çıkmasının sağlanmasıdır."