Dilde Irkçılık

Dilde Irkçılık

TBMM Türkçedeki Bozulma ve Yabancılaşmanın Araştırılması, Türkçenin Korunması ve Etkin Kullanımı İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Araştırma Komisyonu, Prof. Dr. Zeynep Korkmaz'ı Dinledi. Prof. Korkmaz, Komisyonda Yaptığı Açıklamada, Türkçe'nin, Türkiye'de Sadece Yalnızca Vatandaşlar Arasında Günlük Konuşma ve Yazışmalarda Yer Alan Karşılıklı Bir Anlaşma Aracı Olmak...

Dilde Irkçılık

TBMM Türkçedeki Bozulma ve Yabancılaşmanın Araştırılması, Türkçenin Korunması ve Etkin Kullanımı İçin Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Araştırma Komisyonu, Prof. Dr. Zeynep Korkmaz'ı dinledi. Prof. Korkmaz, komisyonda yaptığı açıklamada, Türkçe'nin, Türkiye'de sadece yalnızca vatandaşlar arasında günlük konuşma ve yazışmalarda yer alan karşılıklı bir anlaşma aracı olmaktan ibaret olmadığını belirterek, dilin, toplumun bireyleri arasında sosyal akrabalık bağı kurduğuna dikkat çekti.

''Bir topluma millet niteliği kazandıran da o topluma özgü gelişmiş bir dilin varlığıdır'' diye konuşan Prof. Dr. Korkmaz, dilin aynı zamanda düşüncenin kaynağı olduğuna işaret ederek, yaratıcılığın da ancak yüksek düzeyde bir dilin varlığıyla ortaya çıkabileceğini kaydetti. Prof. Dr. Korkmaz, Türkçede bir yozlaşma döneminin başlamış göründüğünün altını çizerken, bunların başında söyleyiş ve yazım yanlışlarının geldiğini belirtti. Prof. Dr. Korkmaz, ''Son yıllarda radyo ve televizyon kanallarında sık sık göze çarpan ve dil duygusu, dil zevki ve kültür düzeyi yüksek olanları fazlasıyla rahatsız eden bir durumdur'' dedi. Korkmaz, ilk ve ortaöğretimde sağlıklı, kapsamlı ve bilinçli bir Türkçe öğretiminin sağlanması gerektiğini belirterek, var olan aksaklık ve bozulmaların büyük kısmının eğitim yetersizliğine dayandığını söyledi. Bu konuda gerekirse eğiticilerin de eğitilmesini isteyen Korkmaz, bir dönem açılan kısa süreli eğitim enstitülerinin verdiği zararları hatırlattı. Dil bilgisi kitaplarının yetersiz; içeriğinde çelişkiler bulunduğunu belirten Korkmaz, Türkçenin korunmasıyla ilgili bir yasaya ihtiyaç olduğunu söyledi. Üniversite giriş sınavlarında test sisteminin uygulanmasının da Türkçe eğitimini etkilediğini kaydeden Prof. Dr. Korkmaz, Türkçe derslerinde yazılı ve sözlü anlatıma ağırlık verilmesini istedi. Prof. Dr. Korkmaz, şöyle konuştu: ''Dilimizdeki yabancı kökenli alıntı kelimelerin, 'tasfiyecilik' veya 'arı Türkçecilik' anlayışıyla dilden sökülüp atılması, dilde ırkçılık yapmaktır... Bir de dilimizi, ilericilik-gericilik gibi politik ve gereksiz tartışmalara alet etmekten ve tasfiyecilik saplantısından kurtararak yüzyılların oluşturduğu bugünkü canlı yapısıyla geliştirip; çağdaş dünya şartlarının gerekli kıldığı yeni söz ve terimlerin üretilebilmesi için gayret sarf edilmelidir'' diye konuştu. Dünya koşulları nedeniyle dile hızla giren yabancı sözlere karşı mutlaka yerinde karşılık bulunmasını isteyen Korkmaz, ''Üretilen kelimeleri, yazılı ve sözlü basın ile topluma benimsetmek güç oluyor. Çünkü bu konuda yabancı hayranlığı ve umursamazlık ağır basıyor. Herhalde özel yaptırımlara gereksinim var''.

Türkiye Türkçesi'nin Türk dünyasında ortak iletişim dili durumuna getirilebilmesinin, Türk dünyası liderleri ve hükümet başkanları arasında ortaklaşa yazılı anlaşmaya varılmasıyla mümkün olduğunu söyleyen Prof. Dr. Korkmaz, ''Elbette buna Latin alfabesi temelinde bir alfabe birliği de eklenmelidir'' ifadelerini kullandı.

(AU-MAY-ÖK-Y)