Diyanet İşleri Başkanlığı Din Eğitimi Daire Başkanı Ata: "Çocuk inandığını yaşabilmek için ihtiyaç duyduğu bilgiyi seçmeli ders olarak alabilir"

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Eğitimi Daire Başkanı Ata: "Çocuk inandığını yaşabilmek için ihtiyaç duyduğu bilgiyi seçmeli ders olarak alabilir"

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Eğitimi Daire Başkanı Dr. Ulvi Ata, çocuğun inandığını yaşabilmek için ihtiyaç duyduğu bilgiyi seçmeli ders olarak alabileceğini söyledi.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Eğitimi Daire Başkanı Ata:

Diyanet İşleri Başkanlığı Din Eğitimi Daire Başkanı Dr. Ulvi Ata, çocuğun inandığını yaşabilmek için ihtiyaç duyduğu bilgiyi seçmeli ders olarak alabileceğini söyledi.

Konferans vermek üzere Malatya'ya gelen Ata, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Okullarda alevilik dersi konulması konusu ile ilgili görüşlerini belirten Ata, sadece Türkiye'de değil, gelişmiş tüm ülkelerde din kültürü ve ahlak bilgisi derslerinin zorunlu dersler arasında bulunduğunu belirterek, "Yani bütün dinleri tanıtan onun tarihi sürecinde söz eden dersler genelde zorunlu dersler arasında yer alır. O dersin hedefi insanları din hakkında bilgilendirmektir. İnsanın inandığı dinin gereklerini yerine getirecek dersler seçmeli olabilir." dedi. Coğrafya dersini örnek veren Ata, bu dersin hiç kimseyi ayırt etmeden herkese öğretildiğini belirtti.

Din kültürü ve ahlak bilgisi dersinin de başta islam dini olmak üzere tüm dinler hakkında çocuğun seviyesine uygun, bilgi veren bir ders olduğunu ifade eden Ata, "Onun dışında çocuğun inandığı gibi yaşayabilmek ve inandığının pratiklerini yerine getirebilmek için ihtiyaç duyduğu bilgi ve becereyi kazanabilmesi için seçmeli bir ders konulabilir." şeklinde konuştu.

Ata, İstanbul'da bir öğretmenin sınıfta alevi var mı diye sormasını da tasvip etmediğini söyledi. Ata Diyanet İşleri Başkanlığı olarak geçtiğimiz günlerde alevi bektaşi klasikleri adı verilen başta Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli'nin eserleri olmak üzere bu konuda bazı eserleri yayınladıklarını anlattı. Ata, "Bu değerli eserleri olduğu gibi koruyarak, günümüz türkçesinde de yer alacak şekilde, orjinal eserler hazırladık ve şu anda vatandaşlarımıza ulaştırdık. Biz Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bilgi üreten ve bu bilgiyi de hiçbir mezhep meşrep farklılığı gözetmeden bizden talep eden vatandaşlarımıza ulaştırma gayretindeyiz. Dolayısıyla neye ihtiyaç duyuluyorsa bunu karşılamak bizim kamu görevimiz. Geri dönüşümünü dikkate aldığımızda olumlu dönüşümler oldu." dedi.

İLAHİYAT MEZUNLARINA İHTİYAÇ VAR

Türkiye'de vatandaşların dini ihtiyaçlarının karşılanmasında en çok nitelikli insan gücüne ihtiyaç bulunduğunu belirten Ata, şunları söyledi: "Din nazik ve önemli bir hizmettir. Bunu ancak o hizmetin gerektirdiği ehliyet ve liyakata sahip nitelikli, dünü tanıyan bugünü çok iyi bilen yarınlara da Türkiye'yi taşıyabilecek kalitede insanlara ihtiyaç vardır. Bir lisans eğitimi yapmış olmak bugün şart oldu. Dünün şartlarında Türkiye'de lise ve muadili eğitim yapmak yeterli olabilirdi zama bugün ihtiyaçlarz o denle çeşiktlendi ki olması gereken ilimlerin tahsilini yapmış insanlara ihtiyaç vardır." Diyanet İşleri Başkanlığının personel politikasında çok ciddi şekilde yüksek öğrenim görmüş elemana ihtiyaç bulunduğunu da vurgulayan Ata, yeni mezunların yetişmesi için ümitle beklediklerini kaydetti. Ata bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığının gerek yazılı gerekse sözlü olarak ilgilileri gerekli tedbirleri almaya davet ettiğini söyledi.