Diyanet: Kurban Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmanın da Örneği

Diyanet: Kurban Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmanın da Örneği

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, kurbanın aynı zamanda bir sosyal yardımlaşma ve dayanışma örneği olduğunu belirtti.

Diyanet: Kurban Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmanın da Örneği
02.11.2011 12:08 | Son Güncelleme: 02.11.2011 12:08

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, kurbanın aynı zamanda bir sosyal yardımlaşma ve dayanışma örneği olduğunu belirtti. Kurul, kurbanın, bir Müslüman'ın bütün varlığını gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun sembolik bir ifadesi olduğunu kaydetti.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, kurbanla ilgili sıkça sorulan sorulara yanıt verdi. Sorular ve cevapları, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın internet sitesinden de duyuruldu. Bu kapsamda kurbanın dini bir terim olarak ibadet maksadıyla, belirli şartları taşıyan hayvanı, kurban bayramı günlerinde usulüne uygun olarak kesmeyi ve bu amaçla kesilen hayvanı ifade ettiği belirtildi.

Genel anlamda kurbanın bir ibadet olduğuna dair Kur'an-ı Kerim'de birçok ayetin yer aldığı aktarıldı. Kurban ibadetinin asıl amacının Allah'ın rızasını kazanmak ve O'na yakınlaşmayı arzu etmek olduğu vurgulandı. Kurban kesenin, bu ibadetiyle Allah'a yaklaşmış ve O'nun hoşnutluğunu kazanmış olacağı kaydedildi. Kurbanın, aynı zamanda bir sosyal yardımlaşma ve dayanışma örneği olduğunun altı çizildi. Kurbanın, bir Müslüman'ın bütün varlığını gerektiğinde Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunun sembolik bir ifadesi olduğu belirtildi.

KURBAN, KURBAN BAYRAMI'NIN İLK ÜÇ GÜNÜ KESİLİR

Kurban'ın Kurban Bayramı'nın ilk üç gününde kesildiği kaydedilerek, "Kurban kesim vakti, Bayram namazı kılınan yerlerde, bayram namazı kılındıktan sonra, bayram namazı kılınmayan yerlerde ise sabah namazı vakti girdikten sonra başlar. Bayramın üçüncü günü güneş batıncaya kadar devam eder. Bu süre içinde gece ve gündüz kurban kesilebilir. Ancak kurbanların gündüzleri kesilmesi uygundur. Bayramın birinci günü kesmek daha faziletlidir." denildi.

Şafii mezhebine göre ise kurban bayramın dördüncü günü de kesilebildiği hatırlatıldı.

HANGİ HAYVanLAR KURBAN OLARAK KESİLEBİLİR?

Kurbanın; koyun, keçi, sığır, manda ve deveden olduğu, bunların dışındaki hayvanların kurban olarak kesilemeyeceği aktarıldı. Bu hayvanların kurban olarak kesilebilmesi için, koyun ve keçinin bir, sığır ve mandanın iki, devenin ise 5 yaşını doldurmuş olması gerektiği ifade edildi. Ancak, 6 ayını tamamlayan koyunun bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması halinde kurban edilebileceği belirtildi.

Kurban edilecek hayvanın, sağlıklı, azaları tam ve besili olması, hem ibadet açısından, hem de sağlık bakımından önem arz ettiği aktarıldı. Bu nedenle, kötürüm derecesinde hasta, zayıf ve düşkün, bir veya iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, dili, kuyruğu, kulakları ve memesi kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlardan kurban olmayacağı belirtildi. Hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, şaşı, topal, hafif hasta, bir kulağı delik veya yırtılmış olmasının, kurban edilmesine mani olmadığı ifade edildi.

Çeşitli amaçlarla kısırlaştırılmış veya burularak hadım hale getirilmiş hayvanların kurban olarak kesilebileceği, kurban açısından bunun herhangi bir eksiklik oluşturmadığı belirtildi. Doğacak yavruların telef edilmesi söz konusu olduğu için gebe hayvanın kurban edilmesinin doğru olmadığı kaydedildi. Doğuştan kuyruksuz olan veya besili olması için küçük yaşta kuyrukları boğulmak suretiyle düşürülen koyunların kurban edilmelerinde bir sakınca olmadığı aktarıldı. Ancak bir kaza sonucu kuyruğunun tamamı veya yarısından çoğu kopan hayvanın kurban edilmesinin caiz olmadığı hatırlatıldı.

Koyun veya keçinin bir kişi tarafından; sığır, manda ve devenin ise, yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban olarak kesilebileceği Hz. Peygamber (sav)'in hadisleri ve uygulamaları ile sabit olduğu kaydedildi. Ayrıca taksitle satın alınan hayvanın kurban olarak kesilebileceği bildirildi.

Kurban kesen kişinin abdestli olmasının şart olmamakla birlikte, kurban bir ibadet olduğu için kesenin abdestli olmasının daha faziletli olduğu aktarıldı.

Hayvan kesiminde, gerekli yeterlilik ve şartları taşıyan kişinin; kadın olsun, erkek olsun kurban kesebileceği ifade edildi.

"KURBAN EDİLECEK HAYVanA ACI ÇEKTİRİLMEMELİ, EHİL KİŞİLER TARAFINDAN KESİLMELİ"

Kurban edilecek hayvana acı çektirilmemesi, eziyet verilmemesi gerektiği vurgulandı. Hayvanların ehil kişiler tarafından kesilmesi ve kesim işleminin süratli bir şekilde yerine getirilmesi gerektiği kaydedildi. Hayvanların, birbirlerinin kesimini görecek şekilde yan yana bulundurulmamalarına özen gösterilmesi gerektiği aktarıldı.

KİMLER KURBAN KESMELİ?

Kurban kesmenin, akil, baliğ (akıllı, ergen), dinen zengin sayılacak kadar mal varlığına sahip ve mukim olan bir Müslüman'ın yerine getireceği mali bir ibadet olduğu dile getirildi. Temel ihtiyaçlarından ve borcundan başka 80.18 gram altın veya bunun değerinde para veya eşyaya sahip olan kişinin dinen zengin olduğu ifade edildi. "Dolayısıyla bu kişi Allah'ın kendisine bahşetmiş olduğu nimetlere şükran ifadesi ve Allah yolunda fedakârlığın nişanesi olarak kurban kesmelidir." denildi.

"İBADETLERDE SORUMLULUK BİREYSELDİR"

İbadetlerde sorumluluğun bireysel olduğu hatırlatılarak, "Bu nedenle, dinen zengin olan karı-kocadan her birinin ayrı ayrı kurban kesmesi gerekir. Ancak İmam Malik'e göre aile reisi tüm aile efradı adına bir adet büyükbaş veya küçükbaş hayvan keserse bu yeterli olur." ifadelerine yer verildi.

KURBAN ETİ NASIL DEĞERLENDİRİLMELİ?

Kurban etinin nasıl değerlendirilmesi konusunda şu bilgilere yer verildi: "Hz. Peygamber(sav)'in, kurban etinin üçe taksim edilip, bir bölümünün kurban kesmeyen yoksullara dağıtılmasını, bir bölümünün akraba, tanıdık ve komşularla paylaşılmasını, bir bölümünün de eve ayrılmasını tavsiye etmiştir. (Ebû Dâvûd, "Dahâyâ", 10). Ailenin ihtiyaç durumuna göre etin tamamı evde bırakılabileceği gibi, toplumda muhtaçların arttığı dönemde kurban etinin çoğunun hatta tamamının dağıtılması uygun olur."

"KURBAN ETİ, KESİM İŞİNİ YAPAN KİŞİNİN ÜCRETİ OLAMAZ"

Kurban etinden kesim işini yapan kişinin ücretinin verilemeyeceği belirtilerek, "Çünkü verildiği takdirde, kurban ibadetini yerine getirmek için gerekli maddi külfetin bir kısmı bizzat ibadetin kendisi üzerinden karşılanmış olur." ifadelerine yer verildi.

"KURBAN DERİSİ BİR FAKİRE VEYA HAYIR KURUMUNA VERİLMELİ"

Kurbanın derisinin, bir fakire veya hayır kurumuna verilmesi gerektiği aktarıldı. Kurban derilerinin para karşılığında satılması, kurbanın kesimi veya bakımı için ücret olarak verilmesinin caiz olmadığı belirtildi. Derinin satılması halinde bedelinin yoksullara verilmesi gerektiği kaydedildi.

"KURBANLIK HAYVanIN ELEKTRİK VEYA NARKOZ ŞOKU İLE BAYILTILARAK KESİLMESİ CAİZ MİDİR?"

İster kurbanlık olsun ister etlik, hayvanın kesimi esnasında; hayvana fazla eziyet vermemenin esas olduğu vurgulandı: "Bunun için (ölüm acısını azaltmak maksadıyla) kesim sırasında hayvanın elektrik veya narkoz vererek şok ile bayıltılması, bu hayvanın kurban olarak kabul edilmesine engel kusurlardan sayılmaz. Çünkü kurbana engel kusurlar; kesim sırasında meydana gelen arızalar olmayıp, hayvanda önceden mevcut olan kusurlardır. Bu itibarla (şok etkisiyle ölmeden önce hemen) canlı olarak kesilmek kaydıyla, kurbanlık hayvanın elektrik veya benzeri bir şeyle şoklanmasında dinen bir sakınca yoktur. Şayet hayvan, henüz kesilmeden, şokun etkisiyle ölürse; o, kurban olamayacağı gibi eti de yenmez." denildi.

"DİŞİ YA DA ERKEK HAYVanLARDAN HANGİSİNİN KURBAN EDİLMESİ DAHA FAZİLETLİDİR?"

Deve, sığır gibi büyükbaş hayvanlarla, koyun, keçi gibi küçükbaş hayvanların belirli şartları taşımaları durumunda, erkek olsun dişi olsun kurban olarak kesilebilecekleri hususunun Hz. Peygamber'in (sav) hadis ve uygulamaları ile sabit olduğu kaydedilerek şu görüşlere yer verildi:

"Kurban edilecek hayvanın cinsiyeti, kurban ibadetinin fazileti açısından bir ölçü değildir. Ancak sığırın dişisinin kurban edilmesinin faziletli olduğu görüşünü ileri süren fakihler olmuştur. Bu görüşü o fakihlerin yaşadıkları toplum ve dönemin şartlarına göre değerlendirmek daha isabetli olur. Tarıma dayalı bir toplumda erkek sığırın gücünden daha fazla yararlanılma imkânının bulunması göz önünde bulundurularak böyle bir görüş ortaya atılmış olabilir. Ancak bu görüşler, dinin değişmez esasındanmış gibi kabul edilmemelidir. Bunlar, toplum menfaati göz önünde bulundurularak ortaya konulmuş görüşlerdir. Günümüzde de aynı esastan hareketle dişi sığırların kurban edilmesinin üretime zarar vermesi halinde, erkek sığırların tercih edilmesi uygun olur. Ayrıca kurbanlık hayvanın erkek veya dişi olması, kurbanın geçerlilik şartları arasında yer almamaktadır."

Kurban etmek üzere satın alınan veya kurban etmek niyeti ile belirlenin hayvanın kesim öncesinde sütünden ve yününden yararlanmanın mekruh olduğu dile getirildi. Şayet böyle bir hayvandan yararlanılmışsa bedelinin sadaka olarak verilmesi gerektiği belirtildi.

Almış olduğu kurbanlık hayvanı ölen kişinin, yükümlülük şartlarını taşıması halinde, bayramın ilk üç gününde ise yeni bir kurbanlık alıp kesmesi, bayram günlerinden sonra ise kurban bedelini yoksullara vermesi gerektiği dile getirildi. Zengin bir kimsenin aldığı kurbanlık hayvanın, kurban günlerinden önce ölürse, bu kimsenin yeniden bir kurbanlık hayvan alması gerektiği, ancak kurbanlık hayvanı ölen kişi fakirse yeniden hayvan alıp kesmesinin gerekmeyeceği kaydedildi.

ÖLMÜŞ KİMSELER İÇİN KURBAN KESİLİR Mİ?

Son zamanlarda yaygınlaşma eğilimi gösteren; 'ölü kurbanı' veya 'kabir kurbanı' diye bir kurban çeşidinin olmadığı belirtilerek, "Ancak, ölmüş birisi adına veya sevabı ölüye bağışlanmak üzere kurban kesilebilir. Ayrıca, kurban borcu olup, hayatta iken vasiyet eden kişinin bıraktığı miras yeterli ise mirasçıları tarafından vasiyetinin yerine getirilmesi gerekir. Fakat vasiyeti yoksa ölen kimseler için mirasçılarının kurban kesmeleri gerekmez. Ancak bir kimse, sevabını ölmüş bulunan anne veya babasına yahut diğer yakınlarına bağışlamak üzere, çeşitli hayır kurumlarına, fakir ve muhtaç kişilere bağışta bulunabileceği gibi, kurban da kesebilir. " ifadelerine yer verildi.

"KURBAN BEDELİNİ YOKSULLARA YA DA YARDIM KURULUŞLARINA VEREREK KURBAN İBADETİ İFA EDİLMİŞ OLMAZ"

Fıkhi hükmü ister vacip, ister sünnet olsun; kurban ibadeti belirli şartları taşıyan hayvanların usulüne uygun olarak kesilmesiyle yerine getirileceği vurgulandı. Kurban bedelini yoksullara ya da yardım kuruluşlarına vermek suretiyle, kurban ibadetinin ifa edilmiş olmayacağı vurgulandı. Bu iki ibadetten birini diğerinin alternatifi olarak algılamanın dini açıdan doğru olmadığı söylendi.

Kaynak: CHA

Manşet

Haberler

Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Diyanet: Kurban Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmanın da Örneği - Haber
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 22.9.2020 19:56:49. #1.14#
title