Dha Yurt Bülteni-6

Dha Yurt Bülteni-6

Afrin'den kaçış sürüyorTürk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından sürdürülen Zeytin Dalı Harekatı kapsamında, terör örgütlerinden temizlenmesi hedeflenen ve çevresi kuşatılan Afrin merkezi ile yakınındaki köylerde yaşayan sivillerin teröristlerin baskısı nedeniyle bölgeden kaçışı sürüyor.

Dha Yurt Bülteni-6

Afrin'den kaçış sürüyor

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından sürdürülen Zeytin Dalı Harekatı kapsamında, terör örgütlerinden temizlenmesi hedeflenen ve çevresi kuşatılan Afrin merkezi ile yakınındaki köylerde yaşayan sivillerin teröristlerin baskısı nedeniyle bölgeden kaçışı sürüyor. Mehmetçiğin ilerleyişinin ardından, teröristlerin kontrolündeki köylerde olası çatışma korkusu ve teröristlerin baskılarından kaçan siviller, yine Mehmetçik tarafından güvenli bölgelere yönlendiriliyor. Bazı sivillerin yanlarında eşyaların yanı sıra küçükbaş hayvanlarını da alması dikkat çekti.

Haber: Burak EMEK/SURİYE,

==========================================

UBER tartışmasına İzmir'den farklı ses

İZMİR Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Celil Anık, son günlerde yaşanan Uber tartışmasına farklı bir ses getirdi. Yaşananların taksicilerin imaj kaybına neden olduğunu belirterek, sektörün kendisini geliştirmesi gerektiğine dikkat çekti ve üç ay içerisinde Uber'in kullandığı gibi aplikasyon uygulamasını hayata geçireceklerini anlattı.

Son günlerde İstanbul'da Uber ve taksiciler arasında yaşanan tartışmalara İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Celil Anık da katıldı. Basın toplantısı düzenleyen Celil Anık, özellikle yaz sezonu öncesinde Uber'in Çeşme ve İzmir'de de çalışmalara başladığını söyledi. UBER'in bir aplikasyon sistemi olduğunu, bir çok ülkede yasaklandığını da söyleyen Celil Anık, şunları söyledi:  

"Öncelikle biz sorunu kavga ile değil kendimizi geliştirerek çözmeliyiz. Taksi, tarife yüklenmiş ve tip onayı alınmış taksimetre ile yolcu taşıyan M1 sınıfı ticari motorlu araçtır. Uber ise akıllı telefon ile sisteme üye olan herhangi bir şoför ile müşteriyi buluşturan ve seyahat sonrasında sürücüden komisyon alan mobil bir aplikasyondur. Buradan açıkça söylüyorum VIP tarzı UBER bünyesindeki araçlarla yapılan bu taşımacılık illegaldir ve kesinlikle yasal değildir. Uber ve taksici esnafımızla yaşanan bu sorun ülkemize özgü değildir. Dünyanın dört bir yanındaki taksiciler Uber ile mücadele halinde. Paris'te çıkan olaylardan sonra Uber CEO'su gözaltına alındı ve UBER sürücülerine 10 bin Euro para cezası kesildi. Almanya, Bulgaristan, Çin, Danimarka, Fransa, İspanya, Hindistan, Hollanda, İtalya Londra, Macaristan ve ismini sayamadığım birçok ülkede Uber yasaklanmış durumdadır." 

 

"UBER İLE MÜCADELE EDECEĞİZ"

Basın açıklamasında taksicilere yönelik de konuşan Celil Anık, bu durumu fırsata çevirerek kendilerini geliştirmelerini öneri. Anık, şöyle dedi;"Kendimizi geliştirerek lüks araçlar ve konusunda uzman, eğitimli ve kendisini geliştirmiş şoförler ile taksi taşımacılığını yapmamız lazım. Cebinde ehliyet olan her adamı direksiyona oturtmamanız lazım. Uber ile olan mücadelemizi kazanmak istiyorsak öncelikle halkın desteğini yanımıza almamız lazım. Eğer kendimizi geliştirmeyerek çağa ayak uyduramazsak sadece taksicilik sektörü değil ulaşımla ilgili tüm sektörlerde bu ve buna benzer sorunlarla karşı karşıya kalacağız. Hukuki yönden olayın üzerine gidilmesi lazım, kavgayla sorun çözülmez." İzmir'de de Uber'le mücadele edecekleri bir sistemi üç ay içerisinde hizmete sokacaklarını vurgulayan Celil Anık, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak UITP'e (Uluslararası Toplu Taşımacılar Birliği) Türkiye'de üye olan ilk meslek kuruluşu olduklarını hatırlatarak, yurt dışı uygulamaları yakından takip ettiklerini, 2012 yılından beri 'Sarı Teknoloji' adında kurdukları sistem ile tüm taksileri tek bir sistem üzerinden kontrol edebildiklerini anlattı. Anık, "Bu sistem sayesinde geçmişe dönük yolculuklarda izlenen güzergah bilgisine, yolculuk ücretine ulaşılarak tüm seyahatler kayıt altına alınmaktadır. Yaklaşık 6 aydır üzerinde çalıştığımız sistem ile mobil aplikasyon üzerinden müşteriyi ve taksiciyi buluşturacağız. Bu sistem üç ay içerisinde hizmete girecek. Sistem sayesinde müşteri yolculuğunu taksi sürücüsünü ve kullanmış olduğu aracı puanlayarak değerlendirme şansı bulacaktır. Bu bilgiler veri tabanına kayıt edilecek, diğer müşteriler tarafından da izlenmesi sağlanacak. Bunun yanı sıra nisan ayının ilk haftasında UITP ile birlikte tüm Türkiye'den ulaşım uzmanlarının katılacağı Dijital Taksicilik başlığı altında bir konferans düzenleyeceğiz. Bu konferansta mobil taksiciliğin tüm yönlerini uzmanlarla birlikte tartışacağız" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Celil Anık'ın açıklamaları

Genel ve detay görüntüler

Haber: Taylan YILDIRIM Kamera: Mücahit BEKTAŞ/İZMİR, 

============================================

Çanakkale'ye dolu yağdı

Çanakkale'de sabah saatlerinde aniden kent merkezine dolu yağdı. Dolu, cadde, sokak, ev ve işyerlerinin çatısını beyaza bürüdü. Doluya yakalanlar zor anlar yaşadı.

Çanakkale'de kent merkezine sabah saatlerinde kısa süreli dolu yağdı. Şehir merkezinde doluya hazırlıksız yakalananlar korunaklı bölgelere kaçarken, sürücüler de araçlarıyla yavaşladı. Otobüs duraklarında bekleyenler ise dolu ve nedeniyle zaman zaman zor anlar yaşadı. Bazı kişiler pencerelerden dolu yağışını cep telefonları ile kaydetti. Dolu kısa süre bir sonra yerini yağmura bıraktı.  Dolu yağışı nedeniyle cadde, sokak, ev ve işyerlerinin çatısı beyaza büründü.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

--------------------------------

-Çanakkale'de kent merkezine yağan dolu

-Genel ve detay 

1 dakika 44 saniye. 193 MB.

Haber-Kamera: Mustafa SUİÇMEZ/ ÇANAKKALE,

============================================

(Özel) 'Cinsel istismar'dan 12,5 yıl ceza aldı, 40 ay kaldığı cezaevinden DNA raporuyla tahliye edildi

Kahramanmaraş'ta, 10 yıl önce, 14 yaşındaki amcasının kızı Dilek Berker C.'ye cinsel istismarda bulunup, hamile kalmasına neden olduğu iddiasıyla 12 yıl 6 ay hapse çarptırılan ve cezası Yargıtay tarafından onanan Mustafa Berker (35), bebeğin babası olmadığına dair DNA raporuyla 40 aydır hükümlü bulunduğu cezaevinden tahliye edildi. Davası yeniden görülmeye başlanan Berker, Dilek Berker C. ile anne- babası hakkında suç duyurusunda bulundu.

Çağlayancerit ilçesinde yaşayan Dilek Berker C., iddiaya göre, 2008 yılında gittiği sağlık ocağında, 4 aylık hamile olduğunu öğrendi. Dilek Berker C.'nin 14 yaşında olması dolayısıyla yetkililer, polise haber verdi. Dilek Berker C.'nin ifadesinde, çocuğun babasının, amcasının oğlu olduğunu söylemesi üzerine Mustafa Berker gözaltına alındı. Dilek Berker C., savcılıkta verdiği ifadede ise Mustafa Berker ile cinsel birliktelikte bulunmadığını, hamile olmadığını ve testin yanlış olabileceğini söyledi. Mustafa Berker, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece tutuklanıp, cezaevine konuldu. Dilek Berker C.'nin bebeği ise doğumda ölürken, Mustafa Berker'in ailesi tarafından defnedildi.

12 YIL HAPSE ÇARPTIRILDI

Mustafa Berker, 21 gün cezaevinde tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilirken, hakkında Kahramanmaraş 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'küçük yaşta çocuğun cinsel istismarı' suçundan dava açıldı. Yargılama sonucu Berker, 12 yıl 6 ay hapse çarptırıldı ve bu ceza, 2013 yılında Yargıtay tarafından onandı. Teslim olmayan Mustafa Berker, 2014'te yakalanarak, cezaevine yeniden konuldu. Dilek Berker C. ise başka biriyle evlendi.

BEBEĞİN MEZARI AÇILDI, DNA RAPORUYLA GERÇEK ORTAYA ÇIKTI

Mustafa Berker'in cezaevine girmesinin ardından suçsuz olduğuna inanan ailesi, 2015 yılından avukat Serpil Yabanoğlu'na olayı anlattı. Dosyayı inceleyen Yabanoğlu, ölen bebeğin cenazesi ile Mustafa Berker'e DNA testi yapılmadığını gördü. Cezaevinde ziyaret ettiği Berker'in 'Dilek'le ilişkiye girmedim' demesi üzerine Serpil Yabanoğlu, Kahramanmaraş 1'inci Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak, bebeğin mezarının açılıp, DNA testi ile harici delil tespiti istedi. Avukat Yabanoğlu, bu talebine karşılık ret cevabı aldı. Sırasıyla başvurduğu 3'üncü ve 4'üncü Asliye Hukuk Mahkemesi'nce de talebinin reddedilmesi üzerine Yabanoğlu, 2'nci Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurdu. Talebi kabul eden mahkeme heyetinin kararıyla bebeğin mezarı açılarak, DNA için örnekler alındı. Cezaevinde kalan Mustafa Berker'den de kan örneği alındı. İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda yapılan incelemede, bebeğin babasının Mustafa Berker olmadığına dair rapor çıktı. 

YARGITAY, DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİNİ İSTEDİ

Adli Tıp'ın 27 Mayıs 2015 tarihli raporuyla Mustafa Berker'i 12 yıl 6 ay hapse mahkum eden Kahramanmaraş 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvuran Serpil Yabanoğlu, davayı etkileyebilecek yeni delil olduğunu belirtip, yargılanmanın tekrar yapılmasını istedi. Mahkeme heyeti, bu talebi reddetti. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14'üncü Ceza Dairesi'nce 25 Mayıs 2017 tarihinde verilen kararda, Berker'in yeniden yargılanması istendi.

İLK CELSEDE TAHLİYE EDİLDİ

Kahramanmaraş 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden açılan davanın 6 Aralık 2017'de görülen ilk duruşmasında Dilek Berker C., Mustafa Berker'in kendisini istismar ettiğini ileri sürerek, "Gömülen bebeğin babası, Mustafa'dır. Ben, suç tarihinde ve öncesinde Mustafa'dan başkasıyla cinsel ilişkiye girmedim. Hayatımda ilk cinsel ilişki Mustafa ile oldu" dedi. Duruşmaya cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan Mustafa Berker ise suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme heyeti, Mustafa Berker'in tahliyesine karar verirken, bebeğin annesinin Dilek Berker olup, olmadığının tespiti için de DNA testi istedi. 

BEBEĞİN ANNESİ DİLEK, BABASI MUSTAFA DEĞİL

Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi'nce Dilek Berker C. ve Mustafa Berker'den alınan örnekler, bebeğin mezarından alınan örneklerle karşılaştırıldı. İnceleme sonucu bebeğin annesinin yüzde 99.99 Dilek Berker olduğu, babasının ise Mustafa Berker olmadığı saptandı. Bu raporla Mustafa Berker, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'na; Dilek Berker C. ile annesi Elife Berker ve babası Mahmut Berker hakkında 'yargı mercilerini yanıltma, iftira ve suç atmak'tan suç duyurusunda bulundu.

'BASKIYLA SUÇU KABUL ETTİM'

Suçsuz olduğu halde 40 ay cezaevinde yattığını belirten Mustafa Berker, 2008 yılında tutuklanarak, cezaevine konulduğunu, 21 gün tutuklu kaldıktan sonra amcası Mahmut Berker'in, kızın yaşını büyütmesi üzerine tahliye edildiğini söyledi. Berker, "Ben dışarı çıktıktan sonra dosyayı Kahramanmaraş 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderiyorlar. Aile baskısıyla ben her şeyi kabul ettim. Amcam, 'Bu kızı alırsan davımız yok' dedi. Ben de amcamın dediğini kabul ettim ve her şeyi üstlendim; fakat sonradan şikayetçi oluyorlar. Mahkemede 12 yıl 6 ay ceza veriyorlar, ben 3 sene kaçtım. 3 sene sonra yakalanıp, cezaevine girdim. Avukat Serpil Yabanoğlu gelerek, kızla bir ilişkim olup, olmadığını sordu. Ben de 'Olmadı' deyince çocuğun DNA testini çıkarıyorlar. Adli Tıp'tan gelen raporda babası olmadığım ortaya çıkıyor. Kendimden emin olduğum için mezarı açtırdım" diye konuştu.

'ÇOCUĞUN BABASI KİMSE ORTAYA ÇIKARILSIN'

Bunun üzerine davanın tekrar görülmeye başlandığını, ilk duruşmada Dilek Berker C.'nin yine 'Bebeğin babası Mustafa' diye ifade vermesi üzerine ikinci kez DNA testi istendiğini ve bu testin sonucunda da yine bebeğin babasının olmadığının ortaya çıktığını kaydeden Mustafa Berker, şöyle devam etti: "40 ay beni boş yere yatırdılar. Suçsuz yere 40 ay yattım. Ben devletimizin her şeyin ortaya çıkarmasını istiyorum. Çocuğun babası kimse, bunun ortaya çıkmasını istiyoruz. Yüz kızartıcı suç olduğu için tutuksuz yargılanırken, toplum içine giremiyordum ve utandığım için bir işe başvuramıyordum. O nedenle çok mağdur oldum. İş bulamadığım için gelirim olmadı; ama giderim çok oldu. Ben, amcamdan ve hepsinden şikayetçiyim. Beni oyuna getirip, her suçu üstlendirdiler. Ben, bu suçu kabul emiyorum ve her şeyin ortaya çıkmasını istiyorum. Bu çocuğun babası her kimse hukukun ortaya çıkarmasını istiyoruz."

'BAŞKA BİR MEZAR AÇILDIĞINI İDDİA ETİLER'

Avukat Serpil Yabanoğlu ise Dilek Berker C.'nin iddiası üzerine aile meclisinin kurulduğunu, bu tür olayların fazla büyümemesi gerektiği ve namus olayı olduğu belirtilip, Mustafa Berker'in yönlendirilerek, suçu kabul etmesinin sağlandığını söyledi. Yargılama sonunda da mahkeme heyetinin dosyada delil konusunda sadece tarafların beyanlarıyla yetinerek, 12 yıl 6 ay hapis cezası verdiğini kaydeden Yabanoğlu, Mustafa Berker'in ailesinin olayı anlatması üzerine bebeğin mezarının açılması için hukuk mücadelesi başlattıklarını, bunu da kazandıklarını söyledi. Müracaat ettikleri 4'üncü mahkemenin kararıyla açılan mezardan alınan örneklerle Mustafa Berker'den alınan örneklerin Adli Tıp Kurumu'nda incelendiğini belirten avukat Yabanoğlu, şunları söyledi: "İlk gelen raporda, ölü bebeğin babasının Mustafa Berker olmadığı tespit edildi. Rapor örneğiyle birlikte kararı veren mahkemeye yeniden yargılanma talebiyle başvurduk. Mahkeme, talebimizi reddetti. Ret kararını Yargıtay'a taşıdık. Yargıtay, yeniden yargılanması yönünde karar verdi. Bunun üzerine ilk duruşma yapıldı ve karşı taraf buna itiraz etti. Bebeğin Mustafa'dan olduğu konusunda çok ısrarlı davrandılar ve kesin olarak başka bir mezar açıldığını, O bebeğin olmadığını iddia ettiler. Bizim de talebimiz doğrultusunda mahkeme, yeniden taraflardan kan örneği alınıp, DNA testi yapılması konusunda Adli Tıp Kurumu'na gönderdi ve sevindirici haber, şubat ayında giden bu örneklerin sonucu 4 gün önce gelmesiyle nihai sona ermiş oldu dava. Neydi bu sonuç? Mustafa Berker bebeğin biyolojik babası değildi, ölü bebeğin annesi ise Dilek Berker'di."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

------------------------------

Adliye yazısı

Kahramanmaraş Adalet Sarayı

Mustafa Berker DNA raporunu tutarken

DNA raporu

Mustafa Berker ile röp.

Avukat Serpil Yabanoğlu

Yabanoğlu ile röp.

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 460 MB

Haber-Kamera: Ömer KOÇ-KAHRAMANMARAŞ,

============================================

Hamburgerciden 30 lira çalan 2 kişi yakalandı 

Konya'da kapısını zorlayarak girdikleri hamburgercide, kasadaki 30 lirayı çalan 2 kişi, polis tarafından yakalandı.

Olay, bugün saat 04.00 sıralarında merkez Meram ilçesi Hacı İsa Efendi Mahallesi Gazze Caddesi'nde meydana geldi. Mehmet Y. (26) ve aynı yaştaki Ali Emre K., kapısını zorlayarak açtıkları hamburgerciye girdi. Kasadaki 30 lirayı alıp işyerinden çıkan 2 şüpheli, devriye görevi yapan polis ekibini görünce kaçmaya başladı. Şüpheliler, kısa süreli kovalamacayla yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan üst aramasında üzerlerinden çaldıkları 30 lira çıkan şüpheliler, sorgulanmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğü'ne götürüldü.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

Şüphelilerin sağlık kontrolüne getirilmesi 

Sağlık kontrolünden çıkartılması 

Haber- Kamera: Mehmet IŞIK KONYA,

============================================

KYK yurdunda öğrenciler, odalarının ışıklarıyla 'Afrin' yazdı

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi öğrencileri, kaldıkları Yüksek Öğrenim ve Kredi Yurtlar Kurumu'na (KYK) bağlı yurtta, odalarının ışıklarıyla 'Afrin' yazdı.

İbrahim Çeçen Üniversitesi öğrencileri, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Afrin'de yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı'na destek vermek amacıyla ilginç bir etkinliğe imza attı. Öğrenciler, kaldıkları yurtta, binaları 'Afrin' yazısıyla ışıklandırdı. Sınırda ülke güvenliği için mücadele eden güvenlik güçlerine bu şekilde destek olmaya çalıştığını belirten öğrencilerin ışıklı gösterisi beğeni topladı. KYK Ağrı İl Müdürü Cihan Demir, vatan millet sevdalısı gençlerle gurur duyduklarını söyledi. Demir, "Bu öğrencilerimize ne kadar hizmet etsek azdır. Hepsiyle bu gece bir kez daha gurur duyduk. Emek veren öğrencilerimize ve personellerimize teşekkür ediyorum. Ağrı bir kez daha kendisine yakışanı yaptı" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :  

--------------------------------

Yurt binalarında Afrin yazısı

Yurt öğrencilerinin destek tezahüratları

0.40 DK/ 18.8MB

Haber- Kamera: Oğuzhan HANÇER/ AĞRI,

===============================================

Bitlis'te üniversiteliler, yurt odalarının ışıklarıyla 'Afrin' yazdı

 

BİTLİS'te, üniversite öğrencileri, Türk Silahlı Kuvvetleri'nce (TSK) terör örgütlerine yönelik sürdürülen 'Zeytin Dalı Harekatı'na destek için kaldıkları yurttaki odaların ışıklarıyla 'Afrin' yazısı oluşturdu.

Merkez Hüsrevpaşa Mahallesi'nde bulunan, 720 üniversite öğrencisinin kaldığı Beşminare Kız Yurdu'nda, Mehmetçik'e destek için 'Afrin' koreografisi hazırlandı. Öğrenciler, yurt binasındaki odaların ışıklarını yakarak, 'Afrin' yazısı oluşturdu. Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) İl Müdürü Ali İhsan Körpe, odaların ışıklarıyla 'Afrin' yazılabilmesi için yurt öğrencileriyle çalışma yaptıklarını söyledi. Körpe, "Vatanımızın bölünmez bütünlüğü, milletimizin birlik ve beraberliği göstermek için Afrin'de görev yapan Mehmetçiklerimize moral amacıyla yurdumuzun dış cephesinde ışıklarla 'Afrin' yazdık. Bütün öğrencilerimiz, büyük çaba göstererek, tam destek oldu. Işıklarla 'Afrin' yazacak şekilde hesaplamalarını yaparak, öğrencilerimizle beraber hazırladık" dedi. Yurtta kalan öğrencilerden Kübra Taşkın ise yaptıkları çalışmanın 2 saat sürdüğünü belirterek, "Yurt müdürümüz ve arkadaşlarımızla beraber yaptığımız çalışmanın ardından destek amacıyla 'Afrin' yazımızı hazırladık. Afrin'de görev alan tüm Mehmetçiklerimizi tüm yurt idaresi ve arkadaşlarımızla birlikte destekliyoruzö diye konuştu. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-------------------------------

-Binadaki oda ışıklarıyla 'Afrin' yazılan binadan genel görüntü

-Öğrencilerden detaylar

-Yurdun ışıklarından detaylar

-Yurt Müdürü Ali İhsan Körpe ile röportaj

-Öğrencilerden Kübra Taşkın ile röportaj

-Işık gösterisinden detaylar

-Detay görüntüler

Haber: Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS,

================================================

Elazığ'da cep telefonlarının ışıkları Afrin için yandı

ELAZIĞ Kredi Yurtlar Kurumu'nda kalan öğrenciler, cep telefonlarının ışıklarıyla "AFRİN 23" yazarak Zeytin Dalı Harekatı'na katılan güvenlik güçlerine destek mesajı verdi. 

Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Ömer Bilginoğlu Yurdunda kalan öğrenciler, Afrin Bölgesi'nde yürütülen Zeytin Dalı Harekatına katılan güvenlik güçlerine destek için cep telefonlarının ışıklarını kullanarak "AFRİN 23" yazdı. Gece saat 00.30'da yurdun önünde toplanan 100 öğrenci, cep telefonlarının ışıklarını kullanarak "Vatan Sana Canım Feda" diyerek "AFRİN 23" yazdı. Ömer Bilginoğlu Yurt Müdürü Kayahal Topal,  15 Temmuz darbe girişiminde kendini ıspatlayan gençlerin, bu kez Afrin'de operasyon yürüten güvenlik güçlerine de destek için her zaman hazır olduğunu gösterdiğini belirterek, "15 Temmuz'da bu gençlik nasıl bir gençlik olduğunu tüm dünyaya göstermişti. Bugün Afrin'de bu gençlerimiz yok ama oraya gitmeye hazır gençlerimiz buradalar. Bugünde neler yapabiliriz diye düşündüler.Türkiye'de bir çok yurdun camına Afrin yazıldı. Ama, bizim yurdun camına 'Afrin' yazısı olmayınca öğrencilerimiz bedenlerini ve cep telefonlarının ışıklarını kullanarak Afrin yazmak istiyoruz dediler.Yaklaşık 100 öğrencimizi gecenin geç saati olmasına rağmen saatlerce gayret gösterip Afrin yazdılar.Öğrencilerime teşekkür ediyorum" dedi. Ömer Bilginoğlu Yurdu öğrencilerinden Mehmet Hayri Salar ise, Afrin'deki güvenlik güçlerini unutmadıklarını, maddi ve mannevi onlara destek için hazır olduklarını ifade ederek, "Bizler için Afrinde kahramanca şehit olan ve savaşan askerlerimiz için ne yapabiliriz diye düşündük. Bedenlerimizi ve cep telefonlarımızın ışıklarını kullanarak 'Afrin' yazısını yazdık.Elimizden geleni yapıyoruz.Allah askerlerimizin yardımcısı olsun" diye konuştu. 

Görüntü Dökümü:

------------------------

-Yurttan Görüntü 

-Öğrencilerin yaptığı çalışma

-Cep telefon ışıkları ile görüntü 

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Erkan BAY/ELAZIĞ,

==================================================

Şarkıcı Ali Ata'dan Suriye sınırındaki Mehmetçiğe ziyaret

Şarkıcı Ali Ata, Zeytin Dalı Harekatı'na destek vermek amacıyla Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde sınırda görev yapan güvenlik güçlerini ziyaret etti. Ata ayrıca, sınır köylerini gezerek vatandaşlarla da görüştü.

Zeytin Dalı Harekatı'na destek vermek amacıyla Hatay'ın Reyhanlı ilçesine gelen Şarkıcı Ali Ata, savaşın en büyük mağdurlarının çocuklar olduğunu belirterek, "İki gündür buradayım, sınıra geldim. Buradaki Mehmetçiklerimize destek vermek, moral vermek için geldim. Sonuçta ben bir sanatçıyım, elimden bu geliyor. Onlara başarı diledim, morallerinin çok iyi olduğunu gördüm. Sonuçta bu ülke hepimizin, Rabbim bizim birlik ve beraberliğimizi bozmasın. Ben Kürt asıllı bir sanatçı olarak, bu kirli savaşın Türk- Kürt savaşı olmadığını, emperyalizm ve Türkiye savaşı olduğunun mesajını vermeye geldim. Bunun yanında 'Nenni Bebek' diye anonim bir türkümüz vardı, onun klibini yaptık. Bu klibi Mehmetçik, şehit ve gazilerimizin anısına yaptık ve bu klibin tüm gelirini Mehmetçik Vakfı'na bağışladık. Bunu ifşa etmemin sebebi, bizler toplumun gözleri önünde bulunan insanlarız ve örnek davranışlar sergilemek zorundayız" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------------------

Şarkıcı Ali Ata'nın açıklamaları

Klipten kısa bir bölüm

-Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 290 MB

HABER-KAMERA: Yılmaz BEZGİN, Ferhat DERVİŞOĞLU/HATAY,