Dışişleri Bakanı Babacan, AB Konusunda Halkı Duygusal Davranmamaya Davet Etti

Dışişleri Bakanı Babacan, AB Konusunda Halkı Duygusal Davranmamaya Davet Etti

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, AB Dışişleri Bakanları Zirvesi Sonuç Bildirgesi'nden Fransa'nın Baskısıyla 'Katılım' İfadesinin Çıkarılmasının Türkiye'nin Müzakere Sürecini Rayından Çıkaran Bir Karar Olmadığına İşaret Ederek, "Süreç Rayında. Bu Süreç Kimi Zaman Yavaşlayacak Kimi Zaman Hızlanacak, Bu da AB'deki Siyasi İklime Bağlı. AB'deki Genel Siyasi İklim Ne Kadar Olumluysa, Ab...

Dışişleri Bakanı Babacan, AB Konusunda Halkı Duygusal Davranmamaya Davet Etti

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, AB Dışişleri Bakanları Zirvesi Sonuç Bildirgesi'nden Fransa'nın baskısıyla 'katılım' ifadesinin çıkarılmasının Türkiye'nin müzakere sürecini rayından çıkaran bir karar olmadığına işaret ederek, "Süreç rayında. Bu süreç kimi zaman yavaşlayacak kimi zaman hızlanacak, bu da AB'deki siyasi iklime bağlı. AB'deki genel siyasi iklim ne kadar olumluysa, AB'nin kendine ne kadar özgüveni varsa bizim sürecimiz o kadar hızlı ilerleyecek. AB ne kadar

kendinden emin değilse, özgüveninden yoksunsa o dönemler göreceksiniz Türkiye için sıkıntılar büyük" değerlendirmesini yaptı.

TÜSİAD'ın Ankara Hilton Otel'de verdiği kokteyle katılan Dışişleri Bakanı Babacan, gazetecilerin soruları üzerine AB Dışişleri Bakanları Zirvesi Sonuç Bildirgesi'nden Fransa'nın baskısıyla 'katılım' ifadesinin çıkarılmasını değerlendirdi. Hamasetle bir sonuç alınamayacağına vurgu yapan Babacan, siyasi diyalog ve diplomasiyle aşılamayacak sorun olmadığını söyledi. Babacan, "Bu sorunu da aşmak için hep beraber çalışacağız" diye konuştu. AB'nin 27 üyeli bir yapı olduğunu ve bu ülkelerin hepsinin demokratik

ülkeler olduğunu dile getiren Babacan, AB üyesi ülkelerin hepsinde seçimlerin olduğunu, her sene en az 6-7 ülkede seçim yapıldığını hatırlattı.

Seçimler oldukça yeni iktidarların işbaşına geldiğine işaret eden Babacan, "Bizim bütün ülkeleri yakından takip etmemiz gerekiyor. Bugün bize çok destek veren ülkeler gün gelir, farklı siyasi iktidarlar altında farklı tutumlar alabilir. Bunları yakından takip etmemiz gerekiyor. Ama en önemlisi hiç korkmamamız, yılmamamız gerekiyor. Zaten bazılarının amacı da Türkiye'yi bu mücadeleden yıldırmak ve bıktırmak. Ama biz yılmayacağız. Bıkmadan, usanmadan bu hedefin üzerine gideceğiz. Bunu da hep beraber

başaracağız. Moral bozukluğuna yer yok. Rasyonel hareket etmek zorundayız. Bu sürecin duygusal tepkilere de yeri yok. Tepkilerimiz rasyonel ve sonuç getirici tepkiler olmalı. Hamaset yok. Fevri hareketler yok. Akılcı olmalıyız, akıllı hareket etmeliyiz" ifadelerini kullandı.

Bakan Babacan, bir gazetecinin 'Türkiye-AB ilişkilerinde duraklama dönemine mi girildi?' yönündeki sorusuna karşılık da, Türkiye ile AB ilişkileri devam ettiğini ve sürecin rayında olduğunu vurguladı. "Şu anda açıklanmış olan karar da bizim müzakere sürecini rayından çıkaran bir karar değil" diyen Babacan, Türkiye'nin üyelik hedefinin aynen durduğunu söyledi. Bu sürecin kimi zaman yavaşlayacağını kimi zaman hızlanacağını ifade eden Babacan, şöyle konuştu:

"Bu da AB'deki siyasi iklime bağlı olacak. AB'deki genel siyasi iklim ne kadar olumluysa, AB'nin kendine ne kadar özgüveni varsa bizim sürecimiz o kadar hızlı ilerleyecek. AB ne kadar kendinden emin değilse, özgüveninden yoksunsa o dönemler göreceksiniz Türkiye için sıkıntılar büyük. Bu uzun soluklu bir mücadele. Dediğim gibi siyasi iradeyle bıkmadan, usanmadan, siyasi iradeyle aşılamayacak engel yoktur. Bunlar da aşılır. Biliyorsunuz bu süreç 1963'te başladı. Şimdi 2007'deyiz. Çok farklı dönemler

geçirdik. Zaman içinde görürüz ki Türkiye zaman içinde çok müreffeh, demokrasisi çok daha ilerlemiş, hak ve özgürlükler konusunda ilerlemiş, ekonomik sorunlarını aşmış, bölgesinde artık gerçek anlamda küresel bir güç olan Türkiye olur. O zaman da zaten 'Türkiye üye olsun mu, olmayacak mı, olmasın' tartışmalarına yer olmaz. Böyle bir Türkiye'yi AB kendi içinde görmeyi canla başla arzu eder."

Babacan Babacan, gazetecilerin TCK'nın 301. maddesinde ne zaman değişiklik yapılacağına ilişkin soruları üzerine ise, "Onları defalarca açıkladık. 301 ile ilgili çok konuştuk artık adım atma zamanı. Zamanı gelince adım atılır" karşılığını verdi.

Kokteyle katılan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ise gazetecilerin 'YÖK Başkanlığı'na Yusuf Ziya Özcan'ın atanmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusunu, "Sayın Cumhurbaşkanımızın takdiridir. Hayırlı uğurlu olsun. Söylenecek birşey yok sonuçta" diye cevapladı. Çelik, 'Daha önceden tanışıyor musunuz?' yönündeki bir soru üzerine de, "Yakın bir mesai arkadaşlığımız yok. Eserleriyle çalışmalarıyla tanıyorum. Eserleri bilimseldir" karşılığını verdi.

(DA-NÇ-Y)