DHA YURT ÖZEL GÜNDEM

DHA YURT ÖZEL GÜNDEM
Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel

İnternette tanıştığı Endonezyalı kadınla evlenebilmek için yardım bekliyor ZONGULDAK'ın Çaycuma ilçesi Kızılbel köyünde 12 yıl önce eşinden ayrılan Celal Gider (51), iki yıl önce internetten tanıştığı Endonezya'da yaşayan Wurini Handayani (48) ile evlenebilmek için destek bekliyor.

İnternette tanıştığı Endonezyalı kadınla evlenebilmek için yardım bekliyor 

ZONGULDAK'ın Çaycuma ilçesi Kızılbel köyünde 12 yıl önce eşinden ayrılan Celal Gider (51), iki yıl önce internetten tanıştığı Endonezya'da yaşayan Wurini Handayani (48) ile evlenebilmek için destek bekliyor.

Çaycuma'ya bağlı Kızılbel köyünde 12 yıl önce eşinden boşanarak çocuklarıyla yaşamaya başlayan operatör Celal Gider, iki yıl önce internette Endonezya'da yaşayan Wurini Handayani ile tanıştı. Arkadaşlıklarını ilerleten Gider ve Handayani evlenmeye karar verdi. Birlikte Kızılbel köyünde yaşamak isteyen Gider ve Handayani, maddi imkansızlık nedeniyle bir araya gelemedi. Cep telefonuyla görüntülü aramayla görüşebilen Gider ve Handayani, kavuşmak için destek bekliyor. Celal Gider, ulaşım ve diğer masraflarla birlikte 20 bin liraya ihtiyacı olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a mektup yazarak destek istediğini anlatan Gider, 51 yaşında aşkı ve sevgiyi bulduğunu anlattı.  

Handayani ile evlilik sitesinde tanıştığını ifade eden Gider, "İki yıl önce Antalya'da çalışırken evlilik sitesinde tanıştık. Müslüman olduğunu öğrendim. İngilizce biliyordu. Bende yoktu ama telefondan çevirmeyle başladım. Sonradan biraz geliştirdim. Onun için öğrendim. Öyle gelişti durum. Birbirimize söz verdik, ancak uçak biletlerinden dolayı bir türlü para biriktiremedim. Gidiş geliş ve oradaki masraflar için 20 bin lira lazım. Ben yetkililerden yardım bekliyorum" dedi.

DESTEK BEKLİYOR

Endonezya'ya gidip Handayani'yi Türk gelenek ve göreneklerine göre ailesinden istedikten sonra köyünde düğün yapmak istediğini ifade eden Gider, şöyle konuştu:  

"Ailesiyle de telefonda görüşüyorum. Tabi onlarda beni merak ediyor, görmek istiyor. Oraya gidip Türk usulüne göre isteyip köyümüzde düğün yapmak istiyoruz. Türkiye'de yaşamak istiyor. Cumhurbaşkanımız inşallah mektubumu okur. Okursa, mektubum ona ulaşırsa bu işe el atacağını umuyorum. 1990 yılından beri kendisini takip ederim. Hayırseverlerimiz de çok bizim. İnşallah destek olan çıkar." 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ -------------------------------Celal Gider'in telefonla Hanyanai ile görüşmesi -İngilizce konuşması -Handayani'nin görüntüsü -Celal Gider ile röp. 

Haber-Kamera:  Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,

========================

Türkiye'nin ilk ampute mankeni Şahin'in hayali oyuncu olmak

ESKİŞEHİR'de 3 yaşındayken sol bacağını helezon makinesine kaptırarak ampute olan Muhammed Eymen Şahin (26), bir yıl sonra protez takarak hayatına devam etti. 14 yaşında tanıştığı basketbol ile hayata tutunan Şahin, sporculuğun yanı sıra mankenlik de yaparken, en büyük hayalinin iyi bir oyunculuk eğitimi almak olduğunu söyledi. Çevresine, yaşama tutunması ve azmiyle örnek olan Türkiye'nin ilk ampute mankeni Şahin, "Çocukluğumdan bu yana yeteneğimin de olduğunu biliyorum. Oyuncu olarak, tiyatro sahnesinde de başarılı olacağımı düşünüyorum" dedi.

Eskişehir'de oturan Muhammed Eymen Şahin, 3 yaşında ailesinin tarım işiyle uğraştığı evlerinin bahçesinde sol bacağını helezon makinesine kaptırdı. Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaldırılan Şahin'in sol bacağı dizinden ampute edildi. Bir yıl sonra ise protez takarak yaşamını sürdürdü. 14 yaşına geldiğinde ampute basketbol takımına giren Şahin, sporculuğunun yanı sıra mankenlik de yapmaya başladı. Çok sayıda defilede yer alan ve Türkiye'nin ilk ampute mankeni olan Şahin, ailesi ve çevresinin desteğiyle yeniden hayata tutunduğunu söyledi. Sporculuğu ve mankenlik hedeflerini yerine getirdiği için çok mutlu olduğunu belirten Şahin, şimdiki hayalinin ise oyunculuk eğitimi almak olduğunu söyledi.

Yaşadığı zorlukları ailesi ve çevresinin büyük desteğiyle aştığını ifade eden Muhammed Eymen Şahin, "3 yaşında geçirdiği makine kazasından kaldırıldığım hastanede 4 saatlik bir operasyon geçirdim. Sol bacağım dizimin altından dikilemediği için ampütasyon işlemi gördü. Yaralarımın kapanmasının ardından 4 yaşında protezim takıldı. Protezle yaşamak bana hayata başka pencereden bakmayı sağladı. Ailem ve çevrem bu süreçte çok destek oldu. Spor yapıyordum, okuluma gidebiliyordum. Psikolojik olarak zor zamanlar geçirdim. 14 yaşımdayken basketbol ile tanıştım. Eskişehir Bedensel Engelliler Basketbol takımına girdim. Daha sonraki süreçte birçok farklı şehirdeki takımlara da transfer oldum. Dünya çağındaki model ve oyuncuları görünce, bende yapabilirim diyerek kendime hedef belirledim ve manken oldum. Ampute mankenlik yaptım, çok sayıda defileye çıktım" dedi.

HEDEFİ OYUNCU OLMAKÇocukluğundan beri aynanın karşısında rol yaptığını anlatan Şahin, "Kendimi her zaman kamera önünde hayal ediyordum. Engelimden dolayı çok zorluklar çekmiş ve zorları başarmış biriyim. Basketbol oynuyorum, modellik yapıyorum. Bundan sonraki hedefim, daha çok engelli bireylere örnek olmak, hayal ettiğim oyunculuk için iyi bir eğitim almak istiyorum. Çocukluğumdan bu yana yeteneğimin de olduğunu biliyorum. Oyuncu olarak, tiyatro sahnesinde de başarılı olacağımı düşünüyorum. İyi bir oyuncu olmak için bir duayen isimle görüşme fırsatım oldu. Bu konuda girişimlerimi sürdürüyorum, benim gibi engelli olan bireyleri de en iyi şekilde temsil edeceğimi düşünüyorum" şeklinde konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------------------------Şahin'in Porsuk Çayı kenarında detayı-Bacağındaki protez detayı-Eymen Şahin ile röp.-Parkta detayları-Protezli bacağı ile basketbol oynaması-Protezindeki ayakkabısını bağlaması-Parkta yürüme detayı-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Caner AKSU/ESKİŞEHİR,-

========================

Krediler ikinci el araç satışını arttırdı KOCAELİ Oto Ticaret Merkezi Başkanı Fahrettin Batı, kredi oranlarının çok düşük olduğunu ifade ederek, "En son açıklanan kredi paketinden önce zaten bir hareketlilik, bir talep vardı. Bu paket talebi iki katına çıkardı" dedi. 

Kocaeli Oto Ticaret Merkezi Başkanı Fahrettin Batı, ikinci el araç piyasasında fiyatların hızla yükselmesini değerlendirdi. Koronavirüs salgını sebebiyle otomobil markalarının dünya genelinde sıfır araç üretimini durdurmasından dolayı piyasaya araç girişi olmadığını söyleyen Batı, araç almak isteyen vatandaşların ikinci el tercih etmesi nedeniyle talep artışının yükseldiğini ve buna bağlı olarak fiyatların hızla arttığını kaydetti. Bugün satılan tüm araçların fiyatının olması gereken değerinin çok üzerinde olduğuna dikkat çeken Batı, Eylül ya da Ekim ayında piyasanın sakinleşmesini beklediğini söyledi. 

Fiyatların yükselmesinde piyasada sıfır araç bulunmamasının etkili olduğunu söyleyen Batı, "Vatandaş otomobil bayisine sıfır araç almak için gittiğinde en az 2 ay sıra veriyorlar. Yerli üretim başladı ama henüz tam kapasite olarak otomobil bayilerinde vatandaşlar arzu ettikleri araçları bulamıyor. Dolayısıyla insanlar otomobil bayilerinde almak istedikleri araçları bulamadıkları zaman, pandemiden kaynaklanan yaklaşık 2 ay boyunca ötelenmiş ihtiyaçlarından dolayı, ikinci eldeki sıfır, 1 ya da 2 yaşındaki araçları tercih ettiler. Bu da ikinci eldeki iyi araçların tükenmesine neden oldu. Sıfır araç satışı olmadığı için de ikinci el piyasasına yeni araç gelmedi. Bu araç talep patlaması, ötelenmiş araç ihtiyacı, ikinci el sektörünün çok ciddi şekilde hareketlenmesine ve her hareketlenmede fiyatların yukarı çıkmasına sebep oldu" dedi.  

'HİÇBİR ARABA ŞU AN GERÇEK DEĞERINDE DEĞIL'Araçların hak ettiğinden çok daha yüksek fiyatlarda satışa sunulduğuna dikkat çeken Fahrettin Batı, "Kesinlikle hiçbir araba şu an gerçek değerinde değil. Değerlerinin çok üzerinde. Maalesef bugün piyasa böyle, insanlar ister istemez buna uymak zorunda. Ben eylül ya da ekim aylarında bir stabil rakama oturacağına inanıyorum. Belki bugünkü fiyatında kalacak. Bundan sonra artmaya devam edenler yine bu fiyatlara geri dönecek. Şu anda en büyük sıkıntımız otomobil bayilerinde sıfır araç olmaması sebebiyle insanların ikinci ele yönelmesi. İkinci el aracın da vatandaşın istediği gibi bulamamasıdır. Özellikle biz araç bulmakta çok zorlanıyoruz. İl dışından temin etmeye çalışıyoruz. Ancak piyasada temiz araç kalmadı. Kazalı, ağır hasarlı araçlar var. Ancak biz bunları alıp satmıyoruz. Aracılık etmiyoruz. Kimseye önermiyoruz." diye konuştu. 

DÜŞÜK KREDİ TALEBİ ARTTIRDI Hükümetin otomotiv sektöründe açıkladığı ekonomik paketlerin araç talebini arttırdığını söyleyen Batı, şöyle konuştu:  "Son dönemde hükümetin açıkladığı özellikle inşaat ve otomotiv sektörleri üzerine ekonomik paketler var. Daha önceki hareketliliğin bir katını daha üzerine koydu. Kredi oranları belki tarihinde görülmediği kadar düşük seviyede. Gelen müşterilerin 10 tanesinden 9'u, 'Bu arabaya ne kadar kredi çıkar?' veya 'Hangi bankanın kredi oranı daha düşük?' gibi sorular soruyor. Şu anda bu en son açıklanan kredi paketinden önce zaten bir hareketlilik, bir talep vardı. Bu paket talebi iki katına çıkardı. Bu talep ne kadar artarsa araba fiyatları da otomatik olarak o kadar yukarı çıkıyor. Nasıl ki, bazı müteahhitler ev fiyatlarında değişiklik yaptı. Hükümet bunu takip edeceğini söyledi ama otomotiv fiyatlarında da aynı şekilde yükselme var. Bugün sattığımız bir arabanın aynısını, daha yüksek kilometrede bile olsa, aynı paraya alıp dükkanımıza koyamıyoruz." 

'ŞU ANDA ARAÇ BULMAKTA ÇOK ZORLANIYORUZ'Batı, araç fiyatlarının çok yüksek olduğunu ifade ederek, şu açıklamada bulundu:  "Biz mutlaka özenle temiz, kazası, tramer kaydı olmayan ya da çok az hasarı, çok küçük kazaları olan araçları tercih ediyoruz. Çünkü müşterilerimize verdiğimizde bu araçları, bizi dostlarına önersinler ya da tekrar araç değiştirmek istediklerinde bizi tercih etsinler istiyoruz. Mesleği galericilik olan herkesin bu şekilde düşündüğüne inanıyorum. Dolayısıyla şu anda araç bulmakta çok zorlanıyoruz. Fiyatlar zaten çok yüksek. Hiçbir araba şu anda normal, olması gereken değerde değil. Çok yüksek fiyatta. Hakkı olan parada değil şu anda bu arabalar. Ama maalesef şu anda piyasada araç olmadığı için değerler çok yüksek."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:  - İkinci el araçlardan görüntüler Fahrettin Batı ile röp. Detay 

HABER: Dinçer AKBİR-KAMERA: Alişan KOYUNCU/İZMİT(Kocaeli),

===========================

Diyarbakır'da koronavirüste 'ikinci dalga' endişesi DİYARBAKIR'da son bir haftalık süreçte koronavirüs tanısı konulan hasta sayısı 300'ü geçti. İkinci dalga endişesi yaşanan kentteki iki pandemi hastanesindeki bire düşürülen klinik sayısı 5'e çıkarıldı. Yatak kapasitelerinin dolduğu hastanelerde yeni tanı konulanlar, evlerinde izole ediliyor. Dicle Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Covid-19 Yoğun Bakım Koordinatörü Prof. Dr. Recep Tekin, "Diyarbakır'da artan koronavirüs vaka sayılarına baktığımızda ikinci dalgaya yakın bir durum söz konusu şu an için. Bu hızla devam edersek Diyarbakır ikinci dalgayı da aşacak gibi görünüyor. Nerdeyse vaka sayılarına yetişemez duruma geldik" dedi.

Türkiye'de koronavirüsle mücadelede 1 Haziran itibarıyla hayata geçen kontrollü normalleşme süreciyle Diyarbakır'da oluşan rehavet, vakalarda artışa neden oldu. Türkiye'de 11 Mart günü ilk koronavirüsün tespit edilmesiyle başlayan pandemi sürecinde başarılı çalışmalarla gündeme gelen Diyarbakır'da, son günlerde artan vakalar tedirginliğe yol açtı. 

VALİLİK MASKE ZORUNLULUĞU GETİRDİVakalardaki artışın en büyük etkisi ise vatandaşların koronavirüs tedbirlerine yeterince uymadıklarından kaynaklandığı ortaya çıktı. Koronavirüs vakalarının artmasını değerlendiren Diyarbakır Valiliği, kent genelinde maskesiz dolaşmanın yasaklandığını duyurdu. Özellikle 1 Haziran'dan itibaren koronavirüs vakalarının artmasıyla kent merkezi ve birçok ilçedeki mahalle ve yerleşim yerleri karantinaya alındı.

'NEREDEYSE VAKA SAYILARINA YETİŞEMEZ OLDUK'Diyarbakır'da koronavirüs vakalarının artması nedeniyle korkutan uyarıyı Dicle Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Covid-19 Yoğun Bakım Koordinatörü Prof. Dr. Recep Tekin yaptı. Tekin, Türkiye'de koronavirüste ikinci dalganın yaşanıp yaşanmayacağı tartışması sürerken, Diyarbakır'ın ikinci dalgaya yakın bir durumun söz konusu olduğu belirtildi. Diyarbakır'da pandemiyle mücadele eden iki hastaneden biri oldukların anlatan Tekin, artan vakalar nedeniyle klinik sayılarını artırdıklarını belirterek şunları söyledi:

"Özellikle Ramazan Bayramı sonrası ve 1 Haziran'daki normalleşme süreci başladıktan sonra halkımızda rahatlama süreci de başladı. Bu durum vakaların artmasına neden oldu. Ramazan Bayramı öncesinde kliniklerimizi kapatmıştık. Sadece bir klinikle hizmet veriyorduk. Şu an birkaç klinik daha açmak zorunda kaldık. Neredeyse vaka sayılarına yetişemez olduk. Özellikle ilçelerden gelen vakalarla birlikte hastanede kapasitemiz dolmak üzere. Bu şekilde hizmet vermekten zorlanıyoruz. Normalleşme sürecinin başlamasının ardından dikkatimizi çeken bir durum ise toplu yerlerde bulunuyoruz. Sosyal mesafe kurallarına uygulayıp, yeterince maske takılmadığını görüyoruz."

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet Haberler

title