Dha Yurt Bülteni-8 - Haberler
Haberi Paylaş

Dha Yurt Bülteni-8

Demirören Haber Ajansı - Haberler | Güncel
Dha Yurt Bülteni-8

EREN BÜLBÜL'ÜN ANNESİ AYŞE BÜLBÜL: OĞLUM ASKERDE ŞEHİT OLMAK İSTİYORDU KAPININ ÖNÜNDE DEĞİLTRABZON'UN Maçka İlçesi'nde PKK'lı teröristlerin erzak çaldığını ihbar eden ve girdikleri evi gösterirken teröristlerin açtığı ateşle kurşunların hedefi olarak şehit edilen 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün...

EREN BÜLBÜL'ÜN ANNESİ AYŞE BÜLBÜL: OĞLUM ASKERDE ŞEHİT OLMAK İSTİYORDU KAPININ ÖNÜNDE DEĞİL

TRABZON'UN Maçka İlçesi'nde Pkk'lı teröristlerin erzak çaldığını ihbar eden ve girdikleri evi gösterirken teröristlerin açtığı ateşle kurşunların hedefi olarak şehit edilen 15 yaşındaki Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül, oğlu ile son anları anlattı. Ayşe Bülbül, "Benim çocuğum şehit olmak isterdi ama askerde şehit olmak isterdi, kapının önünde değilö dedi.

İlçede Sukenarı Mahallesi Çatak mevkiinde bir akrabasının evinde taziyeleri kabul eden acılı anne Ayşe Bülbül, evinde yaşanan hırsızlık olayına ilişkin yaşananları anlattı, telefonla ihbarda bulunduklarını, komutanların da kendisini değil çocuğu Eren'i arandığını söyledi.

'SÜREKLİ DURMADAN ARIYORLARDI'

İhbar sonrası telefon trafiğinin sıklaşması üzerine oğluna "Bunlar, bizi terörü besliyoruz" diye suçlamasın dediğini anlatan Ayşe Bülbül, "Baktık ki evin çevresinde izler var. Hep ezilmiş. Dedim 'Oğlum baksana buraya gelen köyden biri değil. Gerçek terörist.' Benim de Eren'in de numarasını aldılar. Eren aradı çaldırdı komutanı 'Komutanım evin gerileri falan hep ezildi' dedi. Komutan da Eren'e 'Resimlerini çek de bana at' demiş. Çocuk da çekti attı. Sonra biz yaylaya gittik. Eren de amcasına fındık toplaya gitti. Ama Eren'i sürekli arıyorlardı. Yahu bu çocuğu niye arıyorsunuz? Beni arayın. Beni aramadılar."

'MADEM BESLEDİM, NİYE DUYURDUM?'

Eren'in oraya götürülmesinde ihmal olduğunu ifade eden anne Bülbül şöyle konuştu:

"Eren'in oraya götürülmesi yüzde 100 değil, binde 1000 ihmaldir. Eren'i cuma namazından sonra bekleyip alıp gitmenin sonucunu istiyorum. Başbakanımızdan, bakanımızdan, yetkililerden Eren'in oraya neden getirildiğini öğrenmek istiyorum. Tek şunu düşünüyorum; 'Ya biz bakalım bu çocuktan bilgi alabilir miyiz bakalım, acaba bunlar mı bunu besliyor?' diye düşündüler. Biz nerde besleyeceğiz onları ormanın dibinde. Nasıl besleyecektim ben kadın kişi eşim yok, çocuklarım yok. Ne diyerek besleyecektim? Madem besledim, niye duyurdum? Sonuçta biz ihbar ettik, evimiz soyuldu."

CAN GÜVENCESİ İSTİYORUZ

Yetkililere seslenen ve Eren'in oraya neden getirildiğinin cevabını istediğini dile getiren gözü yaşlı anne Ayşe Bülbül, şöyle konuştu:

"Geldiler ifadeler bitmiş. Eren'in oraya neden getirildiğinin cevabını istiyorum. Yetkililer sorsun soruştursun. Benden ifade alanlar sadece benim yanıma gelmedi kızlarım da yanımdaydı. Benim evim soyulsun önemli değil 'Ormanın dibinde ben can güvencesi istiyoruz' dedim. Hiç böyle bir adalet olur mu? Ben yalnız değilim çoluk çocuğum var. Bunlar ne olacak. Ben 30 sendedir oradayım. Yetkililerden tek isteğim çocuğumun oraya götürülme nedenini bana bulsunlar. Benim çocuğum şehit olmak isterdi ama askerde şehit olmak isterdi, kapının önünde değil. Bende en çok yara açan babası olsaydı bu iş böyle olmazdı, olamazdı. 18 ay önce babasını kaybettim ondan sonra da Eren'imi kaybettim. Cumhurbaşkanıyla görüştük. Ne arzun varsa temin edeceklerini söyledi. 'Eren'in kanını yerde bırakmayacağım' dedi. Ne desin başka. Önce can güvenliği istiyorum sonra da Cami'deki bir çocuk oraya niye bir daha gitti'ö

EREN NE TEPKİ ALDI DA GİTTİ ORAYA

Oğlu Eren ile son görüşmelerini anlatan ve teröristlerin yakalanmasını isteyen acılı anne Bülbül, "Eren'e en son 'Fındıktan sonra bir bak etrafı bir kolla' dedim. O da bana 'Anne ben gelemem bir daha buraya korkarım' dedi. Ben dediğimde korktu da bunlar Eren'e ne dedi de korkamadı. Ne tepki aldı da gitti oraya? Ben kendimi suçlu hissediyorum. Fındık toplamaya amcasına onu bırakmayacaktım. Yaylaya getirecektim ben çocuğumu. O kadar baktım da daha mı bakamayacaktım da bıraktım. Daha iyi mi oldu? Bu teröristlerin yakalanması acımı biraz da olsa dindirir. Bana biri dese ki 'Bu terörist oğlunu öldürdü' ben onun etinden çiğ yerim, pişirmem. Bir an önce değil ben bugün teröristlerin yakalanmasını istiyorum. Bak duramıyorum başka yerdeyim. Ben dururum ama çoluk çocuğum var onlarda gelir arkamdan. ya onlar da vurulursa"

KAPININ ÖNÜNDE DEĞİL ASKERDE ŞEHİT OLMAK İSTİYORDU

Eren'in hayallerinin olduğunu ailesine 'Ben adam olacağım. Askere gittim mi şehit olacağım' dediğini belirten anne Bülbül gözyaşlarına boğularak "Eren'in hayaliydi çalışmak, başarılı olmak askere gidip şehit olmak. Abisinin yanına gidip çalışacağım 'Ben adam olacağım. Askere gittim mi şehit olacağım' diyordu. Bunu kapının önünde değil askerde derdi. Kapının önünde şehit düşmesi çok acı oldu çok. Benim yetimlerimin yiyeceğini aldılar evin başında oturdu yediler keyifli keyifli. Sonra da Eren geldi vurdular onu. Eren'in oraya neden getirildi. Bu sorunun cevabını istiyorumö diye konuştu.

Trabzon Valisi Yücel Yavuz da ilçedeki taziye evine giderek Bülbül ailesiyle görüşerek taziye dileklerinde bulundu. Ziyarette Eren Bülbül için Kuran okundu dua edildi.

Görüntü Dökümü

---------------------

Taziye evinden görüntüler

Anne Ayşe Bülbül konuşma

Vali Yücel Yavuz ziyaret

Dua edilmesi

Detaylar

Haber -Kamera: Osman  ŞİŞKO TRABZON/DHA

=========================================================

RUSYA'YA DOMATES YİYEREK TEPKİ GÖSTERDİLER

RUSYA'nın, Türkiye'den domates başta olmak üzere yaş meyve sebze almayacağını açıklaması üzerine Antalya'da çiftçi örgütleri hem Rus yetkililere hem de Türk yetkililere tepki gösterdi. "Antalya domatesinin hormonsuz ve kaliteli olduğunu bütün dünya görsün" diyen üreticiler ve hal esnafı, domates yiyerek iddialara yanıt verdi.

Antalya Yaş Meyve ve Sebze Komisyoncuları Derneği Başkanı Nevzat Akcan, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, üretici ve hal esnafıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali'nde basın toplantısı düzenleyerek, Rusya'nın Türkiye'den yaş meyve ve sebze alımı yapmayacağını açıklamasına tepki gösterdi. Dernek Başkanı Nevzat Akcan, yeni sezon öncesi büyük umutlarla çok önemli olan Rusya pazarının açılmasını beklerken, Rus yetkililerin açıklamasıyla tüm umutlarının yerle bir olduğunu söyledi. Bu olumsuz gelişmenin tek sorumlusunun Rusya olduğunun söylenemeyeceğini belirten Nevzat Akcan, şöyle dedi:

"Rusya kendi ülke tarımını geliştirmek adına böyle bir karar aldığını açıkladı. Biz kendi tarımımızı adeta bitirmek, zaten büyük sıkıntı içinde olan üreticilerimizi, komisyoncularımızı, ihracatçımızı tamamen ortadan kaldırmak için izana sığmayan uygulamalarda bulunuyoruz. Kendi ürünlerimizi ve üreticimizi yok edecek bir kararla tarımsal ithalatın önünü açıyoruz."

YENİ HAL YASASINA TEPKİ

Başkan Akcan, tarımda girdi fiyatları her yıl ortalama yüzde 15 artarken, üretim maliyetlerinin katlanması nedeniyle mesleğinden ve toprağından soğuyan çiftçiler için elle tutulur hiçbir çalışma yapılmadığını söyledi. Yeni Hal Yasa tasarına da tepki gösteren Akcan, "Çiftçinin ürününü pazarlayan halcinin, komisyoncunun, ihracatçının aradan çekilip tamamen dışa bağlı kalıp, tüm ürünleri dışarıdan almamız mı isteniyor ki böylesine hatalı bir yasa hazırlanıyor. Öyle bir hal kanunu önümüze konuluyor ki, adeta kayıtdışılığı artırmak için hazırlanmış. Yeni Hal Yasası'nın kayıtlı esnafı iyice sıkıntıya düşüreceği açıkça görülüyor. Yasa koyucuların sivil toplum örgütleriyle konuyu sahada birebir araştırma yaparak değerlendirmesi gerekir" diye konuştu.

"BU YASA SEKTÖRÜ YOKEDİŞ PROJESİ"

Yeni uygulamalarla, eskiden olandan daha ciddi problemler oluşturduğuna dikkat çeken Akcan, şöyle dedi:

"Gümrük ve Ticaret Bakanlığı adeta bizlerin 'Ölüm ferman'ı olan Yeni Hal Yasası'nın devrim olduğunu söylüyor. Oysa bu yasanın sektörü yok ediş projesi olduğu net olarak görülüyor ve böyle giderse, dünya ölçeğinde yapılacağı söylenen yeni Antalya Hali'nin bu yasayla çalışamaz duruma geleceği açıkça ortadadır. Devlet vergisini anında alıyor. Çiftçinin ve Halcinin kazanıp kazanmadığını kimse umursamıyor. Tüm bu olumsuzluklar yaşanırken, Rus pazarının da bitmesi sektör için ölümcül bir darbe olmuştur."

AKADEMİSYENLERE HORMON TEPKİSİ

Çiftçilerin girdi maliyetlerinin yüksek olduğundan ve her sene sürekli arttığından yakınan Antalya ziraat Odası Başkanı Nazif Alp ise, bazı akademisyenlerin domateste hala hormon olduğu yönündeki açıklamalarına da tepki gösteri. Bu akademisyenleri Antalya'ya davet eden ve yerinde inceleme yapılmasını isteyen Alp, domateste kesinlikle hormon kullanılmadığı, uzun yıllardır bambus arıları kullanıldığını kaydetti.

KARGO UÇAKLARI SORUNU

2016'da turizm sektöründe olduğu gibi tarım sektörünün de Rusya nedeniyle mağdur olduğuna işaret eden üretici ve hal esnafı İsmail Erten ise devletin, turizm sektörüne uçak başı yakıt desteği, kredi borçlarının ertelenmesi, SGK giderleri gibi birçok destek sağlandığını söyledi. Tarım için Antalya'da hala kargo uçakların faaliyete geçmediğini belirten Erten, "Kargo uçaklarının bir TIR kirasına denk gelecek şekilde ayarlanarak paketlediğimiz ürün aynı gün 3- 3.5 saat içinde tüm dünya pazarlarına ulaştırmamız sağlansaydı bugünkü düşük fiyat mağduriyeti söz konusu olmayacaktı" dedi.

Basın toplantısı ardından hep birlikte domates yiyen üreticiler ve hal esnafı, domateste hormon olduğu iddialarına tepki gösterdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------------------

Antalya Yaş Meyve ve Sebze Komisyoncuları Derneği Başkanı Nevzat Akcan açıklama

Toplantıya katılanlardan detay

Antalya ziraat Odası Başkanı Nazif Alp açıklama

Domatesten detay görüntü

Tepki için domates yenmesinden genel ve detay görüntü

358 MB///05.53"

Kaset Durumu: Link geçildi

KJ: Haber : Mehmet ÇINAR- Kamera: Tolga YILDIRIM/ANTALYA-DHA)

MUĞLA'DA 31 KİŞİYE BYLOCK'TAN GÖZALTI

MUĞLA'daki FETÖ/PDY soruşturmasında, örgütün gizli haber leşme sistemi ByLock kullandığının belirlendiği belirtilen 31 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden işlemleri tamamlanan 8'si kadın 11'si ise adliyeye sevk edildi.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, örgütün şifreli haber leşme programı ByLock'u kullandığı gerekçesiyle 37 şüpheli için gözaltı kararı çıkarıldı. Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Savcılığın talimatı üzerine geçen cuma günü düzenlediği eş zamanlı operasyonda, KHK'larla kapatılan özel okul ve dershane çalışanı 31 kişiyi gözaltına aldı. Firari 6 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından 8'i kadın 11 şüpheli bugün adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü

-----------------------

Şüphelilerin adliyeye çıkarılışı

( Haber - Kamera: Cavit AKGÜN/ MUĞLA,

=======================================================

HDP'NİN VAN'DAKİ 'VİCDAN VE ADALET NÖBETİ' SONA ERDİ

Orhan AŞAN- Safa ATMACA/VAN, - HDP'nin Van'da düzenlediği 'Vicdan ve Adalet Nöbeti' sona erdi.

Van'daki Vicdan ve Adalet Nöbeti'ne HDP Van milletvekilleri Lezgin Botan, Bedia Özgökçe Ertan, Adem Geveri, Nadir Yıldırım, Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan, Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan, Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, Iğdır Milletvekili Mehmet Emin Adıyaman ile Şanlıurfa Milletvekili Dilek Öcalan, HDP, DBP Van il ve ilçe örgütleri katıldı. Nöbetin son gününde ise HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Van Milletvekili Yıldırım konuştu. Yıldırım, şunları söyledi:

"Öcalan Türkiye'ye teslim edildiği dönemden bu yana ülkenin geçirdiği süreçleri bir bir sorgulayalım. Hangi sürecin nasıl sonuçlar doğurduğunu hep birlikte göreceğiz. Ne zaman ki Öcalan susturulmaya çalışıldığında, tecrit ve izalasyonla etkisiz kılınmaya çalışıldığında ülkede gerilim süreci başlamıştır. Öcalan sustuğunda silahlar konuşmuştur. Öcalan konuştuğunda insanlar, bilgiler, fikirler düşünceler ve çözümler konuşulmaya başlamıştır. Gelinen aşamada görüyoruz ki Erdoğan, Çiller'i aşan bir pozisyona düştü. Değil ülkede, bölge düzeyinde kaosu çözümsüzlüğü derinleştirecek tutumlar ve pratiklere girişti."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------

-Vicdan ve Adalet nöbetinden detaylar

-HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Van Milletvekili Nadir Yıldırım'ın açıklaması

-Detaylar

=====================================

GÖRME ENGELLİ İKİ SPORCUNUN AŞKLARI ENGEL TANIMADI

KOCAELİ'nin Körfez İlçesi'nde, görme engelli atlet 26 yaşındaki Buse Aras ile görme engelli judocu 29 yaşındaki Lokman Artan evlenmeye karar verirken, genç kız ailesinin evliliğine karşı gelebileceğini düşündü. Ankara'da buluşarak kaçan iki genç, ailelerinin de onay vermesi üzerine evlilik için hazırlıklarına başladı.

Körfez İlçesi'nde oturan Ankara Yenimahalle Belediyesi Atletizm Takımı'nda yer alan Buse Aras ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki judo takımının sporcusu Lokman Artan'ın arkadaşlıkları aşka dönüştü. İki genç evlenmeye karar verdi. Buse Aras ailesinin evliliklerine karşı gelebileceğini düşündü. Bunun üzerine iki genç evlenebilmek için plan yaptı. Buse Aras, Ankara'da bulunan arkadaşlarını ziyarete giderken, Lokman Artan ise 4 arkadaşı ile birlikte Körfez'den Ankara'ya gitti. Buse Aras ile Lokman Artan arkadaşlarının yardımı ile kaçarken, aileleri haber dar olunca devreye girdiler. Ailelerin razı olması üzerine Buse Aras ile Lokman Artan, Körfez'e geri döndü. Genç kızının ailesi şikayetini geri çekerken, Buse Aras ile Lokman Artan, Körfez'de Tütünçiftlik Polis Merkezi'ne giderek işlemleri halletti. Buse Aras ile Lokman Artan evlilik için hazırlıklara başlarken, Kurban Bayramı'nın ardından düğünleri yapılacak.

Lokman Artan mutlu oldukların belirterek, "İlk sosyal medyada tanıştık. Daha sonra antrenman sahalarında buluştuk. Evlenmek için ailenden isteyeyim dedim, 'İstersen vermezler. Bu sefer beni görme şansın da olmaz' dedi. Birlikte kaçtık" dedi. Buse Aras ise, "Aileme, 'Gideceğimi söyleseydim bırakmayacaktınız, bana başka çare bırakmadınız' dedim. Ailelerimizle barıştık. Mutluyum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Karakolun bahçesinde görüntüleri

Röportaj

Haber : Nabi YAZICI/KÖRFEZ(Kocaeli), -

Demirören Haber Ajansı - Son Dakika Haberleri