Dha Yurt Bülteni-9

30.05.2018 15:57 | Son Güncelleme: 30.05.2018 15:57
Dha Yurt Bülteni-9

1)KIRIKKALE'DE SAĞANAK, YAŞAMI OLUMSUZ ETKİLEDİKIRIKKALE'de öğle saatlerinde etkili olan sağanak, yaşamı olumsuz şekilde etkiledi.

1)KIRIKKALE'DE SAĞANAK, YAŞAMI OLUMSUZ ETKİLEDİ

KIRIKKALE'de öğle saatlerinde etkili olan sağanak, yaşamı olumsuz şekilde etkiledi. Aniden bastıran yağış nedeniyle vatandaşlar etrafa kaçışırken, ıslanan çocuklar ambulansta kurulandı.

Öğle saatlerinde Kırıkkale kent merkezinde etkili olan ve yaklaşık yarım saat süren sağanak, hayatı felç etti. Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce'nin mitinigi için Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan vatandaşlar aniden bastıran yağmur nedeniyle etrafa kaçıştı. Miting alanındaki vatandaşlar şiddetli yağıştan korunmak için Muharrem İnce pankartları açarak altına girdiler. Yağmurda ıslanan çok sayıda çocuk ise meydanda bulunan ambulansa alınarak sağlık ekipleri tarafından kurulandı. Bu arada kentin en işlek bölgelerinden olan Hürriyet Caddesi, Zafer Caddesi ve Fevzi Çakmak Caddesi'nde oluşan su birikintileri nedeniyle de trafikte aksamalar yaşandı.   

Görüntü Dökümü:

--------------------------

-Yağıştan görüntü

-Çeşitli yerlere sığınana vatandaşlardan görüntü

-Ambulansta kurutulan çocuklardan görüntü

-Detaylar

Haber-Kamera: Erhan GÖĞEM-Gökhan CEYLAN/ANKARA, -

===================================================

2)FETÖ SANIĞI SAHİL GÜVENLİK KARADENİZ BÖLGE ESKİ KOMUTANINA MÜEBBET HAPİS

SAMSUN'da FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklu yargılanan Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge eski komutanı kıdemli albay Murat Özer ve üsteğmen Ömer Binici, ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Samsun 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada karar duruşması yapıldı. 'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye, düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs', 'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs', 'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs' suçlarından 3'er kez ağırlaştırılmış ömür boyu; 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan da 10 yıldan 15 yıla kadar hapisleri istenen sanıklardan tutuklu emekli albay Hakan Kaya, teğmen Murat Tuğrul Tekin, astsubay çavuş Halil Çiftçi, yüzbaşı Hüseyin Baş, astsubay kıdemli başçavuş Hasan Hüseyin Yılmaz, astsubay kıdemli başçavuş Ömür Yolcu, üsteğmen Ömer Binici ile tutuksuz sanıklar kıdemli yüzbaşı Mert Küçük, astsubay çavuş Mustafa Kesenek, astsubay çavuş Mehmet Çaycı, astsubay kıdemli üstçavuş Tayfun Yılmaz ve astsubay çavuş Furkan Kara ile avukatları duruşma salonunda hazır bulundu. Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge eski komutanı kıdemli albay Murat Özer ise Tokat'ta bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'yle (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı.

Basına kapalı görülen duruşmada sanıklar, beraatlerini talep etti. Mahkeme heyeti; sanıklar eski albay Murat Özer ile üsteğmen Ömer Binici'yi 'cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye, düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs' suçundan ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti; 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan eski yüzbaşı Hüseyin Baş, teğmen Murat Tuğrul Tekin, astsubay kıdemli başçavuşlar Hasan Hüseyin Yılmaz ve Ömür Yolcu, astsubay çavuş Halil Çiftçi'ye 7 yıl 6 ay hapis cezası verirken, eski astsubay çavuş Mustafa Kesenek 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sanıklar emekli albay Hakan Kaya, kıdemli yüzbaşı Mert Küçük, astsubay kıdemli üstçavuş Tayfun Yılmaz, astsubay çavuşlar Furkan Kara ve Mehmet Çaycı ise beraat etti. 

Hakan AKGÜN/SAMSUN,

==========================================================

3)MİNİK ALPEREN'İN ÖLÜMÜNDEKİ SKANDALLAR ZİNCİRİ BİLİRKİŞİ RAPORUNDA

 

İZMİR'in Çiğli ilçesinde, kreş servisinde unutulan Alperen Sakin'in (3) ölümüyle ilgili hazırlanan bilirkişi raporu ortaya çıktı. Raporda, Alperen'in ölümünde birinci derece kusurlu görülen sürücü Tamer İ.'nin eksiklikleri sıralanıp, yurt içi yolcu taşımacılığı için mesleki yeterlilik belgesinin bulunmadığı, olay günü serviste kimsenin olup olmadığını kontrol etmeden uzaktan kumandayla aracı kilitleyip, ekmek almaya gittiği, tedbirsiz davrandığı ve yaptığı işin ciddiyetinde olmadığı kaydedildi. Rapora göre, tutuksuz sanıklar servis görevlisi D.K. ile öğretmen A.G. de birinci derece asli kusurlu bulundu. Çiğli'nin Köyiçi Mahallesi'nde, 15 Ağustos 2017 tarihinde meydana gelen olayda, Buket- Serkan Sakin çiftinin oğulları Alperen, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Çiğli Özel Sevgi Yumağı Anaokulu'na götürülmek üzere servis sürücüsü Tamer İ. (47) ile rehber personel D.K.'ye (17) teslim edildi. Öğrenciler indirildiği sırada D.K., ağlayan bir öğrenciyi alarak, okula girdi. Serviste uyuyan Alperen'i fark etmeyen sürücü, aracı okulun yanında bulunan ve otopark olarak kullanılan boş arsaya çekti. Alperen'in kreşte olmadığını saatler sonra fark eden öğretmenler ile görevliler, okul ve bahçesini aramaya başladı. Aramadan sonuç alınamayınca, okulun güvenlik kamerası kayıtları incelendi ve Alperen'in okula girmediği görüldü. Bunun üzerine kreş servisine bakan görevliler, minik Alperen'in, sabah oturduğu koltukta cansız bedenini buldu. Okul yöneticileri, polise verdikleri ilk ifadelerinde, gerçeği saklayarak, Alperen'in uyku saatinde uyutulduğunu ve bir daha uyanmaması üzerine hastaneye götürüldüğünü söyledi. Bu durumdan şüphelenen polis, bir görevlinin ifadesinden yola çıkarak, olayı aydınlattı. Alperen'in kreş servisinde unutulduğu için öldüğü ortaya çıkarıldı. Soruşturma kapsamında, servis şoförü Tamer İ. ile eşi okul işletmecisi Yurdagül İ., tutuklandı. Kamuoyunun tepkisine neden olan olayın ardından cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar servis sürücüsü Tamer İ. ile eşi Yurdagül İ., tutuksuz sanıklardan servis görevlisi D.K. ve sorumlu müdür B.G. hakkında 'bilinçli taksirle ölüme neden olmak' ile 'suç delillerini yok etmek' suçlarından toplam 14'er yıl hapis cezası istendi. Öğretmen A.G. hakkında, 'taksirle ölüme sebebiyet vermek'ten 6 yıla kadar hapis cezası, okul çalışanı A.S. hakkında ise 'suç delillerini yok etmek'ten 5 yıla kadara hapis cezası talep edildi.

MAHKEMENİN İSTEDİĞİ RAPOR ÇIKTI

Halen yargılaması devam eden dava için mahkemenin istediği bilirkişi raporu da çıktı. Alperen Sakin'in ölümünde ihmali olduğu ileri sürülen sanıkların kusur oranına ilişkin 3 iş güvenliği uzmanınca hazırlanan 17 sayfalık bilirkişi raporu, davanın görüldüğü Karşıyaka 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Raporda, olayın meydana gelmesinde tutuklu sanık servis şoförü Tamer İ., servis görevlisi D.K. ile öğretmen A.G.'nin birinci derece asli kusurlu, anaokulu sahibi tutuklu sanık Yurdagül İ. ve anaokulu müdürü tutuksuz sanık B.G.'nin ikinci derece asli kusurlu, sanıklar arasında bulunmayan öğretmen N.A.'nın da tali kusurlu olduğu belirtildi.

SERVİS ŞOFÖRÜ KONTROL ETMEMİŞ

Raporda servis şoförü Tamer İ.'nin eksiklikleri de tek tek sıralandı. Buna göre, Tamer İ.'nin, yurt içi yolcu taşımacılığı için mesleki yeterlilik belgesinin bulunmadığı, olay günü servis aracında kimse olup olmadığını kontrol etmeden uzaktan kumanda ile aracı kilitleyerek, ekmek almaya gittiği, tedbirsiz davrandığı ve yaptığı işin ciddiyetinde olmadığı kaydedildi. Tamer İ.'nin ayrıca servisin bakım ve tamiratlarını yerine getirmediğine, servisin bir basamağının kırık olduğuna, çocukların iniş- çıkışlarında sıkıntı yaşadığına da dikkat çekildi. Servis görevlisi D.K.'nin ise yönetmeliğe göre taşıma işlerinde çalışanların 22 yaşını doldurmuş ve en az lise mezunu olma şartlarını karşılamadığı belirtildi. D.K. için raporda, şöyle denildi: "Çocukların araca binmesini sağladığı, kemerlerini bağladığı, çantalarını taşıyıp bezlerini değiştiren yardımcı öğretmen olduğu, ancak çocukların servis aracına iniş ve binişlerini yeterince kontrol ve takip edemediği, servis aracını kontrol etmeden kucağına aldığı çocukla okula girdikten sonra geri dönmeyerek Alperen Sakin'in serviste uyuduğunu unuttuğu, servise binen çocuklar için liste tutmadığı ve olayın meydana gelmesinde cezai yönden 1'nci derece asli kusurlu olduğu kanaatindeyiz" Raporda, ayrıca olay günü Alperen Sakin'den sorumlu öğretmen A.G.'nin, okula geç gelerek sabah yoklamasını yapmadığı, yoklamayı geç alarak sorumsuz ve ilgisiz davrandığı, okul içinde gözetim ve takip sorumluluğunu yerine getirmediği için çocuğun serviste unutulmasının geç fark edilmesine sebebiyet verdiği ve gerçeği bir süre gizlediği için birinci derece asli kusurlu olduğu görüşü belirtildi.

ANAOKULU SAHİBİ İKİNCİ DERECE KUSURLU

Tutuklu sanık Yurdagül İ. de ikinci derece kusurlu bulundu. D.K.'nin işe girişini usulüne göre yapmadığı, olay günü delilleri karartmaya çalıştığı, okuldaki personel azlığını göz ardı ettiği, Alperen Sakin'in resmi kaydını yapmadığı, servis aracının servis araçları hizmet yönetmeliğine uygun olmadığı yönünde Yurdagül İ.'nin kusurları sıralandı. Okul müdürü B.G.'nin ise okuldaki denetim sorumluluğunu yeterince yerine getirmediğine dikkat çekilen raporda, tutuksuz sanık A.S.'nin de olayın meydana gelişinde kusurunun bulunmadığı belirtildi.

ARŞİV GÖRÜNTÜLER

Taylan YILDIRIM/İZMİR, -

===========================================================

4)CESEDİN BULUNAMADIĞI BEBEK CİNAYETİNDE ANNE VE BABAYA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

ERZURUM'da topuk kanı alınmadığı için ortaya çıkan bebek cinayetinde, baba Harun Şimşek (48) ile anne Dilara Kübra Arslan (22) ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. 

Özel bir şirkette işçi olarak çalışan Harun Şimşek, kızının arkadaşı Dilara Kübra Arslan ile sevgili oldu. İlişkiden hamile kalan ve bol kıyafetler giyerek bunu ailesinden saklayan Dilara Kübra Arslan, 7 Ocak 2016 tarihinde, Horasan Devlet Hastanesi'nde, bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Doğumla birlikte bu ilişkiyi Dilara Kübra Arslan'nın annesi de öğrendi. Doğumun haber verilmesi üzerine hastaneye gelen Harun Şimşek, iddiaya göre sevgilisi Dilara Kübra Arslan'nın dünyaya getirdiği bebeği eşine baktırabileceğini söyleyerek, anneden aldı. Bebekten 'topuk kanı' alınmaması ve gerekli aşıların yapılmaması üzerine hastane görevlileri, Harun Şimşek'nin resmi nikahlı eşi N.Ş.'nin Kars'ın Sarıkamış ilçesindeki evine gitti. N.Ş.'nin böyle bir bebek dünyaya getirmediğini söylemesi üzerine hemşireler, baba Harun Şimşek'i aradı. Harun Şimşek, hemşirelerle görüşmeyip, kaçamak cevaplar verince sağlık görevlileri, bu kez anne Dilara Kübra Arslan'nın Horasan'daki evine gitti. Dilara Kübra Arslan'nın bebekten haberi olmadığını iddia etmesi üzerine Horasan Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldı.

BABA, ÖNCE 'CESEDİ GÖMDÜM' DEDİ

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Harun Şimşek, bebeği Kars Çocuk Esirgeme Kurumu'na götürürken yolda öldüğünü fark ettiğini, kendisinin de yoldaki nalburdan kazma ve kürek alıp, bebeği kıyafetleriyle Sarıkamış ilçesine bağlı Karaurgan köyü yakınlarında toprağa gömdüğünü ileri sürdü. Harun Şimşek'nin tarifi üzerine olay yeri inceleme ekipleri, bölgede araştırma yaptı ancak şüphelinin gösterdiği yerde kazılan çukurda bebeğin cesedi bulunamadı. Harun Şimşek, 23 Mayıs 2016 tarihinde tutuklanarak, cezaevine konuldu.

SEVGİLİSİ VE ANNESİNİ SUÇLADI

Erzurum 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yarglanan Harun Şimşek, bu kez suçlamaları kabul etmedi. Dilara Kübra Arslan ve annesi Gülen Arslan'ı suçlayan Harun Şimşek, sevdiğini ele vermemek için suçu üstlendiğini iddia etti. Şikayetçi sıfatı ile dinlenen Dilara Kübra Arslan ve annesi Gülen Arslan hakkında da soruşturma başlatıldı.

'MONTU KAPATARAK BOĞDU'

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Dilara Kübra Arslan, Harun Şimşek ile suçu birlikte işlediği iddiasıyla 20 Aralık 2017'de tutuklanırken, annesi Gülen Arslan, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Dilara Kübra Arslan ve annesi hakkında açılan dava Harun Şimşek'nin dosyası ile birleştirildi. Geçen celselerde görülen duruşmada Arslan, bebeğini Harun Şimşek'in montunu üzerine kapatarak boğduğunu öne sürdü.

BABANIN AĞLADIĞI YERDE CESED BULUNAMADI

Sarıkamış Jandarma ekiplerinin yaptığı çalışmada Harun Şimşek'nin yaşadığı Balabantaş köyündeki ormanlık alanda zaman zaman gidip ağladığı ortaya çıktı. Bu bilginin mahkemeye ulaşması üzerine heyet, arama kurtarmalarda kullanılan dedektör köpeklerle babanın ağladığı su deposu ve altındaki ormanlık alanda arama yaptırma kararı aldı. Yazılan müzekkere sonucu jandarma ekipleri, bölgede arama yaptı. Özel eğitimli köpekle yapılan aramada, bebek cesedine rastlanmadı. 

'BİR ANNE ÇOCUĞUNA ZARAR VERMEZ'

1'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen karar duruşmasında sanıklar suçlamaları yine kabul etmedi. Bebeğini öldürecek olsa bunu doğmadan düşürebileceğini savunan anne Dilara Kübra Arslan, "Bir anne asla çocuğuna zarar vermez. Ben suçsuzum çocuğumu öldürmedim" dedi. Dilara Kübra Arslan'ın yalan söylediğini iddia eden Harun Şimşek ise "Benim 4 çocuğum daha var. Çalışan kimse yok çok mağdur oldular. Önce Allah'a sonra yüce mahkamenizin adaletine güveniyorum" diye konuştu.

İYİ HAL İNDİRİMİ VERİLMEDİ

Harun Şimşek'in avukatı Fahrettin Özer de dosyada en önemli delil olan cesedin hala bulunamadığına dikkat çekti. Avukat Özer, müvekkilinin suçsuz olduğunu söyledi. Mahkeme heyeti, cesedin bulunamamasına rağmen Harun Şimşek ve Dilara Kübra Arslan'ın fikir birliği yaparak bebeklerini öldürdüklerine kanaat getirerek ikisini ayrı ayrı ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına mahkum etti. Heyet, iki sanık için de iyi hal indirimi uygulamadı. Aynı suçtan yargılanan Gülen Arslan ise beraat etti. Karara tepki gösteren Dilara Kübra Arslan, ağlayarak Harun Şimşek'e beddua etti. Bu cezayı haketmediğini belirten Arslan, "Allah senin cezanı versin, pislik. Muradına erdin mi?" dedi.

ARŞİV GÖRÜNTÜLER

Hümeyra PARDELİ/ERZURUM, -

========================================================

5)BAYBURT'TA ASIRLIK 'ONBEŞİ' GELENEĞİ 

BAYBURT'ta ramazan ayının 15'incü gününde özellikle çocukların katılımıyla düzenlenen 'On beşi' geleneği yaşatılıyor. Minikler gelenekleri sayesinde poşet bıraktıkları evlerden şeker, kuruyemiş ve hediye topluyor. 

Kentte, ramazan kültürünün önemli bir parçası olan 'Onbeşi' geleneği yüzyıllardın yaşatılmaya çalışılıyor. Ramazanın 15'inci günüyle bayramın yaklaşmasını kutlayan çocuklar iftardan sonra kapı kapı dolaşarak asırlardır süren 'Onbeşli' geleneğiyle kuruyemiş ve şeker topladı. Yöre sakinleri de çeşitli hediyelerle kapılarına asılan poşet asan çocukları eli boş göndermeyerek sevindirdi. Renkli görüntülerin oluştuğu geleneğe minik çocukların yanı sıra kente yerleşen Afganistan'lı çocuklar da eşlik etti. Çocuklar, gelenek sayesinde poşetlerine evlerden konan çikolata, şeker ve oyuncak gibi oyuncaklar karşısında da hayli mutlu oldu.

BELEDİYEDEN 'ON BEŞİ' ETKİNLİĞİ

Öte yandan Bayburt Belediyesi de, çocukların 'On beşi' heyecanına da ortak oldu. Kentte nesilden nesile süren gelenek için belediye ekipleri iftarın ardından birden fazla mahallede bir araya geldiği çocuklara çeşitli ikramlarda bulundu. Palyaçoların da yer aldığı etkinlikte çocuklar hem 'On beşi' ikramlarını topladı hem de eğlenceli dakikalar yaşadı.

Görüntü Dökümü

-------------------------

Bayburt'un genel görüntüsü

Çocuklardan görüntüler

Detaylar

HABER KAMERA:  Murat SÖYLEMEZ/DHA

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet

Haberler

Antoloji.com Hastane.com.tr Intersinema.com Yenikadin.com
Şu an buradasınız: Dha Yurt Bülteni-9 - Kırıkkale
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 31.10.2020 08:25:57. #1.14#
title