DHA YURT BÜLTENİ - 6

Dernekten televizyon ile projeksiyon cihazı çalan hırsızlar yakalandıADAPAZARI'nda, bir dernek binasından 2 televizyon ile projeksiyon cihazı çalan 2 kişi yakalandı.

DHA YURT BÜLTENİ - 6
11.03.2020 12:40 | Son Güncelleme: 11.03.2020 12:40

Dernekten televizyon ile projeksiyon cihazı çalan hırsızlar yakalandı

ADAPAZARI'nda, bir dernek binasından 2 televizyon ile projeksiyon cihazı çalan 2 kişi yakalandı.

Adapazarı'nda faaliyet gösteren bir derneğe ait binada geçen hafta yaşanan hırsızlık olayında, 2 televizyon ve projeksiyon cihazı çalındı. İhbar üzerine harekete geçen Sakarya Emniyet Müdürlüğü ekipleri, araştırma başlattı. Şüphelilerden E.Ş. bekçiler tarafından yakalanırken, kamera görüntülerinden suç ortağının poliste kaydı olan Ş.Ö. olduğu tespit edildi. Polis ekipleri de Ş.Ö.'yü evinde yakalayarak, gözaltına aldı.

İkinci el eşya satan bir iş yerine satıldığı saptanan 2 televizyon ve projeksiyon cihazı bulunarak, dernek yetkililerine teslim edildi.Şüphelilerden E.Ş. hakkında uyuşturucu suçundan 3 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu, Ş.Ö.'nün de bir iş yerinin önünden motosiklet çaldığı belirlendi. İkili, sevk edildikleri adliyede tutuklandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Hırsızın önceki günlerde motosiklet çalma görüntüsüEmniyetten çıkarılma detay

HABER: Güven HASBAŞ/SAKARYA,

=============================

4 ilde usülsüz araç tescili operasyonu: 7 gözaltı GÜMÜŞHANE merkezli 4 ilde gerçekleştirilen operasyonda, bin 233 araca usulsüz tescil işlemi yaptıkları iddiasıyla aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 7 kişi gözaltına alındı, 3 kişi ise aranıyor.Gümüşhane'nin Şiran ilçesinde, araç tescil işlemlerindeki usulsüzlüklere yönelik ihbarı değerlendiren Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 1 yıldır sürdürdüğü teknik ve fiziki takibin ardından harekete geçti. Gümüşhane ile İstanbul, Iğdır ve Bayburt'ta aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu Y.Ç, T.Ö, U.G, İ.Ç, F.E.E, B.S. ve Y.A. gözaltına alındı, 3 kişi ise aranıyor. Şüphelilerin usulsüz araç tescil işlemi yaparak yaklaşık 3 milyon liralık haksız gelir ele ettikleri iddia edildi.  7 kişi emniyetteki sorgularının ardından 'Görevi kötüye kullanmak ve usulsüz araç tescil işlemleri yapmak' suçlamasıyla adliyeye sevk edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi

Haber-Kamera: Sinan UÇAR GÜMÜŞHANE

=============================

Diyarbakır'da maske kullanımı arttı  

TÜRKİYE'deki ilk koronavirüs vakasının görülmesiyle birlikte, Diyarbakır'da, maske kullanımını arttı.Aralık ayında Çin'in Vuhan kentinde ortaya çıkan koronavirüs (Covid-19), 118 ülkeye yayıldı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın dün gece Türkiye'deki ilk koronavirüs vakasının görüldüğünü açıklamasının ardından, Diyarbakır'da bazı vatandaşlar korunmak amacıyla maske takmaya başladı.Üniversite öğrencisi Sait Yaman, koronavirüsün Türkiye'de olduğunu arkadaşından öğrendiğini belirterek, el temizliğine ve hijyene dikkat ederek tedbir aldığını söyledi. Korktuğunu da ifade eden Yaman, toplu taşımaya binmek zorunda kaldığını söyledi. Şu an için maske takmayı düşünmediğini de belirten Yaman, toplu alanlarda çok bulunmamaya gayret ettiğini aktardı.Cem Serak ise vatandaşın, gündelik tedbirlerle virüsün önüne geçilebileceğini belirterek, koronavirüsün herkesi endişelendirmesi gereken bir hastalık olduğunu düşünmediğini söyledi. Bağışıklığı zayıf kişiler için daha çok sıkıntılı bir durum olduğunu ifade eden Serak, "Onun dışında bir sıkıntının oluşturabileceğini düşünmüyorum. Birçok ülkede görüldü bu hastalık, gerekli tedbirler alınırsa önüne geçilebilir" dedi.Öğrenci Hacer Eray de, bu haberi almadan önce de çok korktuğunu belirterek, "Elimi sürekli yıkıyorum, ama toplu taşıma araçlarında her türlü mikrop bulaşabilir. Elimizden geleni yapmaya çalışacağız ve bolca temizlik yapacağız" ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-----------------Maske takanlar-Vatandaşlardan görüntü-Hastaneden görüntü-Genel ve detay görüntüler

HABER: Mehmet Mucahit CEYLAN- Nurettin FİDANCAN/ DİYABAKIR,

==============================

Feyzioğlu: Yunanistan'ın göçmenlere şiddetini AİHM'ye götüreceğiz

Mehmet YİRUN/EDİRNE, - TÜRKİYE Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, Yunanistan'ın göçmenlere uyguladığı şiddeti Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) götüreceklerini söyleyerek, "İşkence gören insanların vekaletlerini almaya başladık. Doğrudan AİHM'ye işi götüreceğiz ve Yunanistan'ın insan hakları ihlallerini orada belgeleyerek, tek tek başvurucular lehine davalar açacağız" dedi.TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, Yunanistan'a geçmek için Edirne'de Pazarkule Sınır Kapısı ve çevresinde bekleyen göçmenlerin durumu ile ilgili incelemelerde bulundu. Göçmenlerle görüştükten sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Feyzioğlu, Yunanistan'ın göçmenlere yaptığının bir zulüm olduğunu belirterek, şöyle dedi: "Öncelikle Edirne Baromuza teşekkürle başlayayım sözümüze. Baromuz ilk günden beri olayın içindedir ve devletimizle çok yakın iş birliği içerisinde Yunan tarafının ağır insan hakları ihlalini belgelemekte ve gereğini yapıp dosyaları hazırlamaktadır. Bizim de Türkiye Barolar Birliği olarak Mülteci Hakları Çalışma Grubumuz buradaydı, Edirne Barosu ile birlikte sahada çalışmalarını yaptılar. Fotoğraflarımız tamam, delillendirmelerimiz tamam.  Vatansız ve devletsiz kalan bu insanların iyi ki Türkiye'si var. Türkiye sivil toplumu seferber oldu, Türkiye devleti seferber durumda ve bu insanların haklarını korumak için Edirne Baromuz ve Türkiye Barolar Birliği seferber halde. Elimizdeki delillendirdiğimiz vakaların içerisinde kaynar suyla yüzü haşlanmış insanlar var. Başka bir vaka, şakağından gaz fişeği ile vurulmuş ve ameliyat olduktan sonra yaşama tutunmaya çalışan bir kişi var. İç çamaşırlarına kadar soyulmuş bir aile, bu tarafa itildikten sonra ne bulurlarsa üzerlerine onları geçirmişler. Bütün bunlar Yunanistan tarafından yapılıyor, Avrupa'nın gözleri önünde oluyor ve Avrupa Birliği'nin hoşgörüsüyle yapılıyor. Bana hiç kimse şu gördüklerimizi gördükten sonra Yunanistan hukuk devletidir, Avrupa Birliği hukukun koruyucusudur hikayesini anlatmasın. Buna artık kimse inanmaz, coplanan, gazlanan, sürülen, haşlanan insanlar bunlar."'DELİLLENDİRMEMİZİ YAPTIK'Türkiye Barolar Birliği'nin bundan sonra önce Yunanistan sonra ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gideceğini ifade eden Feyzioğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Biz ne yapacağız? Biz Edirne baromuzla birlikte delillendirmelerimizi yapıyoruz. Türkiye Barolar Birliği'nin Adli Yardım Fonu'nu devreye soktuk. Bu fon vasıtasıyla talep sahibi olacak, eziyet görmüş, dayak yemiş, işkence görmüş insanların vekaletlerini almaya başladık. Edirne baromuzun uzman kadrosu vekaletleri almaya başladı. O uzman kadronun arkasına Türkiye Barolar Birliği'nin dünya çapında uzman olan mülteci hakları çalışma grubunu da koyduk. Bundan sonra ilk adımda Yunanistan makamlarına gerekli suç duyuruları yapılacak. Neden diyeceksiniz? Bir şey beklenildiğinden değil. Tüm dünya, Yunanistan'ın bir hukuk devleti olmadığını görsün, Sivil, silahsız, masum, vatansız kalmış insanları haşlayan, eziyet eden, öldürmeye teşebbüs eden memurları hakkında kılını kıpırdatıyor mu, bir görsün. Bir de tabi yapacağımız iş; doğrudan Yunan adli mercilerine ulaşma engeli de bize çıkarılacağı için, doğrudan doğruya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne işi götüreceğiz ve Yunanistan'ın insan hakları ihlallerini orada belgeleyerek, tek tek başvurucular lehine davalar açacağız. Eğer AİHM, insan haklarını koruyan bir üst mahkemeyse zaten bu delillerle kaçabileceği, veya topu taca atabileceği bir ihtimal yok. Yani biz işi hükümetlerin siyasetinden çıkartıp, mahkemelerin objektifliğine emanet etmek istiyoruz. Yunanistan'la ilgili umudum zayıftır ama AİHM'de başaracağımızı düşünüyorum."'AB'NİN YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ YERİNE GETİRMESİ LAZIM'Feyzioğlu, birilerinin Türkiye'yi suçlama yarışına girdiğini belirterek, "Geri kabul anlaşması yapıldığında Türkiye'de resmi 2 milyon düzensiz göçmen vardı. 2 milyonken AB tarafından taahhüt edilen desteğin daha yarısı bile gelmedi Türkiye'ye. Şimdi hangi yüzle bize geri kabul anlaşmasından, Dublin Anlaşması'ndan vesaireden söz ediyorlar. Sen 10 bin, 20 bin mülteciyi içeriye almayın diye AB'den acil 700 bin avro'luk fon getirtiyorsun, biz 2 milyon düzensiz sığınmacı Türkiye'ye gelmişken yapılan anlaşmanın şartları yerine getirilmedi, 5,5 milyona dayandı, 2 milyon da aşağıda Esad'ın ordusunun sürdüğü insan var diyoruz. Hem orada Esad'a dur demeyeceksin, Türkiye'nin sınırına potansiyel 1,5 - 2 milyonun dayanmasına sesini çıkarmayacaksın, hem Türkiye'ye borcunu yerine getirmeyeceksin. Bakın lütuf falan değil. AB bize lütuf yapmıyor, biz kimsenin lütfuna ihtiyaç duyan bir millet değiliz. AB'nin yükümlülüğünü yerine getirmesi lazım. Türkiye'nin de, AB bu yükümlülüğü yerine getirmediği sürece bu yükü kaldırma imkanı ve lüksü de kalmamıştır. Aşağıdan da potansiyel bir sığınmacı dayatması karşısında artık bizim bu yükü taşıyacak imkanımız yoktur, buyurun siz bakın diyoruz. Buna AB'nin çözüm bulması muhakkak surette lazım" dedi.'AB'Yİ ARKASINA ALMIŞ ŞIMARIK ÇOCUK'Bir basın mensubunun, "Yunanistan'ın terör örgütü üyelerinin sığınma taleplerini seve seve kabul ederken, göçmenlere sınırını kapayıp şiddet uyguluyor. Ne diyorsunuz?" sorusu üzerine Feyzioğlu, "Yunanistan tırnak içinde 'hukuk' devletidir. Arkasına AB'yi almış Avrupa'nın şımarık çocuğudur. 80 bine yakın FETÖ kaçağını barındırmaktadır. Ama 3-5 bin göçmen oraya sığınmak isteğinde, ki orada kalmayacaktır aslında bu göçmenler, kapılarında en olmadık eziyetleri yapmaktadır. Bahsettiğiniz husus, Yunanistan'ın ne büyük bir çelişki ve samimiyetsizlik içerisinde olduğunun da bir kez daha ispatıdır" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ------------------Metin Feyzioğlunun gelişi-Basın açıklaması-Detaylar

Haber-Kamera: Mehmet YİRUN/EDİRNE,

=============================

Gaziantep'te yeni lezzet; boruda kadayıf

GAZİANTEP'te, kadayıf ustası Serdar Urhan'ın, boru kebabından esinlenerek ürettiği ve közde pişirerek servis ettiği 2 metrelik 'boruda kadayıf', yoğun ilgi görüyor.Gastronomi kenti Gaziantep'te, kadayıf ustası Serdar Urhan'ın, son günlerde ilgi çeken boru kebabından esinlenerek ortaya çıkardığı ve 'boruda kadayıf' tatlısı yoğun ilgi görüyor. Urhan, görüntüsüyle ve lezzetiyle dikkat çeken tatlının yapımında önce ince telli kadayıfı açıyor ardından, kadayıfın üzerine bol fıstık dökerek 2 metre uzunluğundaki boruya sarıyor. Üzeri fıstık ezmesiyle tamamen kaplanarak közde pişmeye başlayan boruda kadayıfın üzerine son olarak şerbet ve yağı ekleniyor. Yaklaşık yarım saat pişen tatlı, müşterilere servis ediliyor.Boru kadayıfını dünyada ilk defa kendisinin yaptığını ve çok güzel bir lezzetin ortaya çıktığını ifade eden Serdal Urhan, "Boruda kadayıfı, boru kebabından esinlenerek yaptık. Kadayıf, şeker, yağ ve fıstık malzemelerini kullanıyoruz. Kadayıfı tel tel açarak üzerine fıstık döküyoruz. Ardından fıstık ezmesi ile sarıyoruz ve köz ateşindeyken yağ ve şerbet ekleyerek hazır hale getiriyoruz. Müşterilerimizin ilgisi çok fazla. Gelip tatmak isteyen tüm müşterilerimizi bekliyoruzö dedi.Boruda kadayıf yemeye gelen müşteriler ise sosyal medyadan gördükten sonra yerinde gelip yemek istediklerini ve çok lezzetli bulduklarını ifade etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Kadayıfın hazırlanmasıFıstık dökülmesiKadayıfın boruya sarılmasıKözün üzerine bırakılmasıBoruda kadayıfın pişirilmesiŞerbetin dökülmesiSerdar Urhun ile RöpTatlının bitmiş görüntüsüTatlıdan yiyen müşteriGenel ve detay görüntüler

Haber: Kamera: Mustafa KANLI/ GAZİANTEP

==============================

Zonguldak'ta 'Kampüsün kanında hayat var' kampanyası ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi'nde (BEÜ), Türk Kızılayı ile birlikte 9'uncusu düzenlenen 'Kampüsün kanında hayat var' kan bağışı kampanyası başladı. İki gün sürecek kampanyada, 2 bin 20 ünite kan toplanması hedefleniyor.Geçen yılki organizasyonda 2 bin 23 ünite kan toplanan kan bağışı kampanyasının 9'uncusu, Farabi Kampüsü'nde başladı. Kampanyaya, Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çufalı, Zonguldak Belediye Başkan Vekili Sinan Toprak, Kızılay Şube Müdürü Aydın Ergenç, daire müdürleri, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.Vali Erdoğan Bektaş, kan bağışı kampanyası nedeniyle üniversite ve Kızılay'a teşekkür etti. Kızılay'ın Türk milletini en iyi şekilde temsil ettiğini ifade eden Bektaş, "Kızılay milletimizi temsil ediyor. Milletimizin hoşgörücülüğü, yardımseverliğini, gördüğü her düşkünü tutup kaldırmasını temsil ediyor. Milletimizin yüzünü ak ediyor. Son dönemde ülkemizin yaptığı açılımlara paralel olarak Kızılay'ın yaptığı açılımları izliyoruz ve milletimiz adına gurur duyuyoruz" dedi.BU YILKİ HEDEF, 2 BİN 20 ÜNİTE KANİki gün sürecek kan bağışı kampanyası hakkında bilgi veren BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çufalı, üniversitenin daha önceki yıllarda düzenlediği kan bağışı kampanyasıyla rekor kırdığını söyledi. Kızılay'ın en fazla kan bağışı yapan kurum olarak BEÜ'ye altın madalya ve berat takdim ettiğini belirten Prof. Dr. Çufalı, şöyle konuştu: "Kan vermek sürekli olan bir şey. Bir defa değil, hep verilmesi gerek. Geçen yıl 2 bin 23 hedefi koydu. Bu yıl ise 2 bin 20 ünite kan hedefi koyduk. Bunlar sembolik. Daha da fazla aşabiliriz ama belli bir sayıdan sonra artık rakam belirlemenin çok önemli olmadığını düşünüyoruz. Kızılay bize 'sizin için artık limit yok' dedi. Biz de artık limit koymuyoruz. Akademisyenlere ve öğrencilerimize çok teşekkür ediyoruz."Kan bağışı kampanyasını duyarak üniversiteye gelen Nurşen Çetin isimli vatandaş, "İsteyerek geldim. Yeter ki bir insanın anı kurtulsun. Bu benim sayemde oluyorsa, bu beni çok mutlu ediyor. Arkadaşlarımızla geldik ve kan veriyoruz" dedi.Öğrencilerden Meltem Demirtaş ise, "İki gün boyunca kan bağışı kampanyası düzenleniyor. Kan vermenin ne kadar önemli olduğunu burada göstermek istiyoruz. Öğrenciler ve sivil toplum kuruluşları burada. İnşallah 2 bin 20 ünite kan hedefine ulaşacağız" diye konuştu.Alkışlarla başlayan kampanyada öğrenciler ve akademisyenlerin yanı sıra vatandaşlar kan vermeye başladı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ--------------------------Kan bağışı yapılan salon-Rektör Mustafa Çufalı'nın konuşması-Vali Erdoğan Bektaş'ın konuşması-Kan verenler-Kan veren Nurşen Çetin ile röp.-Öğrenci Meltem Demirtaş ile röp.

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,

==============================

Mersin'de öğretmen ve öğrencilerin çektiği İstiklal Marşı videosu, beğeni aldı

MERSİN'de İstiklal Marşı'nın kabulünün 99'uncu yıldönümü dolayısıyla öğretmenler ve öğrenciler tarafından İstiklal Marşı videosu çekildi. Video, izleyenler tarafından büyük beğeni aldı.İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından İstiklal Marşı'nın kabulünün 99'uncu yıldönümü dolayısıyla hazırlanan videoda öğretmenler, okul müdürleri, yardımcıları ve öğretmenler, şehrin çeşitli ilçelerinde manzara eşliğinde İstiklal Marşı'nın kıtalarını okudu. Videoda ayrıca kentin tarihi mekanlarına da vurgu yapılırken, seyredenler tarafından büyük beğeni aldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------------------

-Öğretmenler ve öğrenciler İstiklal Marşı'nı okurken

Haber-Kamera: MERSİN,

================================


Kaynak: DHA

Manşet

Haberler

title