DHA YURT ÖZEL GÜNDEMİ -TEKRAR

DHA YURT ÖZEL GÜNDEMİ -TEKRAR

Cilt kanseri 8 yaşındaki Salih, gün ışığına çıkamıyor ERZURUM'da 2 yaşındayken cilt kanseri teşhisi konan Salih İğneci (8) hastalığı nedeniyle dışarı çıkamıyor.

DHA YURT ÖZEL GÜNDEMİ -TEKRAR
11.08.2020 13:47 | Son Güncelleme: 11.08.2020 15:21

Cilt kanseri 8 yaşındaki Salih, gün ışığına çıkamıyor

 

ERZURUM'da 2 yaşındayken cilt kanseri teşhisi konan Salih İğneci (8) hastalığı nedeniyle dışarı çıkamıyor. Annesinin perdelerle kapattığı dört duvar arasında yaşayan Salih İğneci'nin tek isteği, çocukluğunu akranları gibi sokakta geçirmek. Yüzünün büyük bölümünde derin yaralar oluşan oğlunun ilaç masraflarını karşılamak için baba İdris İğneci, mesleği olan aşçılığı bırakıp, çobanlık yapmaya başladı. 

Yasemin-İdris İğneci çiftinin, 3 çocuğundan en küçüğü olan Salih'in 2 yaşındayken sol gözünün üzerinde bir kitle çıktı. Ameliyatla alınan kitle, çeşitli tarihlerde yüzünün birçok bölgesinde yeniden çıktı. Cilt kanseri teşhisi konan Salih'in tüm yüzünde yaralar oluştu. 10 kez ameliyat olan Salih'in sağ gözü yaralar nedeniyle kapandı, sol gözünde ise kısmı görme bozukluğu başladı. Ankara Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Tıbbi Onkoloji bölümünde tedavi olan Salih İğneci'ye 6 aylık kullanım için ilaç verildi. Maddi gücü yetersiz olan baba, oğlunun ilaçlarını alabilmek için aşçılık mesleğini bırakarak çobanlık yapmaya başladı. İdris İğneci, eşi ve çocuklarıyla beraber merkez Aziziye ilçesine bağlı Aşağı Yenice köyüne yerleşti. Köyde 200'e yakın büyükbaş hayvana çobanlık yapan İdris İğneci'ye oğulları Haktan (12), Fırat (9) yardım ediyor. Salih'in hayatı ise köydeki tek göz odalı evde karanlıkta geçiyor. Güneşe alerjisi olduğu için dışarıya çıkamayan Salih, annesinin perdeyle kapattığı karanlık odada, zamanının büyük bir bölümünü televizyon izleyerek geçiriyor. 

İLACIN KUTUSU 2 BİN 600 TLTek isteğinin, oğlunun acı çekmemesi için ilaç alabilmek olduğunu söyleyen baba İdris İğneci (38) çocuğu için her şeyi yapabileceğini ifade etti. Yaşadıkları Yakutiye ilçesine bağlı Mülk köyünden, Aşağı Yenice'ye geldiklerini kaydeden İdris İğneci,"Oğlumun 2 yaşında sol gözünün üzerinde bir kitle çıktı. Erzurum Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesine götürdük. Orada bu kitleyi ameliyatla aldılar. Daha sonra çocuğun çeşitli yerlerinde yaralar çıktı. Ayda 2-3 kez ameliyat oldu. Her hastaneye götürdüğümüzde yaraları aldılar. 2 yıl bu şekilde devam etti. Çocuk ameliyattan bıktı. 'İlaçlı tedavisi yok mu?' dedik. Bizi Ankara Hacettepe Hastanesi'ne sevk ettiler. Burnunun üzerine çok büyük bir yara vardı. Kemoterapi ile bunu küçülttüler. Hocalarımız orada bir ilaç önerdiler. O ilacın oğluma faydası olacağını söylediler. İlacın kutusu 2 bin 600 TL. Buna da gücüm yetmediğinden, mesleğimi bırakıp çobanlık yapmaya başladım. Çobanlıktan 7 ayda 32 bin lira kazanıyorum. Bu kazancımın tamamını ilaca vereceğim. Devlet yetkililerinden oğlumun ilacını karşılamalarını ve daha iyi doktorların görmesi için bize yardım etmelerini istiyorum."

'OĞLUMU KARANLIKTAN KURTARIN'Oğlunun dışarıya çıkıp oynayamadığını, halini gördükçe kahrolduğunu belirten anne Yasemin İğneci (30) ise "Salih'i bu karanlıktan kurtarın" diyerek yardım istedi. Oğlunun yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamayan anne Yasemin İğneci, "Çocuğum sürekli karanlıkta kalıyor. Işığa çıkaramıyorum. Bulunduğu ortam karanlık olması gerekiyor. Dışarıya çıktığında enfeksiyon kapma riski var. Gözleri görmüyor her tarafa çarpıyor. Güneşe alerjisi olduğu için yaraları artıyor. Odanın içerisinde dahi ortamın karanlık olması lazım. Ben de perdeyle pencereyi kapatıyorum. Gün batımından sonra çıkarıyorum. O zaman da tek bırakamıyorum çünkü gözleri görmediği için çarpıp düşüyor. Kendisi de 'Anne ben niye herkes gibi çıkıp oynayamıyorum. Ben neden koşmuyorum? Anne ne zaman yüzüm iyileşecek?' diyor. 2 yaşından beri çocuğum dışarı yüzü görmüyor. 10 kez ameliyat geçirdi. Bacaklarından parça alıp yüzüne koydular. Çocukluğunu yaşayamadı. Çocuklar oyun oynadığında hevesleniyor. İlaçlarını sürdüğümde 'Allah'ım sen bana yardım et. Anne beni kurtarın' diye ağlıyor. Pansumanını evde kendim yapıyorum. Sürekli hastanelere götüremiyoruz. Kontrol için Ankara'ya gitmesi gerekiyor maddi durumumuzdan dolayı götüremiyorum. Abileri kardeşinin ilaçları için çobanlık yapan babalarına yardım ediyor. Ne olur evladımı bu karanlıktan kurtarın. Salih'imin yüzü gülsün" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Salih'in yerde oturması-Salih ve ailesi-Salih'in televizyon izlemesi-Baba İdris İğneci ile röp.-Anne Yasemin İğneci ile röp.-Salih'in öğretmeni ile konuşması-Salih ve arkadaşları-Hümeyra Pardeli'nin anonsu-Köyde kaldığı evleri-Baba ve ağabeylerin hayvanları otlatması-Ağabeylerin konuşmasıHaber: Hümeyra PARDELİ-Kamera: Turgay İPEK/ ERZURUM,

Haber Kodu : 200811035

=============================

Hibe edilen 4 inekle işsizlikten kurtulan eski hükümlü: Yanlış yola sapmayın YARALAMA suçundan 3 yıl 45 gün hüküm giyen Adem Kaya, cezaevinden çıktıktan sonra iş bulamayınca eski hükümlülerin kendi işini kurma projesinden hibe ile 4 adet inek alarak hayvancılık yapmaya başladı. Devlet desteğiyle kendi işini kuran Kaya, eski hükümlülere de seslenerek, "Yanlış yollara girmeyin. Devlet her türlü imkanını seferber ediyor, verilen desteklerden yararlanın" dedi. Erzurum'un Köprüköy ilçesine bağlı Buğdaylı Mahallesi'nde yaşayan 4 çocuk babası Adem Kaya, yaralama suçundan 3 yıl 45 gün hüküm giydi. Kaya, 2 yıla yakın cezaevinde yattıktan sonra kalan cezasını denetimli serbestlikle tamamladı. Cezaevi günleri sonrası iş umuduyla çaldığı kapılardan geri dönen Kaya, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü ile İş-Kur'un ortaklaşa düzenlediği 'Eski Hükümlülerin Kendi İşini Kurma Projesi'ne başvurdu. Erzurum Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'nün de destek verdiği Kaya'nın projesi kabul edilerek 26 bin 500 lira tutarında hibe verildi. Hibe desteğiyle 4 adet büyükbaş hayvan alan Kaya, Buğdaylı Mahallesi'nde hayvancılık yapmaya başladı. 2 yılda 4 adet ineğinden olan 7 buzağıyı satan Kaya, süt ve yağ üreterek ailesinin geçimini sağlıyor. 

YANLIŞ YOLLARA GİRMESİNLERİnfazını tamamladıktan sonra birçok yere iş başvurusunda bulunduğunu ama sonuç alamadığını belirten Adem Kaya, "Köyde çiftçilik yapıyordum. Arkadaşlar devletin verdiği bu hibe desteğini anlattı. İş-Kur'a müracaatta bulunduk. Bana 4 adet büyükbaş hayvan verildi. Eski hükümlülerin topluma kazandırılması amacıyla başlatılan projeden yararlandım. Bu proje, eski hükümlülülerin topluma kazandırılması için çok önemli. Devletin sağladığı bu imkanla geçimimi sağlıyorum, kimseye ihtiyacım yok. Diğer eski hükümlü arkadaşlara da sesleniyorum. Yanlış yollara girmeyin, denetimli serbestlik bürolarından konuyla ilgili bilgi ve destek alabilirsiniz. Devlet bizler için bütün imkanlarını seferber ediyor. Diğer arkadaşların da bu desteklerden yararlanmalarını istiyorum" dedi. 

TOPLUMA YENİDEN KAZANDIRILIYORLARErzurum Cumhuriyet Başsavcı Vekili Günşafak Karartı, Denetimli Serbestlik Müdürü Mehmet Ofluoğlu, 'Eski Hükümlülerin Kendi İşini Kurma Projesi'yle kendi işini kuran Adem Kaya'yı ziyaret etti. Kaya'yı çalışması için tebrik eden Karartı, Erzurum'da 77 hükümlüye 2 milyon 600 bin lira civarında destek sağlandığını söyledi. Başsavcı Karartı, "Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ile İş-Kur Genel Müdürlüğü'nce imzalanan protokol gereği uygulanan 'Eski Hükümlelerin Kendi İşini Kurma Projesi' kapsamında Adem Kaya'yı ziyaret ettik. Bu projenin amacı ceza infazını tamamlayan hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması, ekonomik özgürlüklerini ele alarak geçimlerini sürdürebilmelerini sağlamak, suç tekrarına düşülmemesi, yapacağı üretimle istihdama, çalışma hayatına katkı sunmasıdır. Modern ceza infazı sistemlerinin bir gereği olarak Bakanlığımızda birçok proje hayata geçirilmiştir. Bu da en güzel örneklerden bir tanesidir. Hükümlü infazını tamamlamaya yakın, denetimli serbestlik sistemine girdikten sonra burada kendisine iyileştirme, meslek edindirme konusunda birçok eğitim veriliyor. İnfazını ve eğitimini tamamlayan hükümlü girişimcilik sertifikası almak için kursa katılıyor. Koruma kurullarına başvurarak proje desteği ile oluşturduğu projesini İş-Kur Genel Müdürlüğü'ne gönderiyor. Projesi onaylanan hükümlüler için brüt asgari ücretin 15 katına kadar karşılıksız kredi imkanı sağlanıyor. Tabi bütün hükümlüler bu kapsamda değil. Terör, casusluk, çocuğun cinsel istismarı gibi suçlar bu kapsam dışında. Türkiye'nin dört bir yanında hayata geçirilmiş durumda" diye konuştu. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-Adem Kaya'nın ahırın önünde durması-Adem Kaya'nın ahırda çalışması, hayvanlara ot vermesi-Adem Kaya ile röp-Başsavcı vekilinin gelmesi-Başsavcı vekilinin ahırı gezmesi-Başsavcı Vekili'nin konuşmasıHaber-Kamera: Salih TEKİN/ ERZURUM,

 Haber Kodu : 200811036

========================

2 bin yıllık mermer ve traverten ocakları gün yüzüne çıkarılıyor

KONYA'da Selçuk Üniversitesi Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü ekibi Bozdağ Milli Parkı'nda Antik Çağ'dan kalma mermer ve traverten ocaklarını gün yüzüne çıkardı. 5 bin yıllık ocaklardan karot örnekleri alındığını söyleyen Bölüm Başkanı Dr. İlker Işık, "Ocaklardan aldığımız örneklerle, arkeolojik eserleri karşılaştıracağız. Bu sayede gelecek kuşaklara ecdadımızın eserlerini aktarmak babında sağlam restorasyon çalışması yapabilmek için orijinal malzemeyi tespit etmek hedefiyle bu çalışmayı yürütüyoruz" dedi.

Bozdağ Milli Parkı'nda, 4 sezondur çalışmalarını sürdüren Selçuk Üniversitesi Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü ekibi Antik Çağ'dan kalma mermer ve traverten ocaklarını tespit etti. Dr. Öğretim Üyesi İlker Işık başkanlığında sürdürülen çalışmalarda mermer ve travertenlerden karot örnekleri alındı. Alınan örnekler, Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Analitik Kimya Laboratuvarına teslim edildi. Laboratuvar sonuçları doğrultusunda tespit edilen ocaklardan üretilen mermerlerin Konya'daki eserlerde kullanılıp kullanılmadığını belirleyeceklerini söyleyen Dr. İlker Işık, "Çalışmalarımız esnasında kent ve çevresindeki mimari yapıların yoğun oranda mermer ve travertenden inşa edildiğini gözlemledik. Bu eserlerin başka bir yerden getirilip, getirilmediğini araştırma yapmak için çalışmalar yürüttük ve yerel üretim olduğunu saptamak amacıyla da bölgede taramalar yaptık çünkü bu kadar eserin başka bir yerden getirilmesi hem maliyetli hem de zor olacağı için Antik Çağ'da bununla ilgili çalışmalarımızı yoğunlaştırdık ve Bozdağ Milli Parkı, Savatra Antik Kenti hemen üzerinde bir mermer ocağı ile, Aksaklı Mahallesi yakınlarında bir traverten ocağını bulduk. Burada yapmış olduğumuz çalışmalar neticesinde karot örnekleri alarak arkeolojik amorf eserlerle karşılaştırmasını yapmak için bir çalışma başlattık. Çıkan neticeler sonucunda bu eserlerin buradan üretilip üretilmediğini bulmaya çalışıyoruz" diye konuştu. 

RESTORASYONLAR ORİJİNAL MALZEMELERLE YAPILABİLİRAntik ocakların Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de kullanıldığını belirten İlker Işık, şöyle dedi: "Bu ocağın Selçuklu ve Osmanlı döneminde de kullanıldığını düşünmekteyiz. Yaptığımız ön araştırmalar sonucunda Selimiye Cami ile Şerafettin Cami'nin birçok mimari unsurunun buradan giden eserlerle yapıldığını düşünmekteyiz. İleride Kültür ve Turizm Bakanlığımızın müsaadesi olursa, bu çalışmalarımızı derinleştirerek Konya'ya katkıda bulunmuş önemli eserlerin de buradan getirilen malzemelerle yapılıp yapılmadığını bulmaya çalışacağız. Bu sayede gelecek kuşaklara ecdadımızın eserlerini aktarmak babında sağlam restorasyon çalışması yapabilmek için orijinal malzemeyi tespit etmek hedefiyle bu çalışmayı yürütüyoruz. Orijinal malzeme kullanarak Savatra Antik Kenti'nde Antik Roma tiyatrosunun, mermer basamaklarının travertenden yapıldığını biliyoruz. Bu travertenlerin de Aksaklıdan giden traverten ocaklarından getirildiğini düşünüyoruz. İleride yapılacak olan bir restorasyon çalışmasında orijinal malzeme kullanarak, doğru şekilde, doğru restorasyon çalışması yaparak, hem Konya'nın destinasyon alanı genişletilmesini turizm potansiyeli yüksek olan bu bölgenin ülkemize bir kazanım olarak destek vermesini düşünmekteyiz."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: ---------------------------------------Antik Mermer ve traverten ocaklarının drone görüntüsü-Mermerlerin yakın plan görüntüleri-Alınan karot numunelerden görüntüler-Detaylar-Selçuk Üniversitesi Kültür Varlıklarını Koruma Bölüm Başkanı Dr. İlker Işık röp

Haber-Kamera: Hasan DÖNMEZ/KONYA,DHA)

Haber Kodu : 200811026

=================================================

Adada hasat bitti, 'biçerdöver' göl üzerinde taşındı

KONYA'nın Beyşehir ilçesinde, göldeki adada buğday hasadında kullanılan biçerdöver, platforma yüklenip, teknelerle göl üzerinden kıyıdaki mahalleye taşındı. Biçerdöverin Beyşehir Gölü üzerinde taşındığı anlar ise ilginç görüntüler oluşturdu.

Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü, 650 kilometrekare yüzölçümüne sahip Beyşehir Gölü'nde irili ufaklı 33 ada bulunuyor. Bu adalardan halk arasında 'Çeçen Adası' olarak bilinen Yeltenli Adası'nda ise tarım faaliyetleri de yapılabiliyor. Adada tarlası bulunanlar çiftçilerden bazıları buğday, arpa ve nohut ekti. Buğday ve arpanın hasadı ise adaya götürülen biçerdöverle yapıldı. Hasadın ardından biçerdöver tekrar kıyıdaki Çiftlik Mahallesi'ne taşındı. Biçerdöver her yıl adaya zorluklarla götürülüp, getiriliyor. Çiftçiler biçerdöveri duba adını verdikleri platforma yüklüyor. Ardından da platformu teknelerle çekilerek Çiftlik Mahallesi'nin kıyısına ulaştırıyor. Bu yöntem adaya götürülen traktör ve diğer tarım aletleri içinde uygulanıyor.

'KORONAVİRÜSTEN UZAK ÇİFTÇİLİK YAPIYORUZ'Adada çiftçilik yapmanın zor olduğunu belirten Cemal Erdoğan, "Adada tarım yapmanın emeği biraz daha fazla oluyor. Normal arazi gibi değil. Biçerdöveri kent kıyısından bir platformla buraya taşıyoruz. Adada çiftçi olmak biraz daha ağır şartlarda oluyor. Ada topraklarında 150 dönüme yakın bir yere buğday, arpa ve nohut ekiyoruz. Allah bereket versin bu sene de verimden memnunuz. Biçerdöveri adaya getirirken haliyle çok risk alıyoruz. Koronavirüs salgını başladığından bu yana adada sayılırız. Koronavirüsten de uzağız, temiz hava var. 20 yıldır biz bu platformla adaya biçerdöver getirip götürüyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------------------------Biçerdöverin platforma çıkarılması-Adada tarım faaliyetlerinden görüntüler-Drone görüntüleri-Biçerdöverin adadan platforma çıkartılıp kıyıya götürülmesi-Biçerdöverin göl üzerinde taşınmasıÇiftçi Cemal Erdoğan röportaj-Detaylar

Haber-Kamera: Hasan DÖNMEZ- Muhammed SIDAL/BEYŞEHİR (Konya), )

 Haber Kodu : 200811024

=====================================

Ayağı kırık halde bulunan sokak kedisi tedavi edildi

OSMANİYE'nin Kadirli ilçesinde hayvansever Sevda Kafalı, sokakta ayağı kırık halde bulduğu sokak kedisini götürdüğü merkezde tedavi ettirdi. Kafalı, 'Karpuz' ismi verdiği kedinin, yeniden adım atacağı günleri bekliyor.

Kadirli ilçesinde ikamet eden ev hanımı Sevda Kafalı, sokak hayvanlarını beslediği sırada bir kedinin sekerek yürüdüğünü farketti. Bir süre takip ettiği kediyi yanına alan Kafalı, ilçedeki bir kliniğe götürdü. Klinikte röntgen cihazı olmadığı belirtilince kediyi alıp Osmaniye kent merkezine gelen Kafalı, Hayvan Hakları Federasyonu'nun tedavi merkezine başvurdu. Kediyi muayene eden ve röntgen filmi çeken HAYTAP Osmaniye İl Temsilcisi Veteriner Hekim Ali Laçinbala, sol arka ayağında 2 kırık tespit etti. Ameliyat edilen kedinin ayağı, alçıya alındı. 

Veteriner Hekim Ali Laçinbala, 45 kilometre uzaklıktan getirilen kedinin çekilen röntgen filmi sonucunda arka bacağında iki kırık tespit edildiğini kaydetti. Laçinbala, "1 saat süren operasyonda intramedüller pin tekniği ile kemik uçlarını karşılıklı sabitledik. Pinin sabit kalması için üzerine alçılı bandaj uygulaması yaptık. Yaklaşık bir ay sonra pini çıkartacağız. Sevda Kafalı, bir çok yaralı ve engelli hayvana ev sahipliği yapan duyarlı bir annemiz. Bu kedimizi kendisine emanet ederken, yaz sıcaklarında içimizi ferahlatacak bir isim verdik. 'Karpuz' ismini alan kedinin tekrar adım atacağı günleri heyecanla bekliyoruz" dedi.

'80 KEDİYİ DÜZENLİ OLARAK BESLİYORUM'

25 yıldır sokak canlarına baktığını söyleyen Sevda Kafalı ise, şunları kaydetti: "Aslında çocukluğumdan bu yana bakım ve besleme yapıyorum. Bahçemde kedi evi var. Burada yardıma muhtaç olan kedi ve köpekleri buralarda yuvalandırıyorum. Yaralı olanları da tedavi ettiriyorum. Bunların masraflarını da yaptığım içli köfte mantı gibi ev yemeklerini satarak karşılamaya çalışıyorum. Her gün 80 sokak canlısını düzenli olarak besliyorum. Akşam çıktığımda bu kedinin yanımıza sekerek geldiğini gördüm. Arka sol ayağı kırıktı. Kadirli'de kliniğe götürdüm ama röntgen filmi çekilmesi gerekiyordu. Cihaz olmadığı için Osmaniye HATYAP tedavi merkezine getirdik. Veteriner Hekim Ali Laçinbala ile irtibata geçtik ve ücretsiz bir şekilde tedavisini yaptırdık. HAYTAP ve Ali Laçinbala'ya çok teşekkür ediyorum" dedi.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet

Haberler

Haberler.com Ios Uygulaması Haberler.com Android Uygulaması Haberler.com Huawei Uygulaması
Şu an buradasınız: DHA YURT ÖZEL GÜNDEMİ -TEKRAR - Erzurum
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 21.9.2020 19:45:27. #1.14#
title