DHA YURT ÖZEL GÜNDEM-TEKRAR

DHA YURT ÖZEL GÜNDEM-TEKRAR

Karadeniz yaylalarını orman gülü süslediTRABZON'un Sisdağı Yaylası'nda açan mor ve pembe orman gülü çiçekleri, kartpostallık görüntüler oluşturdu.

DHA YURT ÖZEL GÜNDEM-TEKRAR
31.05.2020 13:06 | Son Güncelleme: 31.05.2020 13:06

Karadeniz yaylalarını orman gülü süsledi

TRABZON'un Sisdağı Yaylası'nda açan mor ve pembe orman gülü çiçekleri, kartpostallık görüntüler oluşturdu. Bölgede 'Deli Bal' diye de tabir edilen balın ana kaynağı olan orman gülü, yaylaları süsledi.

Her yıl mayıs ve haziran aylarında Karadeniz'in yüksek kesimlerinde açan orman gülü (komar) ve sifin çiçekleri güzel görüntüler oluşturdu. Mor ve pembe orman gülleri ile sarı sifin çiçeklerinin oluşturduğu görüntüler seyrine doyumsuz manzaralar ortaya çıkardı. Karadeniz Bölgesi'nde 'Deli Bal' diye tabir edilen kaliteli balın ana kaynağı olan orman gülü bitkisi hem arıcıların hem de doğa fotoğrafçılarının ilgisini çekiyor. Trabzon'un Sisdağı Yaylası'nda açan çiçekler, doğa fotoğrafçıları tarafından fotoğraflarınıyor. 

GÖRSEL ŞÖLEN 15 GÜN SÜRÜYOR

Türkiye'de en çok Karadeniz'de yetişen ve bol su seven orman gülü, mor, pembe, sarı ve beyaz renklerde açıyor. Mor ve pembe ağırlıktaki orman gülü çiçekleri, rakım yükseldikçe beyaza dönüşüyor. Arıların da çok sevdiği bu bitki, meşhur Karadeniz balına da eşsiz aromasını veriyor. Orman gülünden elde edilen bal, normal ballardan farklı, tadı acı, rengi ise kahverengi oluyor. Orman altı örtüsü de olan orman gülü bitkisi, dik yamaçların yeşil örtüsünü oluşturuyor. Yapraklarını kış aylarında dökmeyen orman gülünün, sert ve odunsu gövdesi yakacak olarak da kullanılıyor. Orman gülü ve sifin çiçekleri, doğada yaklaşık 15 gün kalıyor. Bu güzelliğin mevsimlik armonisini kaçıranlar ise bir yıl sonrasını beklemek zorunda kalıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------Orman gülü detaylarıBal üretimi yapanlarArfıcılarla röp.DetaylarHaber-Kamera: İnan KALYONCU TRABZON-DHA 

Haber Kodu : 200531016

=========================

Trabzon'da 'Karavan Park' projesi hayata geçiriliyor

TÜRKİYE'de, koronavirüs salgını sonrası daha çok tercih edilen karavanlar için Trabzon'da 'Karavan Park' projesi hazırlandı. Kentte yayla ve sahillerde belirlenecek noktalarda kurulacak karavan parklar için turizm rotaları da oluşturulacak. 

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Trabzon Şubesi, Avrupa ve Amerika'da yaşam kültürü haline dönüşen karavan turizmi için proje hazırladı. Koronavirüs salgını sonrası daha çok tercih edilen karavanlar için kentte yayla ve sahillerde belirlenecek noktalarda kurulacak karavan parklar için turizm rotaları da oluşturulacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın desteklediği projede, pilot il seçilen Trabzon'da konaklama noktaları oluşturulacak. 20 dönüm alanda planlanacak projede sosyal donatı alanları, elektrik, su gibi altyapı hizmetleri verilecek, piknik ve yürüyüş alanları yapılacak. Proje 2 yıl içinde Türkiye'nin 34 şehrine yayılacak.

'TRABZON'U PİLOT BÖLGE SEÇTİK''Karavan Park' projesinde Trabzon'un pilot bölge seçilmesinin önemli olduğunu kaydeden MÜSİAD Trabzon Şube Başkanı Ali Kaan, şubelerinin bir çalışması olan projenin bakanlık ve MÜSİAD Genel Merkezi'nce desteklendiğini söyledi. Kaan, "Karavan projesinde pilot bölge olarak Trabzon'u seçtik. Trabzon'da bunu gerçekleştirebilirsek Türkiye'nin 34 noktasına bunu yayacağız. En az 20 dönüm olmak üzere sosyal donatı alanları, elektrik su gibi altyapı hizmetleri, piknik ve yürüyüş alanlarıyla birlikte hem şehrimizde hem de yaylalarımızın birisinde bunu hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Dünyayı etkisi altına alan 'Covid-19' salgınından sonra turizm anlayışı değişti. Alternatif bir turizm çeşidi olan karavancılıktan Türkiye'nin de faydalanması gerekir" dedi.

'AVRUPA'DA 6 MİLYON KARAVANCI VAR'MÜSİAD Genel Merkez Yeni Turizm Kaynakları Komitesi Teşkilat Başkanı Ümit Hotaman da dünya genelinde etkili olan 'Covid-19' pandemisinden turizmin de etkilendiğini ve insanların artık farklı turizm çeşitleri arayışına girdiğini söyledi. Bu anlamda karavan ve kamp turizminin ayrı bir yeri olduğunu ancak Türkiye'de yönetmeliklere uygun karavan ve kamping alanı bulunmadığını kaydeden Hotaman, "En iyi lokasyonun Trabzon olacağını düşündük ve bunu Trabzon'da başlatmak istedik. Avrupa'da yaklaşık 6 milyon karavancı var. Türkiye'nin bundan yüzde 1 bile pay alamıyor. 2 sene içinde projeyi hayata geçirip Türkiye'yi Avrupalı turistlere karavan rotası olarak sunmak istiyoruz. Alternatif bir turizmi Türkiye'ye çekmiş olacağız ve Türkiye bundan bacasız sanayi olan turizme çok büyük katkı sağlamış olacak. İnşallah Trabzon'da başlayıp bunu bütün Türkiye'ye yayacağız" diye konuştu.

'ÖZGÜR YAŞAYABİLİYORSUNUZ'19 yıl önce öğretmenlik mesleğini bırakıp, Amerika'ya yerleşen ve Türkiye'ye dönüş yaptıktan sonra karavan alarak, hayalini gerçekleştirdiğini anlatan Ayhan Aksoy ise "Buraya Avrupa'dan gelen karavancılar var. Onlar da yer bulmakta zorluk çekiyorlar. Herhangi bir yere park edip şehri görmek istiyorlar. Ülkemizde karavan park yerleri fazla yok, Karadeniz'de ise yok denecek kadar az. O yüzden karavanımı kapımın önüne getirdim. Yollarımız da kötü, böyle bir ihtiyaç var" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------MÜSİAD Trabzon Şube Başkanı Ali Kaan röportajıMÜSİAD Genel Merkez Yeni Turizm Kaynakları Komitesi Teşkilat Başkanı Ümit Hotaman röportajıKaravan sahibi Ayhan Aksoy röportajıKaravan görüntüleriKaravan Park projesi temsili fotoğraflarıDetaylar

Haber-Kamera: Selçuk BAŞAR-Selay SAYKAL TRABZON-DHA

Haber Kodu : 200531021

===========================

Karadeniz, turizm sezonuna hazır

KARADENİZ Bölgesi'nde turizm merkezlerinde milyonlarca turisti ağırlayan işletmeler, normalleşme sürecine hazır. Pandemi tedbirleri kapsamında tesis ve işletmelerinde önlemler alıp, hijyene önem vereceklerini belirten turizm işletmecileri, normalleşme sürecinde, doğa harikası Karadeniz'e tatilcileri bekliyor.

Tüm dünyayı etkileyen koronavirüsle mücadele sürerken, Türkiye'de alınan önlemlerle vaka sayılarında yaşanan düşüş ve açıklanan normalleşme takviminin ardından Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki turizmciler, yeni sezona 'merhaba' demeye hazırlanıyor. Salgın nedeniyle, son yılların en sakin günlerini yaşanan Karadeniz'de, tarihi mekanların yanı sıra müze ve ören yerlerinin de ziyarete açılmasıyla, 2020 turizm sezonunda hareketlilik bekleniyor. Hazırlıklarını tamamlayan Trabzon, Rize, Samsun, Ordu, Gümüşhane, Giresun, Sinop ve Artvin illerinde oteller ve pansiyonlar ile dağ evleri; rezervasyonlarını da almaya başladı. Yeşili, mavisi, deniz ve eşsiz doğa manzarasıyla milyonlarca turisti ağırlayan turizm işletmecileri, koronavirüs tedbirleri kapsamında işletmelerinde önlem aldıklarını ve hijyene son derece önem vereceklerini belirterek, tatilcilerin endişelenmemesini istiyor. İşletmelerini, sosyal mesafeye uygun hale getirip, dizayn eden turizmciler, normalleşme sürecinde, doğa harikası Karadeniz'e tatilcileri bekliyor.

DOĞA TURLARI RAĞBET GÖRÜYOR

Eşsiz doğası, denizi ve yaylarıyla ziyaretçilerini etkileyen bölgede tatil planlaması yapanların tercihi; doğa ve kültür turları oluyor. Yerli turistlerin yanı sıra çoğunluğu Körfez ve Mena ülkelerinden gelen turistlerin, yeni sezonda da bölgeye gelmeleri bekleniyor. Bölgeyi tercih eden turistlerin; Trabzon'da Uzungöl ve Sümela Manastırı, Rize'de Ayder Yaylası ve İkizdere Termal Kaplıcalar, Samsun'da Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, Ordu'da Perşembe Yaylası, Giresun'da Mavigöl, Artvin'de Borçka Karagöl, Gümüşhane'de Karaca Mağarası ile Sinop'ta Erfelek Tatlıca Şelaleleri'ni ziyaret ediyor. Birbirinden farklı özellikleri ile zengin turizm destinasyon alanlarına sahip olan bölgede, doğal ve tarihi güzellikleri ile öne çıkan yaylalar, tabiat parkları, mesire ve ören yerleri ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Turistlerin yanı sıra doğa ve adrenalin tutkunlarının da buluşma adresi Karadeniz oluyor. Termal kaplıcalarda şifa bulmak isteyenler de bölgeyi tercih ediyor.

'HAZIRLIKLI BÖLGELERDEN BİRİYİZ'

Trabzon Turizm Platformu Başkanı Oykan Gülen, Türkiye'nin salgınla mücadelede aldığı başarının yeni sezona olumlu yansıyacağını ve şimdiden rezervasyonlar aldıklarını belirterek, "Pandemiyle birlikte tüm dünyada olduğu gibi bölgemizde de faaliyetlerimiz durma noktasına geldi. İşte bu süreci ve sonrasına daha da hazır olabilmek, süreci iyi yönetmek adına turizm paydaşlarıyla kurduğumuz platformda çalışmalarımızı hızlandırdık, fikir alışverişinde bulunduk. Bu süreçte Türkiye'nin göstermiş olduğu başarılı çalışmalar ve sonrasında bölgemizde vakaların yok denecek kadar az oluşu, hem bizi hem de ziyaretçilerimizi sevindirdi. Yaşanan bu olumlu havayla, özellikle daha önce burayı ziyaret edenlerin yanı sıra, Körfez ülkelerinden, son bir haftadır ciddi anlamla rezervasyon almaya başladık. Sağlık Bakanlığı'mızca açıklanan kurallar ve bilim ışığında tüm tedbirlerimizi alıp, hizmet yürütmeye hazırız. Sağlık Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca açıklanan kurallara en iyi refleks gösteren bölgelerden biriyiz, hazırlıklıyız" dedi.

'HİÇ ENDİŞE ETMESİNLER'

Tatilcilerin, endişeye kapılmamaları gerektiğini kaydedip, tesis ve işletmelerde hijyen başta olmak üzere tüm tedbirlerin yüksek seviyede alındığını söyleyen Gülen, "Bir misafir uçaktan indiği andan itibaren aracıyla konaklaması ile gezeceği yerlere kadar tüm dezenfeksiyon işlemleri planlandı ve hazır. Misafirimizin sağlıklı ve güvenli olarak şehrimizi ziyaret edebileceği rahatlıkla söyleyebiliriz. Kesinlikle hiç endişe etmesinler. Ziyaretçilerimizi; doğasıyla, oksijeniyle, deniz esintisiyle, dağlarıyla ve kırlarıyla ünlü bölgemizde onları misafir edebilecek durumdayız. Endişe etmeden Trabzon'u Karadeniz'i rahatlıkla seyahat ve tatil için düşünebilirler" diye konuştu.

'UZUNGÖL'DE HİÇ VAKA GÖRÜLMEDİ'

Uzungöl'de turizm işletmecisi Ahmet Akyüz de hazırlıklarını tamlamadıklarını anlatarak, "Uzungöl olarak diğer turizm yerlerinden daha farklı müşteri portföyümüz var. Biz de daha fazla ailelere yönelik bir oda konsepti var. Zaten Karadeniz'de insanlar otel içinde değil de daha fazla doğayla baş başa kalıp, vakit geçiriyor. Bu da yeni dönemde bizler için bir avantaj. Kimi dağda, kimi ormanda, kimi deniz kıyısında, dağınık oluyor, sosyal mesafeye de haliyle kendi aile aralarında önem verecekler. Onun için bizler için bir sorun olacağını düşünmüyorum. Çok şükür ki Uzungöl'de de vaka görülmedi. Önce yapılan rezervasyonların çoğu iptal edilmedi, yeni talepler de alıyoruz. Tabi ki bizlerde hijyen başta olmak üzere tüm tedbirlerimizi aldık. Umarız güzel bir sezon geçiririz" ifadelerinde bulundu.

'GÜVENLİ HİZMET VERMEYE HAZIRIZ'

Karadeniz Turistik İşletmecileri Derneği (KATİD) Başkanı Murat Toktaş ise, yeni sezonda yoğunluğun geçen yıllara oranla düşük olacağını söyleyerek, "Malum insanlar henüz bu psikolojiden kurtulamadılar, virüs halen devam ediyor. Biz şimdiden tedbirlerimizi almaya çalışıyoruz sezonla ilgili hazırlıklarımız devam ediyor. Hijyen kuralları ve bundan sonrası dönemde dikkat etmemiz gerekenlerle ilgili personelimize eğitim veriyoruz hem de tesisler içinde operasyonlarımızı ona göre yönlendirme çalışıyoruz. Bazı mesafeler kondu restoran, lobi ve genel mekanlar için. O mesafelere uygun masa ve sandalye düzenlemeleri yapıyoruz. Yine aynı şekilde katlar ve odalarla ilgili bazı tedbirler alındı. Odaların havalandırması çarşaf ve diğer malzemelerin uygun şartlarda temizlenmesiyle ilgili bu bağlamda da çeşitli departmanlarımızı bilgilendirip altyapımızı hazırlamaya çalışıyoruz. Bu sene geçen seneye göre biraz daha düşük olacaktır. Misafirlerimize her zamanki gibi hijyen kurullarına uygun koronavirüsle ilgili de tedbirlerimizi alarak güvenli hizmet vermeye hazırız" dedi.

Karadeniz'de en çok ziyaret edilen yaylalar, turizm merkezleri ile doğa ve tabiat parkları şunlar;

UZUNGÖL

Trabzon'un Çaykara ilçesine 20 kilometre uzaklıkta, denizden 1250 metre yükseklikte yer alan, doğal güzellikleriyle Doğu Karadeniz Bölgesi'nin gözde turizm merkezi olan Uzungöl, yüksek dağ peyzajı ve yayla ekosistemiyle orman ekosisteminin birlikte yer aldığı 'tabiat harikası' özelliğiyle öne çıkıyor. Tabii ve kültürel değerlerin var olması nedeniyle 1989 yılında 'tabiat parkı' ilan edilen Uzungöl, yerli ve başta Körfez ülkelerinden olmak üzere yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

KADIRALAK YAYLASI

Trabzon'un Tonya ilçesine 9 kilometre uzaklıkta 1300 metre yüksekliğindeki Kadıralak Yaylası, her yıl nisan ayında açan 'mavi yıldız' çiçekleri ile mora bürünüyor. Yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan, ince uzun yapraklı çiçek, Uluslararası Bern Sözleşmesi gereği Türkiye'nin korumakla yükümlü olduğu nadir bitkiler arasında bulunuyor. Nisan ayında doğa fotoğrafçılarının akınına uğrayan ve Tabiat Parkı ilan edilen yaylanın, Uzungöl benzeri oluşturulacak yapay gölle turizm merkezi haline getirilmesi de planlanıyor.

SÜMELA MANASTIRI

Trabzon'un Maçka ilçesinde Karadağ'ın Altındere Vadisi'ne bakan eteğinde, yaklaşık 300 metre yükseklikteki ormanlık alanda kayaların oyulmasıyla yapılan Sümela Manastırı, halk arasında 'Meryem Ana' adıyla da biliniyor. Hakkında çeşitli rivayetler de bulunan ve kuruluşu bilimsel verilere göre 13'üncü yüzyıla uzanan tarihi manastırda, hizmet birimleri, misafirhane, mutfak ve ayazmanın dışında toplam 72 oda bulunuyor. 4 yıl önce başlatılan restorasyon çalışmalarıyla, riskli kayaların temizliği yapılan manastırın yaz turizm sezonunda kapılarını ziyaretçilerine açmasıyla turist yoğunluğu yaşanması bekleniyor.

AYDER YAYLASI

Rize'nin Ayder Yaylası, Çamlıhemşin ilçesinin 19 kilometre güneydoğusunda, bin 350 metre yükseklikte yer alıyor. Fırtına Deresi boyunca eşsiz doğa güzellikleri izlenerek ulaşılan Ayder Yaylası, çevresini saran çam ormanları, şelaleleri, yöresel mimarideki evleri, çiçekleri ve bu çiçeklerden elde edilen balı ve şifalı kaplıcasıyla sırtını Kaçkarlar'a dayamış, çam örtülü yamaçlarla kaplı bulunuyor. Yaylada trekking, cip safari, foto safari, kampçılık, dağcılık gibi birçok turizm aktivitesi de yapılıyor. Yaylaya gelenler Zil Kale, Kale-i Bala, Çat Vadisi ve Pokut Yaylasını da ziyaret ediyor.

RİDOS TERMAL KAPLICALARI

Rize'nin İkizdere ilçesi Ilıca köyünde yeraltından 72 derece olarak çıkan ve içerdiği 4541 mineral oranı ile dünyanın en kalitelisi olarak gösterilen termal su kaynağı, şifa arayanların adresi oluyor. Sağlık Bakanlığı'nca yaptırılan su analizlerinde; sodyum bikarbonatlı florlü termomineralli suyun romatizmal hastalıklar başta olmak üzere kronik bel ağrıları, eklem rahatsızlıkları, beyin ve sinir cerrahisi sonrası hareketsiz kalanlar ile nörolojik ve stres rahatsızlıkları ve spor yaralanmalarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabileceğine yer verildi.

MAVİ GÖL

Giresun'un Dereli ilçesi sınırlarında bulunan ve 5 yıl önce keşfedilerek Kuzalan Tabiat Parkı sınırlarına dahil edilen Mavi Göl, turkuaz rengi ile oluşan eşsiz görüntüsüyle ilgi odağı oluyor. Doğu Karadeniz Bölgesi'nde sodalı suyun dere halinde aktığı tek yer özelliğine sahip olan ve yaklaşık 300 bin kişinin de ziyaret ettiği göl, bu yıl da turistleri ağırlamayı bekliyor.

KARAGÖL TABİAT PARKI

Artvin'in Borçka ilçesine 27 kilometre uzaklıkta, çam ağaçları arasında yer alan Karagöl Tabiat Parkı, eşsiz doğa güzelliyle görenleri kendisine hayran bırakıyor. Karagöl, özellikle sonbaharın gelişiyle birlikte oluşan renk cümbüşüyle ziyaretçilerini büyülüyor. Karagöl, muhteşem doğasının yanı sıra, göl ile birlikte yeşilin uyum içerisinde ortaya çıkardığı eşsiz manzara, fotoğraf sanatçılarının da ilgi odağı oluyor.

KARACA MAĞARASI

Gümüşhane'nin Torul ilçesi sınırlarında yer alan dünyanın sayılı damlataş mağaralarından olan, 150 milyon yıllık olduğu belirtilen Karaca Mağarası, yerli-yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Toplam 100 metre uzunluğa, 1500 metrekare genişliğe sahip, elipse benzeyen 4 ayrı bölümün birleşmesi ile meydana gelen mağara, çok çeşitli renk ve şekillerdeki damlataşlardan oluşuyor. Tavan yüksekliği 18 metre olan mağara, her yıl binlerce turisti konuk ediyor.

KIZILIRMAK DELTASI KUŞ CENNETİ

Samsun'un 19 Mayıs, Bafra ve Alaçam ilçeleri sınırlarında bulunan, Kızılırmak'ın denize döküldüğü bölgeyi de içine alan, 56 bin hektar alana sahip Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, barındırdığı biyolojik zenginliği ile dikkat çekiyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, ev sahipliği yaptığı yılkı atları, 356 kuş ve bitki türü, mandalar, göller, longoz ormanlarıyla ziyaretçilerine doğal yaşamla iç içe olma imkanı sunuyor.

PERŞEMBE YAYLASI

Ordu'nun Aybastı ilçesindeki bin 500 rakımlı, doğa harikası menderesler ile yayla göllerinin bulunduğu Perşembe Yaylası'nı ziyaret edenler, bölgeye hayran kalıyor. Yerli- yabancı turistlerin ilgisini çeken menderesler, özellikle yaz aylarında ziyaretçi akınına uğruyor. Doğa harikası menderesler ve yayla göllerinin turizme kazandırılması için çalışmalar sürdürülürken, bölgenin tanıtımı için de çeşitli şenlik ve etkinlikler de düzenleniyor. Yayla, son dönemlerde özellikle Arap turistlerin akınına uğruyor.

ERFELEK TATLICA ŞELALELERİ

Sinop'un Erfelek ilçesinde iki ormanın birleştiği derin vadi içerisinden akan, irili ufaklı 28 şelaleden oluşan Erfelek Tatlıca Şelaleleri, her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. 2011 yılında tabiat parkı ilan edilen 720 dekarlık alana sahip şelaleler, bölgenin en fazla ziyaret edilen tabiat parkları arasında yer alıyor. Yıllık ortalama 200 bini aşkın turistin ziyaret ettiği tabiat parkı, bünyesinde bir kilometrelik 2 farklı yürüyüş parkurunu da bulunduruyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ------------------------------Bölgede turistik yerlerden drone görüntüleriTurizm merkezleri detaylarıTurizm platformu başkanı Oykan Gülen açıklamaİşletmeci Ahmet Akyüz, konuşmaSamsun sahili detaylarMurat Toktaş, konuşmaOtel, pansiyon içi detaylarHABER: Fatih TURAN- Yaprak KOÇER KAMERA: Selçuk BAŞAR-Hüseyin KALAY/TRABZON-DHA

Haber Kodu : 200531080

===========================

Su altında kalacak 70 yıllık okul taşınıyor ARTVİN'de, Çoruh Nehri üzerinde yapımı sürdürülen ve tamamlandığında 275 metre gövde yüksekliği ile Türkiye'nin en yüksek barajı olacak Yusufeli Barajı, 70 yıllık Halit Paşa İlkokulu'nu sular altında bırakacak Tarihi okulda okuyan ve öğretmenlik yapanlar, anılarla dolu okulun bu nedenle taşınmasının hüznünü yaşıyor.

Yusufeli ilçesinde yapımına devam edilen ve tamamlandığında 275 metre gövde yüksekliği ile Türkiye'nin en yüksek, 'çift eğrilikli ince kemer baraj tipi' kategorisinde ise dünyanın 3'üncü en yüksek barajı olacak olan Yusufeli Barajı, ilçeyi sular altında bırakacak. İlçe merkezi ile 4 köydeki yaklaşık 5 bin konut, 270 iş yeri ile 9 bin 430 dönüm tarım arazisi sulara gömülecek. 150 yıllık tarihinde 6 kez değiştirilen ilçe merkezi bir kez daha taşınacak. İlçe merkezinin Yansıtıcılar mevkisinde kurulacak yeni yerleşim yerine taşınması için başlatılan çalışmalar sürüyor. Sular altında kalacak resmi kurumların da taşınma işlemleri başladı. Yusufeli Orman Müdürlüğü, Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü, Öğretmenevi ve Halit Paşa İlkokulu, yeni ilçedeki binaları yapılana kadar prefabrik yapılarda faaliyetlerine devam edecek.

600 ÖĞRENCİ EĞİTİM GÖRÜYOR1950'lerde yapılan ve ilçenin ilk ilkokulu olan Halit Paşa İlkokulu da sular altında kalacak. 600 öğrencinin eğitim gördüğü ve 34 öğretmenin görev yaptığı Halit Paşa İlkokulu, yeni yerleşim yerine taşınarak eğitime devam edecek. Öğrencilerin anılarıyla dolu 70 yıllık okulun taşınıyor olması hüzne neden oldu.

'BİNLERCE KİŞİ MEZUN OLDU'Halit Paşa İlkokulu'nda 16 yıl öğretmenlik yapan Rıfat Koçak, "Bu okuldan binlerce kişi mezun olmuştur. Çok tecrübeli öğretmenler bu okulda görev yapmıştır. Bu okuldan mezun olan birçok öğrencim çok iyi yerlere geldi. Bu okulun taşınıyor olmasından dolayı üzüntü içerisindeyiz" dedi.

'HEM OKUDUĞUM HEM DE ÖĞRETMENLİK YAPTIĞIM OKUL'Halit Paşa İlkokulu'ndan mezun olan ve 5 yıl da öğretmenlik yapan Süleyman Çil, "Bu durum hepimizi çok duygulandırıyor. Ben, 1959 yılında Halit Paşa İlkokulu'nda ortaokulu okudum. 1976- 1981 yıllarında ise okuduğum okulda öğretmenlik yaptım. Hem okuduğum hem de öğretmenlik yaptığım okuldur. Onun için çok anılarımız var. Şimdi anılarla dolu o okul taşınacak, çok üzülüyoruz" diye konuştu.

Halit Paşa İlkokulu'nun, ilçede kurulan ilk okul olduğunu kaydeden Ali Yiğit de "Bizim için bu okul tarihi bir okuldur. Yusufeli'nde yaşayan herkesin, bu okulda bir anısı vardır. Barajdan dolayı okulumuz taşınıyor, o nedenle hepimiz üzülüyoruz. Bu okuldan binlerce kişi mezun oldu ve herkesin de bir anısı var. O anılar silinip gidecek ancak yapacak bir şey yok. Şimdi okulun taşınıyor olması hepimizi üzüyor" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Muhabir Nusret Durur'un anonsu-Halit Paşa İlköğretim Okulu'ndan detaylar-Halit Paşa İlköğretim Okulu'nda öğretmenlik yapan Rıfat Koçak'ın röportajı-Halit Paşa İlköğretim Okulu'nda öğretmenlik yapan Süleyman Çil'in röportajı-Detaylar-Okuldan mezun olan Ali Yiğit'in röportajı-Yeni ilçeye taşınacak Yusufeli Orman Müdürlüğü, Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü, Öğretmenevi'nden detaylar

Haber-Kamera: Nusret DURUR/YUSUFELİ, (Artvin), (DHA

Haber Kodu : 200531017

=========================

Geçen yıl 2 milyon turistin geldiği Midyat'ta, salgının bitmesi bekleniyor

TARİHİ yapıları ve kültürüyle açık hava müzesi konumundaki Mardin'in Midyat ilçesi, koronavirüs salgını nedeniyle sesiz günler geçiriyor. Geçen yıl 2 milyon turistin ziyaret ettiği tarihi ilçedeki turizmciler, salgının bitmesinin ardından hareketli günlerine kavuşmayı bekliyor.

Türkiye'nin inanç ve kültür turizmin merkezleri arasında yer alan Midyat ilçesi, koronavirüs salgının ortaya çıkmasının ardından sessiz günler geçiriyor. Geçen yıl 2 milyon turistin ziyaret ettiği yüzyıllardır farklı dinleri, dilleri ve kültürleri bir arada yaşatan Midyat ilçesinde, turizmciler koronavirüs salgının bitmesinin ardından hareketli günlerin başlamasını bekliyor. 

Tarihte Süryanice Matiate (mağaralar kenti) adıyla bilinen, dinlerin ve dillerin buluştuğu Midyat, binlerce yıllık taş evleri, hanları, camileri, kiliseleri ve manastırları ile kente gelen ziyaretçilere büyülü bir atmosfer sunuyor. İlçedeki, Ulu Cami, Cevat Paşa, Hacı Abdurrahman camileri ile Mor Gabriel ve Mor Yakup manastırları, Mor Barsavmo, Mor Sabrel, Hah Meryem Ana ve Mor Abrohom kiliseleri, mağara müzeleri ve Devlet Konuk Evi tarihi güzellikleri ve barındırdıkları eserlerle ziyaretçilerin beğenisini topluyor.

'GEÇEN YIL HER YER CIVIL CIVILDI'Koronavirüs salgını nedeniyle sessiz günler geçiren Midyat'taki turizm işletmecileri ve esnaf eski günlerini yaşayacağı günleri heyecanla bekliyor. Midyat Süryani Kültür Derneği Başkan Yardımcısı Ayhan Gürkan, ilçeye milyonlarca turistin geldiğini ifade ederek, bugünlerde ise tek bir turiste bile rastlanılmadığını söyledi. Gürkan, "Geçen yıl turist sayısı milyonları aşmıştı. Maalesef bugünlerde koronavirüs salgını nedeniyle turistleri göremiyoruz. Geçen yıl her yer cıvıl cıvıldı. Midyat sokakları turistlere alışmıştı. Turizm merkezi Midyat, eski günlerini özlüyor" dedi.

Turizm işletmecisi Veli Güneş ise eski günlere kavuşmayı beklediklerini ifade etti. Midyat'a günde ortalama 100 tur otobüsün geldiğini hatırlatan Güneş, "Şimdi yüzde biri bile yok. hemen hemen bitmiş durumdadır. Umudumuz turizmin canlanmasıdır" diye konuştu.

Kaynak: DHA

title