Dha yurt bülteni - 7

17.09.2019 11:22 | Son Güncelleme: 17.09.2019 11:22
Dha yurt bülteni - 7

7Göbeklitepe'ye benzeyen Harbetsuvan Tepesi'nde kazılar başladıŞANLIURFA'da, Göbeklitepe'ye benzeyen ve heyecan yaratan Harbetsuvan Tepe'de kazı çalışmalarına başlandı.

7

Göbeklitepe'ye benzeyen Harbetsuvan Tepesi'nde kazılar başladı

ŞANLIURFA'da, Göbeklitepe'ye benzeyen ve heyecan yaratan Harbetsuvan Tepe'de kazı çalışmalarına başlandı. Yine Göbeklitepe'ye benzeyen Karahantepe'den sonra Eyyübiye ilçesinde 2014 yılında keşfedilen ancak kazı çalışmalarına yeni başlanabilen Harbetsuvan Tepesi'ndeki çalışmaları yürüten Prof. Dr. Bahattin Çelik, "Harbetsuvan Tepesi'nde aynen Göbeklitepe'de olduğu gibi tapınak alanları tespit ettik. Göbeklitepe'nin son evresine ait bulgular tespit ettik. Harbetsuvan Tepesi de aynen Göbeklitepe gibi çok önemli bir yer olarak karşımıza çıkıyor" dedi.
Şu ana kadar bilinen dünyanın en eski tapınak alanı olan ve tarihin sıfır noktası olarak nitelendirilen Şanlıurfa'da bulunan (UNESCO) Dünya Mirası Geçici Listesi'ndeki Göbeklitepe'deki T tipi dikili taşlarla benzerlik gösteren Eyyübiye Belediyesi sınırlarında yer alan Harbetsuvan Tepe'de kazı çalışmaları başladı. Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş, 2014'te keşfedilen, Suriye sınır hattına yakın ve ilçeye 55 kilometre mesafedeki Harbetsuvan Tepesi'nde yürütülen kazı çalışmalarını inceledi. Beraberinde Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Aslıhan, belediye meclis üyeleri, birim amirleri ve teknik ekiple kazı ekibinden çalışmalar hakkında bilgi alan Kuş, Göbeklitepe'dekilere benzer eserlere rastlanan Harbetsuvan Tepesi'nde kazı faaliyetlerine destek vereceklerini belirtti.
'KAZILARLA ÇOK CİDDİ TESPİTLER YAPILACAĞI KANAATİNDEYİZ'
Harbetsuvan bölgesini cazibe merkezi haline getirmeyi planladıklarını vurgulayan Kuş, "Tarih burada, tarihin başlangıcı burası diye düşünüyorum. Harbetsuvan torunlarının Göbeklitepe'ye taşındığını düşünüyorum. Kazılarla çok ciddi tespitlerin yapılacağı kanaatindeyiz. Bu kazıyı hızlandırıp bütün desteklerimizle kazı ekibinin yanında olacağız. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğümüz ve Kültür ve Turizm Bakanlığımız ile de görüşmelerimiz olacak. İnşallah bütün ağırlığımızı bu bölgeye vereceğiz" diye konuştu.
'GÖBEKLİTEPE GİBİ ÇOK ÖNEMLİ BİR YER'
Kazı çalışmalarına bilimsel danışmanlık yapan Prof. Dr. Bahattin Çelik de Şanlıurfa'nın çok önemli bir tarih kültür kenti olduğunu söyledi. Harbetsuvan Tepesi'nin kent merkezine 55 kilometre mesafede bulunduğunu anlatan Çelik, "Harbetsuvan tepesinde yaklaşık 6 dönümlük bir alan içerisinde yaklaşık 2 yıldır kazı yapıyoruz. Eyyübiye Belediye Başkanlığı'nın destekleriyle burada kazı çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Bu Harbetsuvan Tepesi'nde aynen Göbeklitepe'de olduğu gibi tapınak alanları tespit ettik. Göbeklitepe'nin son evresine ait bulgular tespit ettik. Harbetsuvan Tepesi de aynen Göbeklitepe gibi çok önemli bir yer olarak karşımıza çıkıyor" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------------------------
Harbetsuvan Tepe'de kazı alanı 
- Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş
Kazı başkanında bilgi alan Kuş      
Kazı çalışmasına katılan işçiler
Kazı hakkında açıklamada bulunan başkan Mehmet Kuş ile Prof. Dr. Bahattin Çelik
Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 652MB

Haber: Ali LEYLAK-Kamera: ŞANLIURFA-DHA)

===================

Özel Harekat eşliğinde uyuşturucu operasyonu: 13 gözaltı

Konya'da Özel Harekat Polisi eşliğinde yapılan uyuşturucu operasyonunda 13 kişi gözaltına alındı. 
Konya Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, uyuşturucu ticareti yaptığı öne sürülen şebekeye yönelik 6 ay önce çalışma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki tabikin ardından aralarında Suriye uyruklu 1'i kadın 2 kişinin de bulunduğu 15 kişi hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Bunun üzerine Özel Harekat Polisi eşliğinde bugün şafak vakti daha önce belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda şüphilelerden Suriye uyruklu  F.E.H ve M.P. adlı kadınında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Diğer şüphelilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor. Operasyonda 725 adet uyuşturucu hap, 209 gram eroin ile 34 gram esrar ele geçirildi. 

Görüntü Dökümü 
--------------
-Polislerin adreslere gitmesi 
-Özel Harekat Polisin eve baskını 
-Şüphelinin gözalına alınması 
-Eğitimli köpeğin arama yapması 
-Şüphelinin sağlık kontrolünden geçirilmesi 

Haber- Kamera: İsmail AKKAYA KONYA DHA))

====================

Amerikalı ünlü arkeolog Theresa'nın Tarsuslu Mehmet'le Nemrut yolculuğu

Nemrut Dağı'nda 1953'ten, 1984 yılına kadar kazılar yaparak Kommagene Kralı I. Antiochos'un mezarını arayan Amerikalı ünlü arkeolog Theresa Goell'e bir süre Tarsuslu marangoz-fotoğrafçı Mehmet Sabit Meray'ın eşlik ettiği ortaya çıktı.
Tarsus Esnaf Odaları Birliği'nin kurucularından Niyazi Meray (86), 9 yıl önce hayatını kaybeden ağabeyi Mehmet Sabit Meray'ın (87), Theresa Goell ile 1951 yılında Mersin'in Tarsus ilçesindeki arkeolojik kazılarda tanıştıklarını söyledi. Meray, ağabeyi Mehmet Sabit ile babası İsa'nın Tarsus Amerikan Koleji'nde marangozluk yapması nedeniyle ilçedeki kazıları yürüten ABD'lilerle yakın ilişkiler kurduğunu anlattı. Mehmet Sabit'in marangozluğun yanı sıra kazıda elde edilen tarihi eserleri fotoğraflayıp ABD'lilere teslim ettiğini de kaydeden Niyazi Meray, ilerleyen zamanlarda ağabeyi ile Theresa Goell'in yakın arkadaş olduklarını ifade etti. Nemrut Dağı'nda  kazılar yaparak Kommagene Kralı I. Antiochos'un mezarını arayan Theresa'nın bir defasında Mehmet Sabit'i de yanında götürdüğünü açıklayan Niyazi Meray, "Daha sonra döndüler ve Tarsus'taki çalışmalara devam etti. Bir süre sonra Theresa, ABD'ye giderken ağabeyimi de götürmek istedi ancak ailem izin vermedi. Daha sonra izin vermemeleri nedeniyle pişmanlık yaşadılar" dedi.
THERESA GOELL KİMDİR?
ABD'nin New York kentinde 1901 yılında dünyaya gelen Theresa Goell, arkeoloji öğrenimi gördükten sonra Mersin'in Tarsus ilçesindeki kazı çalışmalarına katıldı. Nemrut Dağı'nda 1953 yılında kazı çalışmalarına katılan Goell'in en büyük hayali, Kommagene Kralı I. Antiochos'un mezarını bulmaktı. Goell, bu hayalini gerçekleştiremese de Kommagene Krallığı'na ait araştırmaları dünya literatürüne girdi. Çalıştığı dönemde kaldığı Adıyaman'ın Kahta ilçesinde bölge insanıyla da yakın ilişkiler kuran ve çok sevilen Goell'e Nemrut'la özdeşleştiği için Dağın Kraliçesi denildi. Bildiği, İngilizce, Fransızca, Almanca dillerine Türkçe'yi de ekleyen Theresa Goell, tercüman kullanmaması nedeniyle insanlarla daha sıcak ilişkiler kurdu. Yöre insanının "Neden evlenmediniz'ö sorusunu "Ben zaten Nemrut'la evliyimö diye yanıtlayan Goell, 1984 yılına kadar bölgede araştırmalar yaptı, 1985 yılında ABD'de hayatını kaybetti.

Görüntü Dökümü
-----
-Niyazi Meray'dan detay görüntüler
-Niyazi Meray ile röp.

SÜRE: 01'42" BOYUT: 188 MB

Haber: Nuri PİR-Okan ÇALIŞKAN-Kamera: Eser PAZARBAŞI/TARSUS (Mersin),

===================

Kaçak elektrik kontrolü yapan ekipler, alıkonuldu

Diyarbakır'ın Ergani ilçesinde, kaçak elektrik kontrolü yapan Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (DEDAŞ) görevlilerinin muhtar ve mahalleli tarafından işlerini yapmaları engellendi.
Ergani ilçesine bağlı Özbilek Mahallesi'ne kaçak elektrik kontrolü için giden DEDAŞ görevlileri, iddiaya göre Muhtar A.K. ve beraberindekiler tarafından zorla tutuldukları alıkonuldu. Muhtar A.K. görevlilerin üzerini ararken, gruptan biri, "Bu köyün hepsi kaçak, ben kaçak kullanıyorum, açamazsın. Açtığın zaman seni buraya gömerim" diyerek tehditler savurdu.  Alıkonuldukları ve tehdit edildikleri anlar, cep telefonu kamerasıyla kaydedilen görevliler, yaklaşık yarım saat sonra serbest bırakıldı. 
DEDAŞ ekiplerinin 103 abonenin bulunduğu mahallede inceledikleri 19 aboneden 15'inin kaçak elektrik kullandığı ortayaçıktı.. 
SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU
Dicle Elektrik yetkilileri, kamera kayıtlarını delil olarak sunarak, Muhtar A.K. ile grupta yer alan mahalle halkı hakkında 'Hürriyetten yoksun bırakma','Ölümle tehdit' ve 'Kaçak kullanım itirafı' suçlarından Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulundu.

Görüntü Dökümü
----------
-Görevlilerin alıkonulması
-Muhtarın görevlilerin üstünü araması
-Görevlilere tehdit sözleri
-Görevlilerin araçlarının aranması
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: DİYARBAKIR,

=========================

Rize'de ormana çöp depolama alanına tepki

Rize'nin Fındıklı ilçesinde belediyenin, orman içerisinde çöp depolama alanı oluşturmak için başlattığı çalışma tepkilere neden oldu. Ormanda nöbete başlayan ve iş makinelerinin çalışmasına izin vermeyen halk, alanda bekleyişini sürdürürken, jandarma ekipleri çevrede güvenlik önlemi aldı.
Yeniköy köyü sınırlarında, Karadeniz sahil yolu bitişiğinde orman içerisinde çöp depolama alanı oluşturmak için, CHP'li Belediye Başkanı Ercüment Çevratoğlu'nun talimatı ile çalışma başlatıldı. Karayollarına ait araziye giren belediyeye ait iş makineleri çöp depolama alanında düzenleme yapmaya başladı. Ormanlık alanda çöp depolanacağını öğrenen köy halkı, alanda toplanarak, iş makinelerinin çalışmasına izin vermedi. Ormanda nöbete başlayan halk, alanda bekleyişini sürdürüyor. Jandarma ekipleri de çevrede güvenlik önlemi aldı. Çöp depolama alanına karşı imza toplayan vatandaşlar, belediyeye başvurdu. 
'BİZ SAĞLIĞIMIZIN PEŞİNDEYİZ'
Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Çevratoğlu'nun kendisini telefonla arayarak görüşmeye çağırdığını anlatan Hasan Öztürk, "Belediye başkanı bana 'Çöp alanımız yok, sizin orayı uygun gördük. Oraya çöp merkezi yapacağız' dedi. Biz de ona, 'Eski başkana bu kadar direndik, yaptırmadık. Biz buna karşıyız' dedik. Artık büyük fareler, kediler, köpekler ve domuzlar hep buraya gelmeye başladı. Çocuklarımız arabadan inip eve güvenli yürüyemiyor. Biz bu duruma geldik. Biz de belediye başkanına kendisinden yardım istediğimizi söyledik. O da bize 'bizim yapacak bir şeyimiz yok. Orayı çöp merkezi yapacağız' dedi. Biz de 'yaptırmayız' dedik. Ne pahasına olursa olsun buraya çöp döktürmeyeceğiz. Köyde inip hemen buradan denize giriyorduk. Şimdi denize pislikten giremiyoruz. Yani ne yapalım biz köyden göç mü edelim? Biz burada sağlığımızın peşindeyiz" dedi.
'ÇÖP DEPOLANMASINA KARŞIYIZ'
Yeniköy Muhtarı Şahin Erduran da "Bize daha önceden böyle bir şey düşünüldüğü söylendi. Biz de köy halkının rızası olmadan olmayacağını söyledik. 'Tamam görüşelim' denildi. Fakat kimseyle görüşülmeden gelip burada iş makineleriyle kazı yapılmaya başlandı. Biz bu alanda çöp depolanmasına karşıyız" diye konuştu.
Yeniköy eski Muhtarı Volkan Öztürk ise "Eğer başkan ben burada bu çöp alanını yapacağım derse, buradaki bu kadar insanı ezip sonra yapacak. Belediye kapılarını söküp halkın yanındayız diyen belediye başkanı şimdi bizim yanımızda değil. Bizim burada güvenlik güçleriyle bir sorunumuz yoktur. Yeşili koruyup, doğayı koruyacağız diyorlar, bizi yüzme yerimizden ediyorlar" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü
----------
-Çöp depolanacak alan detayları
-Vatandaşlardan detay
-Jandarma ekiplerinden detay
-Vatandaşlarla röp.
-Detaylar

Haber-Kamera: Adem AKATİN RİZE-DHA

===================

Çay içerken tartıştığı arkadaşını tabancayla vurup kaçtı

Antalya'nın Gazipaşa ilçesinde sondaj işi yapan Kemalettin Ç., çay içerken tartıştığı meslektaşı ve arkadaşı Yusuf Yartunç'u tabancayla bacağından vurup yaraladı. Yartunç hastanede tedaviye alınırken, polis tabancayı olay yerinde bırakıp kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Olay, dün saat 20.00 sıralarında Cumhuriyet Meydanı'nda meydana geldi. Gazipaşa'da sondaj kuyusu açma işiyle uğraşan Kemalettin Ç. ile Yusuf Yartunç, bir süre araçla gezdikten sonra bir çay ocağında oturup konuşmaya başladı. Bu sırada iddiaya göre Kemalettin Ç. ile Yusuf Yartunç arasında henüz bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Kemalettin Ç., aracından tabancayı alarak Yusuf Yartunç'a 3 el ateş etti. 3 kurşun da bacağının üst kısmına isabet eden Yusuf Yartunç, kan içinde yere yığıldı. Olayı görenlerin müdahale ettiği Kemalettin Ç. tabancayı olay yerinde bırakıp kaçarken, durum 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirildi.
Acil çağrı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Gazipaşa Devlet Hastanesi'ne götürülen Yusuf Yartunç tedaviye alındı. Polis olay yerinden kaçan Kemalettin Ç.'nin yakalanması için çalışma başlattı.

Görüntü Dökümü
-----------
-Olay yerinden görüntüler
-Polisin incelemesi
-Yerdeki tabancadan görüntü
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Yücel BULUT/GAZİPAŞA (Antalya),

==================

Köylü kadınların 'piyano' heyecanı

Bursa'nın Orhaneli ilçesinde yaşayan köylü kadınlar, Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan kursta piyano çalmayı öğreniyor. Orhaneli'de Yıldız Sarayı Vakfı'nca yenilenen Halk Eğitim Merkezi 2019- 2020 eğitim ve öğretim sezonuna başladı. İlk kursiyerlerin alındığı merkezde, köylü kadınlar yeni açılan piyano sınıfına ilgi gösterdi. 4 kişilik sınıflarda öğretim gören köylü kadınlar, film ve dizilerde gördükleri, merak ettikleri piyanoyu öğrenmek istediklerini belirtti.
Müziğe meraklı olduğunu belirten kursiyer Hatice Yılmaz, "Piyano kursu olduğunu öğrendim. Bu yörenin insanı, çalgıya meraklı insanlar. Ben de belki yeteneğim vardır diye piyanoya gelmeyi düşündüm. Yavaş yavaş piyano çalmaya başladım. İlk defa piyano görüyorum. Seslerin çıkması çok tuhaf geliyor. İlk defa bir kutunun içinden ses çıktığını görüyoruz. Piyano çok eğlenceli. Parmaklarla dokunarak küçük küçük sesler çıkarıyoruz. Bu yörede insanlar oynamaya meraklı olduğu için kaşık oyununda bile piyanist tutuyorlar. Kurslar devam ederse çalmaya başlarız, belki ileride konser veririz" dedi.
'İLK BAŞLARDA PİYANO ÇALMAYA ÇEKİNİYORLAR'
Her yaş grubundan öğrencisinin olduğunu belirten müzik öğretmeni Gülşah Akgül, "Piyano elit bir çalgı ama Orhaneli halkı çok meraklı bir halk. Birisi geliyor, gelen kişi diğer arkadaşına tavsiye ediyor. Gelenler oluyor. Yeteneğimiz var mı, yapabilir miyiz diye soranlar oluyor. İlk başlarda çekinerek başlıyorlar ama çalıştıkça alışıyorlar. Piyanoya oturduklarında 'Biz bu aleti filmlerde görmüştük. Piyanoyu ilk defa görüyoruz. Keşke daha önce tanışsaydık' gibi cümlelerle karşılaşıyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------
-Piyano çalan kadınlardan detaylar
-Röportajlar
-Dosya adı: 1709piyano

Süre: 03.54 Boyut: 437 MB

Haber: Muammer İRTEM -Kamera: Semih ŞAHİN/BURSA,

=====================

Şanlıurfa'da ilk kez yapılan operasyonla sağlığına kavuştu

Şanlıurfa'da yaşayan Feyyat Taşkesen (65), karın ağrısı şikayetiyle gittiği Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde aort damarı tıkalı olduğu için Kalp Damar Cerrahisi kliniğinde tedaviye alındı. Şanlıurfa'da ilk defa gerçekleştirilen operasyonda, Taşkesen'in böbreğinin alt kısmından bacağına kadar tıkalı olduğu belirlenen aort damarı 'Endovasküler' tedavi yolu ile cerrahi müdahale yapılmadan açıldı.
Şanlıurfa'da yaşayan Feyyat Taşkesen, karın ağrısı ve ayaklarındaki uyuşmadan dolayı yürüyüş zorluğu çektiği için gittiği Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Kalp Damar Cerrahisi bölümünde tedaviye alındı. Burada muayenesi yapılan ve tetkikler sonucu aort damarı tıkandığı tespit edilen Taşkesen'e müdahale edilmesi kararı alındı. Yapılan periferik atardamar anjiyosunda, Taşkesen'in aortunun böbrek damarlarının hemen altından itibaren tıkalı olduğu ve nadir görülen 'Leriche Sendromu' olduğu belirlendi. Ailenin onayı üzerine Taşkesen'in, Harran Üniversitesi Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doçent Doktor Mehmet Salih Aydın ile Kardiyoloji Doktoru Feyzullah Beşli tarafından yaklaşık 2 saat süren operasyonla aort damarı teller ve balonlar kullanılarak kansız şekilde açıldı.
Ameliyatı yapan Doç. Dr. Mehmet Salih Aydın, "Bu ameliyat tıp fakültemizde ilk kez yapılan bir ameliyat. Şanlıurfa'mız için ilk, bölgede ise bildiğim kadarıyla hiç yapılmadı. Fakat Türkiye'de sayılı merkezlerde, Ankara, İstanbul gibi büyük merkezlerde bu ameliyatlar gerçekleştiriliyor. Fakat biz kliniğimizde Şanlıurfa'mızda, hatta bölgemizdeki ilk operasyon diyebiliriz" dedi.
CERRAHİSİZ OPERASYON YAPILDI
Şanlıurfa'da ilk kez başarılı bir şekilde uygulanan operasyon hakkında bilgi veren  Kardiyoloji Bölümü Doktoru Feyzullah Beşli, "Biz Feyyat bey'e cerrahisiz endovasküler bir yöntem uygulamak istedik. Bu hastada sağ kol damarından ve her iki kasık damarından girerek uygun teller ve balonlar kullanılarak bir geçiş elde edildi. Daha sonra böbrek damarlarının hemen altından başlamak suretiyle tüm tıkalı bölgelere stent kondu ve tıkanıklıklar açılmış oldu. Bu yöntemlere damar içinden tedavi anlamına gelen 'Endovasküler tedavi' ismi veriliyor. Hastamız 3-4 saatlik bir işlemin ardından hemen ayağa kalktı. 3. gününde de sağlıkla taburcu ediyoruz" dedi.
Şanlıurfa'da bu tür hastalıklara tanının konulmasının zor olduğunu söyleyen Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Salih Aydın, "Genellikle bacak damarlarında bir tıkanıklık oluşur. Kalp damar tıkanıklıklarında karın içerisindeki diğer küçük damarlardaki tıkanıklıklarda da genellikle böyle durumlar olur ama ana damarın tıkanıklığı çok fazla rastladığımız bir olay değil. Biz kalp damar cerrahisi olarak açık ameliyat yapan bölümüz. Eskiden beri bu şekilde gelen bir durum var ama dünyada şu an bu işlerin hepsi anjiyo ile de rahatlıkla yapılabilecek duruma gelmiş vaziyette. Dünyadaki bu gelişmeler ile bu tür ameliyatları kapalı yöntem ile yapma yoluna gidiyoruz" ifadelerini kullandı.
'İLK AMELİYAT OLARAK KAYITLARIMIZA GEÇTİ'
Doç. Dr. Mehmet Salih Aydın, bu ameliyatın fakültede ilk kez yapılan bir ameliyat işlemi olarak kayıtlara geçtiğini belirterek, "Burada hem kardiyoloji kliniğindeki hocalarımız hem kalp damar kliniğindeki hocalarımızın hepsi bu iş için burada görev için bekliyorlar. ve aynı zamanda bu insanlar bu işi yapma konusunda becerikli insanlar. Birçoğu ise hem beceri hem de bilimsel açıdan oldukça iyiler. O nedenle hastalar bu şikayetler ile bizlere başvurduklarında İnşallah emin ellerde olacaklardır. Bizim Şanlıurfa'mız için ilk, bölgede ise bildiğim kadarıyla hiç yapılmadı. Fakat Türkiye'de sayılı merkezlerden kastımız, Ankara, İstanbul gibi büyük merkezlerde bu ameliyatlar gerçekleştiriliyor. Fakat biz kliniğimizde Şanlıurfa'mızda, hatta bölgemizdeki ilk operasyon diyebiliriz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------
Ameliyat olan hasta Feyyat Taşkesen
Hastayı muayene eden doktorlar      
İlk kez yapılan ameliyatla ilgili bilgi veren Doç. Dr. Mehmet Salih Aydın
Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 629MB

Haber-Kamera: Ali LEYLAK- ŞANLIURFA-DHA)

======================

Kadın emeğiyle toplanan kuşburnu, marmelat olarak sofraya geliyor

SİVAS'ın Suşehri ilçesinde kadınlar, arazide kendiliğinden yetişen ağaçlardan uzun uğraşlar sonucu topladığı kuşburnu meyvesinin marmelatını yapıp satıyor. Doğal olması nedeniyle ilgi gören kuşburnu marmelatı, kadınlara gelir sağlıyor.
Suşehri ilçesinde kırsal bölgelerden toplanan kuşburnundan yapılan marmelatı ilçede bulunan kadınların geçim kaynağı haline geldi. İlçesinde yaşayan kadınlar, imece usulü dağda dallardan uzun uğraşlar sonucu topladıkları kuşburnunu yıkayıp daha sonra kazanlarda kaynatıyor. Daha sonra ezilen kuşburnular elekten geçirilerek ayıklanıyor. Ardından tekrar kaynatılarak marmelat halini alıyor. Kuşburnu marmelatı kavanozlara konularak satışa hazır hale geliyor. Tamamen doğal olan ve kilosu 30 liradan satılan marmelatlar yörede ilgi görüyor.
'YAPIMI ZAHMETLİ AMA HER DERDE DEVA'
30 yıldır ilçe merkezinde kuşburnu marmelatı yapan ve son 5 yıldır da bu şekilde geçimini sağlayan Arife Kurnaz, hazırlanışı hakkında bilgi verdi. Kuşburnuları dikenli dallardan güçlükle topladıklarını belirten Kurnaz, "Topladığımız kuşburnuları seçiyoruz ve su ile yıkıyoruz. Yıkadığımız kuşburnuları kazanlarda kaynatıyoruz. Sonrasında soğutuyoruz ve ezme işlemine geçiyoruz. Komşularımızla beraber kuşburnuları eleklerde eziyoruz. Ezme işleminden sonra çıkan şireyi ince eleklerden geçiriyoruz. Bunun zahmeti çok ama doğal ve her derde devadır. Ezdiğimiz kuşburnuların şirelerini bir kovada topluyoruz. Bu işlem topladığımız tüm kuşburnular bitene kadar devam ediyor. Kurduğumuz kazanlara kovalardaki şireleri döküyoruz ve bir saat kadar kaynatıyoruz. Böylece kuşburnu marmelatımız hazır hale geliyor. Ardından şişeleme işlemine geçiyoruz. Ben uzun yıllardır kuşburnu yapıyorum. Her yıl bu mevsimde kuşburnuları yapıp bir kısmını kendimize ayırıp geri kalanını ise satıyoruz. Kilosunu 30 liradan veriyoruz. Mevsimi geldiğinde yaklaşık 500-600 kilogram kuşburnu topluyoruz. Yaptığımız ürünleri aramızda eşit şekilde paylaştıktan sonra  satışa sunuyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü:
---------
-Kuşburnunun kadınlarca ağaçlardan toplanması
-Ayıklanma süreci
-Kaynatılması
-Elekten geçirilmesi
-Şıra ilavesiyle yeniden kaynatılması ve kavnozlara konulşması
-Konuşmalar

(498 mb)

Haber-Kamera:  Oğuzhan ÇİFCİ/SUŞEHRİ(Sivas),


 


Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Manşet Haberler

title