Dha Yurt Bültni-6

Suçlamaları kabul etmedi, görgü tanıkları teşhis ettiDaha önce de saldırmışMANİSA'nın Turgutlu İlçesi'nde, akşam saatlerinde parkta spor yapan 1 çocuk annesi, 4 aylık hamile Ebru Tireli'ye yönelik saldırının ardından bir kişinin gözaltına alınmasıyla yeni ayrıntılarda ortaya çıkmaya başladı.

09.12.2016 13:28 | Son Güncelleme: 09.12.2016 13:28
Dha Yurt Bültni-6

Suçlamaları kabul etmedi, görgü tanıkları teşhis etti

Daha önce de saldırmış

MANİSA'nın Turgutlu İlçesi'nde, akşam saatlerinde parkta spor yapan 1 çocuk annesi, 4 aylık hamile Ebru Tireli'ye yönelik saldırının ardından bir kişinin gözaltına alınmasıyla yeni ayrıntılarda ortaya çıkmaya başladı. Babasına ait işyerinde çalışan zanlının isminin M.T. olduğu öğrenildi. Daha önce de başka bir kadına aynı şekilde saldırdığı ileri sürülen M.T., polise verdiği ilk bilgide suçlamaları kabul etmedi. Ancak hem görgü tanıkları M.T.'yi teşhis etti hem de polisin araç üzerinden yaptığı çalışmadan zanlıya ulaşıldı. Bu arada saldırıdan sonra Ebru Tireli ve eşi de, burukta olsa bir sevinç ve sürprizi bir arada yaşadı ve tedavi sırasında bebeklerinin cinsiyetinin kız olduğunu öğrendi.

Ergenekon Mahallesi'nde geçen çarşamba günü yaşanan olayda, 4 aylık hamile olan 32 yaşındaki Ebru Tireli, akşam saatlerinde evinin yakınında bulunan Osman Gazi Parkı'na spor yapmaya gitti. Bu sırada, kırmızı renkli bir otomobilden inen bir erkek, yanına gelip "Bir daha burada yürüyüp, spor yapmayacaksın" diye bağırdı, ayağından çıkardığı ayakkabısıyla genç kadının suratına vurdu. Saldırgan, dengesini yitirince düşerek başını kaldırıma çarpan Tireli'ye yerdeyken tekme de attı. Korkup, gözyaşları döken hamile olduğunu söyleyen Ebru Tireli'nin çığlık atması üzerine saldırgan kaçtı. Ebru Tireli ise olayın ardından yaşadıklarını, "Hamileyim, ne olur vurma' diyerek yalvardım. Ne olduğunu anlamadım. Gözü dönmüş bir şekilde vurmaya devam etti. Yere düştüm, başımı kaldırıma vurdum, bu kez üzerime çıkıp, yüzüme vurmaya devam başladı. Hem küfür ediyor hem de vuruyordu. Bir an bebeğimi kaybettiğimi düşündüm. Sonra birden beni bırakıp kaçtı" şeklinde anlattı.

ÖZEL EKİP KURULDU, ZANLIYI YAKALADI

Turgutlu'daki olay gerek sosyal medyada gerekse de çeşitli platformlarından tepki gördü. Olayın hemen ardından Manisa Emniyet Müdürü Fevzi Bilgiç'in talimatıyla kurulan özel ekip çalışmalarına başladı. Özel ekip görgü tanıklarının verdiği bilgiler doğrultusunda sürdürdüğü çalışmada kısa sürede zanlıya ulaştı. M.T. olduğu öğrenilen zanlı dün akyam saatlerinde gözaltına alınıp emniyet müdürlüğüne götürüldü. Burada alınan ilk ifadesinde M.T. suçlamaları kabul etmedi ve saldırıyı kendisinin yapmadığını ileri sürdü. Olay sırasında farklı bir bölgede bulunduğunu anlattı. Ancak buna karşılık polisin araç plakası üzerinden yaptığı araştırmayla ulaştıkları M.T.'yi, olayın görgü tanıklarının da teşhis ettiği açıklandı. Emniyetteki işlemleri süren M.T.'nin daha sonra adliyeye gönderileceği ifade edildi.

DAHA ÖNCE DE SALDIRDI İDDİASI

M.T.'nin gözaltına alınmasından sonra hakkında da oturduğu mahalle sakinlerinden önemli iddialar geldi. M.T.'nin yaklaşık 6 ay önce de yine aynı bölgede yürüyen bir kadına "Burada ne işin var. Çabuk evine git" şeklinde bağırdığı ileri sürüldü. M.T.'nin neden bu şekilde davrandığına yönelik suçlamaları kabul etmediği için önemli bir bilginin bulunmadığı öğrenildi. Ancak polisin ilk araştırmalarına göre, M.T.'nin psikolojik olarak bir sorununun bulunmadığı herhangi bir tedavi de görmediği yönünde tespitler bulunduğunu saptandı.

SALDIRI, BURUK SEVİNÇ YAŞATTI

Bu arada saldırıdan hemen sonra şoka giren yaşadıklarının etkisinden kurtulamayan Ebru Tireli'nin karnına aldığı darbelerden dolayı bebeğinin sağlığı da ilk başlarda merak konusu oldu. Ancak doktorların yaptığı kontrollerde Tireli'nin karnındaki bebeğin cinsiyetinin kız olduğu ortaya çıktı. Doktorlar müjdeli haberi de gece kontrollerde aileye verdi. Evlerinin önünde olayla ilgili açıklamada bulunan Akın Tireli ise, eşinin psikolojik olarak yaşananlardan çok etkilendiğini söyleyip, "Eşimin psikolojisi çok bozuldu. Buralardan bir hafta uzaklaşıp ortamdan kurtulması lazım. Bunu yapacağız. Çok büyük yükün altına girdi. Sadece kendi yaşadığı olay değil, olayın bu kadara büyüyeceğini düşünmedi. Sanık yakalandıktan sonra en ağır cezaya çarptırılması için takipçisi olacağız. İstediğim sanığın en ağır cezaya çarptırılması. Eşimin yaşadığı Türkiye'de ilk olsun ve en ağır cezaya çarptırılsın. Neden yapmış onun bilinmesi lazım. Psikolojik sorunları mı var, uyuşturucu mu kullandı. Bunun bulunmasını istiyorumö dedi. Eşinin kontrolleri sırasında bebeklerinin cinsiyetini de öğrendiklerini bir kızlarının daha olacağını anlatan Akın Tireli, "bunların yanında çok destek gördük. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, aradı olayın ilk elden öğrenmek istediğini söyledi. Eşim kendisiyle konuşamadı. Psikolojisi bozuk olduğu için. Ben anlattım. Geçmiş olsun dileklerini sundu ve olayın takipçisi olacaklarını ifade etti. Ayrıca Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı yetkilileri kaymakamımız, belediye başkanımız da aradı ilgilendi. Umarım bu olayla ilgili destekler büyüsün ve bir daha bunlar yaşanmasın, olmasın. Bizim canımız yandı geçti ama bir daha olmasınö dedi. Bunun yanı sıra Turgutlu kaymakamı Uğıur Turan, belediye Başkanı Turgay Şirin ile CHP İlçe Başkanı Erk Kayabaş, aiye evinde ziyaret etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Parktan görüntü.

Belediyle başkanından görüntü.

Akın tireli ile röpörtaj.

Anons

//////////////////

-Hastaneden görüntü

-Ebru Tireli'nin açıklamaları

-Ebru Tireli'nin telefonla konuşması

-detaylar

Haber: Taylan YILDIRIM, kamera: Yasin TİNBEK/ TURGUTLU

===========================================

Viranşehir'de 4 PKK'lının öldürüldüğü evde cephanelik çıktı

ŞANLIURFA'nın Viranşehir İlçesi'nde PKK'lı 4 teröristin ölü ele geçirildiği operasyonda çok sayıda silah mühimmatın da elde edildiği ortaya çıktı. Etkisiz hale getirilen teröristlerin polis ve askerlerin kontrol noktalarına yönelik roketatarlarla saldırı hazırlığı içerisinde oldukları belirtildi.

Sansasyonel eylem için Viranşehir'e geldikleri belirtilen 2'si kadın, 4 teröristin, Demirci Mahallesi'nde tek katlı avlulu evde gizlendiklerini geçen cumartesi gecesi saptayan polis, söz konusu adrese operasyon yaptı. Terörle Mücadele Şubesi ile Özel Harekat polislerinin katıldığı operasyonda teröristlerin gizlendiği ev çember altına alınarak 'Teslim ol' çağrısı yapıldı. Polisin çağrısına teröristler silahla karşılık verince çatışma çıktı. Çıkan çatışmada 2'si kadın 4 terörist ölü ele geçirildi.

Hücre evinde yapılan ön incelmede ölen teröristlerin patlayıcılarla tuzaklama yaptıkları tespit edilmesi üzerine olay yerine bomba imha ekipleri çağrıldı. Uzman ekipler, evde bulunan patlayıcıları kontrolü bir şekilde imha etti. Yaklaşık 1 saat süren çatışmanın ardından ölen teröristlerin gizlendiği evin bahçesinde yapılan aramada roketatar, 2 otomatik tüfek, 2 hücum yeleği, 2 el bombası, 6 tabanca, 12 şarjör, 10 roketatar mermisi, 230 gram A4 patlayıcı, sarı renkli fitil ile 411 mermi ele geçirildi.

ŞANLIURFA'DAKİ POLİS SALDIRISINDA AYNI MÜHİMMAT BENZERLİĞİ

Şanlıurfa'nın Osmanlı Mahallesi'nde mesire alanında devriye gezen polis aracına yönelik teröristlerce 30 Kasım günü düzenlenen saldırıda kullanılan malzemelerin, Viranşehir'deki operasyonda ölü ele geçirilen teröristlerin kullandığı silah ve mühimmatlarla benzerlik olduğu ortaya çıktı.

'Evin', 'Destan', 'Şakir', 'Zeynep' kod adlı teröristlerin Şanlıurfa ve Viranşehir'de polis ve askeri kurumları ve uygulama noktalarında keşif yaptıkları, özelikle uygulama noktalarına yönelik roketatar saldırısı içerisinde oldukları belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------------

Ele geçirilen silah ve mühimmat

Operasyonda ele geçirilen roketatar

Terörle Mücadele Şubesi tabelası

Genel ve detay görüntüler

Haber: Ali LEYLAK -Kamera: Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA-DHA)

============================================

2 çocuk annesi, sobadan zehirlenip öldü

GAZİANTEP'te sobadan sızan karbon monoksit gazından zehirlenen 2 çocuk annesi 25 yaşındaki Emel Genç hayatını kaybetti.

Fabrikada işçi olarak çalışan Cuma Genç, sabah saatlerinde Hacıbaba Mahallesi'ndeki evine geldiğinde eşi Emel Genç'i yatak odasında hareketsiz bulunca sağlık görevlilerine haber verdi. İhbarla gelen sağlık görevlileri, 2 çocuk annesi Emel Genç'in sobadan sızan karbon monoksit gazından yaşamını yitirdiğini belirledi. Ölümüyle yakınlarını yasa boğan kadının cesedi, otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

----------------------------------

Adli Tıp Kurumu

Kadının yakınları

Ölen kadının fotoğrafı

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ahmet SOYDOĞAN-GAZİANTEP-DHA)

================================================

İşadamı 6'ncı kattan ölüme atladı, eşi gözyaşı döktü

ANTALYA'da işadamı 47 yaşındaki Nevzat Küsken, oturduğu binanın 6'ncı katından atlayıp yaşamına son verdi. Çimler üzerine eşinin cansız bedenini gören Ayşe Küsken, "Eşim üşüdü, alın artık yerden. Zaten elini tutmama bile izin vermediniz" diyerek gözyaşı döktü.

Olay, bugün sabah saatlerinde Konyaaltı İlçesi, Gürsu Mahallesi 322 Sokak'ta bulunan sitenin içinde meydana geldi. Otomotiv firması ve ev dekorasyonu üzerine mağazaları bulunan işadamı Nevzat Küsken, apartmanın 6'ncı katındaki dairesinin balkonundan kendini boşluğa bıraktı. Başını aydınlatma direğine çarpıp çimlerin üzerine yığılan Küzken, ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Küsken, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Polisin olay yerindeki incelemesi devam ederken sinir krizi geçiren eşi Ayşe Küsken, "Eşim üşüdü alın artık yerden, zaten bir elini tutmama izin vermediniz" diyerek gözyaşı döktü. Yapılan incelenin ardından Küsken'in cesedi, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

Nevzat Küsken'in, yaklaşık 450 bin TL borcu olduğu ve bu nedenle sıkıntılı günler geçirdiği belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------------

-Binadan genel görüntü

-Nevzat Küsken'in yede yatarken görüntüsü

-Ayşe Küsken'in ağlarken görüntüsü

-Polis ekiplerinin çalışma görüntüsü

-Detaylar

Haber Kamera Bülent TATOĞULLARI/ANTALYA,

=============================================

Seyyar satıcı tezgahında uyuşturucu ticareti

İZMİR'de polis tarafından düzenlenen operasyonda, Diyarbakır'dan kente gelen S.B.'nin (35) yanında getirdiği seyyar satıcı tezgahının içindeki gizli bölmede 4 kilo 350 gram esrar ele geçirildi. Adliyeye sevk edilen S.B. tutuklandı.

Uyuşturucu ile Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, S.B'nin Diyarbakır'dan temin ettiği uyuşturucuyu kente getireceği yönünde ihbar aldı. Çalışma başlatan polis, S.B.'nin önceki gün (Çarşamba) otobüsle kente giriş yapacağını tespit etti. Harekete geçen polis, şehirlerarası otobüs terminalinde önlem aldı. Yolcu otobüsünden inip seyyar satıcı tezgahını da yanına alan S.B., polis tarafından yakalandı. Yapılan incelemede tezgahın gizli bölmesinde toplam 4 kilo 350 gram esrar ele geçirildi. Adliyeye sevk edilen S.B. tutuklandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Tezgahın gizli bölmesinden uyuşturucunun çıkartılması

Haber: Tufan HAMARAT/ İZMİR,

==============================================

FETÖ'nün 'Antalya emniyet imamı' yakalandı (2)

TUTUKLANDI

FETÖ'nün 'Antalya Emniyet Müdürlüğü imamı' olduğu öne sürülen A.E.D., polisteki ifadesinin ardından sevk edildiği sulh ceza hakimliği tarafından tutuklandı. A.E.D.'nin polisteki sorgusunda, "Fetullah Gülen terör örgütü lideri değil, ileri gelen uluslararası bir kanaat önderidir" diye ifade verdiği kaydedildi

Haber: Mustafa KOZAK/ANTALYA,

=============================================

Doğu Karadeniz'de radyoaktivite kirlilik değerleri limitin altında çıktı

RİZE Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Atom ve Molekül Fiziği Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Baltaş'ın başkanlığında, Doğu Karadeniz'de 4 ilde 12 noktada 2 yıl boyunca yürütülen, 'Deniz ortamında radyoaktivite kirliliği' araştırması tamamlandı. Hazırlanan rapora göre, Doğu Karadeniz'de deniz ortamında belirlenen radyoaktivite değerlerinin uluslararası limit değerlerinin altında olduğu ve halk sağlığı açısından herhangi bir risk taşımadığı belirlendi. Raporda rastlanılan düşük değerli radyoaktivitenin ise Çernobil kaynaklı olmadığına yer verildi.

Konuyla ilgili olarak RTEÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Karaman ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Fen Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü Atom ve Molekül Fiziği Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Baltaş, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde Rize, Trabzon, Giresun ve Artvin illerinde kıyı boyunca radyoaktivite kirliği tespiti için 2 yıl boyunca TÜBİTAK destekli çalışma yaptıklarını açıkladı. 12 noktada sürdürülen çalışma ile 4 mevsimde sediment, midye ve deniz suyu örnekleri alındığını ifade eden Prof. Dr. Baltaş, "Bu çalışmada midye örnekleme sonucunda radyoaktivite seviyelerini belirledik ve ileriki yıllarda yapılacak çalışma için veri tabanı oluşturduk. Midye, bütün denizlerde kirliliği bünyesinde barındıran 'denizin çöpçüsü' olarak bilinen canlıdır. Bu canlıda radyoaktivite değerini belirleyerek deniz ortamının radyoaktif ve ağır metal açısından kirlilik derecesini gösterge olarak kabul ediyoruz. Referans canlı olarak aldığımız midyede kirlilik yoksa diğer deniz ürünlerin de olmadığını çok rahat bir şekilde söyleyebiliyoruz. Bu bölgeyi, Çernobil nükleer kazası sonrası etkilendiği söylendiği için seçtik. Bu alanda yapılmış kapsamlı bir bilimsel çalışma yoktu. Bu çalışma ile deniz ortamında bir veri tabanı oluşturmuş olduk" dedi.

'RADYOAKTİVİTE ORANI ULUSLARARASI LİMİTİN ÇOK ALTINDA'

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde deniz ortamında rastlanan radyoaktivitenin uluslararası limitin çok altında kaldığını ifade eden Prof. Dr. Baltaş, şunları söyledi: "Bunu bilimsel olarak söylüyoruz. Elimizdeki ölçümlere bakarak Doğu Karadeniz Bölgesi'nde midye örneklerinde radyoaktivite örnekleri açısından kirlilik yok. Halk arasında radyasyonun nedeni Çernobil olarak gösteriliyor. Bu yanlış. Radyasyon yaşadığımız çevrenin bir parçası. Soluduğumuz havadan, yiyeceklerden, yaşadığımız evlerin yapı malzemesinden bile radyasyona maruz kalabiliyoruz. Radyasyonla ilgili daha önce bilimsel veri olmadığı için kirliliğin nedeni Çernobil kaynaklı olarak görüldü. Akarsuların denize döküldüğü alanlar, liman içi ve dışları olmak üzere 12 noktada yapılan bu çalışmada evsel ve insan kaynaklı atıkların kirliliğe neden olup olmadığını da araştırdık. Sadece Trabzon'un Çarşıbaşı mevkiinde sanayiden uzak, nüfus yoğunluğunun ve insan odaklı atıklardan uzak temiz bir alan seçtik. Bu nokta, radyasyon oranı en düşük çıkan yer oldu. Çernobil etkili olsaydı o noktaya da etkin olacaktı. Belirlenen radyoaktiviteye bağlı kanserojen risk değerlerinin uluslararası limit değerlerinden çok düşük ve halk sağlığı açısından her hangi bir risk taşımadığı belirlendi. İnsanlar artık kulaktan duyma değil bilimsel anlamda çalışmalara önem vermeli ve bilim adamlarının söylediklerine güvenmeli."

'ÇERNOBİL'DEN KAYNAKLI RADYOAKTİVİTE ÇOK DÜŞÜK'

Çernobil'den sonra atmosfere yayılan radyoaktif çekirdek olan sezyum maddesini de araştırdıklarını ifade eden Prof. Dr. Baltaş, "Sezyum değeri ölçümleri çok düşük çıktı. Çernobil'den sonra atmosfere karışan sezyum maddesi hava akımı nedeniyle Avrupa'ya yayıldı, Doğu Karadeniz'e gelmedi. Bulut hareketlerine ilişkin Çernobil'deki müzede hazırlanan animasyonda bu durum açık olarak görülüyor. Bu durum bizim ölçümlerle de örtüşüyor. Ölçümünü yaptığımız değerler radyoaktivite açsından her hangi bir sağlık riski taşımıyor" diyerek Doğu Karadeniz'deki deniz canlılarında radyoaktivitenin yok denecek kadar düşük seviyede olduğunu sözlerine ekledi.

RTEÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Karaman da Doğu Karadeniz'de deniz ortamında radyoaktivite ile ilgili önemli bir veri tabanı oluşturacak çalışma gerçekleştirdiğini söyledi. Prof. Dr. Karaman, deniz ortamında yapılan radyoaktivite tespiti çalışmasının Doğu Karadeniz Bölgesi'nin tabiatı ve doğası içinde yapılabilmesi için de detaylı ve kapsamlı bir çalışma yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Prof. Dr. Hasan Baltaş'ın açıklaması

Denizde yapılan araştırmaların fotoğrafları

Haber-Kamera: Muhammet KAÇAR/ RİZE

=====================

Cumhurbaşkanına hakaret ettiklerini öne sürüp, suç duyurusunda bulundu

MANİSA'da 35 yaşındaki Hamza Semiz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a küfür ve hakaret ettiklerini öne sürdüğü 3 kişi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Semiz, "Cumhurbaşkanına hakaret eden annem, babam da olsa hakkında suç duyurusunda bulunurum" dedi.

Daha önceleri İŞKUR'un yeni istihdam yaratmak amacıyla uyguladığı Toplum Yararına Çalışma Programı kapsamında orman işlerinde çalışan Hamza Semiz, geçen 1 Aralık'ta Şehzadeler İlçesi Alaybey Mahallesi'ndeki bir kahvede, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret ve küfür ettiklerini ileri sürdüğü aynı mahallede yaşayan Ş.E., G.Ö. ve B.O.'yu iddiaya göre uyardı. Bunun üzerine aralarında tartışma çıktı.

Tartışmanın ardından soluğu Manisa Adliyesi'nde alan Semiz, Cumhurbaşkanı'na hakaret ve küfür ettiklerini ileri sürdüğü üç kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda bulunarak vatandaşlık görevini yerine getirdiğini belirten Semiz, "Cumhurbaşkanı ister AK Partili, ister CHP'li, isterse de MHP'li olsun. Kimse bu ülkenin cumhurbaşkanına hakaret edemez. Cumhurbaşkanına hakaret eden annem, babam da olsa hakkında suç duyurusunda bulunurum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Hamza Semiz'in suç duyurusu dilekçesiyle adliye önünde görüntüsü

-Suç duyurusunda bulunan Hamza Semiz ile röp.

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ersan ERDOĞAN/MANİSA,

==============================

Bulgaristan'dan getirdikleri lüks otomobilleri parçalayıp satan çeteye baskın (2) (Yeniden)

BULGARİSTAN'dan getirdikleri lüks otomobilleri Bursa'da parçalayıp internet üzerinden satan çete, Gümrük Muhafaza ekiplerinin operasyonuyla ortaya çıkarıldı. Parçalanan 3 lüks otomobilin ele geçirildiği baskınla ilgili 4'ü yabancı uyruklu 12 şüpheli hakkında suç duyurusunda bulunuldu.

Süresi geçtiği halde ülkeden çıkarılmayan yabancı plakalı lüks araçlarla ilgili operasyonlar, Gümrük Muhafaza ekiplerince sürdürülüyor. Bir vatandaşın Alo 136 Gümrük Muhafaza İhbar Hattına yaptığı ihbar, Bursa'daki bir çetenin ortaya çıkarılmasını sağladı. İhbarın değerlendirilmesi sonucu Bursa Oto Sanayii Sitesindeki bir iş yerinde yabancı plakalı lüks araçların parçalanıp satıldığı tespit edildi. Yürütülen çalışmalar kapsamında, internet üzerinden yapılan araştırmalarda söz konusu işyerinin lüks araç parçalarını internet sitesi üzerinden sattığı da belirlendi.

Bursa Gümrük Muhafaza Müdürlüğü ekiplerince yapılan operasyonda, iş yerinin dış kısmında parçaları sökülmüş durumda yabancı plakalı olduğu görülen bir aracın şasi numarasının sistem üzerinden yapılan sorgulamasında, turistik kolaylıklardan faydalanarak Türkiye'ye Bulgaristan uyruklu bir kişi tarafından getirildiği ve yasalara aykırı olarak Türkiye'de bırakıldığı anlaşıldı. Ayrıca yapılan aramada, 2 Mercedes ve 1 adet Audi marka lüks aracın parçalandığı ve parçaların iş yerinin muhtelif yerlerinde satışa hazır şekilde depolandığı görüldü. Piyasa değeri 176 bin lira olan araç ve parçalarına el konuldu.

Hazırlanan soruşturma dosyası kapsamında 4'ü yabancı uyruklu olmak üzere toplamda 12 şüpheli şahıs hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu.

8 BİN 764 ARAÇ HAKKINDA İŞLEM YAPILDI

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, mevzuata aykırı bir şekilde ülke içinde bırakılan, yasak olmasına rağmen hak sahibi olmayan vatandaşlar tarafından kullanılan ve hak sahibi olmayan kişilere kiralandıkları, satıldıkları, ikinci el oto parçası olarak satılmak üzere parçalandığı tespit edilen yabancı plakalı lüks araçlara yönelik operasyonlar son dönemde daha da artırıldığı belirtildi.

Ülke genelinde yapılan operasyonda 2016'nın ilk 10 ayında mevzuat ihlali yapan bin 47 adet Gürcistan plakalı, 2 bin 14 adet Bulgaristan plakalı, 860 adet Suriye plakalı ve 4 bin 843 adet diğer ülke plakalı araca gümrük kanununun ilgili maddeleri gereğince işlem yapıldığı belirtilerek, ayrıca bu araçlarla ilgili kişilere 27 milyon 100 bin TL ceza kesildiği ceza kesildiği kaydedildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Baskın yapılan sanayi sitesindeki işyerinden görüntüler

-Ele geçirilen araçlar

-Araçların parçaları

-ümrük ekiplerinin inceleme yapması

Haber: BURSA

=========================================

Belediye Başkanı'ndan 'dolarını boz' çağrısı

ŞANLIURFA Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, kent genelindeki reklam panolarına "Milli para berekettir. Doları boz, oyunu boz" yazılı afişler astırdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Dolarlarınızı bozdurun; altına, Türk Lirası'na çevirin' çağrısı üzerine Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, kent genelindeki billboardlara Türk bayrağı üzerine "Milli para berekettir. Doları boz, oyunu boz" yazılı afişler astırdı. Kentin en işlek cadde ve bulvarlarındaki billboardlara asılan afişleri gören vatandaşlar, Türk ekonomisine katkı sunmak için dövizlerin bozdurularak Türk Lirası'na destek verilmesi gerektiğini söyledi.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ekonomide bir darbe yapılmasının önüne geçilmesi ve ekonominin canlanması için Türk Lirası'na sahip çıkılması gerektiğini ifade eden esnaf Mehmet Emin Sönmez, şöyle dedi:

"15 Temmuz darbe girişiminin ardından ekonomiye de darbe yapılmak istendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın başlattığı kampanya çok önemli ve her Türk vatandaşı dövizini bozdurarak kampanyaya destek vermelidir. Bizlerde vatandaş olarak doları olanların dolarlarını bozdurup ekonominin canlanmasını istiyoruz."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------------

Reklam panolarındaki afiş

Yolda yürüyen vatandaşlar

Vatandaşlarla röportaj

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ömer PINAR-ŞANLIURFA-DHA)

========================================

Kaynak: DHA

Paylaş
Google'da Takip Et Facebook'ta Paylaş! Twitter'da Paylaş! Whatsapp'da Paylaş! Instagram Sayfası
title