DHA YURT BÜLTENİ - 5

DHA YURT BÜLTENİ - 5

Halk plajının işgal edildiğini söyleyip, tepki gösterdilerİzmir'in Çeşme ilçesi Azmak Koyu'nda daha önce halkın ücretsiz olarak kullandığı plajın çevresi, bir şirket tarafından kapatılarak girişler ücretli hale getirildi.

DHA YURT BÜLTENİ - 5

Halk plajının işgal edildiğini söyleyip, tepki gösterdiler

İzmir'in Çeşme ilçesi Azmak Koyu'nda daha önce halkın ücretsiz olarak kullandığı plajın çevresi, bir şirket tarafından kapatılarak girişler ücretli hale getirildi. Plajların halkın olduğunu belirterek, sahile girmek isteyen mahalle sakinleriyle işletme çalışanları arasında kısa süreli gerginlik yaşandı. Daha sonra sahile giren mahalle sakinleri, bir süre plajda oturarak, işletmeyi sessizce protesto etti.
Çeşme ilçesi Ovacık Mahallesi Azmak Koyu'ndaki halk plajını daha önce ücretsiz kullanan mahalle sakinleri, plajın çevresinin bir şirket tarafından kapatılıp, buranın ücretli hale getirildiğini belirtilerek tepki gösterdi. Plajı eskisi gibi ücretsiz kullanmak istediklerini belirten yaklaşık 50 kişilik grup, sahile girmek istedi. Bu sırada orada görevli olduğunu belirten bir kişi, gruba, girişlerin sahilin üst tarafındaki kapıdan yapıldığını ifade etti. Vatandaşlar ise buranın ücretsiz halk plajı olduğunu ve sahili istedikleri gibi kullanacaklarını belirtti. Mahalle sakinleri ile görevliler arasında kısa süreli gerginlik yaşandı. Görevliler daha sonra grubun plaja girmesine izin verdi. Sahile girerek, tatilcilerin güneşlendiği şezlongların önünde bir süre oturan vatandaşlar, plajı istedikleri zaman kullanacaklarını belirtti.
Grubun avukatı Seher Gacar, burasının daha önce halka ait, halka açık bir plaj olduğunu belirtti. Bölgenin ayrıca sit alanı olduğunu da anlatan Seher Gacar, işletmenin bölgeye tonlarca beton döktüğünü söyledi. Gacar, "İşletme, sit alanı olan bölgeye tonlarca beton dökerek, tesisleri yaptı. Belediyeye defalarca şikayette bulunduk, belediye inşaatı mühürledi. Mühür kırılarak inşaat devam etti. Yetmedi, burası halka ait bir yer olmasına rağmen, yolu dışardan verip, ücretli bir plaj haline geldi. Kıyı Kanunu'na göre kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerdir ve halka aittir. Halk serbestçe ücret ödemeden buraları kullanabilir. 'Yukarıdan giriş yapılabilir' dedikleri yer, ücretli giriş" diye konuştu.
CİMER'E ŞİKAYETTE BULUNDULAR
Kıyıdaki işgali Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden yetkililere bildirdiklerini, aynı zamanda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne de şikayette bulunduklarını açıklayan Gacar, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün kendilerine komisyon kararı alınacağını ve buradaki işgalin sonlandırılacağını söylediğini kaydetti. Mahalle sakinlerinden Ahmet Güler de, "Yarımada'nın beton işgalcilerinin yeni hedefi olması korkunç bir durum. Son 2 yıldır bu durumlar çok arttı. Yıllardır halkın, hiçbir engelleme ile karşılaşmadan yaşadığı doğal bir ortam, resmen yok edilmiş. Hiçbir izinleri yok. Belediye burayı iki defa mühürledi. Mühürler kırıldı. Buraya girerken, 'Para ver gir' diyor. Yani 'Ben halkın malını ele geçirdim, gasp ettim, sen buraya giremezsin' diyor. Biz Milli Emlak Müdürlüğü'ne şikayet ettik, bize 'İmar izni almış' dediler. Hazine'nin, halkın malı burası, hangi imar izninden bahsediyorsunuz? Yan tarafta da bir diskotek yerleşti. Denizin içine taş döktü, doğal yaşamı yok etti. Çeşme'nin tüm koyları, beton seviciler ve yeni nesillere hiçbir şey bırakmak istemeyenler tarafından işgal edilmekte. Bugün burada bunun örneğini yaşıyoruz. Buraya giren herkesten 150-200 lira civarında para alınıyor. Bu durum halkı soymak gibi bir şey. Biz bunu protesto ediyoruz, devletin hiçbir şey yapmamasını protesto ediyoruz. Burası devletin malı" diye konuştu.
'ÜCRETSİZ KULLANMAYA DEVAM ETMEK İSTİYORUZ'
Serap Gültekin ise, "Buradan daha önce ücretsiz faydalanıyorduk ve şimdi bunun devam etmesini istiyoruz. Her yeri işgal edip, buraları paralı hale çevirerek halkın ücretsiz kullandığı yerleri lüks mekanlar şeklinde lanse ediyorlar. Biz çevreciler, Çeşmeliler olarak buna tepkimizi dile getiriyoruz" diyerek tepki gösterdi.
ODTÜ'de öğretim görevlisi olan Kıyı Mühendisi Işıkhan Güler de yine Azmak Koyu'nda bulunan bir diğer işletmenin de denize dolgu yaptığını ve üzerine beton döktüğünü söyleyerek, "Türkiye'de Kıyı Kanunu var. Bu kanuna göre, kıyının 100 metresi kamuya, yani halka ait. Bu tür yapıların özellikle kumsal bölgelerde ciddi sıkıntıları var. Kumsal alanı kaybedebilirsiniz. Bu kumsal yapılar çok değerli. Buraya taş dökmüşler ve üzerini de beton yapmışlar. Bu da kıyıya ciddi zarar verecek. Bunun biran önce yıkılması lazım" dedi.
Vatandaşlar, işletmeleri alkışlarla protesto ettikten sonra plajdan ayrıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-Çeşme'de Ovacık Mahalle sakinlerinin Azmak Koyu'nda doğru yürümesi
-Koyda bulunan halk plajına girmesi
-Plajdaki görevlilerin vatandaşları durdurması
-Vatandaşların plajda havluları ile bir süre oturması
-Avukat Seher Düzenli ve vatandaşların açıklaması
-Genel ve detay görüntü

Haber: Umut KARAKOYUN-Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR,  

============================

Sandıklı'da dolu ve sel, tarım arazilerine ve evlere zarar verdi

Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde etkili olan dolu sonrası sel meydana geldi. 4 köyde patates, haşhaş, arpa ve buğday ekili tarlalara zarar veren sel suları evlere de doldu.
Sandıklı'da dün saat 17.00 sıralarında başlayan dolu yağışı, yaklaşık 30 dakika etkili oldu. Dolu yağışı sonrası Kızılca köyünde sel meydana geldi. Sel suları başta Kızılca köyü olmak üzere çevresindeki Koçgazi, Baştepe ve Sorkun köylerine ait tarım arazilerine zarar verdi. Kızılca köyünde 4 evi su bastı. Evlere dolan sular Köylere Hizmet Götürme Birliği'ne ait vidanjör yardımıyla boşaltıldı. Dolu ve sel nedeniyle patates, haşhaş, arpa ve buğday tarlaları zarar gördü.
'YARDIM BEKLİYORUZ'
Patates üreticisi Veli Koç, "İkindi üzeri geldi dolu yağışı. Çok aşırı yağdı. Hemen hemen ceviz büyüklüğünde gerçekleşti. 100 dekar patatesim vardı. Çok hasar gördü. Yetkililerden yardım bekliyoruz. Çok zor durumdayız" dedi.
Kızılca köyü sakinlerinden Ahmet Aktürk ise "Namazdan çıktıktan sonra yarım saat sürdü dolu yağışı. Köyün yukarısında 35 dönüm arpam vardı. Hiçbir tane kalmamış, bitirmiş. Zarar çok" diye konuştu.
'PAZARTESİ HASAR TESPİT ÇALIŞMASI YAPILACAK'
İl Genel Meclis Üyesi AK Parti'li Mevlüt Özaydın hasar tespit çalışmalarının yarın yapılacağını belirterek, "Bazı evlerimizde su baskını olduğu için vidanjörümüzle su çekiyoruz. Allah'tan gelene yapacak bir şey yok. Biz yardımcı olmaya çalışıyoruz. Pazartesi günü doğal afet nedeniyle hasar tespit yapılacak. Köyün yukarı kısımlarına bayağı dolu yağmış. Arazide bir sıkıntı var. Köyde en az 4 eve su girdiğini tespit ettik. 2 evdeki suyu boşalttık. Evler içerisinde 1 metre yüksekliğinde su var. 2'sindeki suyu çektirdik. 2'sindeki suyu da boşaltacağız inşallah."

Görüntü Dökümü
------------
Dolu birikintisi görüntüsü
Köy sakini avuçları içerisinde dolu birikintisi görüntüsü
Dolu ve sel suyu basan tarım arazilerinden görüntü
RÖP 1: Veli Koç (Baştepe köyü sakinlerinden patates üreticisi)
sel suları akan gölet görüntü
RÖP 2: Ahmet Aktürk (Kızılca köyü sakinlerinden)
Sel basan evlerin içerisinden görüntü
Sel suyu basan evlerden vidanjör ile su boşaltılırken görüntü
Su boşaltan vidanjör görüntüsü
RÖP 3: Mevlüt Özaydın (AK Parti il genel meclis üyesi)
Dolu birikintisi görüntüsü

324 MB/// 02.55"

Haber-Kamera: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI (Afyonkarahisar),

=====================

Bolu Dağı'nda, otomobil 80 metreden uçuruma yuvarlandı

Bolu Dağı'nın D-100 Karayolu geçişinde kontrolden çıkan otomobil uçurumdan 80 metre aşağı yuvarlandı. Yaralı sürücü Harun Taner'in araması sonucu kaza yerini bulan ekipler, sürücüyü halatla çekerek yukarı çıkardı.
Kaza, saaat 08.30 sıralarında D-100 Karayolu Bolu Dağı Bakacak mevkiinde meydana geldi. İstanbul yönüne giden Harun Taner idaresindeki 06 BB 9523 plakalı otomobil kontrolden çıkarak yol kenarındaki uçurumdan aşağıya yuvarlandı. Kazada 80 metre aşağıda durabilen otomobilin sürücüsü Harun Taner yaralandı. Kazayı kimsenin görmemesi nedeniyle kendisine yardım gelmediğini fark eden sürücü durumu yakınlarına telefonla anlattı. Bölgeye 112 Acil, itfaiye, UMKE ve polis ekipleri sevk edildi. Sürücünün tarifi sonucu kazanın yaşandığı yer bulundu. Ekipler halatlarla sedyeye bağladıkları Harun Taner'i yukarıya çekerek kurtardı. Yaralı, olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alındı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü
-----------
-Kurtarma çalışmaları
-Yaşanan panik
-Yaralının arkadaşı ile röportaj
-Detaylar

Süre: 02.41-Boyut: 301.9 MB

Haber-Kamera: Murat KÜÇÜK/BOLU,

===================

Kenan Evren'in hiç kalmadığı köşk, kahveci oldu

Antalya'nın doğa harikalarından Kurşunlu Şelalesi'nde 1980'li yıllarda Kenan Evren için, 7 küçük şelaleciğin bulunduğu alana yaptırılan ve helikopter pisti de bulunan iki katlı köşk, 2011 yılından beri kafeterya olarak hizmet veriyor. Şelalenin işletmecilerinden Fikret Çıtırgı, merhum Kenan Evren'in köşke hiç gelmediğini söyledi.
Aksu ilçesinde Antalya-Isparta karayolunun 24'üncü kilometresinde bulunan Kurşunlu Şelalesi, turizmin hareketli olduğu yaz aylarında ziyaretçi akınına uğruyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar 6'ncı Bölge Müdürlüğü'ne bağlı olan 2 kilometrelik kanyonda 18 metrelik büyük şelalenin yanı sıra, küçük şelalecikler, birbirine bağlı 7 küçük göletten oluşan Kurşunlu Şelalesi, dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in teşvikiyle 1986'da park haline getirilerek ziyarete açıldı, 1991'de ise milli park statüsüne kavuştu. Toplam büyüklüğü 394 hektarlık alanı kapsayan Kurşunlu'da 1980'li yıllarda cumhurbaşkanlığı döneminde Kenan Evren için, dönemin Orman Bakanlığı'nca 18 metreden dökülen büyük şelalenin yaklaşık 500 metre aşağı kısımdaki 7 küçük şelalecik ve gölün bulunduğu alana dere kenarına iki katlı köşk yaptırıldı.
KADERİNE TERK EDİLDİ
Hemen üst kısmında helikopter pisti bulunan köşk, 1990'lı yıllardan sonra kaderine terk edildi ve 2011 yılına kadar hiç kullanılmadı. Atıl kaldığı için viraneye dönen Kenan Evren Köşkü, Doğa Koruma ve Milli Parklar 6'ncı Bölge Müdürlüğü tarafından restoran olarak kullanılması için kiraya verildi. Köşk, Doğa Koruma ve Milli Parklar 6'ncı Bölge Müdürlüğü'nün girişimiyle ve işletmeci tarafından restore edildi. Köşk, 'Osmanlı Kahvecisi' adıyla yerli ve yabancı turistlere hizmet veriyor.
KÖŞKE HİÇ GELMEDİ
Şelalenin işletmecilerinden Fikret Çıtırgı, 1980 askeri darbesinden 1989 yılına kadar Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Kenan Evren'in bu köşke hiç gelmediğini söyledi. Köşkün, Kurşunlu Şelalesi'ni milli park ilan ettirmesi sonrası Orman Bakanlığı tarafından Kenan Evren adına jest olarak inşa edildiğini anlatan Çıtırgı, 1993'te dönemin işletmecisinin Kenan Evren'le köşkün devri için görüşme yaptığını belirtti. Marmaris'te yapılan görüşmede Evren'in köşkü hatırlamadığını ve buraya hiç gitmediğini söylediğini kaydeden Çıtırgı, "Kenan Evren, işletmecinin devir talebini kabul edip, o dönemin Orman Bakanı'nı arayıp durumu bildirmiş" dedi.
1993 YILINDA DEVRETTİ
1993 yılında Kenan Evren'in kendisine hibe edilen köşkü yeniden Doğa Koruma ve Milli Parklar'a devrettiğini kaydeden Çıtırgı, "Bazı rivayetlere göre Kenan Evren birkaç kez gelip köşkte kalmış. Ama kendisiyle yapılan görüşmede köşke hiç gitmediğini belirtiyor. Zaten çok eskiden beri burada görev yapanlar ve yöre halkı Evren'in hiç gelmediğini söylüyor. Dolayısıyla Evren'in hiç kullanmadığı köşk, bir dönem kaderine terk edilmiş, atıl vaziyette bekliyordu. Burayı kiraladıktan sonra Orman Bakanlığı'ndan izin alarak onarımlarını yaptırdık. 2011 yılında kafeteryaya çevirdik" dedi.
ZENGİN YABAN HAYATI
Zengin bitki topluluğu, su ve kaya formları, 200 yıllık su değirmeni ve orman dokusuyla eşsiz bir doğal alana sahip Kurşunlu Şelalesi'nde ağırlıklı kızılçam olmak üzere doğu çınarı, defne, harnup, yabani zeytin, sakız, söğüt ve incir ağaçları bulunuyor. Mersin, alıç, zakkum, böğürtlen, yabani gül, sütleğen, ılgın, ladin, kermes meşesi, kekik, yabani nane, kayıt, eğrelti ve sarmaşıkların alt florayı meydana getirdiği şelalede topalak, su nanesi, kamış, su avizeleri, nilüfer gibi su bitkilerini görmek mümkün. Milli park içinde yabandomuzu, tilki, tavşan, sincap, yarasa, ibibik, ağaçkakan, üveyik, sazan, su kaplumbağası gibi yaban hayvanlarıyla köpek, yılan ve kertenkele yaşıyor.

Görüntü Dökümü
------------
Köşk dış plan
İçerden görüntü
Kartal figürü
Şelale görüntü
Köşk görüntü
Ördekler görüntü
RÖP: Fikret Çıtırgı
Şelale görüntü
Tatilciler

HABER: Mehmet ÇINAR- KAMERA: Emrah GÜL/ANTALYA,

===================

İslahiye'de, şeftali hasadı başladı

Gaziantep'in İslahiye İlçesinde, şeftali hasadı başladı.
Son yıllarda ürün çeşitliliğine yönelmelerin yaşanmasıyla üzüm ambarı olarak adlandırılan ilçede 200 dekar alanda üretim yapılan şeftali hasadı başladı. Dekar başına bin 250 ile bin 500 kilo rekolte bekleniyor.
Yeşilyurt Mahallesi çiftçilerinden Ahmet Aslan, kendisine ait bahçede erkenci olarak adlandırılan Rich May cinsi şeftali toplama telaşı yaşıyor. Emekli olduktan sonra şeftali üretimine yönelen Ahmet Aslan, "50 dönüm alandaki araziye 2 bin 500 ağaç diktim. Son iki yıldır 70 ton ürün almaktayımö dedi.
Şeftali hasadında toplama, dizici ve taşıyıcı olarak çalışanlar ise günlük 50 liraya yevmiye alıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------
Şeftali bahçesi
Hasad yapılırken
Üretici Ahmet Aslan ile röp
İşçiler kasalara dizerken
İşçi Hatice Demir ile röp
Genel ve detay görüntüler

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 503 MB

Haber-Kamera: Kadir ÇELİK-GAZİANTEP-DHA)

=====================

Sandıklı'da çiçek ve domatesli tanıtım

Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesi çevre yolunda bayram tatilinden memleketlerine dönen vatandaşlara, ilçedeki jeotermal seralarda yetiştirilen çiçek ve domates dağıtılarak ilçenin tanıtımı yapıldı.
Ramazan Bayramı tatilinin sona ermesiyle dönüşe geçen tatilcilerin yoğunluk oluşturduğu Afyonkarahisar- Antalya karayolunun Sandıklı ilçesi geçişinde açılan stantta ilçenin tanıtımı yapıldı. İlçedeki termal seralarda yetişen 1.5 ton domates ve 2 bin dal çiçek belediye çalışanları tarafından trafik ışıklarında duran araçlardaki vatandaşlara ikram edildi. Vatandaşlara ilçenin tanıtımın yer aldığı broşürler de verildi. Çalışmaya Kaymakam Eflatun Can Tortop, Belediye Başkanı Mustafa Çöl de katıldı.
Tatil sonrası İzmir'e dönen İlkay İrşi, "Teşekkür ederiz. Çok güzel bir çalışma. İzmir'e vardığımızda çiçekleri dikip, Sandıklı'yı hatırlayacağız" dedi.
Belediye Başkanı Mustafa Çöl, "Antalya ve Denizli'den Afyon, Ankara, İstanbul ve Bursa istikametine tatilden dönen çok kıymetli vatandaşlarımıza jeotermal seralarımızda yetişen çiçek ve salkım domatesleri hediye ediyoruz. Küçük tanıtım broşürlerini veriyoruz. Kazasız hayırlı yolculuklar diliyorum" diye konuştu.
Yol güzergahının ilçe tanıtımına katkı sağlayacak şekilde dizayn edileceğini söyleyen Başkan Mustafa Çöl, "Yol kenarına ilçenin nadide ürünlerinin satabileceğimiz mekanlar oluşturacağız. Bu çalışmamız da bunun ilk basamağıdır, ilk aşamasıdır. İlçemizi burada ilerleyen günlerde daha iyi şekilde tanıtacağız" dedi.
'FARKINDALIK YARATARAK İLÇEMİZİ TANITIYORUZ'
Kaymakam Eflatun Can Tortop da "Güzel bir farkındalık yaratarak ilçemizin tanıtımını yapmaya çalışıyoruz. İyi bir program oldu" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-----------
Yol kenarına açılan stant değişik açılardan görüntü
Belediye çalışanları domates ve çiçek dağıtımı yaparak ilçe tanıtımını yaparken görüntüler
RÖP 1: İlkay İrşi (tatilden dönen vatandaş)
Belediye çalışanları çiçek dağıtımından görüntüler
Kaymakam Eflatun Can Tortop ve Belediye Başkanı Mustafa Çöl standı incelerken görüntü
Belediye Başkanı Mustafa Çöl çiçek ve domates dağıtımı yaparken görüntü
RÖP 2: Mustafa Çöl (belediye başkanı)
Kaymakam Eflatun Can Tortop standı incelemesi
Kaymakam Eflatun Can Tortop domates ve çiçek dağıtımı yaparken görüntü
RÖP 3: Eflatun Can Tortop (Kaymakam)

325 MB/// 02.57"

HABER- KAMERA: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI,

=======================

Liseliler, yerli otomobil için yapay zekalı güvenlik sistemi geliştirdi

Afyonkarahisar'da 9'uncu sınıf öğrencileri Yüksel Yurtbahar (14) ve Egemen Bozca (14), öğretmenleri Hidayet Kılcan (33) danışmanlığında, yapay zekayla çalışan ve otomobilin arka koltuğuna oturan kişinin yüz taramasını yaparak 0-12 yaş aralığında olup olmadığını belirleyen ve buna göre çocuk kilidi ve cam kilidini otomatik olarak aktif hale getiren sistem tasarladı. Öğrenciler ve öğretmenleri projeyi yerli otomobilin kapılarında uygulamaya da talip oldu.
Dumlupınar Bilim ve Sanat Merkezi Bilişim Teknolojileri öğretmeni Hidayet Kılcan'ın danışmanlığında öğrenciler Yüksel Yurtbahar ve Egemen Bozca, 'Yapay Zeka ile Araçlardaki Çocuk Kilitlerinin Kontrolü' projesini hayata geçirdi. 9 aylık çalışmanın ardından projeye hayat veren Yurtbahar ve Bozca, Ar-Ge çalışmalarının ardından literatür taraması da yaptı. Öğrenciler katıldıkları 50. TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Türkiye finalinde 3'üncü oldu. Yapay zeka kullanarak geliştirilen sistem sayesinde 0-12 yaş arası çocuklar araçların arka koltuklarına oturduğunda yüz tanıma sistemi devreye giriyor ve arka kapılardaki çocuk kilidini otomatik olarak aktif hale getiriyor. Sistemi bilgisayardan ilk aşamada kontrol eden öğrenciler, bu projenin herhangi bir araçta kullanılmadığını söyledi. Danışman öğretmen ve öğrenciler yaptıkları projenin yerli otomobilde kullanılması çağrısında bulundu.
'YERLİ OTOMOBİLDE KULLANILMASINI İSTİYORUZ'
Dumlupınar Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü Hakan Gümüş, Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2018- 2019 eğitim öğretim yılının temasını 'yapay zeka' olarak belirlediğini söyledi. Gümüş, "Milli Eğitim Bakanlığımızın '2023 Eğitim Vizyonu' çerçevesinde Bilim ve Sanat Merkezi'mizde öğrencilerimize proje tabanlı, yaparak, yaşayarak öğrenmeleri temelli bir eğitim programı uyguluyoruz. Yapay zeka bu yıl bakanlığımızın da teması olması dolayısıyla bu proje üzerinde çalıştık. Projemizin inovatif yönü de çok yüksek. Bu geliştirdiğimiz sistemin milli teknoloji hamlesi kapsamında geliştirilen yerli otomobilde de güvenlik sistemi olarak kullanılmasını istiyoruz" dedi.
PROJE ÇALIŞMALARINA 2018 EYLÜL AYINDA BAŞLADIK
Bilişim Teknolojileri öğretmeni Hidayet Kılcan, 2018 yılı Eylül ayında başladıkları proje çalışmasının kısa sürede tasarıma dönüştüğünü belirtti. Kılcan, "Yapay Zeka ile Araçlardaki Çocuk Kilitlerinin Kontrolü projesine 2018 yılı Eylül ayında başladık. Çalışmalara başlarken bir proje ve bir tasarım üretelim istedik. Hangi alanda olsun diye çocuklarla konuşurken şöyle bir probleme rastladık. Günlük hayatta sıklıkla kullandığımız araçların arka kapılarındaki çocuk kilitlerinin sürücülere fazlasıyla sıkıntı yaşattığı, o kapıyı sürekli açıp kapatmak istemediklerini gözlemledik. Yapay zekalı yüz tarama yaparak kontrol edebileceğimizi düşündük ve böyle bir çalışmaya başladık. Çocuklar eylül ve ekim ayında literatür taramasını gerçekleştirdi. Literatür taramasının sonucundan da yapay zeka alanında görüntü işleme tekniklerini kullanarak araçların arka kapısında yüz tanıma işlemini gerçekleştirdik" diye konuştu.
'YERLİ OTOMOBİLİN KAPILARINA TALİBİZ'
Hazırladıkları sistemin yerli otomobilde kullanılması için yerli otomobil CEO'su Mehmet Gürcan Karakaş'a seslenen Kılcan, yerli otomobilin kapılarına talip olduklarını söyledi. Kılcan, şöyle konuştu:
"Yerli aracı yapay zeka ile donatabiliriz. Peki nasıl? Üretilen aracın içerisine yerleştirilecek kameranın arkaya oturan çocuğun yaş tespitini yaparak çocuk kilitlerini otomatik olarak kilitleyen, aynı zamanda camları da kilitleyen bir sistem tasarımı yapabiliriz. Şu anda sistemimiz halihazırda çalışır durumda. Hem camlar hem çocuk kilidi aktif çalışıyor. Biz burada sadece sol kapı üzerine çalıştık. Sağ kapı üzerinde de koordinat çalışmalarımız devam ediyor. Her iki kapıda da çalışmalarımızı gerçekleştirebiliriz. Hem sağda hem solda ortaya yerleştirilecek kamera ile çocuğun hangi yöne oturduysa o yönün hem camını hem kapısını kilitleyip, açabileceğiz yapay zeka sayesinde. Biz üretilecek yerli araçta bu sistemi kullanmak isteriz."
'SİSTEM YAŞ TARAMASI YAPIYOR'
Öğrenci Egemen Bozca, "Sistem arka koltukta oturan insanların yüzünü algılıyor ve buna göre bir yaş değerlendirmesi yapıyor. Yaş değerlendirmesi 0-12 yaş arasında ise çocuk olarak değerlendiriyor ve kapılar kilitleniyor. Şöyle bir ayrıntı vereyim; sadece çocuğa yakın olan sistem kilitleniyor. Yaş 12'den yüksek çıktıysa 2 sistem de devre dışı kalıyor" dedi.
SİSTEM YÜZ ALGILAMASIYLA ÇALIŞIYOR
Öğrenci Yüksel Yurtbahar da "Aracımızın içerisine bir kamera yerleştiriyoruz. Bu kamera arka tarafta oturan kişinin yüzünü algılıyor. Algıladığı yüzü de sistemimiz yapay zeka ile görüntü işlemini kullanarak yaş tahmininde bulunuyor. Biz de bu yaş tahminine göre kapıları kilitliyoruz veya açık hale getiriyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------------
-Teknoloji sınıfından detay
-Öğrencilerden ve öğretmenden detay
-Öğrenciler proje üzerinde çalışırken detay
-Hazırladıkları yapay zekalı sistemden detay
-Öğrenciler sistemi çalıştırırken detay
-Genel detaylar
-Danışman öğretmen Hidayet Kılcan ile röportaj
-Egemen Bozca ile röportaj
-Yüksel Yurtbahar ile röportaj

Haber- Kamera: Satılmış AKKAŞ/AFYONKARAHİSAR,

==========================

Karadeniz'de doğa ile baş başa spor yapıyorlar

RİZE'de spor eğitmeni Salih Navdar ve sporcu grubu, yürüttüğü çalışmalarla sporu doğayla buluşturuyor. Sporu, salonların dışına taşımak isteyen grup, kentin tarihi gözde turizm mekanlarının yanı sıra dere kenarında ve yaylada, doğayla iç içe spor aktivitelerini gerçekleştiriyor.
Rize'de sporu, salonların dışına taşımak isteyen bir grup, açık alanda doğayla iç içe spor yapmaya başladı. Spor eğitmeni Salih Navdar, sporcularıyla birlikte kararlaştırdıkları günlerde kentin farklı yerlerine giderek spor aktivitelerini gerçekleştiriyor. Bölgede Fırtına Vadisi, Zil Kale gibi doğa tutkunlarının uğrak alanlarında spor yapan sporcular, kimi zaman da dere kenarı, otopark ya da çay alım yeri gibi sıra dışı mekanları tercih ediyor.
'İLGİNÇ TEPKİLER ALIYORUZ'
Müzik eşliğinde gerçekleştirilen temel fitness hareketleri ile yumruk ve tekme gibi dövüş sanatlarının kullandığı hareketleri barındıran 'Strong by zumba' sporunun Karadeniz'deki tek eğitmeni olan Salih Navdar, çevrededen ilginç tepkiler aldıklarını söyledi. Çalışmalarını ilginç bulanlardan yöre şivesiyle 'haburada ne ediyiler' şeklinde tepkiler aldıklarını anlatan Navdar,  "Şimdi herkes alıştı. Salonların dışında mutluyuz. Amacımız spor salonlarından uzaklaşmak, doğayla iç içe spor yapmak, bol oksijenli, bol manzaralı yerlerde bulunmaktı. Artık bunu başardık. Sporcularımızın isteklerine göre yer ve zaman belirleyerek açık alandaki her yerde sporumuzu yapıyoruz. Yaptığımız aktivitelerin videolarını da sosyal medyadan yayınlayarak daha fazla insanın spor yapmasına vesile olmak için dikkatleri çekmeye çalışıyoruzö dedi.
'DESTEK BEKLİYORUZ'
Doğada spor yaparak bölgenin güzelliklerini göstermek için kimi zaman Zil Kalesi'nde ya da  bir çay alım yerinde antrenman yaptıklarını belirten Navdar, "Otoparkta bile çalıştık. Amaç doğada olmak. Biz herkese ulaşmak ve spor yaptırmak istiyoruz. Sahilde, parklarda spor aletleri var ama insanlar yine de bireysel olarak çalışmayı tercih etmiyorlar. Biz yetkililerden İl Spor Müdürlüğünden, belediyeden destek bekliyoruz. Bize açık alanda bir yer verseler, herkese müzik eşliğinde spor yaptırırız. Müzikle zamanın nasıl geçtiği anlaşılmıyor, spora daha kolay adapte oluyorlar ve yorucu olmuyor. Böyle bir imkan verilse Türkiye'de bir ilki Rize'de gerçekleştirmiş oluruz" diye konuştu.
'DİĞER İLLERE DE ULAŞACAĞIZ'
'Strong by zumba' sporunun Türkiye'de yeni yeni yayılmaya başladığını da  kaydeden Navdar, "Amerika ve Avrupa'da çok yaygın olan bu spor, müzik eşliğinde senkronize ritmik hareketlerle yapılıyor. Saatte bin kalori yakılarak kısa zamanda büyük değişimlerle sonuca ulaşılıyor. Karadeniz Bölgesi'ndeki tek eğitmenim. Rize'den yola çıktık, diğer illere de ulaşarak sporumuzu yaymak ve insanları sporla mutlu etmek istiyoruzö ifadesinde bulundu.
'SPORUN YERİ OLMAZ'
Sporun, herkesin hayatının bir parçası olması gerektiğini de vurgulayan Navdar, "Sağlıklı yaşamanın temel kuralı iyi beslenme ve spordur. Sporun yeri olmaz her yerde spor yapabilirsiniz. Evden çıkmadan bile internette bulabileceğiniz hareketlerle aktivitenizi gerçekleştirebilirsiniz. Ancak spor yaparken keyf almak istiyorsanız bize katılın. Doğayla iç içe hep birlikte sporumuzu yapalım ve eğlenceli zaman geçirelim" diyerek herkesi spor yapmaya davet etti.
Bölgede sıra dışı çalışmalarla dikkatleri üzerine çeken sporcular ise, doğayla baş başa spor yapmanın kendilerine bam başka bir huzur verdiğini söyledi.

Görüntü Dökümü
-----------
-Zil Kale antrenman detay
-Fırtına Vadisi antrenman detay
-Çay alımyeri antrenman detay
-Otopark antrenman detay
-Antrenman detay
-Salih Navdar röportaj

HABER KAMERA: Arzu ERBAŞ-Mehmet Can PEÇE/RİZE,-
 


Kaynak: DHA