DHA YURT BÜLTENİ-5
Haberler » Güncel » DHA YURT BÜLTENİ-5 - Haber

DHA YURT BÜLTENİ-5

Kreşi olmayan firmadan ayrıldı, kıdem tazminatını aldıSakarya'nın Söğütlü ilçesindeki entegre tavuk eti tesisinde kalite teknikeri olarak çalışan Derya Bal, 2015'te doğum yaptıktan sonra yasal iznini kullanarak, işine döndü.

DHA YURT BÜLTENİ-5

Kreşi olmayan firmadan ayrıldı, kıdem tazminatını aldı

Sakarya'nın Söğütlü ilçesindeki entegre tavuk eti tesisinde kalite teknikeri olarak çalışan Derya Bal, 2015'te doğum yaptıktan sonra yasal iznini kullanarak, işine döndü. 150 kadın çalışanı olan firmalarda kreş bulunması gerektiğini bildiren Bal, talebine olumlu yanıt verilmeyince iş yerinden ayrıldı. Bal, açtığı dava sonucu mahkeme kararıyla kıdem tazminatını da aldı. 

Söğütlü'de, 2015 yılında doğum yaptıktan sonra yasal iznini kullanan Derya Bal, entegre tavuk eti tesisinde, kalite teknikeri olarak çalıştığı işine döndü. Bal, 150 kadın çalışanı olan firmalarda kreş bulunması gerektiğini bildirmesine rağmen olumsuz cevap alınca 6 yıldır çalıştığı iş yerinden ayrılarak, dava açtı. Dava sonucu Sakarya 1. İş Mahkemesi'nce iş yerinden Bal'a kıdem tazminatı ödenmesine kararı verildi. Bal, 29 bin TL kıdem tazminatını mahkeme kararıyla aldı.

'HAKLI FESİH SEBEBİ'

Çalışan kadınların haklarını bilmeleri gerektiğini söyleyen Derya Bal, "150'den fazla kadın personelin çalıştığı bir firmada kalite teknikeri olarak çalışıyordum. Çalıştığım sırada 2015 yılında doğum yaptım. Hamileliğim ve doğum sonrasında şifahen dile getirdiğim kreş talebim reddedildi ve kabul edilmedi. 150'den fazla kadın çalıştıran her iş yerinin kadın çalışanları için 0-6 yaşlarındaki çocuklarının bakımı için kreş talebini yerine getirmesi gerekiyor. Bu talebi yerine getirmezse eğer haklı fesih sebebidir. Ben de bunu çalıştığım iş yerine hatırlattım ve cevap alamadım ve hukuki bir süreç başladı" dedi.

'HAKLARINI BİLSİNLER'

Mahkeme sonucu tazminatını almaya hak kazandığını belirten Bal, "Hukuki süreç sonucunda ayrımcılık tazminatını reddetmesine rağmen mahkeme kararı kıdem tazminatına hak kazandım. Bunun haklı fesih olduğunu ve bu yüzden işten ayrıldığımız takdirde tüm haklarımızı alabileceğimizi mahkeme kararı ile bize duyurdu. Biz çok mutlu olduk. Mahkemeden çıkan bu kararı duyurmak istiyorum ki çalışmak isteyip kendi işinden ayrılmak zorunda bırakılan, 'çocuğuma kim bakacak, bakımını kim üstlenecek, ben bunu kime bırakacağım' diye hiç kimse sıkıntı yaşamasın. Haklarını bilsinler" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Derya Bal röportaj

Detay görüntülerHABER-KAMERA: Aziz GÜVENER/SAKARYA, (DHA

=========================

Seradaki yabani otları ürüne zarar vermemek için yürüteçle topluyor Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde Gürdal Eskici (55), serasında yetiştirdiği dereotu ve maydanozlar arasında çıkan yabani otları, ürününe zarar vermemek için yürüteç tahta üzerine yatarak topluyor.

Bayramiç ilçesi Menderes Mahallesi Bahçeler mevkiinde tarımla uğraşan Gürdal Eskici, serasında yetiştirdiği dereotu ve maydanozların arasında çıkan yabani otları toplamak için ilginç bir yöntem geliştirdi. 15 metrekarelik üç serasında ısıtmasız organik dereotu ve maydanoz yetiştiren Gürdal Eskici, ürünlerin arasındaki yabani otları, kendi imkanlarıyla yaptığı tahta yürüteç üzerine yatarak topluyor. Eskici, bu sayede ürünün zarar görmesinin önüne geçiyor. Eskici'yi otları toplarken gören arkadaşları ise şaşkınlıklarını gizleyemiyor.

Bu yöntem ile maydanoz ve dereotlarına zarar vermediğini belirten Gürdal Eskici, "Maydanoz ve dereotlarının arasındaki yabani otları toplarken ürünlere çok zarar verdiğimi gördüm. Daha fazla ürün yetiştirebilmek için seraların tamamına maydanoz ve dereotu ektim. Serada gezinecek yer kalmadı. Bu yürüteçle hem yabani otları topluyorum, hem de yetişen maydanoz ve dereotlarını toplarken kolaylık oluyor" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Maydanoz ve dereotu seralarından genel görüntü-Gürdal Eskici'nin tahta yürüteçle yabani otları temizlerken görüntüsü-Gürdal Eskici ile röportajHaber-Kamera: Fatih DALDAL/BAYRAMİÇ (Çanakkale),

=========================

Uludağ'da sonbaharın son demleri Türkiye'nin en önemli kış turizm merkezlerinden Uludağ'a henüz kar düşmezken, sonbaharın son günlerinde doyumsuz manzaralar ortaya çıkıyor.

Bursa sınırları içerisinde 9 bin 62 hektar ormanlık alana sahip Uludağ, özellikle kış aylarında kayak merkezleri, doğal yapısı, sosyal tesis ve konaklama imkanlarıyla yoğun ilgi görüyor. 1961 yılında Milli Park olarak koruma altına alınan, bünyesinde meşe türleri, çam türleri, kestane, ceviz, kavak, fındık, gürgen, çınar, Uludağ köknarı ve Batı Karadeniz köknarı gibi ağaçları barındıran ve geçtiğimiz sezona göre kar yağışının geciktiği Uludağ'da, sonbaharın son günlerinde ağaçlar güzelliğini gözler önüne serdi. Uludağ, sonbaharın sonlarına gelirken sarı ve yeşilin çeşitli tonlarına büründü. Yerli ve yabancı turistlerin kış aylarında akın ettiği Uludağ, sonbaharda da doğal güzellikleri, doyumsuz manzarasıyla ilgi çekiyor. Sarı, yeşil ve kahverenginin tonlarını barındıran ağaçlar arasında fotoğraf çektirmek isteyenler ise Uludağ'ın yolunu tutuyor.

Görüntü Dökümü---------------------Uludağdan drone görüntüleri-Ağaçlardan detaylar-Ağaç yapraklarından detaylar-Haber: Muammer İRTEM -Kamera: Semih ŞAHİN/BURSA,

=========================

HDP önündeki eylemde 76'ncı gün

'da, terör örgütü tarafından kaçırıldığını belirttikleri çocuklarının bulunmasını isteyen 56 aile, HDP binası önündeki oturma eylemini 76'ncı günde de sürdürdü. 5 Mayıs'ta kaybolan oğlu Yusuf (16) için oturma eylemini sürdüren Celil Begdaş, "Ciğerimiz yanıyor. Hepimiz burada perişan haldeyiz" dedi. 

Hacire Akar, 21 Ağustos'ta kaybolan oğlu Mehmet'in (21) HDP'liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyip, 1 gün sonra, partinin Diyarbakır binası önünde oturma eylemi başlattı. Eylemin 3'üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Akar'ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler, 3 'den itibaren HDP önünde oturma eylemine başladı. Eylem, 76'ncı günde de 56 aile tarafından sürdürüldü. 

5 Mayıs'ta ortadan kaybolan oğulları Yusuf'un (16) HDP'liler tarafından düğün aracı olarak süslenen minibüsle dağa kaçırıldığı iddiasıyla eşiyle birlikte 4 Eylül'de oturma eylemine katılan inşaat işçisi Celil Begdaş, "Ciğerimiz yanıyor, kimsede ses yok, bir gelişme yok. Hepimiz burada perişan haldeyiz. Kimselere derdimizi anlatamadık şimdiye kadar. Bekliyor bu insanlar. Kimi kızını kaybetmiş kimi oğlunu" diye konuştu.

EYLEME KATILAN AİLELER

1- Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde oturan Fevziye- Şahap Çetinkaya çifti, 30 Ağustos'tan beri alamadıkları, PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını iddia ettikleri oğulları Süleyman (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemine başladı.

2- Diyarbakırlı Remziye Akkoyun, 4 yıldır kayıp olan oğlu Azad'ın (14) PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını söyleyerek, 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı.

3- Diyarbakır'da oturan Rauf- Ayşegül Biçer çifti, 10 aydır kayıp olan tek oğulları Mustafa (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı. Kanser hastası Ayşegül Biçer, oğlunun HDP aracılığıyla PKK'lı teröristlere götürüldüğünü iddia ediyor.

4- Mardinli olan ve Diyarbakır'da oturan inşaat işçisi Celil Begdaş ile eşi Hediye Begdaş, ramazan ayının ilk günü olan 5 Mayıs'ta ortadan kaybolan oğulları Yusuf'un (16) HDP'liler aracılığıyla düğün aracı olarak süslenen minibüsle dağa kaçırıldığını iddia ederek, 4 Eylül akşamı oturma eylemine katıldı.

5- Gaziantep'te oturan Şevket- Songül Altındaş çifti, vatani görevi için usta birliğine giderken 2 Ekim 2015'te Tunceli'nin Pülümür ilçesinde teröristlerce kaçırılan oğulları Müslüm (24) için 5 Eylül günü oturma eylemi başlattı.

6- Mersin'in Anamur ilçesinde yaşayan Rahime Uymaz, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 28 Temmuz 2015'te eşi ve kızının yanında PKK'lı teröristler tarafından aracından indirilerek, kaçırılan yeğeni polis memuru Sedat Yabalak (34) için oturma eylemine katıldı. Polis Sedat Yabalak'ın hasta annesi Ünzile Yabalak ise 8 Eylül akşamı Diyarbakır'a gelip nöbete başladı. Solunum hastası Ünzile Yabalak'a, PKK'lı teröristler tarafından 23 Eylül 1995'te şehit edilen Astsubay Murat Namdar'ın eşi Yıldız Namdar refakat ediyor.

7- Mardin'in Derik ilçesinden gelen Emine-Şeyhmus Kaya çifti, İstanbul'da polis memuruyken, Muş'ta kardeşinin düğün konvoyuyla memleketine dönerken, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristler tarafından kaçırılan oğulları Vedat Kaya (28) için 5 Eylül'de oturma eylemine başladı.

8- Malatyalı Sadiye Özbey, 17 Eylül 2015'te Rize'den kendisini ziyarete gelirken Tunceli'nin Pülümür ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristler tarafından aracı yakılıp kaçırılan oğlu Astsubay Semih Özbey için 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

9- Bursa'da yaşarken eşini 17 Ağustos depreminde kaybedince Diyarbakır'a taşınan Meryem Savur, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Fırat (22) için 5 Eylül günü oturma eylemine başladı.

10- Diyarbakırlı Sabiha Balta, 5 yıl önce kaybolan oğlu Arafat'ın (25) PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını belirtip, 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

11- Diyarbakır'ın Dokuzçeltik köyünde oturan Aysel Koyun, 5 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını belirttiği oğlu Neşat (22) için 6 Eylül günü oturma eylemine başladı.

12- Diyarbakırlı Güzide Demir, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırılan oğlu Aziz (20) için 7 Eylül günü oturma eylemi başlattı.

13- Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinde 4 yıl önce çobanlık yaparken PKK'lı teröristlerce kaçırıldığı belirtilen Vahit Çur'un (19) anne ve babası Bedirhan-Necla Çur çifti de 7 Eylül günü eyleme katıldı.

14- Diyarbakırlı Hüsniye Kaya, 5 yıldır haber alamadığı ve sonrasında arkadaşlarından Suriye'de olduğunu öğrendiği kızı Mekiye'yi (19) bulmak için 8 Eylül günü oturma eylemine başladı.

15- Ayten-Şadin Elhaman çifti, 2 yıl önce kaybolan oğulları Bayram (21) için 8 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

16- İstanbul'da 5 yıl önce HDP Kağıthane ilçe binasına gittikten sonra dağa kaçırıldığını ileri sürülen Yakup Edizer'in (19) anne ve babası Salim ve Saliha Edizer çifti de 9 Eylül günü eylemdeki yerini aldı.

17- Diyarbakırlı Süleyman Aydın, 4 yıl önce terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği oğlu Özkan (19) için 9 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

18- Diyarbakırlı Mevlüde Üçdağ, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Ramazan (22) için 9 Eylül günü HDP önüne gelip eyleme katıldı.

19- Mardinli olan, ancak Diyarbakır'da oturan Salih-Mülkiye Aylu çifti, 22 Mart 2019'da kaybolan ve HDP kongresine katılan M.I. tarafından Irak'ın Metina bölgesindeki PKK'lı teröristlerin yanına kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Mehmet (20) için 10 Eylül sabahı oturma eylemine başladı.

20- Aslen Siirtli olan, ancak Ordu'da yaşayan Latife Ödümlü, Dicle Üniversitesi Kimya Bölümü 3'üncü sınıf öğrencisi oğlu Özgür'ün (22), 10 ay önce PKK'lı teröristler tarafından Irak'ın kuzeyine kaçırıldığını söyleyerek, 10 Eylül günü oturma eylemine katıldı.

21- Diyarbakırlı Mehmet Karaman, 1999'da kandırılarak dağa götürüldüğünü belirttiği oğlu Ercan (40) için 11 Eylül'de oturma eylemine başladı.

22- Diyarbakırlı Fatma Akkuş, 28 Ağustos 2015'te kaybolan ve internette terörist kıyafeti giydiği videosunu gördüğü kızı Songül için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

23- Erzurum'dan gelen Macide Uslu ile Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinden gelen Halime Şehitoğlu, 2015'te Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğenleri Sedat Sorgun (28) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı. Annesi vefat eden Sorgun'un, Van'da vatani görevini yaparken, izinli olarak Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesindeki teyzesi Şehitoğlu'nu ziyaret edip, memleketi Erzurum'daki akrabalarının yanına giderken Lice'de yol kesen PKK'lılarca kaçırıldığı belirtildi.

24- Diyarbakırlı Nihan Çiçek, 2015'te eşinin akrabaları tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği nişanlı kızı Hatun (23) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

25- Diyarbakırlı Ömer Tokay, 2011'de Şırnak'a pikniğe gidip dönmeyen, 3 yıl sonra da terör örgütüne yakın bir televizyonda gördüğü oğlu Mehmet (22) için 12 Eylül'de oturma eylemine başladı.

26- İstanbul'da yaşayan Şevket-Fatma Bingöl çifti, 2014'te Arnavutköy'de 'Bana iş buldular, işe gidiyorum' diyerek evden çıkıp dönmeyen oğulları Tuncay (19) için 13 Eylül'de oturma eylemi başlattı.

27- Diyarbakır'ın Hani ilçesinde fırında çalışan oğlu Fatih Demir'in (24), 2015 yılında terör örgütünce dağa kaçırıldığını ifade eden anne Sevdet Demir (55), 13 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

28- Bitlis'te eşinden boşanan Saliha Mert (42), 2015 yılında dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Yetiş Top (23) için 13 Eylül günü Diyarbakır'a gelip oturma eylemine başladı.

29- Bitlis'te yaşayan Ubeydullah Yolaçan, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Çetin (31) için 14 Eylül'de Diyarbakır'a geldi. Baba Yolaçan, gelini Gülcemal, torunları Ecrin ve Abdulsamet ile birlikte oturma eylemindeki yerini aldı.

30- Bitlis'in Mutki ilçesinden Diyarbakır'a gelen Hurinaz Omay (83), 24 yıl önce dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Rıfat (43) için 14 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

31- Bitlis'ten Diyarbakır'a gelen Fadıl Kılıç, Ahlat Üniversitesi öğrencisiyken 3 yıl önce dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Faruk için (25) 14 Eylül'de oturma eylemi başlattı.

32- Elazığ'dan Diyarbakır'a gelen Muhittin Avunan, usta birliğine giderken yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğeni Bingöllü Emrah Avunan (24) için 13 Eylül'de oturma eylemine başladı. Emrah'ın annesi Leyla Avunan, babası Bilal Avunan ve akrabaları da 22 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

33- Erzurum'un Horasan ilçesinden gelen Mehmet Emin Coşkun (49), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde 2'nci sınıf öğrencisiyken 29 Aralık 2014'te PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını belirttiği 3 çocuğunun büyüğü olan İbrahim (24) için 15 Eylül'de oturma eylemine başladı.

34- Bursa'dan gelen Türkan Mutlu, 7 yıl önce Balıkesir'de üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırmayan ve kandırılarak dağa götürüldüğünü iddia ettiği kızı Ceylan Şeyma Tekin (24) için 16 Eylül akşamı oturma eylemi başlattı.

35- Diyarbakırlı Vahide Sunar, 5 yıl önce Dicle ilçesine gidip PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını düşündüğü oğlu Ahmet (22) için 16 Eylül'de oturma eylemine başladı.

36- Ağrılı Salih Gökçe, 5 yıl önce İstanbul'da çalışırken ve askere gitmek üzereyken terör örgütü PKK tarafından kaçırılıp Suriye'ye götürüldüğünü söylediği oğlu Ömer (24) için 17 Eylül'de oturma eylemine başladı.

37- Batmanlı Cabir Taş, 4 yıl önce tekstilde çalışırken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği, o dönem 14 yaşında olan kızı Ece için 17 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

38- Diyarbakırlı Üzeyir Nergiz, 5 yıl önce Kars Kafkas Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okurken, 2014'te terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan kayınbiraderi Osman Etik (29) için 17 Eylül'de oturma eylemindeki yerini aldı.

39- Muşlu Selma Kan, 4 yıl önce Muş'ta terör örgütü PKK'ya katıldığını belirttiği oğlu Onur (28) için 18 Eylül'de oturma eylemine başladı.

40- Şirin Sungur, 2015'te Bingöl'de vatani görevini yaparken memleketi Siirt'e bayram iznine dönerken Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan oğlu Süleyman (24) için 18 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

41- Muşlu Halit Altun, 2015'te Malatya'da üniversite öğrencisiyken kaybolan ve terör örgütü PKK'nın elinde olduğunu belirttiği oğlu Muhsin (27) için 19 Eylül'de oturma eylemine başladı.

42- Konya'dan gelen Yıldız Ballı, 2014'te İstanbul Esenyurt'ta tekstil fabrikasında çalışırken kaybolan, PKK'lı teröristlerin kaçırdığını iddia ettiği kızı Yasemin (21) için 19 Eylül'de oturma eylemine başladı.

43- İstanbul'dan Diyarbakır'a gelen Fahrettin Akkuş, 2015'te Sultangazi ilçesinde 19 yaşındayken kaçırıldığını söylediği oğlu Erkan için 20 Eylül'de oturma eylemi başlattı.

44- Kütahya'dan gelen Hatice Levent, 18 yaşındayken, 2015 yılında Bitlis'te üniversite öğrencisiyken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Fadime için 22 Eylül'de oturma eylemine katıldı.

45- Muş'tan Diyarbakır'a gelen Güzel Aslan, 5 yıl önce mobilyacıda çalışırken kaybolan oğlu Turan Aslan (26) için 23 Eylül'de oturma eylemine başladı.

46- Batman'dan gelen Zehra Çak, 5 yıl önce kaybolan oğlu Azat Çak (23) için 26 Eylül'de oturma eylemine başladı.

47- İstanbul Sultangazi'den gelen İmmihan Nilifırka, Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümü son sınıf öğrencisiyken, 21 Mart 2015'te kaybolan oğlu Mehmet (22) için 27 Eylül'de oturma eylemine başladı.

48- Gaziantep'ten gelen Cennet Kabaklı, 2015'te usta birliğine giderken Tunceli Pülümür yolunda PKK'lı teröristler tarafından kaçırılan asker oğlu Adil Kabaklı (24) için 28 Eylül'de oturma eylemindeki yerini aldı.

49- Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden gelen Sıddıka Tatlı, Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık bölümü son sınıf öğrencisiyken 2014'te kaybolan, terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Aziz Tatlı (27) için 29 Eylül'de oturma eylemine başladı.

50- Batman'dan gelen Melike Akdoğan, 14 yaşında lise öğrencisiyken geçen yıl ortadan kaybolan ve dağa götürüldüğünü düşündüğü oğlu Abdulkadir için 2 Ekim'de oturma eylemi başlattı.

51- Ağrı'nın Hamur ilçesinden gelen Süheyla Demir, 2014'te lise 3'üncü sınıf öğrencisiyken PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Hayal için 3 Ekim'de oturma eylemine başladı.

52- Muş'tan gelen Süheyla ve eşi Maşallah Yenilmez, 2015'te Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Hizmetler bölümünde okurken, ortadan kaybolan kızları Sümeyye Yenilmez (24) için 5 Ekim'de oturma eylemine katıldı.

53- Diyarbakır'ın Kulp ilçesinden gelen Menfiye Yıldırım, 2017'de kaybolan, dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Mesut Yıldırım (25) için 5 Ekim'de oturma eylemine başladı.

54- Diyarbakırlı Hatice Ceylan 2015'te, 15 yaşındayken Kur'an kursunda hafızlık okurken kaybolan oğlu Cafer için 8 Ekim günü oturma eylemine katıldı.

55- Ağrı Taşlıçay ilçesi Kumluca köyünden gelen Yasin Kaya, kızı Çiğdem Kaya'nın (21) Ağrı Anadolu Lisesi 2. sınıf öğrencisiyken PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını söyleyerek 15 Ekim günü oturma eylemine katıldı.

56- Hakkari Şemdinli'den gelen Necibe Çiftçi, oğlu Roşat Çiftçi'nin 5 yıl önce terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını ve büyük oğlu 4 çocuk babası Sami Çiftçi'nin (21) de terör örgütüne destek vermediği gerekçesiyle kaçırılarak şehit edildiğini belirterek 8 Kasım günü oturma eylemine katıldı. 

Görüntü Dökümü-------HDP il binasıAilelerin bekleyişiCelil Brgdaş'ın röportajıGenel ve detay görüntülerHaber-Kamera: Mehmet Mucahit CEYLAN, Nurettin FİDANCAN/DİYARBAKIR,=========================

Kura Nehri'nin yüzeyi buz tuttu Ardahan'da hava sıcaklığının dün gece sıfırın altında 9 dereceye düşmesi sonucu Kura Nehri'nin yüzeyi buz tuttu.

Kentte hava sıcaklığı dün gece sıfırın altında 9 dereceye kadar düştü. Soğuk hava nedeniyle, kent merkezinden geçen Kura Nehri'nin yüzeyinde buz tabakası oluştu. Nehrin kıyısına gelenler, nehre taş fırlattı ve hatıra fotoğrafı çekti. Vatandaşlar, Ardahan'da havaların soğuduğunu, kar yağışı ve soğuk havayla birlikte Kura nehrinin de buz tutmaya başladığını söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: -Buz tutan nehrinden genel, detaylar-Nehre taş fırlatanlar-Fotoğraf çekenler-RöportajlarHaber-Kamera: Dinçer AKTEMUR/ ARDAHAN, =========================

Yaralamalı trafik kazası sonrası ağaç dikerek ceza almaktan kurtuldu BURSA'da, iki otomobilin karıştığı yaralamalı trafik kazası sonrası taraflar, Uzlaştırmacı Ülkü Kabul huzurunda, 'Kamera karşısında özür dilemek' ve '20 çam ağacı dikmek' şartlarıyla anlaştı. Kamera karşısında özür dileyip, çam ağacı diken İbrahim Uysal (47), "Hakkımda açılacak ve sonunda ceza alabileceğim bir davadan kurtulmuş oldum" dedi.

Kestel ilçesi yakınlarında geçen yıl Aralık ayında Asım Kırmacı (43) yönetimindeki 16 CRD 17 plakalı araç ile İbrahim Uysal yönetimindeki 11 UC 603 plakalı araç çarpıştı. Kazada, Ercan Acar, Kerim Ege Vardar, Mehmet Enes Kırmacı, Müşerref Vardar, Ramazan Vardar, Sabiha Kırmacı yaralandı.

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kaza ile ilgili soruşturma dosyası, Uzlaştırmacı Cumhuriyet Savcısı Mehmet Kulaksız'a verildi. Savcı Kulaksız tarafından görevlendirilen Uzlaştırmacı Ülkü Kabul, taraflarla görüşme yaptı. Mağdur Asım Kırmacı, İbrahim Uysal'ın kameralar karşısında özür dilemesi ve 20 çam ağacı dikmesi şartıyla uzlaşmayı kabul etti.

'DİREKSİYONA OTURMAM HATAYDI'

Bursa Uzlaştırmacı Cumhuriyet Savcısı Mehmet Kulaksız, Uzlaşmacı Ülkü Kabul ve İbrahim Uysal, merkez Nilüfer ilçesi, Başköy Adalet Orman'ında bir araya geldi. Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hasan Yalçın'ın da bulunduğu buluşmada, 20 çam fidanını diken İbrahim Uysal şunları söyledi:

"Uğramış olduğum silahlı saldırıdan dolayı ayağımda demirler takılıydı. Direksiyona, bu şekilde oturmam hataydı. Demir bulunan ayağımın, gaz ile fren pedalının arasında sıkışması nedeniyle kaza yaşandı. Kazada çocukların da aralarında bulunduğu 6 kişi yaralandı. Uzlaştırmacı Ülkü Hanım, onlarla ve benimle görüştü. Kaza nedeniyle özür diledim. Kazadan dolayı kızgındılar, sağ olsun Ülkü Hanım, aramızda uzlaşmamızı sağladı. Karşı taraf da benim maddi durumumu, ailemi ve çocuklarımızı göz önüne alarak, mağdur olmalarını uygun görmediler, bundan dolayı kendilerine teşekkür ediyorum. Olaydan dolayı çok pişmanım, sizin huzurunuzda özür dilerim, çocukların adına 20 çam fidanı dikmeye karar kıldık. Dava açılmış olsaydı ceza almam söz konusu olabilirdi. Emeği geçen herkese ne kadar teşekkür etsem azdır" dedi. 

Uzlaştırmacı Ülkü Kabul ise, "Müştekilere, şüphelinin maddi ve ailevi durumunu anlattım. Müştekiler anlayış gösterdi. Eğer şüpheli cezaevine girerse, eşi, çocukları, anne ve babasının mağdur olacağını düşünerek, onları üzmek istemediklerini söylediler. Çocuklarının adına 20 çam fidanı dikerek, bu cezasını karşılamasını ve çocuklarımıza örnek olmasını istediler. Müştekiler olayı basına yansıması konusunda ısrarcı oldular. Tüm Türkiye genelinde ve insanlara örnek olması ve duyarlık sağlaması istediler" diye konuştu.

Görüntü dökümü;-Fidan dikiminden detaylar-Açıklamalar

Haber-Kamera: Halil ÖZÇOBAN/BURSA, 


Kaynak: DHA

Manşet

Haberler