Dha Yurt Bülteni-9

Dha Yurt Bülteni-9

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İnlerine kadar sıfırlayacağız bunları(EK)1)'HAYIR KAMPANYASININ İÇİNDE ARKADAŞLARIMIZIN OLMASI BİZİ ÜZDÜ'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Düzce'de partisinin kongresinde yaptığı konuşmada, 2019 yılının siyasi dönüşümün markası olacağını belirterek, "Bu yıla...

Dha Yurt Bülteni-9

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İnlerine kadar sıfırlayacağız bunları(EK)


1)'HAYIR KAMPANYASININ İÇİNDE ARKADAŞLARIMIZIN OLMASI BİZİ ÜZDÜ'


Cumhurbaşkanı , 'de partisinin kongresinde yaptığı konuşmada, 2019 yılının siyasi dönüşümün markası olacağını belirterek, "Bu yıla iyi hazırlanmamız lazım. 16 Nisan'da ne oldu gördünüz değil mi? Biz evet kampanyasını sürdürürken, ne yazık ki birileri de tabi hayır kampanyası sürdürdü. ve hayır kampanyasının içinde olanlar da tabi beraber olduğumuz arkadaşlarımızın olması bizi ayrıca üzdü. Hiç önemli değil. Şunu unutmayalım. Siyaset boşluk kabul etmez. Biz yaptıklarımızı, yapacaklarımızı doğru şekilde anlatmaz isek, birileri gider bizi binbir yalanla, iftirayla başka türlü anlatır. Eskilerin dediği gibi büyükbaşın derdi büyük olurmuş. Eğer biz tüm iddialarımızdan vazgeçip yerimizde otursak, ne söylenirse boynumuzu büküp yapsak inanın bana şu yaşadığımız sıkıntıların hiçbiriyle karşılaşmayız. Ama kimisi de bizi adam yerine koymaz. Ama biz bunu yapamayız. Biz zillete asla rıza gösteremeyiz. En güçlü çıkış, askeriyede de bunu öğretirler, savunma taarruzdur. İşte ecdadımız da bunu yaptı. Biz de bunu yapıyoruz. Ülkemize yönelik tehditlerin ve saldırıların büyüklüğüne bakınca biz de diyoruz ki, 'Ne güzel, demek ki bizi böyle görüyorlar, bizden bu derece çekiniyorlar'. Hayatımızın hiçbir döneminde karşımızdakilerin cüssesine bakıp da mücadeleden kaçmadık" dedi. 


'DEMEK Kİ BEYEFENDİ MİLLETİN FERDİ DEĞİL'


Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişiminde yaptıkları çağrı milletin caddelere çıktığını hatırlatarak, "İşte, 15 Temmuz gecesi milletimize çağrıyı yaptık mı? Yaptık. Caddelere dedik mi? Dedik. ve benim milletim caddelere çıktı mı? Çıktı. Yürüdü mü? Yürüdü. Ama birisi de vardı ki o adresi şaşırdı. Bir televizyon kanalında kendisine soruyorlar. Diyorlar ki, 'Siz niye yoktunuz Atatürk Havalimanı'nda' verdiği cevap, 'Bana da verseydi cumhurbaşkanı ben de gelirdim'. Biz çağrımızı milletimize yaptık. Beyefendi taahhütlü istiyordu. Biz yürüyün dedik, benim milletim yürüdü. Demek ki bu beyefendi milletin bir ferdi değildi. O da geldi, havaalanına geldi. Tanklar var, on binler var. Ama o adamlarını tankların başındaki FETÖ'cülere gönderdi. Beraber çalışıyorlar ya. FETÖ'cülerle görüşmeyi yaptılar, görüşmeyi yaptıktan sonra beyefendiye, bay Kemal'e yol açıldı. Geldi tankların arasından kendisine ayrılan araca bindi ve Bakırköy'e gitti. Oteller kapalıymış, oteller kapalı olduğu için belediye başkanının evine gitti. Bunların hepsi kayıtlarda var mı? Var. İzliyor muyuz? İzliyor. Televizyon ekranında darbeci takip ediyor. Kahvesi, çayı neyse önünde. Ama öbür tarafta saat 01.30-2 civarı Atatürk Havalimanı'na iniyoruz. F-16'lar uçuyor, helikopterler uçuyor. 10 binler havalimanında. ve biz onların arasından terminale giriyoruz ve orada basın toplantımızı yapıyoruz. Ben o ana kadar bilmiyorum gelip de onun manevra yapıp Bakırköy'e gittiğini. ve ilginç olan şey şu. Biz basın toplantımızı yaptık. Biraz sonra valimiz, birinci ordu komutanımız geldiler değerlendirmemizi yaptık. ve oradan saatlerce 16 saat bütün operasyonları yönettik. Hamdolsun 16 saatin sonunda iş bitti. Ama adamın umurunda değil. Ne diyor kendisi daha önce? 'Bir darbe olduğu zaman tankların karşısına ilk ben çıkarım'. Doğru doğru, tankların yanından geçip otomobiline gidip yanından geçti" diye konuştu.


'HER İHANETİN ARKASINDAN ÇIKMASI TESADÜF OLAMAZ'


CHP Genel Başkanı 'nu eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Ana muhalefet partisinin başındaki zatın ne yazık ki böyle garip garip şeyleri oluyor. Bunun zırvalarını ifşa etmekten ben usandım, kendisi usanmadı. Koltuğa gelişi dahi şaibeli olan bu zatın, her ihanetin arkasından çıkması tesadüf olamaz. Sanıyorum kendisini birileri bu iş için özel olarak görevlendirdi. Bugüne kadar onca yalanını deşifre ettik ama bu zatın yüzü bir kez olsun kızarmadı. Her defasında foyasını ortaya çıkardığımız halde, bu zat bir gün dahi utanmadı. Hiçbir şey olmamış gibi yalanın dahi daha büyüğüne, iftiranın daha kirlisine sarılmaya devam etti. Aslında biz bu iğrenç tavrı FETÖ'cülerden çok iyi tanıyoruz. Mahkemelerde tüm delillere, resimlere, şahit ifadelerine rağmen ısrarla ne diyorlar? 'Yapmadık, etmedik, görmedik'. Bu FETÖ'cülerin riyakarlığı ile bu zatın yüzsüzlüğü aynıdır. Halbuki biz siyaset meydanını er meydanı olarak biliriz. Çıkarsınız ortaya söyleyecek sözünüz neyse onu anlatırsınız. Millet size teveccüh göstermezse nerede yanlış yaptık diye tefekkür eder, seçime hazırlanırsınız. CHP'nin başındaki zat o koltuğa oturduğundan beri hep aynı şeyleri söylüyor, aynı iftiraları tekrarlıyor. Her seferinde bu defa iktidar olacağız diyor. Azim başka şeydir, akıl tutulması başka şeydir. Bu zat bir ara çıktı, 'Cumhurbaşkanı ve ailesi yurt dışındaki bir takım hesaplara milyonlarca dolar para gönderdi' diye bir iddia ortaya attı. Kendisini hemen ispata davet ettik. Çıktı ortaya elindeki bir takım paçavraları sallayarak 'İşte delilleri bunlar' dedi. Sonra anlaşıldı ki o kağıtlar sahte olduğu gibi, orada yazılanları da tam anlamamış. Aynı zatın ilk yalanı ve iftirası değil. Bir ara şahsımın İsviçre'de hesaplarım olduğu yaygarasını koparttı. Belge gösteremeyince rezil oldu, bu defa sustu. 'İspat edemezsen sen çekileceksin' dedim. Çekildi mi? Çekilmedi, ispat etti mi? Yok. 'Erdoğan'ın, Baykal'ın kasetini izlediğini gördüm' diye bir söz söyledi. İftirası yüzüne vurulunca, 'Öyle bir şey hatırlamıyorum' dedi" 


'KLOZETLERİ KENDİSİNE GÖSTEREMEDİM ZİRA SAYIN BAHÇELİ DE YANIMIZDAYDI AYIP OLUR DİYE'


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi konusundaki eleştirilerine değinerek, "Affedersin tuvaletlerin klozetlerinin altın olduğunu söyledi. Bir kere zar zor geldi, tabi ki klozetleri kendisine gösteremedim zira sayın Bahçeli de yanımızdaydı ayıp olur diye. Tabi hiçbiri doğru değildi. Ama bu kişi çamur at tutmasa da izi kalır taktiği ile hareket ettiği için yüzünde en küçük bir kızarma emaresi görmedik. Bu müfteri zatın daha o kadar çok yalanı, yanlışı var ki hangi birini anlatsak bilemiyoruz. Bu son yaptığı iftiralarla ilgili davalar açıldı. Şimdi artık yargıda bütün akrabam hepsi yüzleşecekler. Bundan sonra kolay molaya af yok" diye konuştu.


'ONLAR TANKLARI ALKIŞLIYORLARDI'


15 Temmuz mücadelesine ve şehitlere dil uzatılmaya başlandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz Kurtuluş Savaşımız sırasında da birileri Anadolu'daki kutlu mücadeleye saldırıyorlardı. Açık söylüyorum, net söylüyorum. 15 Temmuz gecesi bay Kemal'in takımı bizlerle beraber MHP'li kardeşlerimizle beraber o FETÖ'cülere karşı yürümediler. Biz birlik olduk, beraber olduk yürüdük. Ama bay Kemal'in takımı ortada yoktu. Onlar tam aksine Bağdat Caddesi'nde, onlar tankları alkışlıyorlardı. Biz de milletimizle bu mandacı kafayı, bu mankurtları çok iyi biliriz. İşte Yenikapı'da bir davet yaptık. Bu davete sayın Bahçeli ilk anda olumlu cevap verdi. Ama Kılıçdaroğlu son günün akşamına kadar olumlu cevap veremedi. Hatta katılamayacaklarını söylediler. ve son anda nasıl olduysa baskı baskı herhalde dayanamadılar ve geleceğini söyledi. Geldikten sonra da biz barış kardeşlik miting düzenlememize rağmen, onlar hemen gölgelemeye kalktılar. Biz şu an sayın Bahçeli ile dayanışma içerisinde, vatan millet için yürüdük, yürümeye de devam ediyoruz" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle tamamladı:


"Suriye konusunda, Irak konusunda haklı olduğumuzu biliyoruz. Demokrasimizi ve ekonomimizi güçlendirme çabalarımızın haklı olduğunu biliyoruz. Kudüs konusunda haklı olduğumuzu biliyoruz. İslam İşbirliği Dönem Teşkilat Başkanı olarak yaptığımız çağrıya güzel ilgi oldu. Tek tek liderleri aradık. Sadece İslam dünyasını değil, Hıristiyan dünyasından Papa Hazretlerini aradım. Kendisinin de Hıristiyan dünyasını aramasını istedim. Sayın Putin'le hem başında hem sonunda destek vermesi için aradım. Aynı şekilde Avrupa, Fransa bunların hepsini aradım. Liderleri aradık ve yaptığımız mücadeleden sonra Allah'a hamdolsun 128 ülke yanımızda yer aldı. 8 ülke ABD ile oldu. Kimler onlarla birlikte oldu. Nüfusu 20 bin, 25 bin. Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste. ABD, Birlemiş Milletler'e verdiği desteği çekiyormuş. Hani demokrattın, hani demokrasiye inanıyordun"


DÜZCE/DHA


============================================================


BAŞBAKAN YILDIRIM: GÜN, BİRLİK OLMA VE BERABER OLMA GÜNÜDÜR (EK)


2)BAŞBAKAN; KİM İTİRAZ EDİYORSA DARBECİLERDEN FARKI YOKTUR


Başbakan , KHK'nın 121'inci maddesiyle ilgili, "O darbecilerin üzerine giden, tankların üstüne çıkan, darbecileri derdest edip Emniyet'e teslim eden kahraman vatandaşlarımızı korumak için kanun çıkarttık. Buna kim itiraz ediyorsa bizim için darbecilerden farkı yoktur" dedi. Burdur Ak Parti 6'ncı Olağan Kongresi'nde konuşan Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasında ana muhalefet partisini hedef aldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Almanya'da 'Türkiye'ye gelmeyin, güvenli değil' dediğini belirten Binali Yıldırım, şöyle konuştu: "Böyle bir şey olabilir mi? Bırakın bir siyasi parti genel başkanını, bir Türk vatandaşı memleketini yabancılara şikayet eder mi? Yakışır mı? Bunlar maalesef 'Siyaset yapacağız, AK Parti başarısız olsun' diye herşeyi yapıyor. Ama Almanlar onların söylediğine inat Türkiye'ye akın akın geldi. Bugün Türkiye'ye gelen turist sayısı 31 milyona ulaştı, bir rekor. Mevlüt bey (Dışişleri Bakanı) '32 milyon oldu' diyor. İşi gücü bunları saymak, kim geliyor kim gidiyor, bir de Antalyalı, bir de Yörük ağası. Yanında oturanı da unutmayalım Bakanı Nihat Zeybekci, 'Denizli'nin horozu' diyelim. Onun işi de ekonomi. O da hesap makinesi, kağıt kalem elinde nereye ne satacağız diye uğraşıyor. Bu sene inşallah ihracatta rekora gidiyoruz. 157 milyar dolarlık ihracatı yakalayacağız. Türkiye büyümede 2017'nin üçüncü çeyreğinde dünyanın bir numarası oldu."


"SURİYE'DE KALICI BARIŞ İÇİN YENİ HÜKÜMET"


Türkiye'nin bir yandan gelişmesini, kalkınmasını sürdürürken diğer yandan bölgede var olan anlaşmazlıkları gidermek için çok önemli inisiyatif ve gayret gösterdiğini kaydeden Başbakan Binali Yıldırım, şunları söyledi:


"Suriye'de devam eden 7 yılı bulan iç savaş, karışıklığı sona erdirmek için Rusya ve İran'la inisiyatif aldık ve çatışmazlığı önemli ölçüde sağladık. Bundan sonra kalıcı barışı sağlamak hedefimiz. 3.6 milyon kardeşimize bağrımızı, soframızı açtık. Türkiye kendine yakışanı yaptı ama ana muhalefet bunu da ihmal etti. Bizim geleneğimizde darda zorda olana yardım etmek var. Efendim 'Bunlara ne kadar para harcıyorsunuz, ben gelirsem bunların hepsini geri göndereceğim' dedi. Zaten gelemeyeceğin için konuştukların boş. Konuş dur ne olacak."


"AĞZI OLAN KONUŞUYOR"


Çok tartışılan KHK'nın 121'inci maddesine de değinen Başbakan Yıldırım, şunları söyledi:


"Son günlerde bir tartışma var, önüne gelen konuşuyor. Hani derler ya ağzı olan konuşur. Neymiş efendim biz düzenleme yapmışız vatandaşları korumaya almışız. Ne yapacaktık? Darbeye karşı alçakların karşısında hayatını ortaya koyan insanlara 'Siz niye buraya geldiniz de bu darbeyi önlediniz?' mi diyecektik. Açık bir şey söylüyorum, Burdurluların güzel bir lafı var; 'Güttüğü 3 keçi, ıslığı dağı taşı deldi geçti.' Bu Kılıçdaroğlu'nunki de tam buna benziyor. Neymiş efendim; 'Darbeye direnen vatandaşları koruyan kanun çıkardınız?' Ne var bunda? Yani bir daha darbe girişimi olursa vatandaşlar sokağa çıkmasın mı, memlekete sahip çıkmasın mı? Darbe başarılı olsaydı, onu mu istiyorsunuz. Sayın Kılıçdaroğlu şunu iyi örnek al, Türkiye'yi işgal etmek isteyenlere, Türkiye'nin anayasal düzenini ortadan kaldırmak, Meclis'i bombalamak, hükümeti alaşağı etmek, kurumları silah zoruyla ele geçirmek isteyenlere direnmek bir görevdir, bir meşru müdafaadır. Türk milleti de bunu en güzel şekilde yapmıştır. Bu milletin bir ferdi olmaktan büyük bir gurur, bahtiyarlık duyuyorum."


"BUNA KİM İTİRAZ EDİYORSA DARBECİLERDEN FARKI YOKTUR"


Kılıçdaroğlu'nun "Komutanın emri tartışılmaz şartsız şekilsiz yerine getirilir. Eğer komutanın emrini tartışmaya açarsanız orada askerlik bitmiştir?" dediğini belirten Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu:


"Kılıçdaroğlu bu normal şartlarda olan bir şey, darbe için geçerli değil. Kanunsuz emir veren, o emir ülkeyi yıkmaya yönelikse, ona karşı çıkan, emre uyan değil, o bir kahramandır. Bu darbeci zihniyettir. 'Darbeci komutana itaat edeceksin ve suç işlemesine rıza göstereceksin.' Yine bu zihniyete göre o gece amirlerinin emrini dinlemeyerek, vatandaşa kurşun atmayan asker suç işlemiş oluyor. Bunlara göre öyle. Niye emre itaatsizlik etmiş oluyor, emir ne; 'Git vatandaşı öldür, ateş et.' O da dedi ki 'Ben vatandaşıma silah çekmem, ona kurşun atmam, senin bu emrin benim için yok hükmündedir.' İşte bizim yaptığımız bu kahramanları korumaktır. O darbecilerin üzerine giden, tankların üstüne çıkan, darbecileri derdest edip emniyete teslim eden kahraman vatandaşlarımızı korumak için kanun çıkarttık. Buna kim itiraz ediyorsa bizim için darbecilerden farkı yoktur. Bu kadar açık söylüyorum. Onun için bu mesele çok açık ve seçiktir. Hiç kimse sağa sola çekmesin. Biz bunu daha ilk günden kamu görevlileri için yapmışız. Vatansever askerler, emniyet güçleri için yapmışız. 1.5 yıl geçmiş, aynı kelimelerle darbeye karşı koyan siviller için de yapmışız. Orada hemen patırtı kopuyor. 1.5 senedir neredeydiniz kardeşim. Hukuki düzenlemede hiçbir sorun yok, hiçbir belirsizlik yok, düzeltmeyi gerektirecek bir durum da yok. 81 milyon vatandaşımızın hukukuna sonuna kadar sahip çıkacağız. Yağma yok."


"BUCAK'A GİDELİM SALEP İÇELİM"


Kongreye Bucak İlçesi'nden katılan Ak Partili gençler 'Bucak'a gidelim salep içelim' sloganları attı. Başbakan Yıldırım, salep davetine, "Siz salebi buraya getirin de, burada içelim. Şimdi buradan Isparta'ya gideceğiz, Isparta'da kardeşlerimiz bizi bekliyor. Onun için Bucak'ın salep davetini başımız gözümüz üstünde kabul ediyoruz. Başka bir zaman gelir o işi de hallederiz" dedi.


Görüntü Dökümü


---------------------


-Başbakan ın AKTÜEL görüntüleri


-Başbakan ın konuşması


BURDUR/DHA)


=================================================================


3)ARKADAŞINI YARALADIKTAN SONRA İNTİHAR ETTİ


ELAZIĞ merkeze bağlı Kuyulu köyünde 17 yaşındaki bir genç, önce tartıştığı arkadaşını silahla yaraladıktan sonra intihar ederek yaşamına son verdi. Arkadaşını yaralıyıp intihar ederek yaşamına son veren Hakan Işık'ın ağabeyinin ise, 2005 yılında kadın programlarına katıldığı gerekçesiyle önnesini öldürdüğü belirtildi. Merkeze bağlı Kuyulu köyünde yaşayan ve köy dışındaki bir arazide bugün sabah saatlerinde buluşan 17 yaşındaki Hakan Işık ile arkadaşı 16 yaşındaki Seygfullah B., arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Işık, üzerinde taşıdığı tabanca ile arkadaşı Seyfullah B.'yi vurduktan sonra aynı tabanca ile intihar ederek yaşamına son verdi.  Olayın duyulması üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incemelerde, kavgada yaralanan Seyfullah B. ambulans ile Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralı B.'nin hayati tehlikesinin sürdüğü belirtilirken, itihar eden Işık'ın cenazesi ise otopsi yapılmak üzere Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanesine kaldırıldı.Jandarma ekiplerinin olayla ilgili incemeleri sürüyor. Arkadaşanı öldürdükten sonra intihar ederek yaşamını son veren Hakan Işık'ın ağabeyi R.I.'nında 2005 yılında televizyondaki kadın programlarına katıldığı gerekçesiyle annesi Birgöl B.'yi öldürdüğü belirtildi. 


Görüntü Dökümü:


--------------------------


-Olay yerinden görüntü


-Jandarma ekiplerinin çalışmaları


-Genel ve detay görüntü


Haber-Kamera: Erkan BAY/ELAZIĞ, - 


===========================================================


4)KIZ ARKADAŞINI ÖLDÜRÜP, İNTİHARA KALKIŞTI


BURDUR'un Ağlasun ilçesinde üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Furkan K., kız arkadaşı 17 yaşındaki Ayten Keklik'i önce bıçakladı, ardından yastıkla boğarak öldürdü. Kendi boynunu ve bileklerini de keserek intihara kalkışan Furkan K. hastanede tedaviye alındı.


Olay sabaha karşı Ağlasun merkez Sakarca Mahallesi Pişkin Sokak'taki 4 katlı öğrenci apartının son katında meydana geldi. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Ağlasun Meslek Yüksekokulu (MYO) Posta Hizmetleri Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi Furkan K., Mersin'den gelen Havsa Sultan Kız Meslek Lisesi öğrencisi kız arkadaşı Ayten Keklik'i bıçakladıktan sonra yastıkla boğarak öldürdü.


Sesleri duyan aparttaki diğer öğrenciler durumu 112 ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine aparta gelen polis ve sağlık ekipleri, yerde hareketsiz yatan Ayten Keklik'in yaşamını yitirdiğini belirledi. Furkan K.'nin ise boynunu ve bileklerini bıçakla kesip intihara kalkıştığı belirlendi. Ambulansla Bucak Devlet Hastanesi'ne götürülen Furkan K. tedaviye alındı. Ayten Keklik'in cenazesi, savcının incelemesinin ardından otopsi için Burdur Devlet Hastanesi'ne gönderildi.


ÖNCE BIÇAKLADI, SONRA BOĞDU


Furkan K., tedavisinin ardından ilk ifadesinde, Ayten Keklik'in sevgilisi olduğunu ve dün Mersin'den yanına geldiğini söyledi. Evde birlikte kaldıklarını söyleyen Furkan K., Ayten Keklik'in kendisini aldattığı için birlikte intihar kararı aldıklarını iddia etti. Bir intihar mektubu hazırladıklarını ileri süren Furkan K., gece yarısı Ayten Keklik'i bıçakladığını, ölmemesi üzerine yastıkla boğduğunu anlattı. Furkan K., olay sonrası kendi bileklerini ve boğazını da kestiğini kaydetti.


ÖNCE MEZARLIKTA İNTİHARA KALKIŞTI


Polis, Furkan K.'nin hastanedeki ifadesinde, olay sonrası önce mezarlıkta intihara kalkıştığı iddiası üzerine mezarlığa giderek inceleme yaptı. Sakarca Mahalle Muhtarı Ekrem Akıncı ile birlikte mezarlıkta arama yapan polis, Furkan K.'nin intihar etmeye çalışırken kopan, ağaca bağlı çamaşır ipini bularak polis merkezine getirdi.


Görüntü Dökümü


-------------------------


Aparttan dış plan görüntü


Cenaze aracının gidişi


38.4 MB/// 00.37ö


HABER- KAMERA: Mesut MADAN- Sadun KILIÇ/AĞLASUN (Burdur),


============================================================


5)İSLAHİYE'DE ZİNCİRLEME KAZA


GAZİANTEP'in İslahiye ilçesinde, üç aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında şans eseri yaralanan olmadı. Kaza, öğleden sonra Hatay Bulvarı'nda meydana geldi. Şeref Kaya yönetimindeki 27 GH 778 plakalı otomobil, sağa dönüşe hazırlanan Hüseyin Gürler'in kullandığı 27 SB 127 plakalı otomobile, o da park halindeki 27 SCA 040 plakalı otomobile çarparak durdu. 3 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında şans eseri yaralanan olmadı. Kazada araçlarda hasar meydana geldi.


Görüntü Dökümü


-------------------------


Kaza yeri


Kazaya karışan otomobiller ve kalabalık


Genel ve detay görüntüler


Haber-Kamera: Kadir ÇELİK-GAZİANTEP-DHA)


GÖRÜNTÜ BOYUTU: 78 MB


==========================================================


6)KAPKAÇÇI POLİSTEN KAÇAMADI


ANTALYA'da 3 kapkaç olayının şüphelisi K.A. (19) polis tarafından yakalandı.


Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, Kepez ilçesinde son günlerde 3 kapkaç olayının yaşanması üzerine harekete geçti. Son olarak Teomanpaşa Mahallesi'nde meydana gelen kapkaç olayı, güvenlik kamerasına yansıdı. Adı öğrenilemeyen bir genç elinde cep telefonuyla yürürken, arkasından gelen bisikletli K.A. telefonu kapkaç yöntemiyle alarak kaçtı. Telefonunu çaldıran genç şüphelinin peşinde koşmasına rağmen K.A. izini kaybettirdi. Teknik takip sonucunda 3 kapkaç olayına karışan ve uyuşturucu kullandığı öğrenilen K.A., kaldığı evde yakalandı. K.A., sorgulamasının ardından adliyeye sevk edildi.


Görüntü Dökümü


--------------


Şüphelinin emniyetten elleri kelepçeli bir şekilde çıkarılması


Şüpheliden yakın plan detay


Şüphelinin otomobile bindirilmesi


Asayiş Şube Müdürlüğü dış plan detay


89 MB/// 00.45ö


Görüntü Dökümü(2- Güvenlik kamerası görüntüsü)


--------------


Kapkaççının bisikletle hareket halindeyken güvenlik kamerasına yakalanması


Kapkaç mağdurunun elinde telefonla güvenlik kamerasında görülmesi


Geri dönen şüphelinin gasp mağdurunun elinden telefonu alıp bisikletiyle kaçması


(Haber: Süleyman EKİN- Kamera: Alparslan ÇINAR/ANTALYA,


======================================================


7)ÇİFT BAŞLI DOĞAN BUZAĞI ŞAŞIRTTI


AĞRI'nın Eleşkirt ilçesinde çift başlı olarak doğan buzağı şaşırttı. Eleşkirt'e 42 kilometre uzaklıktaki Yayladüzü beldesinde yaşayan Enver Özdemir'e ait inek dün veteriner hekimin yaptırdığı doğum sonrasında çift başlı olarak doğdu. Erkek buzağının çift başlı olarak doğması hayvan sahibini ve köylüleri şaşırttı. Veteriner hekim, 4 gözü, 2'şer ağız, kulak ve burunlu olarak dünyaya gelen buzağının fazla yaşamayacağını söyledi.   İneğinin çift başlı doğduğunu görünce gözlerine inamadığını belirten Hayvan sahibi Enver Özdemir "Çift başlı doğunca çok şaşırdık. Yaşaması için elimden geleni yapacağım. Allah'ın takdiri" dedi. 


Görüntü Dökümü


---------------------


-Çift başlı dünyaya gelen buzağı


-Buzağının sahibi Enver Özdemir ile röp. 


(Haber-Kamera: Ayhan İSEN/ ELEŞKİRT, (Ağrı),


=================================================

Kaynak: DHA

Manşet

Haberler