Dha Yurt Bülteni-6

Dha Yurt Bülteni-6

(YENİDEN)1)HORTUM, ANTALYA'NIN BATISINI YIKTI GEÇTİ ANTALYA'nın Finike, Kumluca ve Demre ilçelerinde dün saat 21.30 sıralarında oluşan hortum, bölgede büyük çaplı hasara yol açarken, toplam 38 kişi yaralandı.

Dha Yurt Bülteni-6

(YENİDEN)

1)HORTUM, ANTALYA'NIN BATISINI YIKTI GEÇTİ 

ANTALYA'nın Finike, Kumluca ve Demre ilçelerinde dün saat 21.30 sıralarında oluşan hortum, bölgede büyük çaplı hasara yol açarken, toplam 38 kişi yaralandı. Bölgede çok sayıda tarım alanı, sera ve yerleşim yeri zarar görürken, ağaçlar devrildi, elektrik hatlarının kopması sonucu enerji kesintisi meydana geldi. Güneşin doğması ile birlikte hortum ve fırtınanın verdiği zarar günyüzüne çıktı. Meteoroloji yetkilileri, böylesi bir hortuma saatteki hızı 70-80 kilometre civarındaki fırtınanın neden olabileceğini vurguladı.Antalya'nın Finike, Kumluca, Demre Kaş ile Kemer İlçesi'nde dün akşam şiddetli yağış etkili oldu. Finike, Kumluca ve Demre bölgesinde ise, yağışla birlikte saat 21.30 sıralarında hortum oluştu. Denizde başlayan hortum karaya doğru ilerleyip başta sera ve tarım alanları olmak üzere yerleşim yerlerini vurdu. Finike'de 300 metre genişliğinde, 10 kilometre ilerleyen hortum nedeniyle seralar yıkıldı, 3'ü ağır olmak üzere çok sayıda ev ve işyeri zarar gördü, çok sayıda araç yan yattı. Sahilkent Mahallesi'nde yapımı süren kaymakamlık binası inşaatında işçilerin kaldığı konteyner hortum nedeniyle uçtu. Aralarında işçilerin de bulunduğu çok sayıda kişi yaralanarak hastanelere başvurdu. Hortumun hatlara zarar vermesi nedeniyle bölgede elektrikler kesildi. Finike'de 28, Kumluca ve Demre'de 5'er kişi olmak üzere toplam 38 kişi yaralandı.

KAYMAKAM, YARALILARI ZİYARET ETTİ

Finike Kaymakamı Bahattin Alp Arslanköylü ve İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Yakup Alagözoğlu hastaneye gelerek yaralıları ziyaret etti ve sağlık durumlarıyla ilgili bilgi aldı. Kaymakam Arslanköylü ve beraberindekiler daha sonra inceleme yapmak üzere hortumdan zarar gören bölgeye gitti. Elektrik hatlarındaki zarar nedeniyle bölgede elektrik kesintisi de görüldü.

400 METRE GENİŞLİĞE ULAŞTI

Türkiye'nin örtü altı sebze üretim merkezi olan Kumluca İlçes'inde özellikle Mavikent Mahallesi'nde denizde çıkıp 400 metre genişliğinde, 4 kilometre ilerleyen hortum önüne çıkan seralar, gecekondular, enerji nakil hatlarına zarar verdi. Hortum evlerdeki eşyaları sokağa savurdu, bazı evlerin çatıları uçtu, istinat duvarları yıkıldı. Hortum çok sayıda portakal, nar ve zeytin ağacını da kökünden söktü. Hortum nedeniyle 5 kişi çeşitli yerlerinden hafif yaralandı. Kumluca Devlet Hastanesi'nde ayakta tedavileri yapılan yaralılar taburcu edildi. 

CUMHURBAŞKANI TELEFONLA ARADI

Hortumun yol açtığı felaket ardından Kumluca Belediye Başkanı Ak Partili Hüsamettin Çetinkaya hortum ve yağıştan etkilenen bölgeleri ziyaret ederek zarar hakkında bilgi aldı. Başkan Çetinkaya, şöyle dedi:

"Saat 21.30- 22.00 sıralarında Mavikent bölgemizde yoğunlaştı, büyük bir hortum felaketi oldu. 'Mavikent mahvoldu' dediler, buraya intikal ettik. Manzara burada çok kötü. Hayatımda böyle bir şöy görmedim. Çok geniş bir alanda etkili oldu. Seraları yatırmış, çatıları uçurmuş, elektrik direklerini yıkmış. Ama en büyük tesellimiz; can kaybı olmaması. Yüce mevlam korumuş. Dışişleri Bakanımız, Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte uçaktan telefonla aradılar. Tahminen 2 bin dönüm sera yıkılmış. Sonuçta can kaybı olmaması, insanlarının zarar görmemesi en büyük tesellimiz. Devletimizin yaraları en kısa sürede saracağını Sayın Cumhurbaşkanımız söyledi. Herhangi önemli yaralımız yok. Ufak tefek yaralanmalar var. Bölgede şu an elektrik yok, Kumluca'nın tamamında yok. Finike'de de yok. Mavikent bölgesine elektrik verilmesi mümkün değil. Tahmini birkaç gün içerisinde ancak elektrik verilebilir."

DEMRE'DE HORTUM ÇIKTI

Demre İlçesi'nde yine akşam saatlerinde çıkan hortum özellikle Beymelek Mahallesi'nde etkili oldu. Bölgedeki çok sayıda ev ve seraya zarar veren hortum nedeniyle 5 kişi yaralandı. Hortumla birlikte bölgede dolu yağışının da etkili olduğu belirtildi.

KAŞ'TA DOLU YAĞIŞI

Kaş ilçesinde ceviz büyüklüğünde dolu yağışı meydana geldi. Bölgede birçok tarım alanı, sera ve yerleşim yerlerinde zarar meydana geldi.

KEMER'DE ŞİDDETLİ YAĞIŞ

Kemer ilçesinde ise yağmur ve fırtına nedeniyle Atatürk Caddesi'ndeki ağaçlar devrildi. Bazı ev ve işyerlerindeki elektronik eşyalar yıldırım nedeniyle zarar gördü. Bölgede elektrik kesildi.

FİNİKE FELAKETİ YAŞADI

Antalya'nın batı ilçelerini vuran hortumun zararı gün ışıyınca ortaya çıktı. Sabah saatlerinde bahçelerini, seralarını ve evlerinin çevresinde gördükleri manzara karşısında vatandaşlardan bazıları gözyaşlarına hakim olamadı. Hasat dönemine gelmiş narenciye bahçelerinde fırtına nedeniyle ağaçlardan bazılarının köklerinden söküldüğü, bazılarının kırıldığı görüldü. Hortum, seralara da büyük zarar verdi. Camların kırıldığı seralarda ürünlerin büyük kısmı zarar gördü. Şiddetli hortum tonlarca ağırlığındaki bir kamyonu da devirdi. Hafif ticari araç ve otomobillere taklalar attıran hortum, bir aracı da dereye uçurdu. Kamyonu devrilen, hafif ticari aracı savrulan ve serası yıkılan Asiye Yılmaz, birkaç saniye içinde her şeyin olduğunu söyledi. Ekmek teknelerinin tarlalara uçtuğunu kaydeden Yılmaz, yardım geleceğini düşünmediğini, her şeyi kendi çabalarıyla yapabileceklerini söyledi.

Finike'de 10 kilometrelik alanda etkili olan hortum evlere de zarar verdi. Birçok evin çatısını uçuran hortum, kiremitleri uçurdu, duvarları yıktı. Hortum esnasında eşi Şükri Özer ile yatak odasında bulunan Sevilay Özer, eşinin boynundan yaralandığını söyledi. Eşiyle güçlükle evden çıktıklarını belirten Özer, "Yine de Allah korudu. Eşim maça bakıyordu. Ben kiremitler uçtu zannettim. Baktım pencerenin camları önüme yığıldı, televizyon kucağıma düştü. Hortum olduğunu anlamadık, eşime bir şey olmasın başka bir şey istemem" dedi.

Hortum, Finike'de bir akaryakıt istasyonuna da zarar verdi. İstasyonun çatısı uçtu, pompalar zarar gördü. Belediye işçileri cadde ve sokaklarda temizleme çalışması başlatırken, buralarda oturanlar yıkıntıların arasında sağlam kalan eşyalarını çıkarmaya çalıştı. Finike Belediyesi de merkez hoparlörden duyuru yaparak halktan hasarlarını fotoğraflayıp belediyeye ulaştırmalarını istedi. 

YARALI İŞÇİLER DEHŞETİ ANLATTI

Finike Kaymakamlık binası inşaatında çalışan işçilerden 50 yaşındaki Ramazan Kılıçer, hortum nedeniyle kendisiyle beraber 7 işçinin yaralandığını söyledi. Yüz ve vücudunun çeşitli yerlerinden hafif yaralanan Kılıçer, şöyle dedi:

"Saat 21.00 sıralarında televizyon izliyorduk. Yağmur başladı. Ardından yayınımız kesildi. Bunun üzerine yatmaya karar verdik. Bir anda uğultu duyduk. Kaldığımız konteyner, deprem oluyormuşcasına ileri geri gitmeye başladı. Kapı açıldı. Arkadaşıma 'Hortum geldi' dedim. O ana dair başka bir şey hatırlamıyorum. Konteyner takla atmış ve bulunduğu yerden 10- 15 metre ileri savrulmuş."

13 İŞÇİDEN 7'Sİ YARALANDI

İşçilerden 39 yaşındaki Mehmet Güzel ise "Ben ve diğer arkadaşlarım birlikteydik. Ne olduğunu hiç hatırlamıyorum. Gözümü hastanede açtım" diye konuştu. Kaymakamlık inşaatında 13 işçinin çalıştığını anlatan Güzel, "7 işçi yaralandı. 6'sı hastanedeki müdahaleden sonra taburcu edildi. Bir arkadaşımızın da omzundaki kırık nedeniyle Kumluca Devlet Hastanesi'nde tedavisi sürüyor" dedi.

ADLİYE BİNASI BÜYÜK ZARAR GÖRDÜ

Finike'de denizde başlayarak karada ilerleyen hortum, 10 gün sonra açılışı yapılması planlanan Finike Adliyesi'ne de büyük zarar verdi. Binanın camları kırıldı, Atatürk büstü devrilerek zarar gördü. Büst sabah gelen çalışanlar tarafından bulunduğu yerden kaldırılarak muhafaza altına alındı. 

TARIM ALANLARININ YÜZDE 25'İ ZARAR GÖRDÜ

Finike Ziraat Odası Başkanı Halil Sarıçobanoğlu, Finike'de büyük zarara yol açan hortumun yaklaşık 15 dakika sürdüğünü söyledi. Yağışın saat 21.00 sıralarında başladığını belirten Sarıçobanoğlu, şöyle konuştu:

"Ardından dolu ve hortum geldi. İlçeye bağlı Turunçova Mahallesi'nde sera ve meyve bahçelerinin yüzde 25'i zarar gördü. Çok büyük zararımız var. Tahminen 300 dönüm alan zarar gördü. Hasar tespit çalışmalarından sonra bu oranın daha da yüksek çıkacağını düşünüyoruz. Hortum yaklaşık 15 dakika etkili oldu. Devletimizin desteklerini bekliyoruz. Hasardan daha kötü olan ağaçlarımızın sökülmesi, kırılması. Bir meyve ağacının yetişmesi yaklaşık 20 yılı buluyor. Hasadımızın başladığı dönemde fiyatlar da iyi gidiyordu çiftçi açısından. Acil yardım bekliyoruz."

"TSUNAMİ OLDUĞUNU SANDIK"

Yağış ve hortumdan zarar gören çiftçilerden 52 yaşındaki Süleyman Koç ise şunları söyledi:

"Hortum geldiğinde çok korktuk. Tsunami olduğunu düşündüm ve çocuklarımla 15- 20 dakika bekledik. Uğultular vardı. Uğultular kesildikten sonra dışarı çıktık. Kötü manzarayı gördük. Tam hasat zamanımızdı. Hiç ürün satmamıştık. Destek bekliyoruz." 

BACAĞI KIRILDI

Hortum dehşetine evin içinde yakalanan 14 yaşındaki Necdet Tunç, hortumun evin çatısını uçurduğunu söyledi. Çatıdaki tuğlaların evin içine düştüğünü anlatan Necdet Tunç, "Sol bacağımın üzerine tuğla düştü ve kırıldı. Elektrik kesildi. Evin çatısı uçtu. Çok korktuk ve hepimiz yere yatıp bir yerlere saklanmaya çalıştık" dedi.

VALİ BÖLGEYE GİTTİ

Antalya Valisi Münir Karaloğlu ile Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Ak Parti İl Başkanı Rıza Sümer sabah erken saatlerde hortumun etkilediği Kumluca, Finike ve Demre'de incelemelerde bulundu.

METEOROLOJİDEN AÇIKLAMA

Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü yetkilileri, hortumun oluştuğu bölgenin yakınlarında istasyonları olmadığı için hızı ve gücü hakkında tam bilgiye sahip olmadıklarını belirtti. Meteoroloji yetkilileri, hortumları öncesinde tahmin edecek teknoloji olmadığını, ani gelişen bir doğa olayı olduğunu kaydetti. Yetkililer, böylesi bir hortuma saatteki hızı 70-80 kilometreye yakın fırtınanın neden olabileceğini vurguladı. Meteoroloji yetkilileri, son 24 saatte metrekareyle Finike'de 123, Elmalı'da 90, Gündoğmuş'ta 47, Finike'de 5.7 kilo yağış düştüğünü aktardı. 

Hasan DEMİRBAŞ-Tolga YILDIRIM-İbrahim LALELİ-Suat SÖĞÜT-Ramazan SARIKAYALI/ KUMLUCA-FİNİKE-DEMRE(Antalya), -

===========================================================

(ÖZEL)

2)UZUNGÖL'DE YIKIMLAR BEKLENİYOR

TRABZON'un Çaykara ilçesinde imar kirliliği ile gündeme gelen dünyaca ünlü turizm merkezi Uzungöl kıyısında, ilk etapta yaklaşık 20 kaçak yapı için yıkım kararı alındı. Gelecek günlerde yıkılması beklenen yapıların boşaltılması için tebligatların adreslere ulaşmaya başladığı Uzungöl'de sessiz bekleyiş hakim.

Bölge turizminin göz bebeği konumunda olan ve her yıl binlerce turist tarafından ziyaretçi akınına uğrayan Uzungöl'de otel, pansiyon ve iş yeri sayısının her geçen gün artış göstermesi, bölgede uzun süredir devam eden imar kirliği sorununu da artırdı. Bunun üzerine bölgede başlatılan dönüşüm çalışmaları kapsamında Uzungöl'de, özellikle göl çevresindeki kamu arazisinde bulunan bazı yapı ve tesisler için yıkım kararı alındı. Önümüzdeki günlerde yıkılması beklenen yapıların boşaltılması için tebligatlar bazı işyeri sahiplerine ulaştı. Uzungöl'de başlatılan çalışmaların 1'inci etabı kapsamında göl kenarındaki 20 kaçak günübirlik tesis ve yapı için alınan yıkım kararı yılbaşına kadar uygulanacak. Yıkılması ön görülen işletmelerin sahiplerinin bir çoğu konu hakkında sesliğini korurken, sadece kendilerinin mağdur edilmemesini ve yıkımların adil yapılmasını istedi. 

"UZUNGÖL PANAYIR HALİNDEN KURTARILMALI"

Konuyla ilgili konuşan Uzungöl Turizmciler Derneği Başkan Yardımcısı Murat Akyüz yıkımlara karşı olmadıklarını belirterek "Uzungöl'deki imar sorunu için Sayın Cumhurbaşkanı'nın çok ciddi ve pozitif düşünceleri olduğunu biliyoruz. Uzungöl'de gelişi güzel yapılan yapılaşmaların bu panayır hali durumunun ortadan kalkması ve bunların yıkılıp buranın eski haline bürünmesi için ciddi manada atılan adımlar ve çalışmalara başlandı. Bizler Uzungöllüler olarak bu çalışmalara karşı değiliz. Biz Uzungöl'ün panayır halinden kurtarılmasını istiyoruz. Biz nereye gitsek burayla ilgili ciddi manda tepkiler alıyoruz. Biz bu tepkilerden artık bıktık. Biz bunu hak etmiyoruz. Kesinlikle bu gelişi güzel yapılaşmaların ve bu dengesiz fiyat politikalarının önüne geçilmesi istiyoruz" dedi. 

"KENTSEL DÖNÜŞÜM CİNAYETTİR"

Uzungöl'ün için yürütülen çalışmaları olumlu bulan yalnız bölgede 'Kentsel dönüşüm' lafının telaffuz edilmesinin yanlış olduğunu savunan Akyüz şöyle konuştu:

"Yapılan bu çalışmalara desteğiz. Artık Uzungöl'ün bu kötü yapılaşmanın ve şu beton yığınlarından kurtarılması gerektiğini düşünüyorum. Uzungöl'de 'kentsel dönüşüm' lafının telaffuz edilmemesi gerekir. 'Uzungöl'e kentsel dönüşüm getirmek' demek cinayettir. Bunu Cumhurbaşkanımız dahi söylememiştir. Ama birileri bunu gündeme getirmeye çalışıyor. Buradaki imar planı koruma amaçlı plandır. Bu plan uygulansın Uzungöl dünyanın en güzel yeri olur. Bilinçli kamuoyu yaratmak lazım. Ortaya laf atıyorsun: kentsel dönüşüm. Yahu burası şehir merkezi değil ki, burası turizm alanı. Dünyanın hangi yerinde turizm alanında kentsel dönüşüm uygulanmış. Bura özel bir statüsü olan bir yerdir. Biz Uzungöl'ün yıkılmasını, ortadan kalkmasını her halde istemeyiz. Biz buranın sürekli yeşil kalmasını, nezih ve huzurlu alanlar olmasını istiyoruz"

"UZUNGÖL'ÜN ADINI LEKELEDİLER"

Uzungöl'ü dışarıdan gelenlerin bu hale getirdiğine işaret eden ve koruma amaçlı imar planının geç devreye girdiğini ifade eden Akyüz şunları kaydetti:

"Buraya dışarıdan gelenler mağduriyet yaşayacak. Zaten buraya gelip Uzungöl'ün adını lekelediler. Gelip burada sağlıklı bir hizmet vermiyorlar ki. Sağlıklı hizmet verseler yanlarında olacağım ve alkış tutacağım onlara. Çünkü Uzungöl'e artı katma değer getirmiyorlar. Her gittiğim yerde 'Uzungöl mahvoldu' gibi söylemler duyuyorum. Artık 'Uzungöllüyüm' demeye utanır hale geldik. Böyle bir şey olamaz. Uzungöl'ü ben lekelemedim. Ben yanlış yapmıyorum. Dışarıdan gelen insanların da Uzungöl'ün adını lekelemeye hakkı yoktur. Biz buna karşı dim dik duracağız. ve yapılan bu çalışmanın yanında olacağız. Kesinlikle buna geç kalındı. Koruma amaçlı imar planı gelseydi, şuanda Uzungöl'de hiçbir sorun olmazdı. Öyle bir şey oldu ki hiçbir şeyin önüne geçilmez oldu. Her taraf işportacı, her taraf panayır gibi. Böyle bir şey olamaz. Bu olayın ortadan kalkması için ilk önce şu kanunsuz, kıyı alanları içerisinde, milli emlak arazisi üzerindeki yapıların yıkılması lazım. Buranın artık nefes alması lazım"

BİR TAKIM ENDİŞELER VAR

Uzungöl'de uzun yıllardır işletmecilik yapan Mehmet İnan da atılacak olan adımlarda adil olunması gerektiğini dile getirerek şunları söyledi:

"Uzungöl'ün geleceğine katkı sağlayacak alınan bütün kararlara Uzungöl halkı eskiden olduğu gibi bugün de saygılıdır. Bu konuda halkımızın endişesi yapılacak olan yıkımlar noktasındadır.  Bu durumda bir duyumdan öteye geçmedi. Çünkü esnaf arkadaşlara en azından birçoğuna tebligat gelmedi henüz. Bu yıkımlarda herkese gerçekten adaletli davranılacaksa, kontrollü ve programlı bir şekilde yapılacaksa ve gerçekten Uzungöl'ün geleceğine katkıda bulacaksa burada esnaf arkadaşların çoğunun bu konuda bir itirazının olacağını düşünmüyorum. Adaletli yapılacak her işe insanlar bir katkı verir. Fakat şöyle bir tedbir alınabilir; İnsanlara bunla alakalı bir zaman verilebilir, konuşulabilir. Ne yapılacakla ortak plan çerçevesinde ne yapılacaksa bunun yapılması durumunda halk tarafından oluşabilecek olan tepkiler azaltılabilir"

YIKIMLARA BAŞLANACAK

Çaykara Belediye Başkanı Hanefi Tok ise İmar Kanunu'nun 18'inci maddesi gereğince yapılan çalışmaların tamamlandığını Uzungöl çevresinde belirlenen 20 işletmenin yıkılacağını söyledi. Amaçlarının doğa harikası Uzungöl'ü eski ihtişamına kavuşturmak olduğunu belirten Tok "Burada her şey düşünüldü, planlandı. 18 uygulaması kapmasında ilk etapta göl çevresinde yer alan yaklaşık 20 işletme için tebliğlere başlandı. Yılbaşına kadar milli emlak arazisi üzerinde yer alan bu yapıların yıkımlarını gerçekleştireceğiz. Artık Uzungöl'de kötü yapılaşma olmayacak. Yapılan bu çalışmalar tabii ki 1'inci etap. Yıkımlar yapılan çalışmalar sonrası 2'inci etapla da sürecek. Uzungöl'ü eski ihtişamına kavuşturmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

ERDOĞAN KONUŞMUŞTU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir süre önce Karadeniz Bölgesi'ndeki yaptığı gezide özellikle Ayder ve Uzungöl'deki imar kirliğine ilişkin sesliğini bozarak "Şu anki Ayder Yaylası bizim temsilimiz olamaz. Allah'ın bize verdiği Ayder bambaşka ama biz Ayder'i kirlettik, rezil ettik. Ayder'i kentsel dönüşüm değişimle şanına yakışır bir hale getireceğiz. Aynı değişim dönüşümü de Uzungöl'de yapmamız lazım" ifadelerini kullanmıştı.

UZUNGÖL

Çaykara İlçesi'ne 20 kilometre mesafedeki bin 250 metre yükseklikte yer alan doğal güzellikleriyle Doğu Karadeniz'in gözde turizm merkezi olan Uzungöl, yüksek dağ peyzajı ve yayla ekosistemiyle orman ekosisteminin birlikte yer aldığı 'tabiat harikası' bir yer olması özelliğiyle öne çıkıyor. Tabii ve kültürel değerlerin var olması nedeniyle 1989 yılında Tabiat Parkı ilan edilen Uzungöl, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. 500 bin metre kare alana sahip olan göl, alabalık ve sazan balığına da ev sahipliği yapıyor.

Görüntü Dökümü

------------------------

Uzungöl'de yıkılması beklenen yapılardan görüntüler

Murat Akyüz konuşma

Mehmet İnan konuşma

Uzungöl görüntüleri

Muhabir anonsları

Detaylar

Haber- Kamera: FATİH TURAN-TRABZON/DHA

======================================================

3)KARAMAN'DA KIZ YURDUNDAKİ 'SAMARA' KORKUSUNUN ARDINDAN KYK İL MÜDÜRÜ VE YURT MÜDÜRÜ GÖREVDEN ALINDI

KARAMAN'da Nefise Sultan Kız Yurdu'nda öğrencilerin korku yaşamasına neden olan olayın, ardından yurt müdürü Hüseyin Paylan ile Kredi Yurtlar Kurumu İl Müdürü Enver Yazıbaşı görevden alındı. 

Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu'na bağlı 10 katlı 1400 öğrenci kapasiteli Nefise Sultan Kız Öğrenci Yurdu'nda kalan öğrencilerden bazıları, geçen 5 Kasım günü gece odalarına giren siyah giyimli ve yüzü saçlarıyla örtülü bir kişinin kendilerini uyandırıp, Arapça bir şeyler söylediğini, 'Sıra sizde', 'Öleceksiniz' yazılı notlar bıraktığını öne sürerek, fenalaşmıştı. Bunu duyan diğer öğrencilerden de korkup sinir krizi geçirenler oldu. 8 öğrenci hastaneye kaldırılırken, çok sayıda öğrenciye de ambulansta müdahale edildi. Öğrenciler yurtta  kendilerinin korkmasına neden siyah giyimli kişiyi 'Halka' adlı korku ve gerilim filmindeki 'Samara' karakterine benzetti.

Olayın ardından çoğu öğrenci yurdu terk etti, bazı öğrencilerinde yurttan kayıtlarını sildirdi. 

Cumhuriyet Savcılığı tarafından açılan soruşturma kapsamında olayı 3 öğrencinin 'şaka' yapmak için gerçekleştirdiği ortaya çıktı. 3 öğrenciye daha sonra başka öğrencilerin de eşlik ettiği ileri sürüldü. Polis, diğer öğrencilerin kimliğini belirlemek için çalışmasını sürdürüyor. 3 öğrenci ifadelerinin ardından serbest bırakılırken Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü 3 öğrenci hakkında disiplin soruşturması başlattı.  Öğrencilerin hala tedirginliği sürerken, yurtta ise polisin bina içi ve bina dışında 24 saat boyunca nöbeti sürüyor.

KYK  ve YURT MÜDÜRÜ GÖREVDEN ALINDI 

Olay günü basın mensuplarına tepki gösteren Kredi Yurtlar Kurumu İl Müdürü Enver Yazıbaşı ile Nefise Sultan Kız Yurdu Müdürü Hüseyin Paylan görevden alındı. Yazıbaşı'nın yerine Yakup Koçak, Paylan'ın yerine de Fatma Albayrak'ın vekalet ettiği öğrenildi.  

Görüntü Dökümü 

----------------------

KYK Müdürünün olay günü basın mensubuna ve polise tepkisi 

Yurt binası önünde bekleyen öğrenciler 

Fenalaşan öğrencilerin ambulansa alınması 

Haber- Kamera: Muammer ŞEN KARAMAN DHA)

==================================================

4)SİİRT'TE, 2 BİN 400 METRE YERİN ALTINDAN GÜNDE BİN VARİL PETROL ÇIKARILIYOR

SİİRT'in Eruh İlçesi'nde petrol arama sahasında yapılan çalışma ile 2 bin 400 metre derinlikte günde bin varil ham petrol çıkarıldığı belirtildi. Siirt valisi Ali Fuat Atik, Türkiye'nin en kaliteli petrolünün Eruh ilçesinde üretilmesinin, bölgenin sosyo-ekonomik yapısını ve kaderini değiştirerek, büyük bir ekonomik getiri sağlayacağını söyledi.  

Vali Ali Fuat Atik,  İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Kemal Benek ve Eruh Kaymakamı Murtaza Dayanç ile birlikte Eruh İlçesi'ne bağlı Bayıryüzü Köyü'nde Doğu Sadak-1 Petrol arama kuyularında incemelerde bulundu. Aladdin Middle East Petrol Arama Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Cem Sayer ve diğer yetkililerden petrol sahasında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Vali Atik, Eruh'un terörle değil, güzel hizmetlerle, yatırımlarla anılmasını istediklerini söyledi. Türkiye'nin en kaliteli petrolünün Eruh ilçesinde üretilmesinin, bölgenin sosyo-ekonomik yapısını ve kaderini değiştirerek, büyük bir ekonomik getiri sağlayacağını ifade eden Vali Atik, Doğu Sadak-1 Petrol arama sahasında petrol kuyularının sayısının 6'ya çıktığını söyledi. Vali Atik, 2 bin 400 metre derinlikten günde yaklaşık bin varil ham petrolün çıkarıldığını, çıkarılan ham petrolün, tankerlerle Batman TPAO taşındığını ve burada işlendiğini de söyledi.

"TÜRKİYE'NİN EN KALİTELİ PETROLÜNÜ ÜRETİYORUZ"

Aladdin Middle East Petrol Arama Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Cem Sayer ise, Türkiye'nin en kaliteli petrolünü üretiklerini belirterek, "İlk kuyumuzu 2014 yılı başında keşfetmiştik, şu anda 6'cı kuyunun sondajına başlayacağız. 15 güne kadar günlük üretimimiz 4 üretim kuyusundan ortalama bin varil civarındadır. Net petrol olarak, 43,5 gravite Türkiye'nin en kaliteli petrolü burada çıkıyor. Çok daha fazla keşifler yapmayı planlıyoruz, daha fazla kuyular açmayı planlıyoruz bu bölgede sayın Valimizin, bölge halkının, Ankara'da Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün himayelerinde gerçekleştirdiğimiz bir projedir. Bizleri teşvik edip böyle bir projeyi gerçekleştirmek için cesaretlendirdiğinden dolayı, Bakanlığımıza ilgili tüm kişi ve kuruluşlara şükranlarımızı sunuyoruz"dedi.

Görüntü Dökümü:

-Vali Atik'in şantiyeye gelişi

-Şantiyede yetkililerin Vali Atik'e bilgi vermesi

-Petrolün çıktığı alanda inceleme yapması

-Genel ve detay görüntü

Haber-Kamara: SİİRT,  

===============================================

5)KADINLAR DOĞA SPORLARINA UZAK

TÜRKİYE Sualtı Sporları Federasyonu Donanımlı Dalış Kurulu üyesi Engin Kondul, ülke genelinde belgeli 200 bine yakın dalıcının sadece yüzde 30'unun kadın olduğunu söyledi. Kadınların diğer doğa sporlarına olduğu gibi dalış sporuna da uzak durduğunu belirten Kondul, bu spora daha çok üniversiteli kızların, 30 yaş üstü çalışan kadınların ve eşinden ayrılmış kadınların ilgi gösterdiğini kaydetti.

Sualtı Sporları Federasyonu Donanımlı Dalış Kurulu Üyesi Engin Kondul, Türkiye'deki 200 bine yakın dalıcının sadece yüzde 30'unun kadın oluşunun nedenini, kadınların doğa sporlarına uzak durması olarak açıkladı. Kondul, "Kadın dalıcı sayısının düşüklüğü, erkeklerin bu konuda daha meraklı oluşu ve kadınların her doğa sporunda olduğu gibi kendilerini daha geride tutmalarından kaynaklanıyor" dedi.

'EŞİ SEVMİYORSA KADIN DA DALIŞ SPORUNDAN UZAKLAŞIYOR'

Kondul, yapılan araştırmalara göre, dalış sporuna daha çok üniversiteli kızların, eşinden ayrılan kadınların ve çalışan kadınların ilgi gösterdiğini kaydederek şunları söyledi:

"Dalış sporuna meraklı kadın eğer eşi bu sporu sevmiyorsa uzak kalıyor. Kadın eşinden dolayı sevse de buna vakit ayıramıyor. Ancak eşinden ayrılan kadınların, sevdikleri bu spora yöneldiğini gösteren araştırmalar var. Eğer erkek dalış sporunu seviyor eşi sevmiyorsa, bu da sorun. Çünkü eşi dalış yaparken kadın bütün gün teknede oturuyor. Her iki taraf bu sporu seviyorsa sorun olmuyor."

'SUALTINDA FİZİKSEL GÜCÜN ÖNEMİ YOK'

Sualtında fiziksel gücün önemi olmadığını, kadın ve erkeğin fiziksel farklılıklarının bu spora engel olmadığını ifade eden 21 yıllık dalıcı Kondul, "Tabii ki kondisyon önemli. Akıntılı sularda yüzülünce kadın erkeğe göre daha çabuk yorulabiliyor, ancak dalış sporuna baktığımızda böyle akıntılı sularla karşılaşmak her zaman başımıza gelen bir şey değil" dedi.

'KRONİK HASTALIĞI OLMAYAN HERKES DALIŞ YAPABİLİR'

Orta kulak iltihabı geçirmiş olanlar ile akciğer, kalp, tansiyon ve şeker hastalığı olanlar dışında herkesin dalış yapabileceğini ifade eden Kondul, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İlk deneme dalışlarında önce 20 dakika brifing verilir. 5 metreye kadar dalış yapılır. Ancak, 'Ben bu işi gerçekten yapacağım' denilirse 12 saatlik teorik eğitim, 5 deniz dalışı yapılır. Ardından 1 yıldız dalıcı brövesi alınır. Daha sonra en az 20 dalışı tamamlayan dalıcılar 2 yıldız dalıcı kursuna katılmaya hak kazanır. 12 saatlik teorik eğitim ve 5 deniz dalışı yaptıktan sonra ise 2 yıldız dalıcı belgesi alınır. Bu üst düzey bir belgedir. 3 yıldız bröve alanlar ise grup liderliği ve eğitmenlere asistanlık yapar."

DALIŞ PAHALI BİR SPOR DEĞİL

Dalış sporunun çok pahalı olmadığını da sözlerine ekleyen Kondul, "Hiçbir malzeme olmasa bile bir dalış merkezine giderek 100-150 TL'ye dalış yapabilir. Önemli olan bu bütçeyi ayırmak" diye konuştu. Dalış sporunun yoğun ve stresli çalışan insanlar için kendilerini dinlendirecekleri bir hobi olduğuna da dikkat çeken Kondul, "Ayrıca sosyal çevre gelişir, sualtında fotoğraf ve videolar çekilebilir. Bu özellikleriyle aslında bu sporu daha geniş kitlelere yaymak mümkün" dedi.

Görüntü Dökümü

------------------------

Dalış eğitiminden görüntü

RÖP: Engin Kondul

270 MB ///--02.25

 Haber: Selma KUNAR-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,

===================================================

6)KENTSEL DÖNÜŞÜM MAĞDURU OLDULAR

ŞANLIURFA'nın simgesi Balıklıgöl'ün yanındaki Yakubiye mahallesi sakinleri, 5 yıl tarihi Urfa Kalesi'nin dokusunun ortayı çıkarılması için başlatılan 'Kale Eteği Kentsel Dönüşüm Projesi'nin tamamlanmamasının kendilerini mağdur ettiğini söyledi. Yıkımı planlanan 353 evden sadece 63'ünün yıkıldığı bölge sakinleri, ödenek yetersizliği nedeniyle geri kalan evlerin yıkımının durmasıyla molozların arasında yaşadıklarını ifade etti.

Şanlıurfa'nın büyükşehir statüsüne kavuşmasından önce hizmet veren İl Özel İdaresi, 5 yıl önce tarihi 'Urfa Kalesi'nin dokusunun turizme kazandırılması için Kentsel Dönüşüm Projesi  kapsamında Yakubiye Mahallesi'nde bulunan 353 evin istimlak edilerek yıkılması kararını verdi. Bu doğrultuda başlatılan çalışmalar kapsamında 63 yapı kamulaştırılarak yıkıldı. Projenin güney kısmında bulunan 290 evin ise ödenek olmadığı gerekçesiyle yıkımı durduruldu. 5 yıldır molozların arasında evlerinin yıkılmasını bekleyen mahalle sakinleri ise duruma tepki gösterdi. Mahalle muhtarı Yakup Akbaş ile birlikte toplanan mahalle sakinleri, her gün yüzlerce yerli ve yabancı turistin de geçiş noktasında olan mahallelerinin molozların arasındaki görünümünün rahatsız edici olduğunu ifade etti.

Özellikle yabancı turistlerin yıkıntıların arasındaki yaşamlarını görünce kendilerini Suriye'de gibi hissettiklerini anlattığını dile getiren Yakubiye Mahalle Muhtarı Yakup Akbaş, "Bütçe olmadığı söylenerek proje durduruldu. Hangi yetkiliye gidersek gidelim bize bütçe olmadığı ifade edilerek geri çevrildik. Burası inanç turizmi açısından Balıklıgöl ve Eyüp Peygamberi birbirine bağlayan yoldur. Buradan geçen vatandaş kendini Suriye'de sanıyor. Burada yaşayan insanların suçu nedir? Buradaki evlerde oluşan çatlaklar hayati tehlikeyi araz ediyor. Bu molozların arasında oynayan bir çocuğumuz başına bir iş gelirse bunun hesabını kim verecek? Burada 63 ev yıkıldı, 290 ev ise yıkılmayı bekliyorö diye konuştu.

Mahalle sakinlerinden Ebubekir Çiftçi, kentin turistik bölgesi olan mahallelerinin kentsel dönüşüm projesi kapsamında kamulaştırılmak istendiğini söyledi. Ödeneksizlikten dolayı şimdilerde projenin askıya alındığını anlatan Çiftçi, molozların arasında kendilerinin ise mağdur bir yaşama mecbur bırakıldıklarını öne sürdü.

Mahalle sakinlerinden Çiğdem Bakırcı ise yıkılan evlerin molozlarının arasından çıkan fare, akrep ve yılanların sık sık kendilerini ve çocuklarını tedirgin ettiğini dile getirerek, sorunlarına çözüm bulunmasını istedi.

Görüntü Dökümü

------------------------

Yıkılan evler moloz yığınları

Molozlar arası arasında oyun oynayan çocuklar  

Evlerinde oluşan hasarı gösteren mahalle sakinleri

Mahalle sakinleri yaşadıklarını anlatması

Genel ve detay görüntüler

(Haber: Kamera: Ali LEYLAK-ŞANLIURFA - DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 559MB

===================================================

7)OTOMOBİLİN ÇARPTIĞI KORUCU ÖLDÜ

ADIYAMAN'da, otomobilin çarptığı güvenlik korucusu 37 yaşındaki Sait Bahçeci, öldü.

Kaza, dün gece Adıyaman- Çelikhan karayolunun 20'nci kilometresinde meydana geldi.

Koçali köyü yakınlarında yolun karşısına geçmek isteyen güvenlik korucusu Sait Bahçeci'ye, sürücüsünü kimliği ve plakası belirlenemeyen otomobil çarptı. Çarpmanın etkisiyle yola savrularak ağır yaralanan Bahçeci, yoldan geçen diğer sürücülerin çağırdığı ambulansla Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü. Acil serviste tedaviye alınan Bahçeci, doktorların müdahalesine karşın kurtarılamadı.

Hayatını kaybeden Bahçeci'nin cenazesi otopsi için morga konulurken, jandarma kaza sonrası kaçan otomobilin sürücüsünün tespit edilerek yakalanması için çalışma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------------------

Hastane morgu

- Toplanan kalabalık- Genel ve detay görüntüler 

( Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU:  40 MB

======================================================

8)TIR'A ÇARPAN KAMYON SÜRÜCÜSÜ ÖLDÜ

GAZİANTEP'in Nurdağı İlçesi'nde, önündeki TIR'a arkadan çarpan kamyonun sürücüsü 40 yaşındaki Bozan Karanfil öldü.

Kaza, dün gece geç saatlerde Nurdağı-Gaziantep otoyolunun 2'nci kilometresinde meydana geldi. Nurdağı yönüne giden Bozan Karanfil yönetimindeki 27 N 8667 plakalı kamyon ile önünde giden Abdullah Şimşek yönetimindeki 01 FBZ 46 plakalı TIR'a arkadan çarptı. Şiddetli çarpışmanın etkisiyle kamyonda sıkışan sürücü Karanfil için sağlık ekiplerinden yardım istendi. Trafik akışının durduğu otoyoldaki kaza ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekiplerin yaklaşık 1 saat süren çalışma ardından sıkıştığı yerden çıkarılan kamyon sürücüsünün yapılan kontrolde öldüğü belirlendi. Karanfil'in cenazesi, yapılan inceleme sonrası otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Otoyolda trafik akışı kaza yapan TIR ile kamyonun çekiciyle kaldırılması ile sağlanabildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

---------------------------------

Olay yeri ve ekipler

Otoyolda oluşan araç konvoyu

Kamyonda sıkışan sürücü

Ekiplerin kurtarma çalışması

Cesedin cenaze aracına taşınması

TIR sürücüsünün konuşması

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ramazan TUNCER-GAZİANTEP-DHA)

GÖRÜNTÜ: 253 MB

===========================================================

9)VALİ GÜZELOĞLU'NDAN MUHTARLARA : FAKİR VE YOKSUL VATANDAŞLARIMIZLA İLGİLİ MESELELERDE DE HEM HUKUKİ HEM DE VİCDANİ VEKİLİMİZSİNİZ

DİYARBAKIR Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, 45 Mahalle muhtarı ile bir araya geldiği toplantıda yaptığı konuşmada, "Muhtar bizim gözümüz, kulağımız, elimiz, ayağımız, bizim temsilcimiz, bizim oradaki en yetkili organımız. Özellikle mahallerinizde ki fakir ve yoksul vatandaşlarımızla ilgili meselelerde de hem hukuki hem de vicdani  vekilimizsiniz"dedi. Vali Hasan Basri Güzeloğlu merkez Yenişehir ilçesindeki Muhtarlarla bir araya geldi. Yenişehir Belediyesinde düzenlenen toplantıya muhtarların yanısıra Yenişehir Belediye Başkan Vekili Serdar Kartal ve kurum müdürleri de katıldı. Toplantının açılışında konuşan Vali Güzeloğlu, bu tür toplantıların temel amacının insana hizmet etmek, beklentileri karşılamak, var olan sıkıntıları gidermek ve hizmet kalitesini en iyi seviyeye çıkarmak olduğunu söyledi. Devletin bütün kurumlarının millet için var olduğunu, eğitim, sağlık, kültür, spor, bilim, sanayi, ticaret, alt yapı ve üst yapı da dahil bütün alanlarda çok önemli hedefleri olduğunu söyleyen Vali Haasan Basri Güzeloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Diyarbakır, gelişen Türkiye'nin bölge merkezliğinden uluslararası ticaret, üretim şüphesiz eğitim kentine taşıma iddiamız var. Bunu el birliğiyle yapacağız. Bugün hem yatırım hem de yapılabilir yenilikler adına çok önemli fırsatlarımız var. Muhtarlarımızdan da şüphesiz çok büyük katkılar bekliyoruz. Özellikle mahallelerinde ve mahalle bazlarında gerçekleştirilen kamu hizmetleri, devam eden yatırımlarda, çalışma ve projelerde her hangi bir eksiklik, eksikliğe bağlı yetersizlik varsa doğrudan ilçe Kaymakamlarımıza, ilgili kurum müdürlerimize bildirmesini istiyoruz. Çünkü, muhtar bizim gözümüz, kulağımız, elimiz, ayağımız, bizim temsilcimiz, bizim oradaki en yetkili organımız. Özellikle mahallerinizde ki fakir ve yoksul vatandaşlarımızla ilgili meselelerde de hem hukuki hem de vicdani  vekilimizsiniz. Bir kişi kimsesiz ve sahipsiz kalmışsa onun kimsesi de, sahibi de devlettir, millettir, siz de onun  temsilcisisiniz. İlçe kaymakamlıklarımıza, ilçe vakıflarımıza ve ilgili kurumlarımıza lütfen en kısa zamanda bildiriniz. Hiç bir mahallesinde, hiç bir köşesinde bu ilin, hiç bir vatandaşımız kendisini kimsesiz hissetmesin, çaresiz görmesin. Devlet bunun için var, kaynaklarımız, kurumlarımız, kadrolarımız bunun için var. Bu bir manevi mesuliyettir, bunu muhtarlarımızdan bekliyor ve istiyorum. Sizler vatandaşlarımızın taleplerini bizlere ileten olacaksınız."

Görüntü Dökümü:

-Toplantıya katılanlar

-Vali Güzeloğlu'nun konuşması

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Canan ALTINTAŞ-Serdar SUNAR/DİYARBAKIR,