Dha Yurt Bülteni -7

Dha Yurt Bülteni -7

ANZAKLAR, ŞAFAK AYİNİ'NDE ATALARINI ANDI (EK)1)LONE PİNE ANITI'NDA ANMA TÖRENİÇanakkale'de, Anzak Çıkarması'nın 104'üncü yıl dönümü anma törenleri Anzak Koyu'ndaki Şafak Ayini'nin ardından Avustralyalıların Lone Pine (Yalnız Çam) Anıtı'nda devam etti.

Dha Yurt Bülteni -7

ANZAKLAR, ŞAFAK AYİNİ'NDE ATALARINI ANDI (EK)

1)LONE PİNE ANITI'NDA ANMA TÖRENİ

Çanakkale'de, Anzak Çıkarması'nın 104'üncü yıl dönümü anma törenleri Anzak Koyu'ndaki Şafak Ayini'nin ardından Avustralyalıların Lone Pine (Yalnız Çam) Anıtı'nda devam etti. Törene, Avustralya'nın Türkiye Büyükelçisi Marc İnnes Brown, Avustralya Genelkurmay Başkanı Angus Campbell, Yeni Zelanda Meclis Başkanı Rt Hon Trevor Mallard, Türkiye Cumhuriyeti'ni temsilen Çanakkale Vali Yardımcısı Celil Ateşoğlu, İngiltere'nin Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı ve Misyon Başkan Yardımcısı Jennifer Anderson ile çok sayıda Avustralyalı katıldı.

Tören kıtasının alana gelmesinin ardından konuşan Avustralya'nın Türkiye Büyükelçisi Marc İnnes Brown, "Yalnız Çam Muharebesi, 1915 Ağustos'unun başlarında sadece birkaç gün sürdü. Bir saptırma saldırısı olan Yalnız Çam, Müttefik güçlerinin Mayıs'tan bu yana savaşta yaşadıkları çıkmazı kırmayı planlayan geniş bir saldırı planının bir parçasıydı. Savaş için hazırlıklar çok öncesinden başlamıştı. Yalnız Çam acımasız bir savaş alanıydı. Bugün ise bir mezarlık, yas ve anma yeri. Bu Yarımada'da binlerce kişiye ebedi huzur yeri olan birçok yerden bir tanesi. Mezarlıklarında huzurla yatanların önemi göz ardı edilmemelidir. Avustralya'daki arşivler, askerler tarafından hayatlarını kaybeden yoldaşlarının ailelerine yazdıkları mektuplarla doludur, sık sık sevdiklerine, onların acı çekmediğini ve son dinlenme yerlerinin huzurlu olduğunu anlatan mektuplar. Birinci Dünya Savaşı'nda 61 binden fazla Avustralyalı hayatını kaybetti, 8 bin 700'den fazlası da Gelibolu Yarımadası'nda. Avustralya aileleri kederlerinde yalnız değildi. Burada mezarlarını ziyaret etmek ve saygılarımızı sunmak bir ayrıcalık. Bunu yaparak, ailelerinin çoğunun asla çıkamadığı bir yolculuğa çıktık. Yaptıkları bu fedakarlık için, biz de en azından bunu yapacağız. Unutmayalımö dedi.

Konuşmaların ardından anıta savaşa katılan ülkelerin çelenkleri konuldu. Türkiye ve Avustralya milli marşları çalınarak, ülke bayrakları göndere çekildi. Savaşta hayatını kaybeden askerler için dua edilmesinin ardından tören sona erdi.

Görüntü Dökümü

----------------

-Lone Pine anıtındaki törenden görüntüler

Burak GEZEN-Kamera: Murat ÇİMEN-Mustafa SUİÇMEZ-ÇANAKKALE/DHA

===================================================

2)DİLARA CİNAYETİNDE SANIK AVUKATINDAN DAVANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRECEK İDDİALAR

ANTALYA'nın Korkuteli ilçesinde kaybolduktan 40 gün sonra çıplak haldeki cesedi battaniyeye sarılı halde toprağa gömülü olarak bulunan Dilara Kandak'ın (23) katil zanlısı olarak yargılanan eski eşi Ahmet Yorulmaz'ın (25) avukatı, genç kadının cep telefonlarına ait HTS kayıtlarının, soruşturma aşamasında şüpheli olarak sorgulanan B.Y. ve M.C.O.'yu işaret ettiğini öne sürdü. Avukat, B.Y.'nin cep telefonunun genç kadının son kez görülmesinden 3 dakika sonra aynı yerden sinyal verdiğini bildirdi.

Korkuteli ilçesinde yaşayan Dilara Kandak'ın cansız bedeni, kaybolduktan 40 gün sonra 4 Mart günü, Gülova'da bir tarlada gömülü olarak bulundu. Battaniyeye sarılı haldeki genç kadının üzerinin çıplak, el ve kolları ile ayaklarının iple bağlı olduğu tespit edildi. Otopside boğularak öldürüldüğü belirlenen 2 çocuk annesi Dilara Kandak'ta bulunan sperm örnekleri, eski eşi Ahmet Yorulmaz'a ait çıktı. Yorulmaz gözaltına alındı. İkinci kez evlendiği ve eşinin 3 aylık hamile olduğu öğrenilen Ahmet Yorulmaz, tutuklandı.

Ahmet Yorulmaz'ın Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki yargılanmasına devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Yorulmaz ile öldürülen Dilara Kandak'ın annesi Dilek Kandak, kardeşi ve taraf avukatları hazır bulundu. 

Duruşmada Dilara Kandak ile sanık Ahmet Yorulmaz'a ait cep telefonlarının HTS kayıtlarına ait 'çözüm raporu' açıklandı. Kandak Ailesi'nin avukatı, bilirkişi tarafından hazırlanan çözüm raporunun ellerine yeni ulaştığını belirterek, raporu inceledikten sonra beyanda bulunacaklarını söyledi.

SANIK AVUKATINDAN HTS İDDİALARI 

Sanık avukatı Nihan Kanat ise raporun çok kısa ve eksik olduğunu savunarak, "İddianamedeki cümleler rapora aynen konulmuş. Bu rapor suç unsuruna etki edecek bir rapor değildir" dedi. Avukat Kanat, soruşturma aşamasında şüpheli olarak ifadeleri ile DNA örnekleri alınan B.Y. ve M.C.O.'nun çelişkili ifadeler verdiklerini öne sürerek, şu iddialarda bulundu:

"M.C.O. ve B.Y., 5 Ocak 2018 tarihinden, maktul ile kaybolduğu 24 Ocak 2018 tarihine kadar her gün, yoğun şekilde arama ve mesajlaşma yapmıştır. Hatta maktulün son saatlerine kadar kendisi ile kesintisiz şekilde görüşmüşlerdir. Ancak bu kişiler, 24 Ocak 2018 tarihinden sonra maktulü hiç aramamıştır. M.C.O. ifadesinde Dilara ile en son kaybolmadan 7 gün önce görüştüğünü söylemiştir. Hatta Dilara'nın kaybolduğunu annesinin kendisini araması üzerine öğrendiğini beyan etmiştir. Oysa HTS kayıtlarında M.C.O.'nun maktül ile telefon sinyallerinin kesildiği son dakikaya kadar yoğun bir şekilde görüştüğü açıkça görülmektedir. B.Y. de Dilara ile en son kaybolmadan 2, 3 gün önce görüştüğünü, kaybolduğunu da M.C.O.'dan öğrendiğini beyan etmiştir. B.Y.'nin de HTS kayıtlarından, maktul ile kaybolduğu son saatlere kadar ve önceki gece yoğun ve kesintisiz olarak görüştüğü, 24 Ocak 2018 tarihinden sonra hiçbir arama yapmadığı açıkça tespit edilmiştir. Ayrıca B.Y., maktulün bilinen en son sevgilisi olup, maktulün evinin anahtarı da bu kişidedir. Maktulün kaybolmasından sonra B.Y. tarafından çelişkili şekilde evin anahtarının önce baraja atıldığı, sonrasında teyzesinin bahçesine atıldığı söylenmiştir. Sonra her nasılsa atıldığı alanda bu anahtar bulunarak, aileye teslim edilmiştir. Maktulün evindeki kıyafetlerinde de DNA örnekleri bulunmuştur."

Avukat Nihan Kanat, B.Y.'nin cep telefonunun 24 Ocak 2018 günü saat 18.38'de sinyal verdiği yerin, Dilara Kandak'ın aynı tarihte saat 18.35'de son kez görüldüğü yer olduğuna dikkat çekti.

ADLİ TIP'TAN İSTENİLEN SPERM RAPORU MAHKEMEYE ULAŞTI

Tutuklu sanık Yorulmaz, bir önceki duruşmada Dilara Kandak'ı en son 24 Ocak 2018 tarihinde gördüğünü iddia ederek, eski eşinin vücudundaki spermlerin nasıl tespit edildiğini bilmediğini söylemişti. Mahkeme de 'spermin cansız veya canlı insan vücudunda kaç gün kalabileceğine, 40 gün kalıp kalamayacağına' ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan rapor istemişti.

Duruşmada bu yönde istenilen raporun İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Biyolojik İhtisas Dairesi'nden dava dosyasına ulaştığı kaydedildi. Raporda  'Literatüre göre canlıda vajina içinde 72 saate kadar sperm hücrelerinin tespit edilebildiği, ölüm sonrasında ise immünolojik mekanizmaların ve enzimatik reaksiyonların çalışmaması nedeniyle sperm hücrelerinin cansız olarak uzun süre kalabildiği ve sperm hücrelerinden DNA profili elde edilebildiği' görüşüne yer verildiği bildirildi.

ŞÜPHELİ İSİM DİNLENECEK

Mahkeme Başkanı Tuncay Özmen, Dilara Kandak'ın kaybolmasının ardından sosyal medya hesaplarını kapatıp, Ahmet Yorulmaz'ın tutuklanmasının ardından yeniden açan M.C.O.'nun dinlenmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.

Süleyman EKİN/ANTALYA, -

=====================================================

3)YANGINDA, 450 BİN LİRALIK KAYDIN TUTULDUĞU VERESİYE DEFTERİ KÜL OLDU

Antalya'da, ofis olarak kullanılan prefabrik yapıda, henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevlerin sardığı ofisteki yaklaşık 450 bin liralık kaydın tutulduğu veresiye defteri de yandı.

Muratpaşa ilçesine bağlı Topçular Mahallesi 1021 Sokak'taki Muhammet Aslan'a ait, ofis olarak kullanılan prefabrik yapıda, bu sabah belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Dumanları görenler, hemen itfaiyeye haber verdi. İhbar üzerine, bölgeye itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Polisler, olay yerinde çevre güvenliği alırken itfaiye görevlileri de yangını söndürmek için çaba sarf etti. Alevlerin sardığı yapıda, büyük hasar meydana geldi. Yangın, itfaiye görevlilerinin yoğun müdahalesi sonucu söndürüldü. 

Sebze ve meyve sattığını, prefabrik yapıyı ofis gibi kullandığını söyleyen Muhammet Aslan, "Bütün hatıralarım, her şeyim yandı. İçeride 450 bin lira kaydın bulunduğu veresiye defterini de kurtaramadım" diye konuştu.

İtfaiye, yangının çıkış nedenini belirlemek için çalışma başlattı.

Görüntü Dökümü

--------------

-Ekiplerden görüntü

-Yanan iş yerinin görüntüsü

-Mekan sahiplerinin görüntüsü

-Yanmaktan son anda kurtarılan aracın görüntüsü

-Yanan güvenlik kamera görüntüsü

Haber: Bülent TATOĞULLARI- Kamera: Emrah GÜL/(ANTALYA-DHA)

===================

4)1 YIL ÖNCE KENDİSİNİ YARALAYAN HUSUMETLİSİNİ VURDU

Karaman'da besicilik yapan Mustafa U. (37), 1 yıl önce kendisini bacakları ve karından tüfekle yaralayan husumetlisi Ali İnan'ı (44), tabancayla aynı yerlerinden vurdu. Kanlar içinde kalan İnan, hastaneye kaldırılırken, saldırgan Mustafa U. da gözaltına alındı. 

Olay, bugün saat 10.00 sıralarında Kirişçi Mahallesi 2'nci Sokakta meydana geldi. Mustafa U., 1 yıl önce iddiaya göre aralarında husumet bulunan Ali İnan'ın, tüfekle ateş açması sonucu bacakları ve karından yaralandı. Olayın ardından tutuklanan İnan, yaklaşık 3 ay cezaevinde kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye oldu. Halen karaciğerinde tüfekten çıkan saçmaların bulunduğu belirtilen Mustafa U., bugün sokakta Ali İnan ile karşılaştı. Ardından da tabancayla İnan'ın üzerine 4 el ateş etti.

KENDİSİNİN YARALANDIĞI GİBİ AYNI YERLERDEN VURDU

Vücuduna isabet eden 3 kurşunla yaralanan İnan, kanlar içinde yere yığıldı. İhbar üzerine gelen sağlık görevlileri, bacakları ve karnından yaralanan İnan'a ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Bu sırada çevrede toplanan kalabalığın da meraklı gözlerle, sağlık görevlilerinin müdahalesini izlemesi dikkat çekti. Yaralı İnan, ambulansla Karaman Devlet Hastanesine kaldırıldı. Saldırgan Mustafa U. da polis tarafından, suç aleti tabancayla birlikte olay yerinde gözaltına alındı. Ardından aynı hastanede sağlık kontrolünden geçirilen Mustafa U., gazetecilerin 'Niçin silahla saldırdığınız?' sorusuna "Bana küfür etti vurdum. Daha önce beni vurmuştu. Ceza almadı" dedi. 

Soruşturma sürüyor. 

Görüntü Dökümü

-------------

Saglık ekiplerinin yaralıya müdahalesi

-Yaralının sedyeye alınması 

Çevredekilerden detay 

Olay yerinden detay

Gözaltına alınan şüpheliden detay

Haber- Kamera: Muammer ŞEN KARAMAN

======================

5)ARKADAŞLARI, KAN KANSERİNDEN ÖLEN YUNUS'U MEZARI BAŞINDA ANDI

Gaziantep'in İslahiye İlçesinde, kan kanserine yenik düşen İslahiyespor U14 takımının kalecisi Yunus Samet Atalay'ı, takım arkadaşları mezarı başında andı.

İslahiye spor U14 takımının kalecisi olan 14 yaşındaki Yunus Samet Atalay'a 2 yıl önce çıkacağı maç öncesi aniden fenalaşarak kaldırıldığı hastanede kan kanseri teşhisi kondu. Atalay, 2 yıl boyunca mücadele ettiği kansere 9 gün önce yenik düştü ve yaşamını yitirdi. Takım arkadaşları, 9 gün önce toprağa verilen Yunus'u unutmayarak, bugün teknik direktörleri Adil Öztürk ile ziyaret ettikleri arkadaşlarının mezarına forma ve çiçek bırakıp dua etti.

Görüntü Dökümü

----------

Mezara forma bırakıp dua edilmesi

Atalay'ın arkadaşları ve hocasının konuşması

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Kadir ÇELİK-GAZİANTEP-DHA

====================

6)SAĞILIKLI YAŞAM İÇİN 7'DEN 70'E SPOR YAPTILAR

İzmir İl Sağlık Müdürlüğü'nün öncülüğünde sağlıklı beslenme ve hareketli hayat etkinliği düzenlendi. Konak Meydanı'nda bir araya gelen öğrenciler ve sağlık çalışanları, spor eğitmeniyle sağlıklı yaşam için spor yaptı, eğlendi. Etkinlik alanından tesadüfen geçen 64 yaşındaki Cengiz Yıldız ise üzerindeki günlük kıyafetleriyle en önde sporunu yaptı, herkese örnek oldu.

Sağlık Bakanlığı'nın yaptırdığı araştırmalar sonrasında toplumun fiziksel aktivite konusunda bilgi düzeyinin yetersiz olduğu, ayrıca fiziksel aktivitenin sağlık için öneminin yeterince anlaşılmadığı saptandı. Bu konuda farkındalık yaratmak için İzmir İl Sağlık Müdürlüğü de bir çalışmaya imza attı. Milli Eğitim Müdürlüğü'yle ortak yapılan çalışma kapsamında fiziksel aktivitenin öneminin anlatılması ve farkındalık yaratmak için Konak Meydanı'nda sağlıklı beslenme ve hareketli hayat etkinliği düzenlendi. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Bediha Salnur'un da bizzat katıldığı etkinlikte, öğrenciler spor eğitmeni Pınar Celiloğulları eşliğinde fiziksel aktivitelerini yaptı. Bediha Salnur da en önde öğrencilerle birlikte spor eğitmeninin gösterdiği hareketleri yaptı.

DAVRANIŞIYLA ÖRNEK OLDU

Spor etkinliğine, meydandan geçenlerden, üzerinde günlük kıyafetleri bulunan 64 yaşındaki Cengiz Yıldız da katıldı. Çocukların arasında en önde sporunu yapıp herkese örnek olan Cengiz Yıldız, "Etkinlik çok güzel. İnsanın ruhunu dinlendirir, canlandırır. Gençler devamlı sporla ilgilensinler. Ben genelde yürüyüş yaparım, burada da etkinlik olduğunu gördüm, ben de katıldım. Çocuklarla spor yapmak çok güzel bir duygu. Onlar da öğrenme çağında, öğreniyorlar, hayatı öğreniyorlar" dedi.

'FARKINDALIK YARATIYORUZ'

İl Sağlık Müdürü Bediha Salnur ise "Sağlık Bakanlığı'nın yaptırdığı araştırmada, hem sağlıklı beslenme konusunda hem de fiziksel aktivite konusunda toplumumuzun farkındalığının artırılması gerektiği sonuçları çıktı. Bu nedenle hazırlanan eylem planı çerçevesinde zaman zaman halkımızın en uğrak yeri olan meydanlarda spor aktiviteleri yapıyoruz. Bu bilinci yaratmaya çalışıyoruz. Aktivitemizin ne kadar az olduğunu kendimizden, komşularımızdan, ailemizden biliyorum. İnsanlar artık asansöre binmeyi merdiven çıkmaya, iki durak için dolmuşa binmeyi yürümeye tercih ediyorlar. Oysa kaslarımızın sağlıklı olması için çalışmaya ihtiyacımız var. Fiziksel aktivitenin zorunlu olduğunu söylemeye çalışıyoruz. Spor biraz daha profesyonel yapılabilir. Çocuklarımız da bu yaşlarda zaten oynuyorlar, ancak bilinçli şekilde fiziksel aktivitenin sağlıklarındaki önemini iletmeyi önemli görüyoruz" dedi.

İl Sağlık Müdürü Bediha Salnur ve öğrenciler daha sonra Gündoğdu Meydanı'na kadar yürüyüp etkinliği sona erdirdi.

Görüntü Dökümü

------------

Etkinlikten görüntü

Spor yapılmasından görüntü

Katılanların görüntüsü

Röportajlar

Haber: Taylan YILDIRIM- Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR

=====================

7)BEBEK VE ÇOCUK KONFEKSİYONU SEKTÖRÜ, İHRACAT İÇİN POLONYA'DA

Türkiye'de bebek ve çocuk konfeksiyonunda üretimin yüzde 80'ini tek başına karşılayan Bursa, bu kez rotasını Polonya'ya çevirdi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, "Polonya, Avrupa'nın geçiş kapısı konumunda. Bursa için de bu pazardan üst düzeyde faydalanmalıyız'  dedi.

Ticaret Bakanlığı'nın da desteğiyle sektöre yönelik iki ayrı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi'ni (UR-GE) yürüten BTSO, şimdiye kadar ABD, Afrika, İran, Kırgızistan ve Kazakistan gibi önemli pazarlarda sektörün açılımına öncülük etti. 'Juniokids' kurumsal markası ile faaliyetlerini sürdüren bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörünün 11'inci yurt dışı programı ise Avrupa Birliği'nin en dinamik ve en hızlı büyüyen ülkelerinden Polonya oldu. Bursalı 60'ı aşkın firmadan yaklaşık 130 iş insanı, Polonya'nın başkenti Varşova'da B2B organizasyonu gerçekleştirdi.

"POLONYA, AVRUPA İÇİN GEÇİŞ KAPISIö

BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, BTSO olarak bebek ve çocuk konfeksiyonu firmalarının ihracatçı kimliğini güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. BTSO olarak 1 ay önce Tekstil ve Giysilik Kumaş UR-GE Projesi üyelerini Lodz kentinde Polonyalı firmalarla buluşturduklarını hatırlatan İsmail Kuş, "Üretim noktasında Türkiye'nin en önemli merkezi olan Bursa'nın ihracatta yeni başarılara imza atmasını istiyoruz. Bebek ve çocuk konfeksiyonunda Bursa'mızın üretim tecrübesi üst noktada. Bizler de geniş bir katılımla B2B organizasyonu gerçekleştirdik. Polonya, Avrupa'nın geçiş kapısı konumunda. Bursa için de bu pazardan üst düzeyde faydalanmalıyızö dedi.

"AVRUPA'YA BURSA ÜRÜNLERİNİ SATMAK İSTİYORUZö

Bebe Çocuk Konfeksiyon Sektörü Sanayici ve İş Adamları Derneği (BEKSİAD) Başkanı Ömer Yıldız, BTSO öncülüğünde Ticaret Bakanlığı destekleriyle düzenlenen B2B organizasyonunun sektör için büyük önem taşıdığını ifade etti. Sektörün uzun yıllardır Polonya pazarı üzerinden Avrupa'ya açılmayı hedeflediğini ifade eden Yıldız, "Polonya ile Bursa arasında yeni ticaret köprülerinin kurulmasını istiyoruz. Sektörümüz Avrupa'yı çok önemsiyorö ifadelerini kullandı. BTSO Heyet Başkanı ve Meclis Üyesi Mesut Okyay da, Polonya'nın Avrupa'nın en önemi lojistik merkezi konumunda olduğunu dile getirerek, "Polonya, Avrupa'ya açılmak için doğru bir nokta. Sektörümüzün istikrarlı büyümesi için ihracat kanallarımızı mutlaka farklı ülkeler üzerinde daha fazla güçlendirmek zorundayızö şeklinde konuştu.

"ÜRÜN KALİTESİ VE TASARIMLAR ÇOK YÖNLÜö

B2B organizasyonu kapsamında Bursalı firmalarla buluşan ve Varşova'da faaliyet gösteren Mat-Pol firması yöneticisi Robert Matusiak ise Bursa'da üretilen tekstil ürünlerinin dünya standartlarında olduğunu belirterek, "B2B organizasyonuna katılmaktan dolayı çok mutluyum. Bursa'nın kaliteli bir ürün yelpazesine sahip olduğunu bizzat görme imkanı yakaladım. Sektör çok güçlü bir potansiyele sahip. Bursa'da Temmuz ayında düzenlenecek Junioshow Fuarı'na katılmayı planlıyorumö dedi. Gabriela firması temsilcilerinden Ryszard Grabowski, 15 yıldır bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörüne yönelik ticaret yaptığını belirterek, "Bursalı firmaların bütün ürünlerini inceleme fırsatı buldum. Polonyalı tüketicilere hitap eden çok yönlü ürünler var. Birçok firma ile birebir görüştüm. Önümüzdeki süreçte işbirliği yapabilirizö ifadelerini kullandı.

BURSALI FİRMALARLA GÖRÜŞMEK İÇİN LİTVANYA'DAN GELDİ

Bursalı firmalarla görüşmek için Litvanya'dan Varşova'ya gelen Barbara Stankiewics, uzun bir süredir yakın coğrafyaya bebek ve çocuk kıyafetleri sattıklarını söyledi. Stankiewics, "Bütün ürünleri tek tek inceleme fırsatı yakaladım. Uzun yıllardır İstanbul üzerinden ticaret yapıyoruz. Birçok Bursalı firma ile görüştüm. Bursa ile işbirliği yapma noktasında önümüzde hiçbir engel yok.ö ifadelerini kullandı. B2B organizasyonuna katılan Sylwia Matusiak ise ürün fiyatlarının kalitesine göre iyi olduğunu belirterek, "Türkiye'de yeni üreticilerle çalışmak istiyoruz. Junioshow fuarına bizi davet ettiler. Mutlaka fuara gideceğimö diye konuştu.

"REEL GELİRİ SÜREKLİ ARTAN POLONYA'DAKİ FIRSATLARI KAÇIRMAYINö

Varşova programı kapsamında Wolka Kosowska toptancı bölgesinde incelemelerde bulunan UR-GE projesi üyeleri ayrıca Varşova Büyükelçiliği Ticaret Başmüşaviri Attila Gökhan Kızılarslan ile bir araya geldi. Bursalı firmalara Polonya ekonomisi ve sektör hakkında bilgiler de veren Kızılarslan, "Önemli olan suyun şiddeti değil, suyun sürekliliğidir. UR-GE firmalarımız mutlaka Polonya'da yer almalı. Çünkü Polonya gelişmekte olan ülke. Reel gelirleri hızla artıyor. Bu artan yeni gelirler aynı zamanda yeni talepler demek. Bunu karşılayacak olan ülke ise Türkiye'dir. BTSO'yu organizasyondan dolayı tebrik ediyorum. Her zaman firmalarımızın yanındayız" dedi.

Görüntü dökümü

-------------

-B2B alanından görüntü

-Polonya iş insanlarının ürünü incelemesi

-BEKSİAD Başkanı Ömer Yıldız'ın konuşması,

-Detaylar

Süre: 5 dk 14 sn-Boyut: 305 mb

Haber-Kamera: Cansel ORUÇ/ BURSA, 

=====================

8)YERLİ MANGO ÜRETİCİYE TANITILDI

ANTALYA'nın Gazipaşa ilçesindeki Tarım Fuarı'na katılan girişimciler Mustafa Ekici ve Veli Çelik, yetiştirdikleri yerli mangoları ve fidanları üreticiye tanıttı. Avrupa'dan yılda 1,2 milyar euroluk mango ithal edildiğini ve Türkiye'de yetiştirilen mangoların Avrupa'ya ithal edilebileceğini belirten Ekici, "Muzun 5 katı, narenciyenin onlarca katı geliri var" dedi.

Gazipaşa'da bu yıl 12'ncisi düzenlenen Gazipaşa Tarım Fuarı'nda, yeni ürünler, üreticiyle buluşturuldu. Tropikal bitki olan mango da girişimciler Mustafa Ekici ve Veli Çelik tarafından Gazipaşalı üreticilere tanıtıldı. Tropikal iklime sahip İspanya'nın Malaga- Granada sahil hattında yetişen ve Türkiye'de de aynı enlemde bulunan Datça yarımadasından Hatay'ın kuzeyine kadar olan bölgede üretimi yapılan mangonun anaç, 2 ve 3 yaşlarında aşılı fidanlarını yetiştiren Ekici ve Çelik, bu fidanları fuarda sergiledi. İkili, mangonun özelliklerini çiftçiye anlattı ve ikramlarda bulundu.

'ÇİFTÇİYE ÇOK CİDDİ PARA KAZANDIRABİLİR'

Proje hakkında bilgiler veren Mustafa Ekici, "Veli Çelik bey ile 7 sene önce projeyi başlattım. Benim projem. Benim fikrimle meyve çekirdeği getirip, Veli beye ektiriyordum. Veli beyle bu işin ticari odaklı yapılmasına karar verdik. 3 yıldır da fide ektiriyoruz. Türkiye'ye yetecek fide var elimizde. Bu ürün Datça'dan Hatay'a kadar 350 rakıma kadar ekilebiliyor. Çok ciddi para kazandırabilir çiftçiye. Avrupa'ya ihraç edebiliriz meyvelerini. Avrupa yılda 600 bin ton mango yetişen ülkelerden mango ithal ediyor. 1,2 milyar euro para ödüyor. Türkiye'de yetişen mangolar dalında yetişen mango oluyor. Dalında mango olduğu için bunun fiyatı 5- 6 euroya gidiyor. Çiftçi bu işten çok güzel para kazanır, Türkiye kazanır. Katma değeri en yüksek bir ürün ihraç ederiz" dedi.

'AVRUPA'DA 600 BİN TON PAZARI VAR'

Gazipaşa Tarım Fuarı'nda Türk çiftçisi ile kamuoyuna mangoyu ve fidesini tanıtmayı amaçladıklarını belirten Mustafa Ekici, "Türkiye'ye yetecek kadar fide var. 1, 2 ve 3 yaşında fidelerimiz elimizde mevcut. Şu anda satışa başladık. Çiftçi bunu alıp ekiyor. Türkiye'deki marketlere elimde gördüğünüzün küçükleri geliyor. Lezzet ve aromaları iyi değil. Türkiye'de dalında yetişen mangolar çok farklı lezzette ve fiyatı da bir o kadar pahalı oluyor. Avrupa'da 600 bin ton pazarı var. Bu ürünü Avrupa ülkelerine 2 günde ulaştırabiliriz. Avrupa diğer ülkelerden ithal yaptığı mangolar uçak kargo ile geliyor. Onun için de marketlerde ve manavlarda çok daha pahalı" diye konuştu.

'MUZUN 5 KATI, NARENCİYENİN ONLARCA KATI GELİRİ VAR'

10 dekarda 400 mango fidanı ekildiğine ve ağaçlar 5- 6 yıllık olduğunda toplam 30 ton rekolte alındığına vurgu yapan Mustafa Ekici, şöyle devam etti:

"Ağaçların yaşı artıkça ağaç gelişimiyle ilgili olarak meyve rekoltesi de artıyor. Hesap edince bugün 10 dekardan 30 ton rekolte elde ettiğimiz ürünü kilosunu 20 liradan satsak 600 bin lira kazandırıyor. 40 liradan satsak 1,2 milyon lira kazanır. Muzun 5 katı, narenciyenin onlarca katı geliri var. Türk çiftçisi bunu ekerse hem para kazanır hem de Türkiye kazanır. Biz bunun fidesini yetiştirdik. Elimizde çok ciddi sayıda fide var. Sıcaklığın sıfırın altına düşmediği her yerde bahçeleşme yapılabilir. 1 yaşındaki fidemiz 150 lira, 2 yaşındaki fidemiz 200 lira, 3 yaşındaki 250 lira."

'YILLIK 50 BİN ÜRETİM YAPIYORUZ'

Veli Çelik de yaklaşık 10 yıldır mango üretimiyle uğraştıklarını ve daha yeni üretime başladıklarını anlatırken, şunları kaydetti:

"Çünkü ülkemize bu ürünleri getirmek yasak. Aşı ve anaç fidan getirmek yasak. Biz bu engelleri bir şekilde çözdük. Şu anda üretime başladık. 3 yıldır mango fidanı ve aşılaması yapıyoruz. 3 yaşında fidanlarımız var. Şu anda meyve veren, kendi ürettiğimiz ağaçlarımız da var. Elimizde 2 ve 3 yaşlarında meyve vermeye hazır fidanlarımız olduğu gibi küçük anaçlarımız da mevcut. Tohum ekmelerimize de devam ediyoruz. Her hafta 1000 tohum ekimi yapıyoruz. Yıllık 50 bin üretim yapıyoruz. Türkiye'ye de 1 milyon fidan ekimi yaptırmayı hedefliyoruz. Anaçlar 1 yılda aşılanıyor, 2 yaşında aşılı fidan oluyor. Bunun da fiyatı 150 lira, 2 yaşındakiler fidanın gelişmişliğine göre 150- 200 lira, 3 yaşındaki fidanlarımız 200- 250 lira. Türkiye'de dekara kapalı alanda 50, açık arazide 40 tane ekim yapılıyor. Açık arazide dekar başına 15 bin lira ile 20 bin lira arasında maliyeti var. Kapalıda sera ortamı olduğu için maliyet yükseliyor, 95 bin lira civarında bir maliyeti olur."

Görüntü Dökümü

--------------

Stattan görüntüler

Mangonun üreticilere tanıtılması

Stanttaki mangodan detay

Mangonun üreticilere tanıtılması

Olgunlaşmış bir meyvenin tattırılması

RÖP 1: Mustafa Ekici

Mangodan detay

RÖP 2: Veli Çelik 

215 MB/// 06.45"

Haber- Kamera: Yücel BULUT/GAZİPAŞA (Antalya),

Kaynak: DHA