Dışişleri Bakanı Gül: "Cumhurbaşkanını Halk Seçmeli"

Dışişleri Bakanı Gül: "Cumhurbaşkanını Halk Seçmeli"

Cumhurbaşkanı Adayı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, En Erken Tarihte Seçime Gidilmesini ve Anayasada Değişiklik Yapılarak Cumhurbaşkanı'nın Halk Tarafından Seçilmesinin Sağlanmasını İstedi.

Dışişleri Bakanı Gül:

Cumhurbaşkanı adayı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, en erken tarihte seçime gidilmesini ve Anayasada değişiklik yapılarak Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesinin sağlanmasını istedi.

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, TRT'nin canlı yayınında gündemle ilgili soruları yanıtladı. Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kararın kendisi için sürpriz olmadığını belirten Gül, Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasını kastederek, "Benim için sürpriz geçen hafta oldu" dedi.

Pazar günü özellikle basının karşısına çıkarak bu konunun Anayasa Mahkemesi'nde olduğunu söylediğini kaydeden Gül, "Top Anayasa Mahkemesi'nde, onlar karar verecek, onu saygıyla karşılayacağım' dedim. Bütün bunlara tabi ki hazırdım. Saygıyla karşılıyorum. Herhangi bir telaş içinde olmama gerek yok. Kararı eleştirmeyeceğim, saygıyla karşılayacağım" diye konuştu.

"ERKEN DEĞİL EN ERKEN SEÇİM"

Bundan sonraki sürece partilerinin karar vereceğini, diğer partilerin karar organlarının da kendi görüşlerini dile getireceğini belirten Gül, ihtimaller karşısında nasıl hareket edeceklerini düşünüp tartıştıklarını ifade etti.

Gül, "Yapılması gereken, bir tur daha yapılır, Milletvekilleri fikirlerini değiştirdilerse, sayı çoğalabilir azalabilir ama ondan sonra bence erken değil en erken seçim" dedi.

"CUMHURBAŞKANINI HALK SEÇSİN"

Gül, "Benim kanaatim uzatmamak gerekir. Biz bu işi erken demiyorum en erken seçime gidelim. Daha sonra da halka seçtirelim cumhurbaşkanını" diye konuştu.

Kendisini çifte standarda uğramış görmediğini belirten Gül, başının her zaman dik olduğunu, böyle kompleksleri bulunmadığını belirtti.

Abdullah Gül, "Özgüvenimiz var. Yanlış yapanlar vicdanlarıyla hesaplaşırlar. Niye rahat olmayayım, vicdanlarıyla karşı karşıya gelecekler başkaları. Sadece mahkeme için demiyorum başkaları da" dedi.

Tayyip Erdoğan'ın aday olmaktan kendi arzusuyla vazgeçtiğini belirten Gül, "3 önemli anket yapan şirkete verdik. 3 ankette 3 tane isim çıkıyordu, Tayyip Bey, ben, Bülent Bey. İki soru vardı, biri Erdoğan aday olursa ne dersiniz, iki, Erdoğan aday olmazsa kimi görmek istersiniz? Bütün anketler, milletvekillerinin arzusu ortadaydı" diye konuştu.

Cumhuriyet Gazetesi'nde kendisine atıfta bulunarak başlatılan kampanyaya da tepki gösteren Gül, bunun kendisinin bir makalesi ya da kendisiyle yapılmış bir mülakat olmadığını söyledi.

Gül, "Bu ifade bana ait değil. Cumhuriyet Gazetesi üç gündür gazetecinin de yazdığı gibi de değil bana tırnak içinde vererek bana atıfta bulunuyor. Böyle bir gazeteye gazetecilik açısından yakıştırmam. Bununla ilgili her türlü hukuki ve cezai yola başvurdum" dedi.

"TÜRKİYE'DE DARBE TEHLİKESİ GÖRMÜYORUM"

Gül, Türkiye'de bir darbe tehlikesi görüp görmediğinin sorulması üzerine de "hayır" yanıtı verdi. Gül, "Ben Türkiye'nin Dışişleri Bakanıyım. Türkiye'nin en gizli evraklarını ben koruyorum. Türkiye'nin kapılar arasında ya da açık çıkarlarını ben savunuyorum. Türkiye'de bana güvenilmeyecekse..." diye konuştu.

Gül, Genelkurmay'ın açıklamasının yurt dışında Türkiye'ye etkileri ile ilgili bir soru üzerine de "Dışişleri Bakanı olarak durumu düzeltmek yine bana düşecek. Demokrasimizin aldığı hasarı gidermek yine benim görevim olacak" yanıtını verdi.

Açıklama ardından Avrupa ve ABD'den gelen açıklamaların da kendisini ilgilendirmediğini ifade eden Gül, "Kendi ülkenizde haklı, güçlü olmanız lazım. Dışarıdan gelecek destekler ya da tenkitlerle değil" dedi.

Hiçbir insanın hayat tarzıyla hiçbir zaman ilgilenmediğini belirten Gül, insanların hayat tarzının kendi tercihleri olduğunu, insanların hayat tarzları neyse onların koruyucu olduklarını belirtti ve "Biz kimin hayat tarzına müdahale ettik?" dedi.

"AB SÜRECİNDE O KAYGILAR GERÇEKLEŞEBİLİR Mİ"

Tandoğan ve Çağlayan meydanlarında yapılan mitinglere de değinen Gül, "bu kalabalıklar yanlış oluyor" diye bakmadığını söyledi. Dışişleri Bakanı Gül, insanların düşüncelerini toplu olarak ifade edebildiği bir ülkede hassasiyetlerini dile getirmelerinin önemine işaret etti. Gül, ancak o öylemi yapanların hayat tarzlarının 4,5 sene içinde zorlaştırıp zorlaştırmadıklarını da sormasını istedi.

Avrupa Birliği sürecinin o meydanlara giden kadınların, kızların hayat tarzını güvence altına aldığını da söyleyen Gül, "AB'ye giden bir ülkede onların kaygılarının gerçekleşeceğine inanıyor musunuz? Bizim AKP olarak böyle bir düşüncemiz olsaydı Türkiye'yi AB'ye sokmak için son saniyeye kadar ne kadar uğraşacağız? Tam tersine Batı'dan kopmuş bir ülkenin gireceği yer neresi olurdu? Açık söyleyeyim Doğu'dur. İran AB'ye girebilir mi?" dedi.

CHP'NİN ÜÇTE BİRİ BANA OY VERİRDİ

Gül, Cumhurbaşkanlığı seçimi birinci turuna CHP'nin girmesi halinde, milletvekillerinin üçte birinin kendisine oy vereceğini savundu.

Ahmet Necdet Sezer'in, Süleyman Demirel'in ve Turgut Özal'ın da seçilirken kendisinin aldığı oyu almadığı belirten Gül, ne kendisinin ne de ailesinin böyle hırsları olmadığını ifade etti. Gül, yapacak çok şey olduğunu söyledi.

AKP'nin istese Tandoğan ve Çağlayan'da toplanan kalabalıktan daha fazlasını toplayabileceğini ancak bunu yapmama kararı aldıklarını belirten Gül, kamuoyu yoklamalarının da bunu gösterdiğini, hepsinde de kendi oylarının CHP'nin oylarından fazla olduğu ifade etti.

"YÜZDE 10 BARAJ YÜKSEK"

Gül, yüzde 10 seçim barajının da çok olduğunu belirtti. Gül, "Türkiye'de hala geri dönüşü olan yıllardayız. Siyasi istikrarın çok önemli olduğuna inanıyorum. O açıdan siyasi istikrarın en önemli unsur olduğuna inanıyorum. Bunun bir yolu bulunması gerektiğine de inanıyorum, Türkiye milletvekilliği olabilir ama bunun bu seçim döneminde olacağına inanmıyorum" diye konuştu.

Gül, ayrıca, 1 Mayıs'ın bütün dünyada işçi bayramı olarak bilinen bir gün olduğu ve coşkusunun hep beraber yaşanması gerektiğini kaydederek buna karşı ters bir bakışı olmadığını söyledi. (ANKA)