DHA YURT BÜLTENİ - 8

İzmir'de sağanak; dere taştı, ev ve iş yerleri su altında (2) OLTAYLA BELEDİYEYE TEPKİ GÖSTERDİİzmir'in Gaziemir ilçesinde, sabah saatlerinde etkili olan sağanak nedeniyle dere taştı, çok sayıda ev ve iş yeri sular altında kaldı.

DHA YURT BÜLTENİ - 8
23.06.2020 12:10 | Son Güncelleme: 23.06.2020 14:25

İzmir'de sağanak; dere taştı, ev ve iş yerleri su altında (2)

 

OLTAYLA BELEDİYEYE TEPKİ GÖSTERDİİzmir'in Gaziemir ilçesinde, sabah saatlerinde etkili olan sağanak nedeniyle dere taştı, çok sayıda ev ve iş yeri sular altında kaldı. Her yağmurda aynı görüntülerin yaşandığını ve alt yapının yetersiz olduğunu belirten vatandaşlar CHP'li İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Gaziemir Belediyesi'ne tepki gösterdi. Aktepe Mahallesi'ndeki bir esnaf ise sel sularında oltayla balık yakalamaya çalışarak tepki gösterdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: Vatandaşın oltayla balık yakalamasından görüntüHaber: Orçun Başer- Kamera: İZMİR,

========================

2 ilde 11 özel hastanede hırsızlık yapan şüpheli adliyede KAYSERİ ve Malatya'da, 11 ayrı özel hastaneden personel ve hastalara ait cep telefonu ve cüzdan çaldığı iddiasıyla gözaltına alınan İbrahim Y. (45), adliyeye sevk edildi.Kayseri Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, kentteki 5 ayrı özel hastaneden personel ve hastalara ait cep telefonu ve cüzdan çalındığı ihbarı üzerine çalışma başlattı. Özel hastanelerin güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen polis, hırsızlık şüphelisinin İbrahim Y. olduğunu belirledi. İbrahim Y., bir özel hastanenin yakınında yakalanarak, gözaltına alındı. İbrahim Y.'nin üzerinde yapılan aramada, 3 cep telefonu, çeşitli bankalara ait 6 kredi kartı, 3 bin TL para ile otobüs bileti ele geçirildi. Malatya'dan geldiği öğrenilen İbrahim Y.'nin, bu kentte de 6 ayrı özel hastanede hırsızlık olayına karıştığı tespit edildi. İbrahim Y., Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. Bu arada, İbrahim Y.'nin hastanede maskeli bir şekilde dolaştığı anlar, güvenlik kamerasına yansıdı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜHırsızlık şüphelisinin adliyeye çıkarılışıHırsızlık olayının güvenlik kamera görüntüsü-Diğer detaylar

Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ,

=====================

Denizde boğulan Ali Ercan ile babasının cenazeleri toprağa verildi

ADANA'nın Karataş sahilinde serinlemek için girdikleri denizde boğularak hayatlarını kaybeden baba Habip Karayiğit ile oğlu Ali Ercan Karayiğit'in cenazeleri, gözyaşları arasında toprağa verildi. Yakınları, Karataş sahilinde önlem alınması için yetkililerden yardım beklediklerini kaydetti.Olay, 21 Haziran Pazar günü, Karataş sahilinde meydana geldi. Babalar Günü'nde, babası Habip Karayiğit ile serinlemek için denize giren Ali Ercan Karayiğit, suyun derinleşmesiyle çırpınmaya başladı. Karayiğit, oğlunu kurtarmaya çalıştı ancak başaramadı. Denizde çırpınan baba ve oğlunu gören çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, polis ve Sahil Güvenlik ekipleri sevk edildi. Habip Karayiğit, Sahil Güvenlik ekipleri tarafından sudan çıkarılırken, Ali Ercan Karayiğit de denizde kayboldu. Sağlık ekiplerince ambulansla hastaneye götürülen Habip Karayiğit, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Denizde kaybolan küçük Ali Ercan'ı arama çalışmaları gece saatlerine kadar sürdü ancak sonuç alınamadı. Dün sabah saatlerinde yeniden başlayan çalışmalarda Ali Ercan Karayiğit'in cansız bedenine ulaşıldı. Baba Habip Karayiğit ile oğlu Ali Ercan Karayiğit'in cesetleri, Adana Adli Tıp Kurumu Morgu'na götürüldü.YASAK OLDUĞU ORTAYA ÇIKTIBaba Habip Karayiğit ve oğlu Ali Ercan Karayiğit'in hayatını kaybettiği ve 'Orman Plajı' olarak bilinen bölgede daha önceki yıllarda da boğulma vakalarının yaşandığı bundan dolayı söz konusu bölgede denize girmenin yasaklandığı öğrenildi. Ayrıca bölgede denizin çok dalgalı ve ani derinleşen alanlar olması nedeniyle yasak kapsamına alındığı belirtildi.SAHİLDE ÖNLEM ALINMASINI İSTEDİLERBaba Habip Karayiğit ile oğlu Ali Ercan Karayiğit'in cenazeleri, yapılan otopsilerinin ardından yakınlarına teslim edildi. Habip Karayiğit'in kuzeni Nizamettin Karayiğit, cenaze aracına yaslanarak uzun süre gözyaşı döktü. Denizde boğularak hayatını kaybeden baba ile oğlunun cenazeleri, Küçükoba Mezarlığı'nda defnedildi. Habip Karayiğit'in arkadaşı Cumali Köseler, "Habip'in çocuğuyla birlikte denize gittiğini duyduk. Çocuğunu kucağına alıp, kayalıklara götürüyor. Dalga vurunca, oğlu denize düşüyor. O da oğlunu kurtarmak için suya atlıyor ancak ikisi de boğulduö diye konuştu.Habip Karayiğit'in amcası Reşit Karayiğit ise, "Evdeyken yeğenimin öldüğü ve oğlunun da denizde kaybolduğu haberi geldi. Saatlerce suyla boğuşmuşlar. Hiç kimse yardım edememiş mi? Acımız çok büyük" dedi.Dumlupınar Mahalle Muhtarı Şehmus Demir de her yıl Karataş'ta onlarca kişinin boğulduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Yetkililer buna rağmen neden bir önlem almıyor? Orada bir cankurtaran yok. Eğer olsaydı, belki bu insanlar şimdi yaşayacaktı. Devlet büyüklerimizden önlem alınmasını istiyoruz."Baba-oğulun cenazesi, götürüldüğü Küçükoba Mezarlığı'nda toprağa verildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------Morg önündeki cenaze aracıHabip Karayiğit'in kuzeninin cenaze aracına yaslanarak ağlamasıHabip Karayiğit'in arkadaşı Cumali Köseler'in konuşmasıAmcası Reşit Karayiğit'in konuşmasıHaber-Kamera: Anıl ATAR/ADANA,

=====================

Kafeteryasının girişine maske farkındalığı için pankart astı

MUĞLA'nın Marmaris ilçesinde, ünlü futbolcu ve sanatçıların tatile geldiklerinde uğradıkları bir kafeteryanın işletmecisi, maske takmayı özendirmek için işyerinin girişine üzerinde "Biri bana açıklayabilir mi, her şeye soktuğumuz burnumuzu neden maskeye sokmuyoruz" yazılı pankart astı.Marmaris ilçe merkezindeki Yat Limanı Azmak Deresi girişinde 20 yıldır kafeterya işleten Aykut Mertel, birçok kişinin maske takmamasın kızıp, için esprili ve bir o kadar düşündürücü mesaj vermek ilginç bir yol seçti. Turizm sezonunda ünlü futbolcu Arda Turan, sanatçı Gökçe, ünlü rap ve hip pop şarkıcısı Anıl Murat Acar, Kıvanç Tatlıtuğ, rap müzik şarkıcısı Can Bozok, ünlü, udi sanatçı Metin Şentürk ve şarkıcı Bora Gençer gibi pek çok ünlü isminde uğradığı kafeteryasının, günün her saati insan yoğunluğunun yaşandığı yat limanına bakan ön girişindeki iki palmiye ağacı arasına 2 metre uzunluğunda ve 80 santim genişliğinde üzerinde, "Biri bana açıklayabilir mi, her şeye soktuğumuz burnumuzu neden maskeye sokmuyoruz" yazılı pankartı astı. Kafeteryaya gelen ve yat limanında yürüyüşe çıkan çok sayıda kişi pankartı cep telefonlarıyla görüntüleyip, sosyal medya hesaplarında paylaştı. Kafeteryanın müdavimlerinden olan beach club işletmecisi Ünal Baydar, "Aykut kardeşimiz, çok güzel ve düşündüren bir pankart asmış. Bu kafeteryada otururken de dışarı çıktığımda da sosyal mesafe kuralına uyup maskemi takarım. Herkesin sağlığı için konulan kurallara uyulmalı" dedi.'KİMİLERİNE GÖRE ESPRİLİ KİMİLERİNE GÖRE DÜŞÜNDÜRÜCÜ'Kafeteryanın işletmecisi Aykut Mertel, "İnsanlarımızın, koronavirüsü önemsemeyip, rahat ve hiç kimseyi düşünmeden maske takmadan gezmesi beni ve personelimi çileden çıkartıyor. Devlet büyüklerimiz ve doktorlar ciddiyeti açıklayıp, önlem almaya çalışırken, duyarsız, ciddiyetsiz insanlarda farkındalık için pankart astım. Kimilerine göre esprili kimilerine göre ise düşündürücü bir yazı oldu. Aslında çok kızgınım ve daha ağır cümleler yazacaktım ama hizmet verdiğimiz için böyle bir şey planladım. Umarım ülke olarak el birliğiyle bir an önce virüs salgınından kurtulur, eski günlerimize döneriz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: Kafeteryanın girişine asılmış pankartın görüntüsüMüşterilerin otururken pankarta bakması Mekanın müdavimlerinden Ünal Baydar ile röp.Kafeteryanın işletmecisi Aykut Mertel ile röp.

Haber-Kamera: Ali GÜNDOĞAN/ MARMARİS (Muğla),

========================

Antalya'nın QR kodlu ilk gezi kitabı

Antalya'nın Kaş'tan Gazipaşa ilçesine toplam 106 tarihi ve turistik noktasını zengin içerik ve özenle seçilmiş fotoğraflarla tanıtan gezi kitabının yazarları Prof. Dr. Akın Aksu, araştırma görevlileri Doğuş Kılıçarslan ve Özge Kılıçarslan, Antalya'ya QR kodlu ilk gezi kitabını kazandırmanın mutluluğunu yaşıyor.Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm İşletmeciliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Aksu, İngilizce hazırlanan kitabın QR kodları sayesinde 106 nokta için navigasyon özelliği ile googlemap'e bağlantı yapılabildiğini söyledi. Prof. Dr. Akın Aksu, bu sayede arama yapan kişinin kendi dilinde arama yaptığı yerle ilgili yorumları görebildiğini ve yer tarifi alabildiğini açıkladı.'Antalya Destination Guide' adlı eserde toplamda 106 noktanın tanıtıldığını, Antalya'ya gelen yabancı turistlerin ihtiyaç duyacağı tüm bilgileri Kaş'tan Gazipaşa'ya kadar Antalya dahil olmak üzere pratik bir şekilde temin edebildiğini anlatan Prof. Dr. Aksu, kitabın teknolojik özelliğinin ön plana çıktığını, zengin içerikli olduğunu, aynı zamanda özenle seçilmiş fotoğraflardan oluştuğunu söyledi.'TEKNOLOJİYİ DE KİTABIMIZA ENTEGRE ETTİK'İstanbul ve İzmir gibi turistik kentlerin ünlü kitapçılarda tanıtım kitapları olduğunu, Antalya'nın böyle bir kitabı bulunmadığını gördüklerini ifade eden Turizm Fakültesi Araştırma Görevlisi Doğuş Kılıçarslan ise "Biz daha önceki tanıtım kitaplarından farklı olarak daha zengin içeriği nasıl oluştururuz düşüncesiyle yola çıkıp, önceki yıllarda oluşturulan kitaplardan farklı, hiç görülmeyen ören yerleri, atraksiyon noktalarıyla birlikte teknolojiyi de kitabımıza entegre etmek istedik. Bu nedenle kitabımıza QR kod teknolojisini koyduk. Bu sayede kitap sadece İngilizce olmasına rağmen farklı anadillere sahip insanların sadece istedikleri ören yerinin fotoğrafı üzerinde bulunan QR kodunu tarayarak kendi dilinden farklı kullanıcıların ve ziyaretçilerin yorumlarını ve onların çektiği fotoğraflara Google üzerinden ulaşabiliyor. Bu sayede kolaylıkla navigasyon bağlantısı sağlayıp gitmek istedikleri yere daha kolay bir şekilde ulaşabiliyorlar" diye konuştu.Kitap projelerinin bir yıl önce başladığını ifade eden Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi'nde doktora yapan, Pamukkale Üniversitesi Turizm Fakültesi Araştırma Görevlisi Özge Kılıçarslan, "Bu kitap fikri ortaya çıktığında, değerli hocalarım projeye dahil olmamı istediklerinde çok mutlu oldum. Çünkü Antalya hayranıyım, bu kitap projesinde yer almak beni çok onurlandırdı. Kitabımız Antalya'nın çok popüler yerleri de dahil olmak üzere 106 noktadan oluşuyor. Göze çarpmayan yerleri de kitapta yer almakta. Kitabımız Kaleiçi, Merkez Antalya, Batı Antalya ve Doğu Antalya olmak üzere 4 bölümden oluşmakta. Kitabımıza ilgi duyanlar kitapevlerinden ulaşabilir" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: --------------RÖP1: Prof. Dr. Akın Aksu ile röportajRÖP2: Doğuş Kılıçarslan ile röportajRÖP3: Özge Kılıçarslan ile röportajKitabın QR kod ile nasıl kullanılacağının anlatımıDetay

HABER -KAMERA: Erol AKKIR/ANTALYA,

=======================

Harekata destek için Denizli'den Şırnak'a 1 ton kayısı getirdi

TÜRK Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) daha önce düzenlediği operasyonlara destek vermek için memleketi Denizli'den yola çıkarak, askerlere elma ve helva götüren Muhammet Yılmaz (70), Pençe-Kaplan Harekatı'nda görev alan güvenlik güçlerine de 1 ton kayısı dağıtmak için 1530 kilometre yol katederek Şırnak'a geldi.TSK tarafından düzenlenen Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Bahar Kalkanı ve Kıran operasyonlarına katılan askerlere elma ve helva götüren kanser hastası Muhammet Yılmaz, bu sefer Pençe-Kaplan Harekatı'na katılan güvenlik güçlerine kayısı dağıtmak için memleketi Denizli'den karayolu ile 1530 kilometre yol kat ederek, Şırnak'a geldi. Bahçesinde yetiştirdiği elmaları askerlere götürmesiyle tanınan Muhammet Yılmaz, birçok önemli operasyonda adından söz ettiren Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugayı'nı ziyaret ederek, 1 ton kayısıyı askerlere teslim etti.'KAYISI BU İŞİN BAHANESİ''Elmacı Dede' olarak bilinen Yılmaz, Pençe-Kaplan Harekatı'na katılan Mehmetçiğe manevi destekte bulunmak için yola çıktığını belirterek, "Daha önceki harekatlara gittiğim gibi Pençe-Kaplan harekatı başladı başlayalı yine bende rahatsızlık başladı. Bu zaten gönül işi, sevda işi, bayrak sevgisi, alem-i İslam sevgisi olduğu için yine Pençe-Kaplan Harekatı'na katılan askerlerime manevi destek vermek için, onların yanlarında olduğumu belirtmek için kayısı getirdim. Kayısı bu işin bahanesi aslında. Denizli'den tam 1530 kilometre yol katettim. Bu sevda işi, aşk işi. Bende de bu işin sevdası var. Kanser hastası olmama rağmen yine Şırnak'a geldim. Dünya duysun ki asil Osmanlı İmparatorluğu'nun varisleri olarak davamıza sahip çıkıyoruz. Dünya duysun ki, 70 yaşındaki bir Türk bunu yapıyorsa, davasına sahip çıkıyorsa, gençlerinin ne derece olduklarını düşünsünler" dedi.

Daha önce El Bab, Zeytin Dalı, Barış Pınarı Harekatı ve Kıran Operasyonu'na katılan askerler için yola çıktığını söyleyen Yılmaz, "Yeni seferler olduğunda her zaman hazırım. Operasyonları duyduğum zaman yerimde duramıyorum. Bende bir rahatsızlık oluyor. Hemen kolları sıvıyorum. Gücüm neye yetiyorsa onu yapmaya çalışıyorum" diye konuştu.

Kaynak: DHA

title