'Dinleniyorsa İyi, Bir Şey Öğreniyorlar'

'Dinleniyorsa İyi, Bir Şey Öğreniyorlar'

Demirel, CHP Lideri Deniz Baykal'ın Ortaya Attığı 'Dinlenme' İddialarına İlişkin, 'Yasaklı Dönemim Oldu. Bana 'Telefonunuz Dinleniyor' Dediler. 'Dinleniyorsa İyi, Bir Şey Öğreniyorlar', Dedim.' Dedi.

'Dinleniyorsa İyi, Bir Şey Öğreniyorlar'

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, CHP Lideri Deniz Baykal'ın ortaya attığı "dinlenme" iddialarına ilişkin, "Yasaklı dönemim oldu. Bana 'telefonunuz dinleniyor' dediler. 'Dinleniyorsa iyi, bir şey öğreniyorlar', dedim. Ama herkes bunu diyemez" dedi.

Üroonkoloji Derneği'nin Bostancı Greenpark Otel'de düzenlediği, "Bahar Dönemi Bilimsel Toplantısı"na katılan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, dernek üyesi doktorlara, "2008 Mayısında Türkiye ve Dünya" başlıklı bir konferans verdi. Alkışlar arasında kürsüye çıkan Demirel, Mustafa Kemal Atatürk'ün çağdaş devlet iddiasıyla ileri toplumlarla Türkiye'nin arasındaki 150 yıllık mesafeyi kapatma gayretinde olduğunu, bu amaçla devrimler gerçekleştirdiğini söyledi. Demirel, din ile devletin ayrılmasının da bunun gereklerinden biri olduğunu ifade ederek, Türk halkının bu durumdan şikayetçi olmadığını vurguladı. Demirel, "Din ile devletin ayrılması, yapışık doğan iki çocuğun cerrah müdahalesiyle ikisinin de yaşayabilmesi için ayrılması gibidir. Bu konuda kimsenin korkuya kapılmaması gerekir. Bugün Türkiye'de din ile devlet ayrılmıştır. Bugün Türkiye'de vatandaşların dini vecibelerini yerine getirmekte en ufak bir şikayeti yok. Ne hacca gidene, ne oruç tutana bir şey diyen yok. Halkın vicdan hürriyeti kanunlarla korunmuştur" diye konuştu.

Türkiye'de "Asr-ı Saadet"teki uygulamaları yerine getirmek isteyen, "selefi cereyanların" olduğunu savunan Demirel, "Böyle dediğiniz takdirde o ülkede demokrasi mümkün değildir. İslam, cumhuriyet, demokrasi, laiklik ve modernite bir ülkede bağdaşıyorsa o ülke rahattır. Bize göre İslam, cumhuriyet, laiklik, demokrasi ve modernite birbiriyle çatışmaz. Ve bunu Türkiye devam ettirdiği sürece Türkiye'nin başı ağrımaz. Ama çatıştırmak isterseniz, çatıştırırsınız" dedi. Herkesin Türkiye'nin geleceğine güvenle bakmasını isteyen Demirel, "Milletimizin sağduyusu, birlik ve beraberliği, kendisine, demokrasiye, Atatürk Cumhuriyetine olan inancı teminatımızdır" dedi.

"SİYASETÇİLERİN AĞLAMA DUVARI YOKTUR" Konuşmasında gazetecilerin sorularına da yanıt veren Süleyman Demirel, Dışişleri Bakanı Babacan'ın Avrupa Birliği'nde (AB) yaptığı açıklamaları ile ilgili olarak ise, "Türkiye uygar bir memlekettir. Din ve vicdan hürriyeti en yüksek derecede saygı görür. Türkiye, din ve vicdan özgürlüğünün korunması ve gelişmesinde alicenap büyük bir ülkedir. Müslümanlığın icaplarını yerine getirmekte kimsenin bir sorunu yoktur. Müslümanlığın icaplarının en iyi yapıldığı ülkedir. Kişisel olarak bazı kimselerin sorunları varsa onu bilemem. Halkın tümünün bir sorunu yoktur. Bu ülkede 5 vakit 70 bin camide namaz okunur. 'Mahalle baskısı' denen bir olay var. Türkiye bugün ondan şikayet ediyor. Başını bağlayan kadına 'niye bağladın' diyen var mı? Türkiye'nin kadının başı bağlı olan yüzde 60-70 onun da bir şikayeti yok. İstediği gibi bağlıyor. Ama okulda ve devlet dairesinde bağlarsan o ayrımcılığa girer. Din ve vicdan özgürlüğü kullanılmamalıdır, istismar edilmemelidir. Allah ile kul arasına kimse girmemelidir. Yani insanlar başkasının ibadetine karışmamalıdır" şeklinde konuştu.

Bir ülkenin dışarıya şikayet edilmesinin bütün vatandaşları rahatsız edeceğini belirten Demirel, siyasi iktidarların ağlama duvarı olmadığını vurgulayarak, "Eğer size şikayet geliyorsa onu ortadan kaldırın, onu gidip bir yere şikayet etmek yanlıştır" dedi. Demirel, Türkiye'de demokratik sistem içerisinde kurumların, anayasanın ve muhalefetin olduğunu belirterek, "Kim bizi bölecek? Bizi kimse bölemez. Biz bölünmezliğe inanacağız. Devletler de milletler de yaşayan vücut gibidir. Bazı rahatsızlıklar olduğunda doktora gideriz. Bazı arızaların tehdit durumuna gelmesi mümkün değildir. Türkiye kendisini taşıyacak güce sahip. Hiç kimse bu gücü denemeye kalkmasın" ifadelerini kullandı.

TELEKULAK İDDİALARI Sorunların demokratik yollardan çözülmesinin önemine işaret eden Demirel, sözlerine şöyle devam etti:

"Biz istiyoruz ki Türkiye'nin sokakları hür olsun. Bak şimdi buraya gelmiş konuşuyoruz. Bizi dinleyen var mı? Acaba bizi dinlerler de yarın bir şey yaparlar diye bir endişe var mı? Böyle bir endişeniz olsa buraya gelmezsiniz zaten. Benim ne diyeceğim belli. Yasaklı dönemim oldu. Bana 'telefonunuz dinleniyor' dediler. 'Dinleniyorsa iyi, bir şey öğreniyorlar', dedim. Ama herkes bunu diyemez. Ha, ayıplarımız var. Bu ayıptır. Birtakım rahatsız edici unsurlar var. Bu unsurlar hukuk devletinin usulleri içinde hukuk devletin gücü içerisinde halledilmeye çalışılmalıdır." Türkiye'de bir yönetim zaafı olduğunu ileri süren Demirel, "'Millet seçmesini bilemedi' deyip geçilmemesi gerektiğini, vatandaşın iyi aydınlatıldığı takdirde yanlış yapmayacağını vurguladı. Demirel, eğer 'millet seçmesini bilemedi' denilirse bunun 'Türkiye kendi kendisini yönetemedi' anlamına geleceğini dile getirerek, seçimler sayesinde iyi bir yönetimin seçilebileceğini ifade etti. Türkiye'de bin yıllık bir devlet fikri ve tecrübesi bulunduğunu, ancak bu zenginliğin farkında olunmadığını belirten Demirel, "Demokrasiyle idare etmek kolay değildir, ancak güzel bir şeydir. Hiç kimse başka bir şeye heveslenmesin, demokrasi dışında bir şeyi aklından geçirmesin. İyisini, ülkeyi en iyi idare edeni bulana kadar seçime gideceksiniz. 'Benim vatandaşım seçemedi, yapamadı, onun için ben geldim oturdum' olmayacak. Hiç kimse kendini bu ülkenin vatandaşından üstün görmesin. Bu ülkenin vatandaşının dediği olacak, onun rızasından uzaklaşıldığında her şeyden uzaklaşırız" ifadelerini kullandı.

(MB-FA-CİN-OK-Y)