Dha Yurt Bülteni-9

Dha Yurt Bülteni-9

1)HDP'Lİ YÜKSEKDAĞ'IN YARGILANMASINA DEVAM EDİLDİKOCAELİ'nde tutuklu olan HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ, Şanlıurfa'da yargılandığı davanın duruşmasında Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla katılarak ifade verdi.

Dha Yurt Bülteni-9

1)HDP'Lİ YÜKSEKDAĞ'IN YARGILANMASINA DEVAM EDİLDİ

KOCAELİ'nde tutuklu olan HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ, Şanlıurfa'da yargılandığı davanın duruşmasında Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla katılarak ifade verdi. Suriye sınırında söylediği 'Sırtımızı YPG'ye dayıyoruz' sözlerinden dolayı ifade veren Yüksekdağ, "Eğer terörist ilan ettikleri PYD ile sağlıklı bir ilişki kurulsaydı, bugünkü sıkıntı ve kayıplar yaşanmazdı" dedi. Figen Yüksekdağ, 20 Temmuz 2015 tarihinde, terör örgütü PYD'nin Suriye'nin Kobani kentinde kanton ilan edişinin 3'üncü yıldönümü nedeniyle Şanlıurfa'nın Suruç İlçesi'nde düzenlenen kutlamalara katıldı ve burada PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın posteri önünde konuşma yaptı. Yüksekdağ, "Biz sırtımızı Rojava'ya, Kobani'ye, IŞİD vahşetine karşı direnen halklara, insanlık mücadelesi yürüten YPG-YPJ'ye dayıyoruz. Bunu söylemekte hiçbir sakınca görmüyoruz. Bakın sırtımızı kime dayadığımızı çok net söylüyoruz ve bundan sonrada sırtımızı buraya dayamaya devam edeceğiz" dedi.

Bu konuşma üzerine Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Yüksekdağ hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, Yüksekdağ hakkında, 'Terör örgütü propagandası yapmak ve silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 15 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlanarak dava açıldı.

HDP milletvekili Dilek Öcalan ve İbrahim Ayhan'ın da izlediği 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü dördüncü duruşmasına Yüksekdağ, SEGBİS aracılığıyla katılarak ifade verdi. Yüksekdağ, savunmasında yargılamalar yolu ile oluşan baskının siyasi gasp ile oluşturulduğunu, kesinleşmiş bir yargı kararına dayandırılarak milletvekilliğinin düşürüldüğünü ve böylelikle açık bir gasp hareketi yaşandığını öne sürdü. Bunun anayasa ve meclis teamülleri ile izah edilemeyeceğini belirten Yüksekdağ, savunmasında, "Yargı mekanizmaları iktidarın silahı olmuştur. Yargı kurumlarına dayanılarak siyasi tasfiye yürütülmektedir" dedi.

'ZORA GİREN MEŞRUİYETİM DEĞİL'

FETÖ'cü yapının yargıyı baskı altına almakla suçlandığına kaydeden Yüksekdağ, savunmasına şöyle devam etti:  "Benim hakkımda hüküm veren hakim ve savcılar tutukludur. Bu kararla milletvekilliğim düşürüldü. Bu karar yok hükmündedir. Bu nedenle mahkemenizin karşısında seçilmiş bir kişi olarak konuşmaktayım. Türkiye'de yasal olan bizzat devlet ve iktidar tarafından ayaklar altına alınmıştır. Hak ve temsiliyet zorla cebirle alınmıştır. Zora giren benim meşruiyetim değil, olağan olmayan şey benim meşruiyetimi ayaklar altına alan iktidardır."

'TÜRKİYE'NİN SIRTI DAYAYACAK KİMSE KALMADI'

Hakkında dava açılan konuşmasına da değinen Yüksekdağ, söylediklerinin yanlış olmadığını savunarak ifadesinde şöyle dedi: "Konuşmamın kriminalize edilmesi yanlıştır. İfade özgürlüğü kapsamındadır. Sonradan üretilmiş bir krizdir. O süreçte PYD terör örgütü olarak kabul edilmemişti. Süleyman Şah Türbesi'nin taşınmasında vekillerimiz ile kurulan komisyona dair belgeleri sunacağız. Salih Müslim devlet protokolü ile ağırlanmıştı, yapılması gereken bu idi, halkların kardeşliği için gerekliydi. Siyasi iktidar Ortadoğu politikasında yanlış ata oynadı, Türkiye halkları bu yanlış oyunun bedelini ödüyorlar. Biz o dönem gereğini söyledik. Yanlış yere sırtınızı dayıyorsunuz dedik. IŞİD'in geçişini sağlayarak hiç bir şey elde edemeyeceklerini belirttik, ancak yıllar boyu IŞİD'e oynamaya devam ettiler. Esas olarak sırtınızı dayamanız gereken yer Kürt toplumudur dedik. PYD, IŞİD saldırılarına karşı Şanlıurfa ve Gaziantep'i de savunuyordu. Konuşmanın içeriği bu ve tarih bizi haklı çıkardı. Eğer bugün terörist ilan ettikleri PYD ile sağlıklı bir ilişki kurulsaydı bugünkü sıkıntı ve kayıplar yaşanmazdı. Türkiye'nin sırtını dayayabileceği tek müttefiki kalmamıştır. Eğer Kürtler ile ittifak kurulsaydı Türk ve Kürt halklarının istediği yollar açılacaktı. Siyasi iktidar kendi çıkarını öne almıştır. Son olarak mahkemenizin ağır baskı altında yurtdışı yasağı vermiştir. Bu davanın dosyası iktidar medyası tarafından oluşturulmuştur. Mahkemeyi kuranda onlardır. Ben bu zamana kadar, isteseydim onlarca kez yurtdışına çıkardım. Bu memleketi bırakmaya niyetim yoktur. Kara siyasidir. Bir siyasi partinin eş genel başkanı nere gidebilir ki?"  Ertelenen duruşmanın çıkışında gazetecilere konuşan HDP milletvekili Dilek Öcalan, Figen Yüksekdağ'ın demokrasiye aykırı bir şekilde parti üyeliğinin düşürüldüğünü öne sürdü. Yüksekdağ'ın tutuklu olmasına rağmen halen eş genel başkanları olduğunu kaydeden Öcalan, "Figen Yüksekdağ 6 milyon insanın iradesiyle seçilmiş eş genel başkanıdır. Halen bu görevini yerine getirmektedir. Yer, mekan hiç önemli değildir" diye konuştu.

Görüntü Dökümü

-----------------------------------

Adliyedan çıkan HDP'li Dilek Öcalan ile İbrahim Ayhan

Dilek Öcalan'ın konuşması

Genel ve detay görüntüler

Haber: Ali LEYLAK-Kamera: Ömer PINAR-ŞANLIURFA-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 394 MB

=================================================

2)ÇÖKEN İSTİNAT DUVARI, 2 KATLI BİNANIN DUVARINI YIKTI

KARAMAN'ın Ermenek İlçesi'nde yol kenarındaki çöken istinat duvarı 2 katlı binanın zemin katındaki işyeri ve kazan dairesinin duvarlarını yıktı. Şans eseri ölen ya da yaralanan olmadı. Olay, dün Ermenek İlçesi Seyran Mahallesi'nde meydana geldi. 2 yıl önce yapılan yolun kenarında istinat duvarı, iddiaya göre aşırı yağmur sonucu çöktü. Çöken taş parçaları ise Eray Işın'a ait 2 katlı binanın zemin katındaki işyeri ve kazan dairenin duvarını yıktı. İşyerinin dün tatil olması ve kazan dairesinin de de hiç kimsenin bulunmaması üzerine şans eseri ölen ya da yaralanan olmadı. Belediye ekipleri tarafından yapılan incelemede de binanın taşıyıcı kolanlarının zarar görmediği için bina tahliye edilmediği öğrenildi.

Görüntü Dökümü

-----------------------------------

-Evin dışından detay

-Yıkılan duvardan detay

-Genel ve detay

(Haber- Kamera: Ali Rıza ETCİ ERMENEK KARAMAN DHA)

===================================================

3)JANDARMADAN İPSALA'DA 9 MİLYON LİRALIK UYUŞTURUCU OPERASYONU

EDİRNE'den Yunanistan'a açılan İpsala Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yapan TIR'da

jandarma ekiplerince yapılan aramada 260 bidon içerisinde 9 milyon lira değerinde 5 bin 692 litre eroin yapımında kullanılan asit anhidrit ele geçirildi. Hollanda firmasına ait faturalarda araçta kağıt yüklü olduğunu belirlenen TIR'da uyuşturucu maddesinin yanı sıra 860 bin 160 lira değerinde araç parçası da bulunurken, Türk sürücü E.D. gözaltına alındı. Edirne Jandarma Komutanlığı ekipleri İpsala Sınır Kapısı üzerinden Türkiye'ye giriş yapacak bir araçta uyuşturucu madde getirileceği bilgisi üzerine harekete geçti. Türk sürücüsü E.D.'nin kullandığı plakası belirlenen TIR gümrükten geçiş yaptıktan sonra İpsala-Keşan karayolu birinci kilometresinde jandarma ekiplerince durduruldu. Türk sürücüsü E.D.'nin gösterdiği faturalarda Hollanda firmasından kağıt yükü olduğunu söyledi. Ancak yükler arasında hiç kağıt bulunamadı.

Yeniden İpsala Sınır Kapısı'na götürülen TIR aracı X-Ray cihazından geçirildi. TIR aracında farklı yoğunluk tespit edilmesi üzerine detaylı aranan TIR dorsesinde 185 adet 92 bin 500 lira değerinde motor şanzımanı, 25 adet 75 bin lira değerinde otomobil motoru, 129 adet 51 bin 600 lira değerinde silindir kapağı, 151 adet 453 bin lira değerinde araç beyni, 81 adet 8 bin 100 lira değerinde araç gösterge paneli, 142 adet 28 bin 400 değerinde krank mili, 26 adet 5 bin 200 lira değerinde vites dişlisi, 181 adet 18 bin 100 lira değerinde marş dinamosu, 242 adet 96 bin 800 lira değerinde klima, 172 adet 17 bin 200 lira değerinde şarj motoru, 23 adet 460 lira değerinde stop farı, 46 adet 13 bin 800 lira değerinde sibop kapağı olmak üzere toplam 860 bin 160 lira değerinde araç parçası ele geçirildi.

BİDONLARDAN ASİT ANHİDRİT ÇIKTI

TIR dorsesindeki 260 bidon içerisinde ise 9 milyon lira değerinde 5 bin 692 litre eroin yapımında kullanılan asit anhidrit maddesi bulundu. Sürücü E.D. gözaltına alınarak ifadesinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü

------------------------------------

TIR'ın durdurulması

TIR'daki aramalar

Ele geçirilen uyuşturucu maddeleri

Detaylar

Haber: Engin ÖZMEN/EDİRNE,-

=======================================================

4)KESİLEN 506 KIZILÇAMIN YERİNE SEMBOLİK AĞAÇLAR DİKİLDİ

MUĞLA'nın Fethiye Belediyesi ve çevreciler, 9 kilometrelik Kayaköy yolunun 3 metre genişletilmesi için kesilen 506 kızılçam ağacının yerine ahşaptan imal edilmiş 3 metre boyunda sembolik ağaçlar dikti. Tabelaya dönüştürülen ağaçların üzerinde 'Oksijeninizi sağlamak mıydı suçum?', 'Kesmek kolay olandı' mesajları yer aldı.

Fethiye'nin Kesikkapı Mahallesi ile Kayaköy Mahallesi arasında yer alan, 4 metre genişliğinde ve 9 kilometre uzunluğundaki asfalt yolun 3 metre daha genişletilmesi için geçen aralık ayının başında ağaç kesimine başlandı. Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nden talebi üzerine, yol kıyısında kalan asırlık 506 kızılçam, Fethiye Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerince köklerinden kesildi. 5 bin yıllık geçmişe sahip Rum yapılarının bulunduğu, UNESCO tarafından 'Dünya dostluk ve barış köyü' ilan edilen Kayaköy yolundaki ağaç kesimi tepkilere neden oldu. Sosyal medya üzerinden örgütlenen çevreciler, 'Nostalji Yolu' olarak adlandıran güzergahta, asırlık ağaçların kesilmesini 'kıyım' olarak niteledi. Ancak Büyükşehir Belediyesi, yolun Kayaköy sakinlerinin talebi üzerine genişletildiğini belirtti.

SEMBOLİK AĞAÇLAR DİKİLDİ

Çalışmalar sırasında ağaç kesimini durdurmak için çaba gösteren Fethiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğayı Koruma Derneği üyeleri, kesimin tamamlanmasının ardından Fethiye Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü'yle işbirliği yaparak, ilginç bir protesto yolu seçti. Ahşap malzemeden hazırlanan 3 metre boyundaki 10 sembolik ağaç, bu sabah belediye ekipleri ve dernek üyeleri tarafından Kayaköy yolunda kesilen ağaçların yerine dikildi. Kesilmiş ağaç köklerine çivi ile tutturulan tabela şeklindeki sembolik ağaçların üzerinde 'Oksijeninizi ağlamak mıydı suçum', 'Kesmek kolay olandı', 'Ağaçtan değerli ne dikeceksiniz şimdi', 'Ağaçlar eğilmezken insanlar neden eğilir ki' yazıları yer aldı. Yoldan geçen sürücüler, araçlarıyla yavaşlayarak sembolik ağaçlardaki yazıları okumaya çalıştı.

"SANMASINLAR Kİ KARŞI ÇIKTIK, SONRA SUSTUK"

Sembolik ağaçların yanında Büyükşehir Belediyesi'ne tepki gösteren Dernek Başkanı Okyay Tirli, Kayaköy'e ulaşım için 2 karayolu bulunduğunu belirtti. Kesim yapılan yolun, karayolu standartlarına uymadığını ve doğal ormanlarla çevrili olduğunu anlatan Tirli, Kayaköy'e ulaşım için karayolu standartlarına uyan yolun Ovacık Mahallesi üzerinden geçtiğini ve 22 metre genişliğe sahip olduğunu kaydetti. Kesilen ağaçların taşların arasından çıkmış, insanlığa verilmiş bir nimet olduğunu aktaran Tirli, "Bu ağaçları bırakın kesmeyi, korumak için çaba göstermek gerekliydi. 'Halk istiyor' diyerek bu yolun genişletilmesini kabul etmiyoruz. Çünkü halk istemiyor. İsterlerse bir imza kampanyası açalım, görelim. Sanmasınlar ki bir karşı çıktık, sonra sustuk. 140 kilometre mesafeden Fethiye'yi yönetmeye kalkarsanız, işte böyle olur. Benzeri bir durum Ölüdeniz'de devam eden arıtma. Osman beyin (CHP'li Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün) kendisine de söyledim. Ancak bürokratlarının bildiği yoldan yürümeye devam ediyor" dedi.

Kesilen ağaçların yerine sembolik ağaçlar diktiklerini belirten Tirli, "Büyükşehir Belediyesi'ni buraya davet ediyoruz. Kestikleri ağaçların yerine ağaç diksinler" diye konuştu.

"SANKİ KAYAKÖY'DE HAVALİMANI VAR"

Dikilen sembolik ağaçları incelemek için bölgeye gelen Fethiye Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Yılmaz Cesur ise Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan, bir ağaçta bile 80 milyon vatandaşın hakkı olduğunu söyledi. Fethiye'de yüzlerce problem varken yol genişletmek için ağaç kesmenin yersiz olduğunu vurgulayan Cesur şöyle konuştu:

"Sanki Kayaköy'de havalimanı varmış gibi yol yapmanın hiçbir manası yok. Üstelik alternatif yolumuz da vardı. Büyükşehir Belediyesi tamirle ilgili bize talepte bulunsa, biz bu yolu ağaç kesmeden tamir edebilirdik. Yabancıları görüyoruz. Tabiata sadık kalıyor, orijinalini bozmuyorlar. Biz ise tam tersini yapıyoruz. Bu ağaçlar kolay yetişen ağaçlar değil. 70-80 yılda yetişiyor. Elma, armut değil ki bu, kes 2 sene sonra tekrar yetişsin. Birkaç kişi istemiş olabilir. Ama bu kesimin yapılmaması gerekiyordu."

Görüntü Dökümü

-----------------------------------

Ağaç kesilen yoldan görüntü

Dikilen sembolik ağaçların görüntüsü

Belediye ekinin sembolik ağaçları kesilen ağaç köklerine monte etmesinden görüntü

Okyay Tirli ile röp

Mehmet Yılmaz Cesur ile röp.

( Haber- Kamera: Ergün TOS / FETHİYE (Muğla),

==========================================================

5)GAZİANTEP'TE, ENGELLİLERDEN HOLLANDA'YA TEPKİ

GAZİANTEP'te bir grup engelli Hollanda'nın, Türk bakanlara yönelik tutumlarını basın açıklamasıyla kınadı. Balıklı Parkı'nda toplanan bir grup engelli ellerindeki 'Bakanımıza değil, 80 milyona saygısızlık yaptınız', 'Kahrol Hollanda', 'Engelsiz kahramanlarız, bakanımızın yanındayız' dövizleriyle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nu ülkeye almayan Hollanda hükümetini protesto etti.

Grup adına basın açıklaması yapan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelliler Daire Başkanı Yusuf Çelebi, Hollanda'nın tutumunu eleştirerek, şunları söyledi:

"İnsanlıktan ders almayarak Nazi'lerden öğrendiklerini uygulamışlardır. İnsanlıktan bahseden, demokrasinden bahseden Hollanda zannediyorum ülkelerini işgal eden Nazilerden ders aldılar. Biz engelliler olarak devletimizin ve bakanlarımızın yanındayız. Orada kendi halkıyla konuşmak adına hareket eden bakanlarımızı ülkeye koymadılar. Demokrasiyi ayaklar altına aldılar. Biz engelliler olarak Hollanda'yı bu tutumundan dolayı nefretle kınıyoruz."

Görüntü Dökümü

----------------------------------

Engellilerin toplanması

Engellilerin ellerindeki dövizler

Yusuf Çelebi'nin konuşması

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Eyyüp BURUN-GAZİANTEP-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 82 MB

===================================================

6)ANAOKUL ÖĞRENCİLERİ SAHNEDE İSTİKLAL MARŞININ 10 KITASINI OKUDU

İSTİKLAL marşının kabulünün 91'inci yıl dönümü nedeniyle Ankara'nın Kahramankazan İlçesinde Gülnaz-İbrahim Güngör Tara Kız Meslek Lisesi tarafından düzenlenen programda okul bünyesinde bu yıl açılan anasınıfı öğrencilerinin sahnede okuduğu İstiklal Marşı büyük alkış aldı.

Kahramankazan ilçesinde İstiklal Marşı'nın kabulünün 91'inci yıl dönümü nedeniyle Büyükşehir Belediyesi Kahramankazan Aile Yaşam Merkezinde düzenlenen programa İlçe Kaymakamı Engin Aksakal, Belediye Başkan Yardımcısı Orhan Yazıcı, Cumhuriyet Başsavcısı Ersel Yıldız, İlçe Milli Eğitim Müdürü Serhat Oğuz, okul müdürleri ve veliler ile öğrenciler katıldı.

Çeşitli gösterilerinin yanı sıra İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif Ersoy'un hayatının anlatıldığı programın en dikkat çeken bölümü ise Gülnaz-İbrahim Güngör Tara Kız Meslek Lisesi'nde bu yıl açılan ana sınıfı öğrencilerin sahnede söylediği İstiklal Marşı'nın on kıtası oldu. Yaşları 4 ile 5 arasında değişen öğrencilerin İstiklal marşını ezbere okumaları salondan büyük alkış alırken bazı veliler gözyaşlarına hakim olamadı. Tören sonunda İlçe Kaymakamı Engin Aksakal sahneye çıkarak öğrencileri tebrik ederek onlara hediyeler verdi.

Öğrenci velileri de çocuklarının henüz 4 yaşında olmalarına rağmen hiç zorlanmadan İstiklal marşının 10 kıtasını zorlanmadan ezberledikleri ve sahnede de çok güzel bir şekilde okudukları için gururlu ve mutlu olduklarını belirtti.

Görüntü Dökümü

-------------------------

Lise öğrencilerinin sahnede çeşitli gösterileri

Anasınıfı öğrencilerinin İstiklal Marşı'nı sahnede okumaları

Röportajlar

Hasan POLAT/ KAHRAMANKAZAN, (Ankara) -

==================================================

7)5 KARDEŞİN FUHUŞ ÇETESİ ÇÖKERTİLDİ

KOCAELİ'nin Karamürsel İlçesi'nde 5 kardeşin kurduğu fuhuş çetesi Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan operasyonla çökertildi. Yabancı uyruklu kadınları fuhuş yaptırmak için ülkeye sokan ve fuhuş yaptırdıkları tespit edilen 5'i kardeş 7 kişi gözaltına alınırken 22 yabancı uyruklu kadın sınır dışı edilmek üzere göç şubesine teslim edildi.

Karamürsel Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı ile 'Yabancı uyruklu kadınlara fuhuş amaçlı müşteri bularak otellerde fuhuş yaptırmak' suçlamasıyla başlatılan soruşturma kapsamında İl Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekipleri 5'i kardeş N.K, A.K, E.K, B.K, H.K. ve A.K., ŞK isimli 7 kişiyi tespit ederek gözaltına aldı.

Polis ekiplerinin fiziki ve teknik takibi sonrasında 9 Mart günü Karamürsel ilçesinde 12 eve ve 1 iş yerine eş zamanlı operasyon yapıldı. Yapılan aramalarda fuhuş çetelesinin tutulduğu ajandalar, fuhuş pazarlıklarının yapıldığı telefonlara, bilgisayarlara ve bir miktar uyuşturucu maddeye el konuldu. 5 kardeşin fuhuş yaptırdığı Kırgızistan, Moldova ve Kazakistan uyruklu biri 17 yaşında toplam 22 kadın adli ve idari işlemler için Asayiş Şube Müdürlüğü'ne getirildi. Adli işlemleri tamamlanan 22 kadın sınır dışı edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi. Gözaltına alınan 7 şüpheli 'Küçük yaşta çocuğu fuhuşa teşvik etmek, fuhuşa aracılık ve yer temin etmek, uyuşturucu medde bulundurmak' suçlarından Karamürsel Adliyesi'ne sevk edildi.

Görüntü Dökümü

----------------------

-Polis kamerasından otel girişi, kadınların çıkışı ve ele geçirilen defter ve telefonla-Şüphelilerin adliyeden çıkışı

Faruk KIYAK/İZMİT/Kocaeli)-