Dha Yurt Bülteni 5

Dha Yurt Bülteni 5

1 - 15 Temmuz şehidi Mustafa Serin'in eşi, o gece yaşadıklarını anlattıANKARA'da 15 Temmuz darbe girişimi sırasında bombalanan Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı'nda şehit düşen polis memuru Mustafa Serin'in Samsunlu eşi Kezban Zeynep Serin (45), "Gece telefon geldi, kalktı, hazırlandı.

Dha Yurt Bülteni 5

1 - 15 Temmuz şehidi Mustafa Serin'in eşi, o gece yaşadıklarını anlattı

ANKARA'da 15 Temmuz darbe girişimi sırasında bombalanan Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı'nda şehit düşen polis memuru Mustafa Serin'in Samsunlu eşi Kezban Zeynep Serin (45), "Gece telefon geldi, kalktı, hazırlandı. Giderken, benimle öyle bir vedalaştı ki sanki bir daha gelmeyecekmiş gibiydi. Benimle uzun uzun vedalaştı ve ilk defa evden çıkarken arkasına bakmadan gitti. Çünkü her gün işe giderken mutlaka arkasını dönüp el sallar veya çok mutlu giderdi" dedi. Eşiyle en son şehit olmadan 3 dakika önce telefonla görüştüğünü ifade eden Serin, "Şehit Mustafa'nın eşi olduğum için çok büyük onur duyuyorum" dedi.

Ankara'da 15 Temmuz darbe girişimi sırasında bombalanan Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı'nda şehit düşen polis memuru Mustafa Serin'in eşi Kezban Zeynep Serin, o gece yaşadıklarını anlattı. Eşinin şehit olmasından sonra Samsun'daki ailesinin yanına gelen Zeynep Serin, burada AK Parti İl Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. Eşini doğum günü olan 20 Temmuz'da toprağa verdiğini belirten Serin, darbe girişimi olmasaydı eşi ve 2 çocuğu ile birlikte 18 Temmuz'da eşinin memleketi olan Burhaniye'ye tatile gideceklerini belirterek, "Fakat o gün eşimin cenazesini Burhaniye'ye götürdük ve onu 47'nci yaş gününde toprağa verdik" diye konuştu.

'GİDERKEN BENİMLE VEDALAŞTI'

15 Temmuz'da eşinin izne ayrıldığını söyleyen Zeynep Serin, "Ailesinin yanına memlekete gidecektik. Görevden eve geldi. Biraz dinlenip yola çıkacaktık. Saat 22.30 gibi eşime telefon geldi. Darbe olduğunu söylemişler ama bana belli etmiyor. O an bir kalktı, hazırlandı. Silahını falan alıp kapıya doğru giderken, benimle öyle bir vedalaştı ki o an ona bir anlam verememiştim. Sanki bir daha gelmeyecekmiş gibiydi. Benimle uzun uzun vedalaştı ve ilk defa evden çıkarken arkasına bakmadan gitti. Çünkü her gün işe giderken mutlaka arkasını dönüp el sallar veya çok mutlu giderdi" dedi.

'EŞİM ŞEHİT OLMADAN 3 DAKİKA ÖNCE BENİMLE GÖRÜŞTÜ'

Eşiyle en son şehit olmadan 3 dakika önce telefonla görüştüğünü ifade eden Serin, "Görev yerine gittiğinde ilk bomba atılmıştı. Daha sonra beni aradı. Kapıyı kimseye açmamamı ve kilitlememi söyledi. Ben de kapıları kilitleyip ışıkları söndürdüm. Uçaklar çok alçak uçuş yaptığı için savaş başladığını zannettim. O sırada ben de koltuğun kenarındaki yere oturarak televizyon izlemeye başladım. Eşim beni tekrar aradığında, 'Yakınlarımızı arayıp iyi olduğumuzu söyler misin?' dedi. Arkadaşlarının anlattıklarına göre, beni aramak için nizamiyenin arkasına geçmiş. Benimle konuştuktan 3 dakika sonra nizamiyeden ön tarafa geçerken de eşimin olduğu yere bomba düşüyor" diyerek sözlerine şöyle devam etti:

"O esnada kalbimden ve belimden bir şeylerin koptuğunu hissettim. Sabahın nasıl olduğunu fark etmedim. Ayağa kalkmaya çalıştığımda dizlerimin tutmadığını, dudaklarımın patladığını gördüm. Sabah eşimi aradığımda telefonuna cevap vermiyordu. Görevde de olsa ben aradığımda cevaplayan insan ilk defa telefonlarıma cevap vermiyordu. Biraz telaşlanmaya başladım. Eşimin ailesi hemen yanıma geldi. Benim ailem de yola çıkıp yanıma geliyorlardı. Meğer ailelerin eşimin şehit olduğundan haberleri varmış ama benden saklıyorlardı. Ankara'da eşimi aramadığım yer kalmadı ama eşime hiçbir şekilde ulaşamıyordum. Eşimin daha önceki evliliğinden 2 tane kızı vardı ve bizimle kalıyorlardı. Biz tatile çıkacağımız için o gün annelerine gitmişlerdi. Eşimin küçük kızı Ela, lösemi hastası olduğu için babasının şehit olduğunu bilmemesi gerekiyordu. Ela'yı birkaç gün evden uzak tutmaya çalıştık." 

'EŞİMİ DNA TESTİ SONUCU BULABİLDİK'

Eşinin cenazesini DNA testi sonucu bulabildiklerini belirten Serin, şunları söyledi:

"Her ne kadar kötü bir şey yaşadıysam da hiçbir zaman pişmanlık duymuyorum. Aynı şeyi bin kere daha yaşayan şehit Mustafa'nın eşi olduğum için çok büyük onur duyuyorum. Mustafa şehitliği hak eden bir insan. Onu tanıyanlar zaten bilirler. O ancak bu dünyadan şehit olarak göç edebilirdi. Şehitlik makamı bir insan için kolay bulunmaz. Kendi kendimi hep şöyle teselli ediyordum. Sevgi fedakarlık demektir. Eşim yanımda olsaydı ben çok mutlu olacaktım ama o bu mertebeden hep mahrum kalacaktı ve şehit Mustafa şehitlik mertebesini hak etti. İlk günden itibaren Cumhurbaşkanımız, eski başbakanımız ve eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız bizi hiç yalnız bırakmadılar. Evimiz bir gün bile boş kalmadı. Doya doya bir gün bile ağlayamadım. Ben sadece eşimi kaybetmedim. Benim mükemmel bir ailem var ama eşim ile birlikte ben sanki annemi, babamı, evladımı, kardeşimi, en yakın arkadaşımı, en iyi dostumu kaybettim. Eşim yanımdayken ben hiçbir zaman arkadaşa ihtiyaç duymadım. Onsuz ben tek başıma hiç dışarıya çıkmadım. Ben her şeyimi onunla paylaşıyordum. Görevde olduğu zamanlarda bile en fazla 10 dakika ayrı kalabiliyorduk."

Görüntü Dökümü-HD

---------------------------

-Zeynep Serin'in iş yerinden detay

-Zeynep Serin'in duvarındaki 15 Temmuz panosuna bakması

-Şehit Mustafa Serin'in eşi Zeynep Serin ile röportaj

(SÜRE: 04.06 Dk) (BOYUT: 460 MB)

Haber-Kamera: Gökhan İÇKİLLİ/SAMSUN,

=============

2 - 15 Temmuz kahramanı er

FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz darbe girişimi sırasında İzmir 2'nci Jandarma Komando Tugay Komutanlığı'nda, albayın habercisi olarak vatani görevini yapan Samsunlu Emre Ev (24), emir doğrultusunda tugaydaki bütün araçların ve cephaneliklerin anahtarlarını alıp, kimsenin göremeyeceği şekilde toprağa gömdü. Emre Ev, ayrıca yaklaşık 150 komandoyu da tugay dışındaki ormanlık alana götürdü. Bu sayede tugaydaki hiçbir komandonun ve zırhlı aracın darbe girişiminde yer almadığını belirten Ev, "Ömrüm boyunca bu gururu taşıyacağım" dedi.

İzmir'de 15 Temmuz darbe girişimi gecesi 2'nci Jandarma Komando Tugay Komutanlığı'nda er olarak vatani görevini yapan Emre Ev, bazı komutanların tugayda toplantı yaptıklarını ve darbeden söz ettiklerini haberciliğini yaptığı Jandarma Albay Semih Okyar'a anlattı. Bunun üzerine Jandarma Albay Semih Okyar'ın emri ile Emre Ev, tugaydaki bütün zırhlı ve diğer araçlarla silahların bulunduğu cephaneliklerin anahtarlarını alıp, kimsenin fark edemeyeceği bir şekilde toprağa gömdü. Emre Ev ardından, yine komutanının emri ile tugayda bulunan yaklaşık 150 komandoyu alarak, tugay dışındaki ormanlık alana götürüp, geceyi burada geçirmelerini sağladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Marmaris'teki otelde suikast girişiminde bulunan ve ardından kaçan özel timin yakalanması için yapılan operasyona da katılan Er Emre Ev'e, bu nedenle takdir belgesi verildi.

Samsunlu Emre Ev'in darbe girişiminin önlenmesinde oynadığı rol, 'Balyoz Davası' mağduru emekli Jandarma Kurmay Albay Mustafa Önsel 'Aşil'in Topuğu FETÖ'nün O Gecesi' adlı kitabında da yer aldı. Kitapta, Ev'in darbe girişimi sırasında komutanından aldığı emirleri harfiyen yerine getirerek önemli bir görev yaptığı anlatıldı.

15 Temmuz'un kesinlikle unutturulmaması gerektiğini belirten Emre Ev, ne kadar kritik bir görev yaptığını şimdi daha iyi anladığını söyledi. Ev, şöyle dedi:

"Aradan 2 yıl geçti. O gün aslında ne kadar kritik bir iş yaptığımı şimdi şimdi daha net anlıyorum. O gece 150 komando askerin hiçbiri bir olaya karışmadı. Gece o dağda beraber bekledik. Zırhlı araçlar kullanılmadı. İnsan daha sonra anlıyor. Ben İstanbul'da köprünün üzerindeki askerlerin görüntüsünü gördükten sonra nelerin önlendiğini daha net gördüm. Bizim tugayın içerisinde 4 tane zırhlı kobra araçlarımız vardı. Hepsi hazır, kullanılabilir durumdaydı. 150 komando asker vardı. Şükür ki biz olumsuz bir durum yaşamadık. Komutanımın emirleri doğrultusunda bu yaptıklarımın gururu bana yeter. Ömrüm boyunca bu gururu taşıyacağım."

Askerlik görevini bitirdikten sonra memleketi Samsun'a geldiğini söyleyen Ev, "Samsun'da da 15 Temmuz hain darbe girişimini insanların unutmaması için anlattık, çaba harcadık. Vatani görevim sırasında bu yaşadıklarım çok önemli bir anı oldu. Hayatım boyunca unutmayacağım. Böyle bir görevi yerine getirdiğim için çok mutluyum. Allah bana nasip etti. Çok gururluyum. Oradaki 150 arkadaşımın kiminin haberi yoktu, kimi ne yaptığını bilmiyordu. Ben belki tek başıma kaçardım ancak 150 arkadaşımı düşündüm. Onları alıp da güvenli bir yerde saklanmamız bizim için çok daha iyi oldu. Tugayda o gece bir tane bile komando asker dahi kalmadı. Bugün yine 15 Temmuz'un yıl dönümündeyiz. Yine sokaklarda, meydanlarda olacağız. Hiçbir zaman bu yaşadıklarımızı unutmayacağız" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Emre Ev'den detay

-150 komandonun gidişini ve geri dönüşünü gösteren güvenlik kamerası görüntüsü

-Emre Ev'in asker fotoğrafları

-Röportaj

(SÜRE: 4.53 Dk) (BOYUT: 548.45 MB)

Haber-Kamera: Yaprak KOÇER- Gökhan İÇKİLLİ/SAMSUN,

=============

3 - Üniversitenin mezuniyet törenine pankartlar damga vurdu

NİĞDE Ömer Halisdemir Üniversitesi'nin mezuniyet törenine, öğrencilerin hazırladığı pankartlar damga vurdu.

Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi'nde yaklaşık 3 bin öğrenci için mezuniyet töreni düzenlendi. Ömer Halisdemir Üniversitesi 15 Temmuz Milli İrade Meydanı'nda gerçekleştirilen törene Niğde Valisi Yılmaz Şimşek, MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz, Niğde Belediye Başkanı Rifat Özkan, Niğde Cumhuriyet Başsavcısı Oğuzhan Dönmez, Rektör Prof. Dr. Muhsin Kar, İl Emniyet Müdürü Salim Cebeloğlu, akademisyenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Rektör Prof. Dr. Muhsin Kar, öğrenim süresince dinamik bir akademik kadro ve çağdaş bir müfredatla öğrencilerin nitelikli şekilde mezun olabilmesi için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini söyledi.

Öğrencilere seslenen Vali Yılmaz Şimşek ise, "Sizler, hain darbe girişiminin seyrini, dolayısıyla Türkiye'nin kaderini değiştirmiş Niğde'mizin gururu, kahramanımız Ömer Halisdemir'in adını taşıyan bir üniversiteden mezun oluyorsunuz. Ben inanıyorum ki; hayatınız boyunca bu gururu hep taşıyacaksınız ve başarılarınızla hem bizlerin, hem de ailelerinizi gurur kaynağı olacaksınız" dedi.

Konuşmaların ardından protokol üyelerinin bölümlerinde ilk üçe giren mezun öğrencilere başarı belgelerini vermeleri ve bölüm birincilerinin kütüklere plaka çakması ile devam eden törende öğrencilerin açtığı birbirinden ilginç pankartlar dikkat çekti. Öğrenciler keplerini havaya atarak mezuniyetlerini kutladı.

Görüntü dökümü

-------------------------

-Öğrenciler pankart taşırken görüntü

-Öğrencilerden görüntü

-Ailelerden görüntü

-Rektörün konuşması

-Vali Yılmaz Şimşek'in konuşması

-İlk üçe girenlere belgeleri verirken görüntü

Süre: 02'31" Boyut: 171MB

Haber-Kamera: ALİ KADI/NİĞDE,

=========

4 - 15 Temmuz'un yıl dönümünde canlı yayın rekoru kırıldı

RİZE'de televizyon program yapımcısı İbrahim Eksilmez, FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz darbe girişiminin 2'nci yıl dönümünde ekran karşına geçip kendisine ait 28 saat 2 dakikalık kesintisiz program yapma rekorunu 29 saat 28 dakikaya taşıdı, kendi rekorunu egale etti.

Kentte 1993'te yayın hayatına başlayan uydudan da izlenebilen Çay TV'nin Ankara temsilcisi ve program yapımcısı İbrahim Eksilmez, 15 Temmuz darbe girişiminin 2'nci yıl dönümünde, 30 saat kesintisiz program yapmak ve rekor kırmak için kamera karşına geçti. Eksilmez'in darbe girişimini unutturmamak ve yaşananları hatırlatmak amacıyla hazırladığı '15 Temmuz Ekran Nöbeti' adlı programı, dün saat 13.08'de başladı. Dünya Erkek Rekorları Hakemi Aydın Türkgücü'nün de gözetiminde yapılan programda, sunucu İbrahim Eksilmez, belirli kurallar kapsamında mola verebildi.

Eksilmez, başladığı ekran nöbetini Cuma günü saat 18.36'da tamamladı. Türkiye'de, televizyonda tek sunucuyla 6 saat olan yayın rekorunu, geçen yıl yine darbe girişiminin yıl dönümünde 28 saat 2 dakikaya çıkartan İbrahim Eksilmez, kendi rekorunu da kırmayı başardı. Geçen yılki rekoruna 1 saat 26 dakika daha ilave eden Eksilmez, 29 saat 28 dakika boyunca canlı yayında kalmayı başararak yeni rekora imza attı.

'İNANDIM VE MOTİVE OLDUM'

15 Temmuz'da yaşananların izleyicilerle paylaşıldığı programda, milletvekili, belediye başkanı, çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ile gazeteciler de canlı yayına katılarak rekora tanıklık etti. Sunucu İbrahim Eksilmez, 15 Temmuz hain darbe girişimini unutturmamak için bu yayını gerçekleştirdiklerini söyledi. Eksilmez, yayına iyi motive olduğunu belirterek  "29 saat uyumadım. Bol bol çay, kahve limonlu su içtim. Uykumu getirecek yiyecekleri tüketmedim. Ama her şeyden önce inandım ve motive oldumö dedi.

Dünya Erkek Rekorları Hakemi Aydın Türkgücü de yayın sonunda rekor belgesini imzalayarak Eksilmez'e verdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Rekorun kırıldığı an ekran görüntüsü

-Rekor hakeminin imzalı belge takdimi

-29 saat görev yapan ekiple birlikte hatıra görüntüsü verildi

-Programın süresince detaylar

-Sunucunun değerlendirmeleri ve detay

Boyut: 336 mb

HABER KAMERA: Aytekin KALENDER/RİZE, -

=========

5 - AK Partili Çalık: Meclise gelecek veya kararnameyle bedelli askerlik süreci tamamlanacak

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, bedelli askerlik konusuna ilişkin, Milli Savunma Bakanlığının çalışma yaptığını belirterek, "Bakanlığımız bununla ilgili olarak çalışmalarını tamamlayıp Cumhurbaşkanımıza arz edecek ve inşallah Meclisin gündemine gelecek. Belki de kararnameyle bedelli askerlikle ilgili süreç tamamlanmış olacak" dedi.

24 Haziran'da yapılan 27'nci Dönem Milletvekilliği Genel Seçimleri'nde Malatya'dan seçilen Ak Parti milletvekilleri, teşekkür toplantısı düzenledi. Yeşilyurt Belediyesi'nin sosyal tesisinde yapılan toplantıya; Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, Gümrük ve Ticaret eski Bakanı Bülent Tüfenkci ile milletvekilleri Ahmet Çakır ve Hakan Kahtalı, Ak Parti İl Başkanı İhsan Koca ve partililer katıldı. Törende konuşan eski bakan Bülent Tüfenkci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında kurulan kabinenin 9 Temmuz'da yemin etmesiyle beraber hızlı şekilde Türkiye'nin değişimi ve dönüşümü noktasında yeni bir dönemin başlayacağını ifade etti.

Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık ise 24 Haziran'da gerçekleştirilen seçimlerde kendilerini destekleyenlere teşekkür etti. Bedelli askerlik konusunun seçimlerden önce gündeme geldiğini ve milletin talebi doğrultusunda çalışma başlatıldığını vurgulayan Çalık, şunları söyledi:

"Bedelli askerlik 24 Haziran'dan önce gündeme gelmişti. Şimdi inşallah bedelli askerlikle ilgili çok ciddi bir çalışma yapılıyor. Bu çalışmanın sonuna gelinmiş vaziyette. Milli Savunma Bakanımız bununla ilgili olarak çalışmalarını tamamlayıp Cumhurbaşkanımıza arz edecek ve inşallah Meclisin gündemine gelecek, belki de kararnameyle bedelli askerlikle ilgili süreç tamamlanmış olacak. Bize de sosyal medya üzerinden, telefonlar, mailler üzerinden çok yoğun taleplerin geldiğini biliyoruz. Eğer milletimizin buna ihtiyacı varsa, biz milletimizin ihtiyaçlarını görmekle mükellefiz. Cumhurbaşkanımızda 'bunun mesajını aldık' dedi ve gerekli çalışmaları ve düzenlemelerini yapıyor."

Cinsel istismara ve her türlü şiddete sıfır tolerans düşüncesiyle hareket ettiklerinin de altını çizen Çalık, toplumun ahlaki düzenini bozacak; dini istismar eden hiçbir ekibin, hiçbir grubun faaliyetlerine izin verilmeyeceğini ifade ederek, "Bundan sonra da cinsel istismara sıfır tolerans, şiddete sıfır tolerans. İnsan hak ve özgürlükleri bütün canlılar, hak ve özgürlükleri inşallah müthiş bir şekilde ihlal edilmeyecek diyorum ve çalışmalarımıza bundan sonra da bu doğrultuda devam ettireceğiz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

------------------------------------    

Katılanlardan görüntü

Tüfenkci'nin konuşması

Öznur Çalık'ın açıklaması

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA)

375 MB

=========

6 - Balık çiftliklerinin neden olduğu kirlilik tedirgin ediyor

 

MUĞLA'nın Bodrum ve Milas ile Aydın'ın Didim ilçesi sınırları içersinde kalan Mandalya Körfezi'ndeki balık çiftlikleri, vatandaşları ve tatilcileri tedirgin etmeye başladı. Balık çiftliklerinden zaman zaman ters akıntı ve rüzgarın etkisiyle geldiği öne sürülen atık maddeler, sahiller, plajlar ve turistik koylarda kirliliğe neden oluyor.

Yaklaşık 12 yıl önce sahillerde kurulu olan balık çiftliklerinin yaklaşık 1- 1,5 mil uzağa taşınmasına rağmen bölgede zaman zaman rastlanan kirlilik, vatandaşlar ve turizmcileri endişelendiriyor. Bodrum'un Gündoğan, Göltürkbükü ve Güvercinlik, Milas'ın Boğaziçi ve Kıyıkışlacık ile Didim'in Akbük mahalleleri açıklarına taşınan balık çiftliklerinden zaman zaman ters akıntı ve rüzgarın etkisiyle geldiği öne sürülen atık maddeler, sahiller, plajlar ve turistik koylarda kaygı yaratıyor.

Bodrum'da yaşayan ve denize girmek için Göltürkbükü Mahallesi'ndeki Cennet Koyu'na gelen elektrik mühendisi, evli ve 2 çocuk babası Barış Kavuncu, "Zaman zaman denize açıldığım için kirliliği görebiliyorum. Kıyılarda taşların üzerinde her sene biraz daha fazla yosun olduğunu görüyorum. Buna dayalı olarak midyenin fazla olduğunu görüyorum ki midye bu tür kirli deniz artıklarıyla besleniyor. Deniz kestanelerinin ise azaldığını görüyorum. Deniz kestaneleri ise midyenin tam tersi temiz suda yaşar. Burası kapalı bir körfez, suyun çıkış ihtimali çok az. Balık çiftliklerinin neden olduğu atıkların açık denizlere çıkması çok zor oluyor" dedi.

SAYILARI KONTROL ALTINA ALINMAZSA SIKINTILAR TEKRARLANIR

Güvercinlik Mahallesi'nde yaşayan evli ve 2 çocuk babası pansiyon işletmecisi Demir Koru da "Yaklaşık 15 yıl önce balık çiftliklerinin atıkları ve kimyasalları nedeniyle Yalıkavak'tan Didim'e kadar olan bölgede, yani Güllük ve Mandalya Körfezi'nde denize girmek neredeyse imkansızdı. Birçok tur acentası kirlenen plajlar ve denize giremeyen yabancı turistler nedeniyle zor durumda kalmıştı. Bazıları tazminat ödemek zorunda kaldı. İlgili bakanlıkların aldıkları kararlarla kıyılardan balık çiftliklerinin 1 ile 4 mil arasında açığa taşımasıyla doğa kendini yeniledi, temizledi. Zaman zaman kirlilik görünse de balık çiftliklerinin sayısı kontrol altına alınmaz ve artarsa aynı sıkıntıları yeniden yaşayabiliriz diye düşünüyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Körfezden görüntü

-Balık çiftliklerinden görüntü

-Cennet Koy'da denize girenlerden görüntü

-Barış Kavuncu ile röp.

Haber-Kamera: Nilüfer DEMİR/ BODRUM, (Muğla),

===========

 7 - (ÖZEL) - Sınır beton bloklarla kapatıldı, kaçakçılık sonlandırıldı

TÜRKİYE ile Suriye arasındaki sınır hattının tamamı, modüler beton blokların birleştirilmesiyle oluşturulan duvarlarla kapatıldı. Sınır hattının duvarlarla kapatılması bölgedeki güvenlik güçlerine de rahat nefes aldırdı. Kafes tel, hendek ve aydınlatma sistemi ile desteklenen önlemlerle birlikte, 24 saat teknolojik cihaz ve araçlarla güvenlik güçlerinin denetimi sınır hattında kaçakçılığı da sonlandırdı. Kaçakçılığın neredeyse tamamen bittiği bölgede 'Hudut namustur' ilkesiyle görevli asker ise olası terörist saldırılara karşı eli tetikte görevini titizlikle sürdürüyor.

İç savaşın başlamasının ardından Suriye sınırının Türkiye'ye yakın bölgelerinin terör örgütlerinin kontrolüne girmesiyle, kaçakçılık ve kaçak geçişlerin yaşanması üzerine 911 kilometrelik sınır hattında önlemler alınmaya başladı. İlk etapta tel örgülerin yenilendiği ve hendeklerin kazıldığı sınır hattında güvenlik önlemleri artırıldı. Daha sonra Fiziki Güvenlik Sistemi uygulaması kapsamında, sınır hattının tamamının beton blokların yan yana konularak oluşturulacak duvarla kapatılması kararı alındı. Karar üzerine, Türkiye-Suriye sınırının Asi Nehri dışındaki kara bölgelerinde kritik noktalara öncelik verilerek beton bloklar yerleştirilmeye başladı. 200 kilometrelik bölümü sınır kentlerinin valilikleri tarafından, geri kalan kısmı ise TOKİ tarafından üstlenilen uygulama kapsamında sınır hattı 2 metre genişliğinde 3 metre yüksekliğinde, her biri 7 ton ağırlığındaki beton bloklarla kapatıldı. Üzerine de jilet tel konularak boyu 4 metreye yükseltilen duvarlarla kapatılan sınır hattı, 24 saat zırhlı araçlar ve teknolojik gözetleme sistemi ile de izlenmeye başlandı. Yaklaşık 300 kilometre kafes tel yapılan sınır hattının 500 kilometrelik bölümüne de geceleri kaçakçılık yapılmaması için aydınlatma sistemi kuruldu.

KAÇAKÇILIK SONA ERDİ

İç savaşın ardından Suriye'den Türkiye'ye at, araç ve sırtta taşımayla yapılan kaçakçılık da modüler beton duvar uygulaması ile sınır hattının kapatılmasıyla neredeyse tamamen bitti. Uygulama ile sınır hattından kaçak olarak Türkiye veya Suriye tarafına geçişler de engellendi. Sınır güvenliğinin en üst seviyeye çıkarılması ve 24 saat izlenmesi bölgede kaçakçılık yapanların haksız gelir elde etmesini önlerken, aynı zamanda sigara, uyuşturucu başta olmak üzere birçok ürünü Suriye'den Türkiye'ye taşınmasına aracılık eden terör örgütlerinin finans kaynaklarına da darbe vurmuş oldu. Suriye'deki iç savaşın ilk 5 yılında milyonlarca liralık kaçakçılığın yapılması ile sınır kentlerinde haksız rekabete de neden olan kaçakçılığın Fiziki Güvenlik Sistemi uygulaması ile sonlandırılması, sınır kentlerindeki esnafı da mutlu etti.

ASKERİN ELİ TETİKTE, GÖZÜ SINIRDA

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından düzenlenen Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları ile Türkiye sınırına yakın noktadaki Suriye topraklarında bulunan terör örgütleri de bölgeden temizlendi. Geçmişte terör örgütlerinin roket ve havanlı saldırıları ile sınır kentlerinde yaşanan tehdit, TSK'nın düzenlediği harekatlar ile ortadan kaldırılırken, sınır hattında görevli Mehmetçik ise olası terör saldırılarına karşı teyakkuz durumunu sürdürüyor. 24 saat gözlerini kırpmadan eli tetikte nöbet tutan Mehmetçik, sınırın Suriye tarafını termal kameralar, İnsansız hava araçları ve drone'lar ile sürekli izliyor. Teknolojik cihazlarla sınırda kuş uçurmayan Mehmetçik aynı zamanda sınır hattında 360 derece görüntü kaydı alınabilen zırhlı muharebe aracıyla da devriye görevi yapıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

----------------------------------------

Türkiye-Suriye sınırı

Sınır duvarı ve üzerindeki jiletli tel

Sınırda devriye yapan askeri araçlar

Zırhlı araçlarla 360 derece açıyla sınırın izlenmesi

Askerlerin silahlarıyla sınır hattında devriye dolaşması

Genel ve detay görüntüler

Haber: Hasan KIRMIZITAŞ - Kamera: Eyyüp BURUN - GAZİANTEP -

==============

8 - Fındık hasadı erken başlıyor

GİRESUN Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, bölgenin önemli gelir kaynağı olan fındıkta hasadın erken olacağına kaydetti. Hava şartlarını beklendiği geçmediğini belirten Karan, "Nisan yağmurları fazla yağmadı, kış da beklendiği gibi geçmedi, bu nedenle fındık erken oldu. Fındık sezonunda hasada 15 gün erken başlanacak gibi gözüküyorö dedi.

Dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini sağlayan Türkiye'de, özellikle Doğu Karadeniz bölgesinde yetişen fındıkta hasat dönemine başlanacak. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, bölgenin önemli gelir kaynağı olan ve hasadına sayılı günler kalan fındıkla ilgili değerlendirmede bulundu. Karan, fındık hasadına kısa bir süre kaldığını ifade ederek, üreticilerin dip sürgünlerini alarak yabancı otlarla mücadeleyi tamamlaması gerektiğini belirtti. Üreticilere bereketli bir sezon dileyen Karan, fındık için harman yerlerinin, işçilerin ve depoların hazırlanması gerektiğine de dikkat çekti.

'REKOLTE ÇOK İYİ GÖRÜNMÜYOR'

Giresun'da yüzde 40, ülke genelinde ise yüzde 30 civarında rekoltenin düşük gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini aktaran Karan, "Fındık rekoltesiyle ilgili çok fikirler ortaya atılıyor, ancak bu tartışmalar fındık üreticisine yarar sağlamıyor. Her kesim fikir ortaya atmaktansa devletin resmi rakamlarına itibar etmeli. Spekülatif açıklamalardan vazgeçmemiz lazım. Ama biz enerjimizi buraya vererek yabancıların para kazanmasına katkı sağlıyoruz, kendi üreticimizi mağdur ediyoruz. Bu sene ilimizde ve bölgemizde rekolte çok iyi görünmüyor. Çünkü iklim şartlarından dolayı kış sıcak geçti ve gerektiği kadar kar yağmadı. Bu durum da karanfili etkiledi. Küllenme hastalığı da fındığın dökülmesine neden oldu. Yeni sezonda Giresun'da yüzde 40 civarında bir rekolte kaybı bekliyoruz. Türkiye genelinde de yüzde 30'larda bir kayıp olduğunu düşünüyoruz. İnşallah daha fazla üretim olur ama bu sene iyi bir ürün beklenmiyorö dedi.

SEZON ERKEN BAŞLAYACAK

Mevsim ve hava şartlarının beklenildiği gibi geçmediğini ve bu nedenle hasadın erken başlayacağını ifade eden Karan, şunları ifade etti:

"Nisan yağmurları fazla yağmadı, kış da beklendiği gibi geçmedi, bu nedenle fındık erken oldu. Fındık sezonu da 15 gün erken başlanacak gibi gözüküyor. Sahil kesimde temmuz ayı bitmeden hasada başlanır diye düşünüyoruzö 

'TMO KESİNLİKLE PİYASADA OLMALI'

Toprak Mahsulleri Ofisi'nin de yeni sezonda piyasada olması gerektiğini ve bunun için de hazırlıklara başlaması gerektiğini de vurgulayan Karan, şöyle dedi:

"Bu sene de TMO kesinlikle piyasada olmalı. Satışı da biran önce durdurması gerekiyor. Sezonu kapatıp yeni sezon hazırlıklarını yapıp, alacağı fındığın taban fiyatını da açıklaması gerekir. Şu anda Giresun kalite fındığı 13.25 liradan satıyor. TMO hem elindeki fındığı değerlendirmek hem de üreticiyi mağdur etmemek için yeni sezonun hazırlıklarını tamamlayıp piyasaya girmesini temenni ediyoruz.ö

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Fındık bahçesi görüntüsü

Karan'ın açıklamaları

Drone görüntüsü

Boyut: 505 mb

HABER KAMERA:  Hakan KABAHASANOĞLU/GİRESUN,

==============

9 - Cezaevinden firar etmek isterken, duvardan düşüp yaralandı

ADIYAMAN Açık Cezaevi İnfaz Kurumu'ndan firar etmek isteyen hükümlü Cemal A. (31), duvardan düşerek ağır yaralandı.

Olay, sabah saatlerinde Varlık Mahallesi'ndeki Adıyaman Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda meydana geldi. Mahkum Cemal A., cezaevinin duvarından atlayarak firar etmek istedi. Ancak, Cemal A., duvardan düşerek ağır yaralandı. Görevlilerin fark ettiği Cemal A., çağırılan sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Adıyaman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü. Tedaviye alınan Cemal A.'nın hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

---------------------------------

Olay yeri

Mahkumun yerde kanlar içinde yatması

Sağlık ve polis ekipleri

Yaralı mahkum sende üzerine konulması

Mahkum ambulansa taşınması

Polisin inceleme yapması

Açık Ceza İnfaz Kurumu görüntüsü

Atladığı güvenlik duvarı

Genel ve detay görüntüler 

Haber-Kamera: Mahir ALAN-ADIYAMAN-DHA)

170 MB

==============

10 - İsviçre'den tatil için geldi, Hakkari'ye gelin oldu

 

Mehmet ÖZKANHAKKARİ, - HAKKARİLİ Selçuk Durgun (28) Antalya'da otelde çalışırken tanıştığı İsviçreli üniversite öğrencisi Chloé Diamant (20) ile memleketinde yörenin örf ve adetlerine uygun yapılan kır düğününde dünyaevine girdi.

Hakkarili Selçuk Durgun, Antalya'da otelde çalıştığı sırada, İsviçre'den ailesi ile birlikte tatile gelen Chloé Diamant ile tanıştı. Birbirlerine aşık olan gençler, 2 yıllık birlikteliklerinin ardından evlenme kararı aldı. Durgun, Diamant'ın Hakkari kültürünü tanıması için düğünü memleketinde yapmak istedi, gelin de kabul etti. Çift, Yeni Mahalle'de 2 gün 2 gece süren kır düğünü ile hayatlarını birleştirdi. Düğün, yörenin örf ve adetlerine uygun yapıldı.

Chloé Diamant ile tanışmasını anlatan Selçuk Durgun, Ben çalışmak için Antalya'daydım, o da tatil için gelmişti. Orada birbirimize aşık olduk. 2 yıllık birlikteliğimizin ardından evlilik kararı aldık. Ailesi bu durumu çok doğal karşıladı. Karşı çıkmadılar, 'Siz nasıl istiyorsanız öyle olsun' dediler diye konuştu.

Hakkari kültürünü tanıtmak için düğünü memleketinde yapmaya karar verdiğini anlatan Durgun, Kültürümüzü tanısın diye düğünü Hakkari'de yapmaya karar verdim. Buradaki her şey kendisine çok ilginç geldi. Buradaki insanların çok samimi olduğunu ve çok mutlu olduğunu söyledi. Eşim şu anda İsviçre'de üniversite okuyor. Ondan dolayı Türkiye'de yaşayamıyoruz. Belli bir süre İsviçre'de yaşamayı düşünüyoruz. Eşim okulunu bitirdikten sonra, eğer kabul ederse İstanbul'da yaşamayı düşünüyorum dedi.

ÇOK MUTLUYUM

Gelin Chloé Diamant ise Hakkarili biriyle evlendiği için çok mutlu olduğunu söyledi. Hakkari kültürünü çok beğendiğini belirten Diamant, Burada bulunmaktan çok mutluyum. Her şey bana çok ilginç geldi. Çok mutluyum. Burada herkes çok cana yakın. Hayatım boyunca böyle bir şey görmedim. Çok sevinçliyim diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Düğüne katılan davetlilerin halay çekmesi

Damat Selçuk Durgun konuşması

Gelin Chloé Diamant konuşması

Genel Detay

3 DAKİKA 11 SANİYE - 356 MB

==============

11 - Uçurumda mahsur kalan oğlağı AKUT ekibi kurtardı

MUĞLA'nın Milas ilçesinde, kayalıklarda 6 gündür mahsur kalan oğlak, Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Bodrum ekibi tarafından kurtarıldı. Kurtarılan oğlağa AKUT üyesi Caner Tezman'ın adı verildi.

Milas'ın kırsal Gökçeler Mahallesi'nde çobanlık yapan 40 yaşındaki Nihat Kara, geçen 7 Temmuz'da 'Karakız' isimli keçisinin memelerinin şiştiğini farketti. Bunun üzerine şüphelenip, ağılı araştırdığında keçinin yavrusunu bulamadı. Merak edip aramaya çıkan Kara, kayıp olan oğlağı Uyku Vadisi Kaletepe Mevkii'ndeki 80 metre yüksekliğindeki kayalıklarda dün (cuma) buldu. Ancak Kara, kayalıklarda mahsur kaldığını belirlediği oğlağı kendi imkanları ile bulunduğu yerden kurtarayınca AKUT Bodrum ekibini arayıp, yardım istedi.

AKUT Bodrum ekibi lideri Sadettin Uslu, 4 kişilik gönüllü üye ile 1 saatlik yürüyüşün ardından bölgeye ulaşıp, oğlağı kurtarmak için çalışma başladı. Kurulan halat istemi ile oğlağın bulunduğu kayalıklara inen AKUT üyeleri Caner Tezman ve Ali Oğuz Kural, 2 saatlik çaba sonucunda bitkin haldeki oğlağı bulunduğu yerden alarak kurtardı. Kurtarılan oğlak, çoban Nihat Kara'ya teslim edildi. 6 gün sonra oğlağına kavuşan çoban Kara, AKUT ekibine teşekkür etti. Kara, oğlağına, onu kurtaran AKUT üyesi Caner Tezman'ın ismini verdi. Kara, oğlağını satmayacağını da söyledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-AKUT ekibinin uçurum kenarındaki operasyon görüntüsü

-Oğlağın halatlarla bağlanıp, bulunduğu yerden kurtarılmasından görüntü

-Çoban Nihat Kara'nın oğlağını kurtaran AKUT ekisine teşekkür etmesi

-Genel ve detay görüntüler

(KJ Haber-Kamera: Yaşar ANTER/ BODRUM (Muğla),

==============