Dha Yurt Bülteni-6

Dha Yurt Bülteni-6

(ÖZEL) - ŞANLIURFA'DA UTANDIRAN EKMEK KUYRUĞUŞANLIURFA'da hayırseverlerin katkılarıyla günlük dağıtılan ekmeklerden almak isteyen Suriyeli kadınlar, sabah erken saatlerde fırın önünde uzun kuyruk oluşturuyor.

Dha Yurt Bülteni-6

(ÖZEL) - ŞANLIURFA'DA UTANDIRAN EKMEK KUYRUĞU

ŞANLIURFA'da hayırseverlerin katkılarıyla günlük dağıtılan ekmeklerden almak isteyen Suriyeli kadınlar, sabah erken saatlerde fırın önünde uzun kuyruk oluşturuyor. Çocuklarıyla birlikte soğuk ve yağışlı havada kaldırım üzerinde kuyrukta bekleyen kadınlar, görüntülenmemek için yüzlerini eşarp ve çarşaflarıyla gizledi.

Şanlıurfa'da Balıklıgöl yakınında bulunan bir fırında hayırseverlerin parasını vermesiyle ihtiyaç sahibi ailelere ücretsiz ekmek dağıtılıyor. Ekmek alabilmek için fırınların açılış saati olan sabah 05.00'ten itibaren çoğunluğu Suriyeli kadınlar, sıraya giriyor. Soğuk ve yağışlı havada çocuklarıyla birlikte kaldırımda oturarak bekleyen kadınlar, bir fırın çalışanı tarafından 3'erli dağıtılan ekmekleri alıyor. Dağıtım sırasında kadınlar arasında zaman zaman tartışma ve izdiham yaşanıyor. Her gün 350 ile 400 arasında ekmeğin dağıtıldığı kuyrukta kaldırım üzerinde oturarak sıranın kendilerine gelmesini bekleyen kadınlar, görüntülenmemek için yüzlerini eşarp ve çarşaflarıyla gizlemeye çalıştı.

Hayırseverlerin katkıları ile ücretsiz ekmek dağıtımı yaptıklarını kaydeden fırın çalışanları, "Ekmek dağıtımı sırasında maalesef istenmeyen manzaralar oluşabiliyor. Herkes bir anda ekmek almak isteyince izdiham yaşanabiliyor. Bu manzara bizi de üzüyor" ifadelerini kullandı.

Bir başka fırından getirilen ekmekler ise Balıklıgöl'deki Hasan Paşa Cami girişinde dağıtılıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------------------------

Sabah ezanıyla ekmek kuyruğuna giren Suriyeli kadınlar      

Çocuklarıyla birlikte kaldırımda oturan kadınlar     

Bir görevli kadınlara ekmek dağıtması  

Ekmek almak için yaşanan arbede

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ali LEYLAK-ŞANLIURFA-DHA)

==========================================

TAKMA SAKALLI MÜDÜR ÇALIŞTIĞI İŞ YERİNDEN 1 MİLYON LİRA PARA ÇALDI 

GÜVENLİK KAMERASI 

BURSA'da altın toptancılığı yapan bir firmada müdür olarak çalışan Yunus K.(41), gece saatlerinde takma sakal ile çalıştığı iş yerini soydu. 1 milyon liralık hırsızlık yapan Yunus K.,'nın levye ile güvenlik kamerlarını kırması ve hırsızlık için müdür olarak görev yaptığı iş yerine girmesi kameralar tarafından görüntülendi.

Olay, merkez Nilüfer ilçesi Konak Mahallesi'nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Burak A.'nın (33) sahibi olduğu altın toptancısına gece saatlerinde hırsız girdi. Sabah iş yerine gelen Burak A.,  içerisinde 1 milyon lira bulunan kasanın yerinde olmadığını fark ederek durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı.

TAKMA SAKAL TAKIP KENDİ MÜDÜR OLDUĞU İŞ YERİNİ SOYDU

Polis ekipleri, 40 farklı güvenlik kamerasını incelemeye alarak 30 kişiyi sorguladı. Titiz bir şekilde çalışan hırsızlık büro ekipleri 1 milyon lira çalan şüphelinin aynı şirkette müdür olarak görev yapan Yunus Y., olduğunu tespit etti. Ekipler Yunus Y.'yi gözaltına aldı. İfadesinde olayı itiraf eden Yunus Y.,  1 milyon lirayı, Görükle Mahallesi'nde kiraladığı bir evde sakladığını söyledi. Eve giden ekipleri parayı ele geçirdi.

LEVYE İLE GÜVENLİK KAMERALARINI KIRDI

Öte yandan Yunus Y.'nin hırsızlık anı güvenlik kamerları tarafından görüntülendi. Gece saatlerinde iş yerine gelen Yunus Y.'nın takma sakal ve bere taktığı, elindeki levye ile tüm güvenlik kameralarını kırdığı, iş yerine girerek çekmeceleri karıştırdığı görüntülendi. İş yeri sahibi Burak A., hırsızlık yapan Yunus Y.'den şikayetçi olmadı. Adliyeye sevk olan Yunus Y., serbest bırakıldı. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Şüphelinin iş yerine girmesi

Güvenlik kameralarını kırması

Haber-Kamera: Berktuğ ÖNCÜ/BURSA,-

=============================================

ERCİYES'TE TİPİ

KAYSERİ'deki kış turizm merkezi Erciyes'te tipi etkili oldu. Erciyes'e giden kara yolunda araçların geçişine bir süre izin verilmedi.

Erciyes Dağı'nda sabah saatlerinde tipi etkili oldu. Erciyes'e giden yolda görüş mesafesi 1 metreye kadar düştü. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, kazaları engellemek için yolları tuzladı. Ekipler ayrıca küreme araçları ile yollardaki karları temizledi. Tipi nedeniyle araçların Erciyes'e çıkışına izin verilmedi.

Öte yandan Bünyan ilçesi Akkışla Mahallesi'nde aç kalan 4 kurt, mahalleye inerek Bekir Atsız'ın kapısına zincirle bağlı bulunan köpeğe saldırdı. Köpek telef oldu.

Görüntü Dökümü:

-Erciyes'te yoğun tipiden görüntü

-Küreme aracından görüntü

-Genel detay

Haber- Kamera: Olcay DÜZGÜN/KAYSERİ,DHA)

==============================================

ÖNCE KAMERAYI ÇEVİRDİLER, SONRA İKİ SEFERDE İŞ YERİNİ BOŞALTTILAR

SAKARYA'da bilişim teknolojileri üzerine çalışan bir iş yerinin kapıdaki güvenlik kamerasını yukarı çeviren 2 hırsız, 2 sefer iş yerine gelerek 450 bin liralık elektronik eşya çaldı.

Önceki gece, Akyazı Cumhuriyet Mahallesi'nde bulunan bir iş merkezinde, bilişim teknolojileri üzerine faaliyet gösteren bir iş yeri hırsızlar girdi. Saat 22.30 sıralarında gelen iki kişi, etrafı kolaçan ettikten sonra giriş kapısındaki güvenlik kamerasını tavana doğru çevirdi. İş merkezinden ayrılan iki kişi bu kez saat 00.00'de geri dönerek kapı kilidini kırarak girdikleri iş yerinden dizüstü bilgisayar ve telefon gibi bazı elektronik eşyaları çaldı. Gece saat 04.00'te ise iki kişi iş yerine bir kez daha geldi. Yüzlerinde kar maskesi bulunan iki kişi bu kez iş yerindeki tüm elektronik eşyaları çaldı.

İş yeri sahibi Yunus Emre Asan, sabah saatlerinde iş yerine gelince polise haber verdi. Güvenlik kamerası görüntülerini polise teslim eden Asan, aralarında bilişim çalışmalarında kullanılan 2 özel donanımlı bilgisayar, dizüstü bilgisayarlar, telefonlar, telefon malzemeleri ve çeşitli elektronik eşyaların çalınmasıyla yaklaşık 450 bin liralık zararının olduğunu söyledi.

Soygun anı iş yerinin içerisinde bulunan kameralar tarafından görüntülenirken, polis kayıtları inceledi. Polis, iki kişiyi yakalamak için çalışma başlattı.

Görüntü dökümü

Güvenlik kamerası görüntüleri

İş yerinden görüntü

Haber-Kamera: SAKARYA  

===============================================

İSLAHİYE'DE FETİH SURESİ OKUNDU

TÜRK Silahlı Kuvvetleri'nin Suriye'nin Afrin kentindeki terör örgütlerine yönelik başlattığı 'Zeytin Dalı Harekatı'nın zaferle sonuçlanması amacıyla Gaziantep'in İslahiye İlçesi'nde Fetih Suresi okundu.

Merkez Dervişiye Camisinde sabah namazı öncesi düzenlenen programa; Belediye Başkanı Kemal Vural, Başkan Yardımcısı Ergin Mideoğlu, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Gaziantep Şube Başkanı Mustafa Yıldız, İlçe Müftü Vekili Vaiz Mustafa Tunceli, siyasi ve STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Namaz öncesi Afrin Harekatı'nın zaferler sonuçlanması amacıyla Fetih Suresi okunarak dualar edildi.

Gaziantep Büyükşehir Belediyespor Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı oyuncusu ve Türkiye A Milli Takım kadrosunda bulunan Bestami Boz, her zaman barıştan yana olduklarını belirterek, "Ordumuzun dualarla yanında olabiliyoruz. Biz diğer milletlere göre çok farklı bir milletiz. Şuan yapabilecek tek şey manevi olarak ordumuzun yanında olduğumuzu hissettirmek. Allah ordumuza yardım etsin" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-------------------------------

Merkez Dervişiye Cami

Fetih suresi okunması

Duanın edilmesi

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Kadir ÇELİK-GAZİANTEP-DHA)

==============================================

(ÖZEL) ANKARA VE KASTAMONU'DA YAŞAYAN SURİYELİLER, AFRİN HAREKATINI SEVİNÇLE KARŞILADI

ANKARA ve Kastamonu'da yaşayan Suriyeli sığınmacılar, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından Afrin'ndeki terör örgütlerine karşı başlattığı Zeytin Dlı Harekatı'nı sevinçle karşıladı. Suriyeli Adnan Hacıismail, "Bu operasyonu destekliyoruz. Sayın Recep Erdoğan'ı destekliyoruz. Türk ordusuna bu operasyonla ilgili başarıları dileriz. Ben o kadar heyecanlıyım ki bordo bereli askerlere bende katılmak isterdimö dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) hazırladığı rapora göre Ankara'da yaşayan 80 bin Suriyeli sığınmacının yarısı Altındağ ilçesinde yaşıyor. Altındağ ilçesinin Ulubey Mahallesi'nde ise 10 bini bulan Suriyelilerin nüfusu Türk vatandaşlarını geçti. Buradaki Suriyeli sığınmacılar, ülkelerindeki savaşın bitmesini ve geri dönmek istediklerini dile getirdi.

Doğan Haber Ajansı Ulubey Mahallesi'nde yaşayan Suriyeli sığınmacılarla görüştü.

Suriyeli Hasan Ahmedi ve Hasan Hatip, Suriye'de şuara çok zor bir hayat olduğunu ve süregelen savaşların bitmesini istediklerini söylediler.

14 yaşındaki Hasan Cuma Hatip ise, "5'inci sınıf öğrencisiyim. Türkiye'den memnunum. 4 yıldır Türkiye'de okuyorum ve Türkçeyi öğrendim. 4 kardeşim var. Burada mutluyuz. Savaş çıktığı için buraya geldik. Herkes kendi vatanına dönmek ister. Ailem, 'belki döneriz. Savaş bitmek üzere' diyorlar, ama bekliyoruzö dedi.

Muhammed Doulah da, "Suriyeliyim 6 sene önce savaştan çıktım. Evliyim bir çocuğum var. Burada hayat iyi çalışıyoruz. Savaşlar bittiği zaman biz Suriye'ye döneceğiz. Bütün Suriyeliler olarak Türkiye'yi seviyoruz" diye konuştu.

Aynı mahalledeki Türk vatandaşı Fatih Yılmaz'da iç içe yaşadıkları Suriyeliler hakkındaki düşüncelerini, "Burası artık bir Suriye Mahallesi oldu. Burada Türk diye bir şey yok artık. İnşallah iyi olur. Bir problem yaşamıyoruz. Kendileri ticaretlerini kendileri yapıyor. Bizimkiler gitmiyor. Onları yemekleri ayrı, bizimkilerinki ayrı. Buradakilerin kimseye zararı yok. İnşallah savaş biter Türkiye orada başarılı olur da bir an önce giderler ve herkes rahata kavuşurö şeklinde dile getirdi.

'BENDE BORDO BERELİ OLMAK İSTİYORUM'

Doğan Haber Ajansı muhabirleri, Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Harekatını Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde yaşayan Suriyeliler ile de konuştu. Suriyeli sığınmacılar, yapılan operasyonla bölgedeki terör unsurlarının yok edileceği inancında olduklarını ve bunu mutlulukla karşıladıklarını anlattılar.

5 yıl önce Türkiye'ye sığınan 2 çocuk babası 26 yaşındaki Adnan Hacıismail, "Bu operasyonu destekliyoruz. Sayın Recep Erdoğan'ı destekliyoruz. Türk ordusuna bu operasyonla ilgili başarıları dileriz. Ben o kadar heyecanlıyım ki bordo bereli askerlere bende katılmak isterdim. Biz PYD ve YPG, oradaki örgütleri ortadan kaldırmak istiyoruz. İnşallah Türkiye bu operasyonla başaracak ve Afrin'i o örgütlerin elinden alacakö dedi.

3 çocuk babası 53 yaşındaki Abdullah Hacıismail de operasyonu yürekten desteklediklerini belirterek, "Ben Azez'de kalıyordum. Akrabalarım Azez'de hastanenin yanında yürürken YPG ve PKK'lıların hastaneyi bombaları anında yaralandılar. Bu operasyon başarılıdır ve inşallah Türkiye bu operasyonla başaracak çok güzel gidiyorö dedi.

'TÜRKİYE'NİN SINIRINI KORUMASI İÇİN HAKLIDIR'

Suriye'de doktorluk görevini bırakıp Türkiye'ye sığınan 36 yaşındaki Abdullah Muhammed Elhasır ise, "Bu iş uzun zamandır beklenen bir şeydir. Türkiye'nin sınırını koruması için Suriye'ye girmesinde hakkı vardır. Bu hak nerden geliyor; Orada Kürt partileri kendi aralarında değil de başkalarına karşı ayrımcılık yaptı. Fırat Kalkanı Harekatıyla başlayan süreçte Türkiye ile birlikte bizde bu orduyu ve Türkiye'yi destekliyoruz. Hatta bizim çocuklarımız da bu orduda var. Biz de Türkiye'nin yanındayız. Uzun zamandır bunu bekliyoruz. Dolayısıyla bu operasyonun yapılması bizim için çok iyi olduö diye konuştu.

KASTAMONU'DAKİ SURİYELİLER: ALLAH TÜRK ASKERİNİ BAŞIMIZIN ÜSTÜNDEN EKSİK ETMESİN

Kastamonu'da yaşayan Suriyeliler de Türkiye'nin Afrin'e düzenlediği operasyona destek verdiklerini söylediler.

5 yıldır Kastamonu'da yaşadığını belirten  Muheymod Kuteybe, "5 yıldır buradayız. Herşey için Tayyip Babaya teşekkür ederiz. Biz bu operasyon haberi duyunca içimiz çok ferah oldu. Biz PKK ve IŞİD'den Suriye'nin temizlenmesini istiyoruz. Allah Türk Askerini başımızın üstünden eksik etmesin" dedi.

Suriyeli Saban Basar ise, "Her şey için Türk milletine Türk Başkanına teşekkür ederiz. Şu an bu haberi duydukça içimiz çok ferah oldu. Televizyonlarda gördüğümüzde Türk bayrağı dalgalanıyor. İnşallah PKK ve DEAŞ kalmasınö dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMLERİ:

(ANKARA ) 

Ankara Ulubey Mahallesi'nden detay görüntüler

Röportajlar

(KAHRAMANKAZAN)

(KASTAMONU)

-Suriyeli Muheymad Kuteybe konuşması

-Suriyeli Saban Bayar konuşması

Haber-Kamera: Muhammet BAYRAM, Gizem KARADAĞ, Hasan POLAT, Gürkan YILMAZ/ANKARA, KASTAMONU, -

==============================

YALOVA'DA MUHTARLAR 'ZEYTİN DALI HAREKATI'NA DESTEK AMACIYLA ASKERLİK BAŞVURUSU YAPTI  

YALOVA'nın Çiftlikköy ilçesindeki 9 mahallenin muhtarı, Afrin bölgesinde terör örgütü PYD/PKK ve DEAŞ'a yönelik başlatılan Zeytin Dalı Harekatı'na destek amacıyla gönüllü askerlik başvurusunda bulundu.

Yalova'nın Çiftlikköy ilçesindeki 9 mahallenin muhtarı Yalova Askerlik Şubesi'ne dilekçelerini teslim etti. Burada bir konuşma yapan Sahil Mahallesi Muhtarı Ebru Filiz, "Devletimizin seçilmişleri olarak hepimiz Mehmetçiklerin ve güvenlik güçlerinin her daim yandaydık. Mehmetçik'e olan desteklerimizi resmileştirmek istedik. Göreve her an hepimiz hazırız. 9 mahalle muhtarı olarak yanlarında olduğumuzu belirtmek için resmi dilekçemizi bugün veriyoruz. Kamuoyu oluşturmak ve Mehmetçiğimize desteğimizi göstermek adına, Yalova adınaö dedi.

500 Evler Mahallesi Muhtarı Ergün Tanrıkulu ise, "Biz memleketimiz için buraya geldik. Biz muhtarlar olarak bütün muhtar camiası olarak göreve hazırız. Seve seve vatanımız için her yere gitmeye hazırız. Bu yolda canı gönülden vatanımıza her türlü hizmet etmek için buradayız ve tüm muhtar arkadaşlarımız bu göreve taliptirö diye konuştu.

Muhtarlar, başvuru dilekçelerini askerlik şubesine teslim etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-BAŞVURU DILEKCESI DETAY

-EBRU FILIZ KONUŞMA VE ERGÜN TANRIKULU KONUŞMA

Haber-Kamera: Süheyla GÖZDERELİLER/YALOVA, - 

========================================

HAREKAT ALEYHİNE PAYLAŞIMDAN GÖZALTINA ALINAN 2 KİŞİ ADLİYEDE (2)

TUTUKLANDILAR

Muğla'nın Bodrum ilçesinde, sosyal medyadan 'Zeytin Dalı Harekatı' ile ilgili yaptıkları paylaşımlarda, 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik edip, terör örgütünün propagandasını yaptıkları' iddia edilen HDP Muğla İl Eş Başkanı Fatoş A. ile HDP üyesi M.P., sevk edildiği adliyede tutuklandı.

AVUKATTAN AÇIKLAMA

Fatoş A. ve M.P.'nin avukatı Günfer Karadeniz, adliye bahçesinde yaptığı açıklamada, "Savaşa 'hayır' demenin tutuklandığı bir başka ülke var mı dünyada. Bu arkadaşlarımız savaşa 'hayır' dedikleri için tutuklandılar. Aksine bunlar değil, savaş kışkırtıcılığı yapanların sorgulanması lazım. Onların tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesi gerekirken, savaşa 'hayır' diyen insanlar karşınıza tutuklama talebiyle geliyor. Tersi yapılması gerekirken, bu yapılıyor" dedi.

Adliyeden polis eşliğinde çıkarılan tutuklu HDP Muğla İl Eş Başkanı Fatoş A., "Savaşa hayır diyorum, tutuklandım. Savaşa 'hayır' demenin suç olmadığını, düşünce özgürlüğü olduğunu tekrar söylüyorum" dedi.

Fatoş A. ve M.P. polis aracına bindirilerek cezaevine gönderildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Tutukluların adliyeden çıkarılışı

Av. Günfer Karadeniz'in açıklaması

Tutukluların uğurlanması

Adliyeden görüntü

Haber: Nilüfer DEMİR- Kamera: Hülya ELTEŞ/ BODRUM (Muğla),

=====================================

SÜT KAZANINA DÜŞEN ÇOCUĞA HELİKOPTER AMBULANSLA MÜDAHALE

RİZE'nin Fındıklı ilçesinde kaynayan süt kazanına düşen ve vücudunda yanıklar oluşan 1.5 yaşındaki Ramazan Kayabaş adlı çocuk helikopter ambulansla hastaneye ulaştırıldı.

Meyvalı köyünde dün oyun oynadığı sırada kaynayan süt kazanına düşen Ramazan Kayabaş adlı çocuk, vücudunda oluşan yanıklar nedeniyle ağır yaralandı. Fındıklı Devlet Hastanesi'nde ilk müdahalesi yapılan küçük çocuk, ilçe futbol sahasına inen ambulans helikopterle alınarak, Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi'nde sevk edildi. Hastanenin yanık ünitesinde tedavi altına alınan çocuğun vücudunun birçok yerinde ileri derece yanıklar oluştuğu tespit edildi. Çocuğun tedavisi sürüyor.   

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Ambulans helikopterin sahaya inişi

Detaylar

Haber-Kamera: Aytekin KALENDER RİZE-

==============================================

BİTKİN HALDE BULUNAN YAVRU ŞAHİN KORUMAYA ALINDI

ANTALYA'nın Finike ilçesinde bitkin halde bulunan yavru şahin korumaya alındı. Hayvanı bulan Seyyid Uzunboy'un babası Durdali Uzunboy, "Eve getirildiğinde ıslaktı ve çok kötü bir durumdaydı. Evde ısıttık, kuruladık ve yiyecek verdik. Isındıktan sonra canlanmaya başladı" dedi. 

Finike Belediyesi Başkan Danışmanı Durdali Uzunboy'un oğlu Seyyid Uzunboy geçen perşembe akşamı iş yerinden dönerken yolda bitkin halde bir yavru şahin buldu. Seyyid Uzunboy'un evine götürdüğü hayvan için Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerinden yardım istendi. Ertesi gün Doğa Koruma ve Milli Parklar Finike Şefliği'nden bir görevli eve gelerek yaralı şahini teslim aldı.

Durdali Uzunboy, "Eve getirildiğinde ıslaktı ve çok kötü bir durumdaydı. Evde ısıttık, kuruladık ve yiyecek verdik. Isındıktan sonra canlanmaya başladı. Daha sonra Milli Parklar Müdürlüğü'nü arayarak durum hakkında bilgi verdik" dedi. 

Yavru şahini daha sonra Finike Doğa Koruma ve Milli Parklar Şefliği'nde görevli Coşkun Yorulmaz'a teslim ettiklerini anlatan Uzunboy, hayvanın tedavisi yapılarak yeniden doğaya bırakılacağını söyledi.

Şahini teslim alan Coşkun Yorulmaz da örnek davranışından dolayı Uzunboy ailesine teşekkür ederek, şahini önce veterinere götürerek tedavi edilmesini sağlayacaklarını kaydetti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

--------------

Yaralı şahin teslim edilirken

HABER- KAMERA: Suat SÖĞÜT/FİNİKE (Antalya),

==============================================

FOSİL YAKITA ALTERNATİF ÇEVRE DOSTU ZEYTİN ÇEKİRDEĞİ

BALIKESİR'in Burhaniye ilçesinde TARİŞ'e bağlı 76 No'lu Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi fabrikasında, prinadan ayrıştırılan zeytin çekirdekleri fosil yakıtlara alternatif olarak değerlendirilmeye başlandı.

Dönemin Burhaniye Belediye Başkanı ve 76 No'lu Burhaniye Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Fikret Akova'nın girişimleriyle 10 yıl önce kurulan tesiste, zeytin üreticisi ortakların getirdiği ve TARİŞ tarafından alınan zeytinler sıkılıyor. Zeytinler makinede ezilip hamur haline getirilmesiyle elde edilen yağdan kalan posa ise fabrikadaki tesiste son 1 işlemden daha geçiyor. Kalan posa sudan geçirilerek iri taneleri zeytin çekirdekleri ayrıştırılıyor. Elde edilen zeytin çekirdekleri ise 5 bin kalori değerinde çevreci yakıt olarak kullanıma hazır hale geliyor.

Barış, dost, sevginin simgesi sayılan; bazı inanışlarda kutsal atfedilen zeytin ağacının her bir kısmı günlük hayatımıza değer katıyor. Etli kısmı ve yağından sofralarda yararlanılan zeytinin, kalan posası da dünyayı kirleten fosil yakıtlara alternatif olarak günlük yaşamda kullanılmaya başlandı. Yerli kaliteli kömürlerin kalori değeri ortalama 4 bin- 4 bin 500 civarı olarak değerlendirilirken, zeytin çekirdeğinden elde edilen yakıt ise 5 bin kalori olarak ısınma ihtiyacımızı karşılıyor. Zeytin çekirdeğinden elde edilen yakıtın diğer bir özelliği ise 1 ton da yaklaşık 3-4 kilogram civarında kül (atık) bırakması.

Türkiye, zeytinyağı üretiminde dünya sıralamasında ilk 5 ülke arasında yer alıyor. Nefaset ve kalitesi ile Türkiye'nin önemli zeytinyağı üretim merkezlerinin başında gelen Edremit Körfezi'nde, zeytin çekirdeği kuru yakıt olarak değerini arttırmaya başladı. Çevre dostu olması ve bıraktığı kül-atık miktarı 1 ton da 3-4 kilogram civarında olmasıyla zeytin çekirdeğinden elde edilen yakıta talepler artmaya başladı. Halen doğalgaz kullanılmayan Edremit Körfezi'nde, çevre dostu yakıt olan zeytin çekirdeğine talep oldukça fazla.

'ÇEVRE DOSTU YAKIT'

Zeytin çekirdeğinin çevre dostu yakıt olmasına dikkat çeken 76 No'lu Burhaniye Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Müdürü Emrah Öztürk, TARİŞ Burhaniye zeytinyağı fabrikasının günlük 3 bin 500 çuval zeytin işleme kapasitesi bulunduğunu söyledi. İşlenen zeytinden yüzde 15 zeytin çekirdeği elde edildiğini belirten Öztürk, şöyle dedi: "Fabrikamıza gelen zeytinin her bölümü değerlenmekte. Tesisimizde zeytinyağının sıkılması ardından en son prinadan zeytin çekirdeğini ayırıyoruz. Bu zeytin çekirdeklerini tüketicilere satmaktayız. Daha sonra kalan prina, prina fabrikalarına gönderiliyor. Ayrıca zeytin işlenirken ayrılan zeytin yapraklarını da üreticilerimize besin olarak kullanmaları için veriyoruz. Zeytin çekirdeğinde kalori değeri olarak yapılan ölçümlerde 5 bin kalori olarak netice aldık. Temiz bir yakıt olması nedeniyle de tüketiciler tarafından tercih edilmekte. 1 ton da yaklaşık 3-4 kilogram kül çıkmakta ve çevreye zararı yoktur. Kirli bir dumanı yok. Fiyatını KDV dahil 450 TL'ye satıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda yurtdışına da gönderdik. Ancak şuan sadece yurtiçi satışımız var."

KÖMÜRE KIYASLA KALORİSİ YÜKSEK

76 No'lu Burhaniye Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Fabrika Müdürü Yalçın Şence, zeytin çekirdeğinin kömüre kıyasla kalorisinin yüksek olduğunu ve çevre kirliliğine neden olmadığını belirtti. Zeytin çekirdeğinde kazan temizleme sıkıntısının da çok az olduğunu söyleyen Şence, prina ile zeytin çekirdeği arasındaki farkı ise şu şekilde anlattı: "Zeytin çekirdeğindeki kül oranı yüzde 1 civarında iken, prina da ise bu oran yüzde 30- 50 arasında değişmekte. Prina da maksimum kalori değeri 3 bin de kalmaktadır. Zeytin çekirdeği prinaya göre hem çevre temizliği yönünde daha kullanışlı ve evin içinde, odamızda dahi tutacağımız kokusuz bir yakıttır.ö

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Zeytin yağının işlenme aşamalarından detaylar

-Zeytinyağı detayları

-Zeytin çekirdeği detay

-Zeytin çekirdeğinin paketlenmesi

-TARİŞ Müdürü Emrah ÖZTÜRK röp

-TARİŞ Fabrika Müdürü Yalçın ŞENCE röp

-Zeytin çekirdeğinin yakılması

Haber-Kamera: Sefer TALAY-Fatih Emrah ERDOĞAN/ BURHANİYE (Balıkesir),

==================================================

AFRİN'DEKİ ASKERLER İÇİN KAN BAĞIŞLANDI

İZMİR Demokrasi Üniversitesi'nin çalışanları ve öğrencileri, Afrin'de gerçekleştirilen Zeytin Dalı Harekatı'na destek olmak amacıyla kan bağışında bulundu.

İzmir Demokrasi Üniversitesi, Zeytin Dalı Operasyonu'na katılan askerlere destek olmak amacıyla üniversite kampüsünde Kızılay'a kan bağışı organizasyonu gerçekleştirdi. Organizasyonda ilk kanı bağışlayan İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bedriye Tunçsiper oldu, onu çalışanlar ve öğrenciler takip etti. Prof. Dr. Tunçsiper, "Üniversite olarak Afrin'de mücadele eden askerlerimize destek olmak istedik ve kan bağışı kampanyası düzenledik. İhtiyaç olmayacağına inanıyoruz. Türk Kızılay'ı gerekli stoğu yapmış durumda. 15 Temmuz'dan sonra kurulan bir üniversite olarak biz de katkıda bulunmak istedik. Öğrencilerimiz, akademik ve idari kadro olarak Kızılay için bağışta bulunuyoruz" dedi. Tunçsiper, kan verme konusundaki talep devam ettiği sürece kan bağışı organizasyonunun da devam edeceğini açıkladı.

Kızılay Ege Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Gökay Gök ise,  Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ülkenin güvenliği adına Afrin'de düzenlediği Zeytin Dalı Harekatı'na destek olmayı hedeflediklerini belirterek, "Bir kişinin bile burnunun kanamadan gelmesini diliyoruz ama yine de, ülkemizin kan stok seviyesini takip eden, Sağlık Bakanlığı denetimindeki Türk Kızılay'ı, operasyon için gerekli kan stoklarını de tedbir amaçlı oluşturuyor.ödedi.

Gök, açıklamaların ardından Prof. Dr. Tunçsiper'e bir teşekkür plaketi verdi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Rektör Tunçsiper'in kan vermesinden görüntü

Tunçsiper ve Gök'ün açıklamalarından görüntü

Genel ve detay görüntü

Haber: Davut CAN – Kamera: Mücahit Bektaş/ İZMİR,

======================================================

PROF. DR. OĞUZ: SAĞLIKLI NESİLLER İÇİN KÜLTÜREL EĞİTİM ŞART

UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, günümüzde muhakemeli bir kültür ortamında yetişmeyen çocukların sorun çözme başarılarının düşük olduğunu ve bu çocukların hızla depresyona girdiğini belirterek, "Sağlıklı nesiller için kültürel eğitim şart" dedi.

Çankırı Belediyesi'nin ev sahipliğinde Ilgaz Dağı'ndaki bir otelde '2'inci Somut Olmayan Kültürel Miras Kış Okulu' programı düzenlendi. Programa, Türkiye'nin farklı bölgelerinden Türk Halk Bilimi doktora öğrencileri katıldı. 4 gün devam eden kış okulunda, somut olmayan kültürel miras açısından Türkiye'nin içinde bulunduğu durum değerlendirildi. Programın açılış konuşmasını yapan Çankırı Belediye Başkanı İrfan Dinç, "Tüm hocalarımızın Çankırı'nın somut olmayan kültürel mirasına kendi ışıklarını da yansıtarak katkı sağlayacakları için mutluyuz. Çankırı'yı somut olmayan kültürün başkenti yapma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz" dedi.

'SAĞLIKLI NESİLLER İÇİN KÜLTÜREL EĞİTİM ŞART'

Daha sonra konuşan UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı ve Gazi Üniversitesi Türk Halk Bilim Öğretim Üyesi Prof. Dr. Öcal Oğuz'da somut olmayan kültürel mirasın geleneğin mahremiyeti olduğunu ve gelenekten uzaklaşan insanlığın her geçen gün mahremiyetini de kaybettiğini söyledi. Prof. Dr. Oğuz daha sonra, günümüzde çocukların ve gençlerin içinde bulunduğu sorunların temelinde geleneksel kültürden uzaklaşmanın olduğunu belirterek, şunları söyledi:  

"Muhakemeli kültür, çok önemli, çocuklarımızın gelecekteki hayatlarını kurarken muhakemeyi yapabilecekleri en iyi ortamlar 'somut olmayan kültür mirası' dediğimiz alandaki masal anlatma, ninni söyleme, çocukların birlikte oyun oynamaları gibi pek çok geleneksel kültür ortamının çağdaş kent ortamlarında da çocukların bir aradalığı ile mümkün olabilmektedir. Uluslararası toplumda şu anda üzerinde durulan en önemli konulardan birisi muhakemeli bir kültür ortamında yetişmeyen çocukların sorun çözme başarılarının düşük olduğu, sorun çözme başarısı düşük olan bu çocukların hızla depresyona girdiği, depresyona giren bu çocukların ruh ve beden sağlıklarının bozuk olduğu, kendilerine ve çevresine gelecekte zarar verebileceği üzerinde kesin tespitler var. Örneğin, pek çok defa Amerikan toplumunda şiddetin yükselişini, bireysel silahlanmayı ve onun ardından sorun çözemeyerek depresyona giren kişilerin çevresine zarar vermesini sık görüyoruz. Öte yandan doğu toplumlarında sorunlarını çözemeyenler depresyona girip intihar ediyorlar. Dolayısı ile gelecek kuşakları sağlıklı yetiştirmek istiyorsak mutlaka muhakemeli bir kültür ortamında yetişmelerini sağlamalıyız. Bu da ancak şu an bizim 'somut olmayan miras' diye adlandırdığımız kültürel birikimlerin çocuklara aktarılması ile mümkün olacaktır. Sağlıklı nesiller için kültürel eğitim şart." 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

ılgaz dağında düzenlenen kış okulundan genel ve detay görüntüler

prof. dr. öcal oğuz'un konuşması

belediye başkanı irfan dinç'in konuşması

Haber-Kamera: Ethem YENİGÜRBÜZ/ÇANKIRI,- 

=================================================

TOKAT 'OMUZ HALAYI' UNESCO YOLUNDA

TOKAT İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, kadınlara verilen değeri anlatan kente özgü 'Omuz Halayı'nın UNESCO Dünya Kültür Miras Listesine girmesi için çalışma başlattı.

Tokat yöresinde yüzyıllardır sergilenen 'Omuz Halayı' oyunu izleyenlerin dikkatini çekiyor. Yöresel kıyafet giyen kadın ve erkeklerin bir arada oynadığı oyun, Tokat insanının her işinde kendisine yardımcı olan kadınlarına vermiş olduğu değeri ve onu baş tacı etmesini anlatıyor. Halayın sonunda kadınlar erkeklerin omzuna çıkarak, tamamlıyor. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü omuz halayının 2018 yılında UNESCO Dünya Kültür Miras Listesine girmesi için dosya hazırladı. Hazırlanan dosya müdürlük  tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı UNESCO Dünya Miras Listesi uzmanlarına gönderildi.

"CUMHURİYET DÖNEMİNDE GELİŞEN BİR DURUM"

İl Kültür ve Turizm Müdürü Adem Çakır, 'Omuz Halayı'nın Tokat'ın çok zengin halay kültüründen biri olduğunu söyledi. Çakır, "Kadınların omuza alınmasının Cumhuriyet döneminde gelişen bir durum olduğunu tahmin ediyoruz. Çünkü kültürel geleneklerimizde folklorumuzda kadın ve erkeklerin birlikte halay çekmesi özellikle Osmanlı döneminde mümkün gözükmemektedir. Cumhuriyet dönemine geçtiğinde kadın ve erkeklerin birlikte halay çekmeye başlamasıyla daha önceden erkeklerin ya da çocukların omuza alınması yerini kadınların omuzlara alınması şeklinde yerini almıştır. Bu da çok önemli bir anlam ifade ediyor. Her yerde söyleniyor, kadınlar analarımızdır, bacılarımızdır, biz onları yüceltiriz, 'cennet anaların ayakları altındadır' Hadis-i Şerifi de bizim için çok değerli bir mesaj içerir" dedi.

"OMUZ HALAYININ BENZERİ YOK"

Omuz halayının Türkiye'de benzerinin olmadığını, Tokat'ın tanıtımı için UNESCO Dünya Miras Listesi'ne başvurularını yaptıklarını söyleyen Çakır şöyle dedi:

"Şehrin tanıtımında yer almasını sağlamak hem de olduğu gibi formunu korumak için UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınması için bu yıl bakanlığımıza müracaat ettik. Eğer kabul görürse dosya bakanlığımızın uzmanları tarafından işlenecek. Biz üzerimize düşen dosyayı oluşturduk. Turizm Bakanlığı UNESCO Dünya Miras Listesi uzmanı arkadaşlara gönderdik. Ülkemizde o komisyon yılda iki kez toplanıyor ve ona göre çalışmalar yapılıyor. Bu komisyonun ilki şubat ayında ikincisi ise eylül veya ekim ayında olacak. Eğer Dünya Kültür Miras Listesi'ne girecek olursa bizim için çok büyük bir kazanım olacak. Dünya çapında tanınırlığı, bilinirliği artırmış ve her yerde Tokat ismini omuz halayı ile tanıtmış olacağız. Aynı zamanda omuz halayını yaşatıp korumaya da almış olacağız. İkisi birbirini desteklemiş olacak. Tokat için önemli bir kazanım olacak diye düşünüyorum."

Görüntü Dökümü:

-Halaydan görnütüler

-Oyunun sonunda kadınarın omuza alınması

-Drone ile tepeden çekilmiş görnütü

-Kültür Müdürünün açıklamaları

Haber-Kamera:  Halil İbrahim YEL/TOKAT,

=============================================

ARILI VADİSİ'NDE, 'DERELERİN ANASI' NÖBET TUTUYOR 

KARADENİZ Bölgesi'nde vatandaşların tepkileri nedeniyle Hidroelektrik Santrallerinin (HES) yapılamadığı tek vadi Rize'nin Fındıklı ilçesi Arılı Vadisi'nde, 78 yaşındaki Melahat Alişan, yıllardır yöre halkı ile birlikte çevre mücadelesini sürdürüyor. HES şirketi temsilcilerinin önünü yere yatarak kestiği görüntüleriyle yörede 'Derelerin anası' diye tanınan Melahat nine, çevre nöbeti tutuyor, bir an olsun ayrılmadığı vadiyi gözü gibi koruyor.

Fındıklı İlçesi Arılı Vadisi'nde hazırlanan 24 ayrı HES projesine karşı 11 yıldan bu yana mücadele veren yöre halkının başvurusu üzerine Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 7 yıl önce vadiyi 'Doğal SİT' alanı ilan etti. Geçen sürede hukuksal mücadele veren halk, vadide HES projelerinin yapımını durdurdu. Vadinin 'Doğal sit' alanı özelliğinin kaldırılması için Rize İdare Mahkemesi'ne açılan son davada yöre halkının lehine sonuçlandı. Arılı Vadisi, Karadeniz Bölgesi'nde, vatandaşların tepkileri nedeniyle HES'lerin yapılamadığı tek vadi oldu. 7'den 77'ye çevre mücadelesi veren yöre halkı arasında enerji şirketi temsilcilerinin önünü yere yatarak kestiği görüntüleriyle 'Derelerin anası' diye tanınan Melahat Alişan mücadelede ön saflarda yer aldı. Vadide nöbet tutan ve çevreyi gözü gibi koruyan Melahat nine mücadelesini sürdürüyor. Gününü vadide geçiren, dere kenarlarında nöbet tutan Melahat Alişan, vadiden yaz-kış bir an olsun ayrılmıyor.  

'BEN BU DERELERE SEVDALIYIM'

Annesinin sancılandığı dönemde eve yetişemeyince kendisini dere kenarında doğurduğunu anlatan Melahat Alişan, doğduğu gün kendisini derede yıkadıklarını belirtti. Derelere sevdalı olduğunu ifade eden Alişan, "Bu derelere aşırı bir sevdam var. 18 yaşında evlendim. Yukarıdaki mahalleye gelin gittim. Evlendiğimde bu dere ile yattım bu dere ile kalktım. Gençliğim bu derelerde geçti. Evlendiğimin ertesi günü kocamın yanından kalkarak yine bu dereye geldim. Ben deremizi bu kadar çok seviyorum. Bu dereleri korumak için mücadele edeceğim. Bu derelere Almanya'dan, İstanbul'dan, Ankara'dan yazın insanlar gelerek doluşuyorlar, parasız yüzüyorlar. Bu derelere iyi bakalım yazıktır. Ben bugün varım yarın beklide toprak olacağım. Bana kar olmaz" dedi. 

'BİZ BU DERELERİ VERMİYORUZ'

Annesi ile anılarını anlatan Melahat Alişan, "Annem çamaşırları bezleri bu dere kenarında yıkardı ve kayaların üzerine asardı, bizde orada yatardık. Bezler kuruyunca onları biz toplardık. Dereye giderdik, yıkanırdık, yatardık, yüzerdik, biz dere çocuklarıyız. Dere gelirdi odun ihtiyaçlarımızı oradan giderirdik. Bütün canlılar gider dere kenarından susuzluğunu giderirdi. Yaşlılar abdestini oradan alır dere kenarında namaz kılardı. Biz bu dereleri kimseye vermiyoruz. Canımızı buraya koyacağız. Nerden güç gelirse gelsin. İsterse Amerika'dan güç gelsin. Biz bu dereleri vermiyoruz, vermiyoruz" diye konuştu.

'SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİM'

Derelerden herkesin faydalanmasını istediğini ifade eden Melahat Alişan, "Bu su ilerde zemzem suyu olacak. Bizi susuz bırakmasınlar. Geçen mühendisler geldi. Köprülerinizi yapacağız ama derelerin kenarına da beton duvar öreceğiz dediler. Yani asansörle inemezsin dere kenarına. Bu olacak iş midir? Biz bunu kabul etmiyoruz. Fındıklı ayağa kalkmıştır. Biz derelerimize sahip çıkıyoruz. Ben derenin kızıyım. Derede dünyaya geldim. Son nefesimi de burada vereceğim. Bunu herkes bilsin" diyerek sonuna kadar dereleri korumak için mücadele edeceğini belirtti.  

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Melahat Alian detayları

Dere kenarında gezmesi

Melahat Nine ile röp.

HES şirketi temsilcilerinin önünü yere yatarak kesmesi

Haber: Aytekin KALENDER Kamera: Selçuk BAŞAR RİZE-

============================================